TEKNOLOJİ - 24 Haziran 2020 Çarşamba 13:04

Ulusal Siber Güvenlik Kriz Masası salgında siber saldırıya uğrayan yüzlerce şirkete destek verdi

A
A
A
Ulusal Siber Güvenlik Kriz Masası salgında siber saldırıya uğrayan yüzlerce şirkete destek verdi

Siber korsanlar ve fidye dolandırıcıları salgın nedeniyle uzaktan çalışmaya geçişi fırsat bildive yüzlerce şirket siber saldırılara maruz kaldı. Mağduriyet yaşayanlar için harekete geçen Berqnet Firewall, kurduğu Ulusal Siber Güvenlik Kriz Masası ile 37 ilden onlarca şirkete karşılıksız destek verdi. En çok talep, hammadde üretimi sektörü, gıda, tarım ve otomotiv yan sanayiden geldi.

Küresel salgınla birlikte şirketlerin aldıkları uzaktan çalışma kararını siber korsanlar fırsata çevirmeye çalıştı. Özellikle evden çalışan kişileri ve uzaktan çalışma sistemine geçen fakat yeteri kadar siber farkındalığı yüksek olmayan şirketleri hedef alan siber saldırılar, nisan ve mayıs aylarında yaklaşık yüzde 25 artış gösterdi.

Pek çok açıdan zorlu geçen pandemi sürecinde siber mağduriyetlerin yaşanmaması için harekete geçen Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi üyesi Berqnet Firewall, Ulusal Siber Güvenlik Kriz Masası kurarak nisan ve mayıs ayları boyunca gelen yardım taleplerine gönüllü danışmanlık hizmeti verdi. Siber saldırıya maruz kalan, mağduriyet yaşayan veya gerekli siber önlemleri almak isteyen tüm sektörlere ve kişisel kullanıcılara karşılıksız destek veren Siber Güvenlik Kriz Masası, iki ayda 37 farklı ilden 200’den fazla şirket ve bireysel kullanıcının talebine çözüm sundu.

Saldırların hedefinde hammadde üretimi, gıda, tarım ve otomotiv yan sanayi sektörleri yer aldı
Kovid-19 kaynaklı siber saldırıların ve fidye dolandırıcılarının özellikle uzaktan çalışırken herhangi bir güvenlik aracı kullanmayan şirketleri mağdur ettiğini belirten Berqnet Genel Müdür Yardımcısı Artuğ Tikiç, siber farkındalık eksiliğinin ve pandeminin neden olduğu psikolojik etkinin birçok firmayı siber saldırılara açık ve korunmasız hale getirdiğine dikkat çekti.

Tikiç, "200’den fazla firmadan aldığımız soru ve talebe baktığımızda maalesef uzaktan çalışarak güvenli ağ bağlantısı olmayan şirket ve çalışanlar nedeniyle fidye saldırganlarının hedefi olduklarını gördük. Bunun birlikte VPN hizmetleri hakkında bilgi eksikliği olan, oltalama saldırısı yaşamış kişi ve kurumlar da taleplerde üst sıralarda yer aldı. Sektörel olarak bakıldığında ise hammadde üretim sektörü, gıda, tarım, otomotiv yan sanayi, danışmanlık alanında faaliyet gösteren firmalar ve lojistik öne çıktı." dedi.

Her 2 KOBİ’den biri siber saldırı hedefinde
Yerli ve öz kaynaklarla geliştirilmiş güvenlik bilinciyle tüm Türkiye’den gelen mağduriyet vakalarına ilişkin soru ve destek taleplerine yanıt verdiklerini belirten Artuğ Tikiç, "Gelen talep ve soruların karşılanması, çözülmesi ve bu zor dönemde mağduriyetler hakkında doğru bilgilerin doğru kaynaktan gitmesi için çok çalıştık. Bu süreçten çıkardığımız en çarpıcı sonuç ise özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler ile bireysel kullanıcıların siber güvenlik zafiyetleri oldu. Ne yazık ki taleplerin tamamına yakını, herhangi bir firewall kullanmayan küçük ve orta ölçekli işletmelerden veya bireysel kullanıcılardan geldi. Araştırmalar her 2 KOBİ’den 1’inin farklı seviyelerde siber saldırıya maruz kaldığını gösteriyor. Siber güvenlik farkındalığının artması ve anlaşılıp uygulanabilir hale gelmesi ülkemizin güvenliği açısından büyük önem taşıyor Bu noktada yalnızca büyük şirketlerin değil, internet erişimi olan her kullanıcının siber korsanlar için birer hedef olduğunu unutmamak ve bilinçli hareket etmek gerekiyor." değerlendirmelerinde bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.