EĞİTİM - 18 Haziran 2022 Cumartesi 10:54

TYT sınavına geç kalanlar kapıdan döndü

A
A
A
TYT sınavına geç kalanlar kapıdan döndü

İlk oturumu olan Temel Yeterlilik Sınavına geç kalanlar kapıdan döndü. Kimisi koşarak geldiği okul kapısından son anda içeri girmeyi başarırken kimisi ise saniyelerle gecikince kapıda kaldı.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi(TYT) için adayların sınav merkezlerine girişleri saat 10.00’da son buldu. İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu’nda sınava girecek olan bir aday, bahçe kapısını açarak içeri girdi. Hemen arkasından gelen bir aday da onu takip etti.

TYT sınavına geç kalanlar kapıdan döndü

Sınav merkezinin kapısından içeri girmek isteyen adayları güvenlik görevlileri dışarı çıkardı. Bir başka kadın aday da sınavın başladığı saat olan 10.15’e kadar süre olduğunu düşünerek geç kaldığını dile getirdi. Kadın aday da sınava giremeden geri döndü.

TYT sınavına geç kalanlar kapıdan döndü

İstanbul Esenyurt ve Esenler’de de birçok öğrenci son anda sınava yetişmeyi başardı. Bazı öğrenciler koşarak geldiği okul kapısından içeri girmeyi başarırken bazı adaylar ise adeta saniyelerle ge4cikince kapıda kaldı.
Öte yandan, okul önlerinde bekleyen bazı aileler de sınavda ter döken çocukları için Kuran-i Kerim okuyarak dualar etti.

