GÜNDEM - 05 Ağustos 2020 Çarşamba 13:22

Ukraynalı mankene darp iddiasının ardından yeni görüntüler

A
A
A
Ukraynalı mankene darp iddiasının ardından yeni görüntüler

Ukraynalı top model Daria Kyryliuk’un, kendisini Çeşme’deki eğlence mekanı Momo’da güvenlik görevlilerinin darp ettiğini iddia etmesi ve görüntülerini sosyal medyada paylaşmasının ardından soruşturma devam ediyor. Gündemde yer eden olayla ilgili yeni bir görüntüde ortaya çıktı.

31 Temmuz Cuma gecesi Çeşme ilçesinde yaşanan olay, tartışılmaya devam ediyor. İddialara göre Ukraynalı top model Daria Kyryliuk, sevgilisi Baran Güneş ve arkadaş grubuyla The Beach of Momo adlı plaja gitti. İki gün sonra Ukraynalı top model, yüzünün kanlar içinde olduğu bir fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaştı ve mekanda güvenlik görevlisi tarafından darp edildiğini öne sürdü. Daria Kyryliuk, daha sonra olay gecesi saat 00.05’te Alaçatı Polis Merkezine giderek şikayetçi olduğunu ifade etti.
Bu iddianın ardından polis çok sayıda kişinin ifadelerini aldı. The Beach of Momo adlı mekanın yetkilileri ise iddiaları reddetti.

Yeni görüntüler

Olayların ardından evin bahçesinden yeni görüntülerde ortaya çıktı. Olay gecesi olduğu öne sürülen ve evin bahçesinden saat 22.30 sıralarında kaydedilen görüntülerde Ukraynalı top model Daria Kyryliuk’un, sevgilisi Baran Güneş ile konuşması yer alıyor.

Yüzünü siliyor, eline bakıyor

Kamera görüntülerinin sonuna doğru ünlü model, sağ elini yüzüne götürerek eline bakıyor. Tüm bu anlar ise kameraya yansıyor.

Öte yandan, bölgedeki kameraları didik didik eden polis, tüm iddiaları titizlikle araştırıyor. The Beach of Momo adlı mekan ise “sosyal mesafe kuralına uymama” ve “toplum sağlığına tehlike arz etmek” kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle 15 gün kapatma cezası verilmişti.

Muhammet İsa Atagöz
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.