Caner Sönmez - Davut Has - Elif Somuncu - Murat Delice - Mert Yıldırım - Medeni Topaloğlu - Deniz Zeybek
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Belirtiler aynı, tehlike farklı: Panik atak mı, kalp krizi mi olduğunu doğru analiz hayati önem taşıyor Semptomları büyük oranda benzerlik gösteren panik atak ile kalp krizinin doğru analiz edilmesi hayati önem taşıyor. Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Abdi Sağcan, her iki durumda da göğüs ağrısı, çarpıntı ve ölüm korkusunun görülebildiğini ancak ağrının yayılımı ve süresi gibi faktörlerin kritik bir ayrım sunduğunu vurguladı. Özellikle ilk kez yaşanan şiddetli semptomlarda vakit kaybetmeden tıbbi destek alınması gerektiğini belirtti. Göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ve yoğun korku hissi hem panik atakta hem de kalp krizinde görülebilir. Bu benzerlik, hastaların ciddi bir tabloyu göz ardı etmesine ya da gereksiz kaygıya kapılmasına neden olabilir. Ancak ağrının süresi, yayılımı, eşlik eden bulgular ve kişinin risk faktörleri bu iki durumu ayırt etmede belirleyici rol oynar. Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Abdi Sağcan, göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetlerinde en sık yaşanan karmaşanın panik atak ile kalp krizi ayrımında olduğunu belirtti. Hekim kontrolü olmadan ayırt etmek zor "Kalp krizi mi yoksa panik atak mı?" sorusunun hekim muayenesi olmadan net şekilde ayırt edilmesinin zor olduğunu ifade eden Prof. Dr. Abdi Sağcan, "Panik atakta göğüste baskı, sıkışma ya da batma hissi olabilir. Kalp krizinde ise genellikle daha şiddetli bir baskı veya ezilme hissi görülür. Panik atakta hızlı ve yüzeyel nefes alma ön plandayken, kalp krizinde kişi gerçek anlamda nefes alamama hissi yaşayabilir. Panik atakta kalp hızlı atar, kalp krizinde ritim bozulabilir. Soğuk terleme her iki durumda da görülse de kalp krizinde daha ani ve yoğundur. Panik atakta ‘ölüyorum’ hissi belirgindir, kalp krizinde ise kişi fiziksel olarak kötüleştiğini hisseder" dedi. Göğüs ağrısının karakterinin ayırıcı tanıda önemli ipuçları verdiğini vurgulayan Prof. Dr. Abdi Sağcan, "Panik atakta semptomlar genellikle stres ve kaygıyla başlar, kalp krizinde ise eforla artabilir. Panik atakta ağrı pozisyonla değişebilir, kalp krizinde ise değişmez. Yeni başlayan, 5-10 dakikadan uzun süren, sol kola, çeneye veya sırta yayılan göğüs ağrısında acil yardım istenmelidir" ifadelerini kullandı. Belirtilere acil müdahale gerekir Bazı bulguların acil tıbbi müdahale gerektirdiğini belirten Prof. Dr. Abdi Sağcan, "Göğüs ağrısının baskı, yanma veya sıkışma şeklinde olması ve 5-10 dakikadan uzun sürmesi, ağrının sol kola, çeneye ve sırta yayılması, soğuk terleme ve mide bulantısı ile birlikte olması durumunda kalp krizi düşünülmelidir. Gerçekten nefes alamama, dudaklarda morarma, ani ve şiddetli nefes darlığı acil değerlendirme gerektirir. Ayrıca ilk kez panik atak benzeri tablo yaşanıyorsa, 40 yaş üzerinde ortaya çıktıysa, bilinen kalp hastalığı varsa veya ataklar alışılmadık şekilde şiddetliyse mutlaka tıbbi değerlendirme yapılmalıdır" dedi. Genç yaşta görülen göğüs ağrılarının çoğu zaman ciddi nedenlere bağlı olmadığını ancak risk değerlendirmesinin yaşa göre değil, bireysel risk faktörlerine göre yapılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Abdi Sağcan, sigara kullanımı, hipertansiyon, diyabet ve aile öyküsünün değerlendirmede önemli olduğunu belirtti. Tanı sürecinde multidisipliner yaklaşım Panik atak ile kalp hastalığı arasındaki ilişkinin dolaylı ancak dikkat çekici olduğunu belirten Prof. Dr. Abdi Sağcan, panik bozukluğun toplumda yüzde 2-4 oranında görülürken kalp hastalarında bu oranın yüzde 25’e kadar çıkabildiğini söyledi. Panik atakla başvuran hastaların yaklaşık yüzde 15’inde eşlik eden kardiyak bir tablo saptanabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Abdi Sağcan, "Bu nedenle belirtileri sadece psikolojik olarak değerlendirmek yanıltıcı olabilir. İlk değerlendirme mutlaka hekim tarafından yapılmalı, kardiyoloji ve psikiyatri birlikte süreci yönetmelidir" diye konuştu. Tanı sürecinde EKG, troponin testi ve ritim takibi gibi temel incelemelerin yapıldığını belirten Prof. Dr. Abdi Sağcan, gerekli durumlarda ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulduğunu ifade etti. Kalp krizi saptandığında hızlı müdahalenin hayati olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Abdi Sağcan, "Panik atak taklit eder, kalp krizi ise doğrudan zarar verir. Bu nedenle benzer belirtiler mutlaka ciddiyetle değerlendirilmelidir" dedi.
Eskişehir Bulgaristan seçimleri için Eskişehir’de vatandaşlar son 5 yılda 8’inci kez sandık başında Bulgaristan’da son 5 yıldır 8’inci kez erken parlamento seçimleri için Eskişehir’de yaklaşık 5 bin çifte vatandaşlık sahibi seçmen sandık başına gitti. Bulgaristan’da hükümetin mutabık kalmaması dolayı 2021 yılından bu yana 8’inci kez erken parlamento seçimleri için vatandaşlar sandık başına gidiyor. Türkiye’de de 300 binin üzerinde bulunan çifte vatandaşlık sahibi vatandaş için 20 sandık açıldı. Bu sandıklardan biri de Odunpazarı ilçesi Çankaya mahallesinde bulunan Gazi Yakup Satar Kız Teknik Ve Meslek Lisesi’de kuruldu. Burada yaklaşık kentte yaşayan 4 bin ve şehir dışından gelecek burada sandık başına gidip, oy kullanma işlemlerini gerçekleştiriyor. Saat sabah 07.00’da başlayan oy kullanma işlemleri akşam saat 20:00’a kadar sürecek. "2021’den bu yana gerçekleştirdiğimiz bu 8. seçim" Eskişehir Balkan Göçmenleri Derneği Başkanı Habibe Aydın oy kullanma işlemeleri hakkında, "Bugün yine erken bir genel seçim olan Bulgaristan parlamento seçimlerini gerçekleştiriyoruz. Bu yıl maalesef hepimizce üzücü bir durum oldu, normalde Türkiye’de bulunan 300 binin üzerindeki çifte vatandaş için Balkan Türklerinin yoğun yaşadığı illerde eskiden 160-167 sandık açılırken, Bulgaristan Parlamentosu’nun aldığı karar uyarınca bu yıl Türkiye genelinde sadece 20 sandık açılmasına karar verilmişti, son tahminde ise 10 ilde 27 sandık açıldı. Bu iller arasında yer alan Eskişehir’de, Gazi Yakup Satar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde oy kullanma işlemleri sabah saat 07:00 itibarıyla başladı ve akşam 20:00’ye kadar devam edecek. Az önce Gebze’den gelen iki otobüs misafirimizi ağırladık, gün içerisinde Afyon ve Kütahya’dan da gelecekler; Eskişehir olarak bölgeye tek sandıkla hizmet veriyoruz. Eskişehir’de kayıtlı 4 bin civarı, Türkiye genelinde ise 300 bin üzerinde çifte vatandaşlık hakkına sahip hemşehrimiz bulunuyor. Bugün burada en az 600-700 civarı misafir ağırlamayı bekliyoruz ve bölgedeki tek sandık olması bu seçime ayrı bir özellik katıyor. Şu anda ilgi gerçekten beklediğimizin üzerinde, 2021’den bu yana gerçekleştirdiğimiz bu 8. seçimde temennimiz kardeş ve dost ülke Bulgaristan’daki siyasi istikrarsızlığın bitmesidir. Çıkan sonucun hem Bulgaristan’a hem de buradaki hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyoruz; ayrıca dışarıdan gelen ekipler Eskişehir’i de gezecekler, bugün Balkan Türkleri Eskişehir’i fethedecek diyebiliriz" dedi. "Herkes sakin bir şekilde vatandaşlık görevini yerine getiriyor" Seçim koordinatörü Megdat Vatansever, "Amacımız halkımızın ve çifte vatandaşlarımızın burada sakince vatandaşlık hakkını kullanarak oyunu atıp gitmesidir. Gördüğünüz üzere yoğunluk çok güzel ve vatandaşlarımız oldukça duyarlı. Bilecik, Söğüt, Bozüyük ve Kütahya’dan gelenler oldu, az önce de İzmit ve Adapazarı’ndan gelenleri uğurladık. Herkes sakin bir şekilde vatandaşlık görevini yerine getiriyor, her şey normal seyrinde ilerliyor" diye konuştu.
Elazığ İç Hastalıkları Uzmanı Cihangiroğlu: "Tansiyon hastalarında susama hissi geç kalınmış bir sinyaldir" İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Cihangiroğlu, tansiyon hastalarına uyarılarda bulunarak hastaların susamayı beklemeden su içmeleri gerektiğini, susama hissinin geç kalınmış bir sinyal olduğunu ifade etti. Elazığ Medilines Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Cİhangiroğlu, havaların ısınmasıyla birlikte su tüketimi ve tansiyon hakkında bilgi verdi. Son günlerde polikliniğe gelen hastaların yarısının halsiz, yorgun ve tansiyonunun düşüp çıktığını aktaran Dr. Cihangiroğlu, "Mevsim geçişlerinde bu çok sık görülür fakat herkes alerji veya bahar yorgunluğu deyip geçiyor. Asıl soru, siz gerçekten susadığınız için mi su içiyorsunuz yoksa vücudunuzun tansiyonu dengelemek için suya ihtiyacı mı var. Mevsim ısındıkça terlemeyle kaybettiğimiz sıvı, tansiyon ilacı kullananlarda ani düşüşlere ya da tuz dengesi bozulanlarda ise çıkışlara neden olabilir. Yapılacak ilk şey, tansiyonumuzu sabah akşam aynı saatte ölçmeliyiz. İkincisi, ilacımızın dozunu ya da ilacın çeşidini doktorunuza danışmadan asla değişmeyin. Son olarak ise susamayı beklemeden su için. Susama hissi zaten geç kalmış bir sinyaldir. Kontrolsüz tansiyon dediğimiz olay ani yükseliş veya ani düşüşlerdir. Ani düşüşler olduğunda halsizlik, göz kararması, baş dönmesi ve baygınlık hissiyatı verebilir. Ani yükselişlerde ise ani bir baş ağrısı, ensede dolgunluk ve vücutta ağırlık hissiyle karşınıza çıkabilir. Bunu tansiyonunuzu kontrol ederek farkına varabilirsiniz. Eğer etrafınızda tansiyon aleti yoksa nabız dolgunluğuna bakarak tansiyon algılanabilir. Bunun yanında gıda takviyeleri tuz ve su takviyesi yaparak yükseltilebilir. Tansiyonu düşürmede de doğal gıda olan limon ve sarımsak gibi doğal gıdalara başvurarak da tansiyon düşüşlerini sağlayabiliriz. Kontrolsüz tansiyonla kendiniz başa çıkamıyorsanız, mutlaka uzman hekiminize başvurmanız gerekir" dedi.
Ankara Ortaokul öğrencisi olan Batu’nun lego şehri müzede sergileniyor Ankara’da yaşayan 12 yaşındaki Batu Arslan Kantarcıoğlu’nun 6 yaşından bu yana emek vererek oluşturduğu lego şehir, Rahmi M. Koç Müzesi’nde açılan sergiyle ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Ortaokul öğrencisi olan 12 yaşındaki Batu Arslan Kantarcıoğlu’nun uzun yıllar boyunca inşa ettiği lego şehri, Ankara’da bulunan Rahmi M. Koç Müzesi’nde ziyarete açıldı. Bir şehirde bulunabilecek pek çok detayı barındıran sergi, 26 Nisan’a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. "Yaklaşık 6 yıldır lego yapıyorum" Küçük yaşlarda legoyla tanıştığını anlatan Kantarcıoğlu, "Legoya olan ilgim, annemle babamın düğününde Danimarkalı bir arkadaşlarının hediye ettiği setle başladı. Ailem bu seti ben doğana kadar saklamış. 3 yaşındayken babamla birlikte ilk kez yaptım. 6 yaşımda doğum günü hediyesi olarak bir lego geldi ve onu yaptıktan sonra bunun çok eğlenceli olduğunu fark ettim. Harçlıklarımla lego aldım, ailem de destek oldu. Yaklaşık 6 yıldır lego yapıyorum" diye konuştu. "Sergiyi hazırlarken zaman zaman okuldan erken çıkmam gerekti" Lego yapmanın eğitim hayatını olumsuz etkilemediğini söyleyen Kantarcıoğlu, "Genellikle okuldan sonra yapıyorum. Sadece bu sergiyi hazırlarken zaman zaman okuldan erken çıkmam gerekti" şeklinde konuştu. "Sakın pes etmeyin" Yaşıtlarına pes etmemeleri gerektiğini açıklayan Kantarcıoğlu," Lego olmak zorunda değil ama bir şey yapıyorsanız sakın pes etmeyin ve devam edin, ve bütün opsiyonları göz önüne alın ve bunları kullanın" ifadelerini kullandı. "Önce salon aradık ama imkanlar zorlayıcıydı" Torununa maddi ve manevi tüm destekleri sağladıklarını belirten emekli öğretmen olan anneanne Hasibe Arslan, "Özel günlerde hediyemiz hep Lego oldu. Batu bu parçaları büyüttü, biriktirdi. Odasında sergilemeye başladı, oda artık yetmemeye başladı. Babasının iş yerinde bir masada sergilemeye devam etti. Bir gün orada gördüm ve çok etkilendim, gurur duydum. Çocukların psikolojisini bildiğim için bunun bir sergiye dönüşmesi gerektiğini söyledim. Önce salon aradık ama imkanlar zorlayıcıydı. Daha sonra Rahmi M. Koç Müzesi bize bu imkanı sağladı" diye konuştu. "Çocuklar bizim geleceğimiz" Torununun özgüvenini artırmak ve başka çocuklara rol model olmasını isteyen Arslan, "Üretkenliklerini ortaya çıkarmaları için bir vesile olmasını istiyorum. Batu özel bir okulda 6’ıncı sınıfta okuyor. Derslerinden geri kalmaması için elimizden geleni yaptık. Süreci derslerine göre planladık. Çocuklar bizim geleceğimiz. Onlara ne verirsek onu alırlar. Ebeveynler olarak onları takip eder, ekran sürelerini sınırlar ve destek olursak geleceğimizi yetiştirmiş oluruz" şeklinde konuştu. "Batu’nun çalışkan olduğunu anlayabiliyoruz" Batu’nun arkadaşlarından Rüzgar Karadeniz de serginin kendileri için gurur verici olduğunu belirterek, "Lego aslında emek isteyen bir şey, bu yüzden Batu’nun da çalışkan bir öğrenci olduğunu buradan anlayabiliyoruz. Batu aslında her zaman Lego’ya çok tutkuluydu, tabii ki koleksiyonlarını da görüyorduk ve çok şaşırıyorduk. Bu yüzden buraya gelince de ekstra kendine koleksiyonlar kattığı için ayrı bir şaşırdık" ifadelerini kullandı.