ASAYİŞ - 27 Ekim 2011 Perşembe 11:34

"Umutcan" 2 kişiyi canından etti

A
A
A
"Umutcan" 2 kişiyi canından etti

Hurda haline dönen "Umutcan" özel plakalı otomobildeki 5 kişiden 2'si hayatını kaybetti.

ONUR AKTAŞ
BURSA

 

Bursa'nın merkez Nilüfer ilçesinde, mıcırlı köy yolunda süratli seyrettiği iddia edilen özel plakalı otomobil, virajı alamayarak tarlaya uçtu. Hurda haline dönen "Umutcan" özel plakalı otomobildeki 5 kişiden 2'si hayatını kaybetti.
 

Edinilen bilgiye göre, merkez Nilüfer ilçesi Balabancık köyünde ikamet eden Halim Sevim (38), Mustafa Toğrul (42), Selahattin Aygül (38) ve Oğuzhan Aygül (35) ile 26 yaşındaki Yücel Seymen, arkadaşlarını ziyaret etmek için şehir merkezine gitmek üzere yola çıktı. Yücel Seymen'in süratli kullandığı iddia edilen 16 Umutcan 85 plakalı otomobil, İrfaniye köyü girişinde virajı alamayarak mıcırlı yolun da etkisiyle önce yol kenarındaki ağaca çarpıp takla attı. Tarlaya uçan otomobil hurdaya dönerken, sürücü Yücel Seymen ve yanında oturan Halim Sevim kaza yerinde hayatını kaybetti. Arka koltukta oturan Mustafa Toğrul, Selahattin Aygül ve Oğuzhan Aygül ise aracın kapı direklerindeki hava yastıklarının da etkisiyle kazadan yaralı kurtuldu.
Yoldan geçen diğer araç sürücüleri ve köylüler tarafından araçtan çıkarılan yaralılara ilk müdahale yapıldıktan sonra, 112 Acil Servis ve jandarma ekiplerine haber verildi. Yaralılar, olay yerine gelen 112 ekipleri tarafından 10 kilometre uzaklıktaki Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne götürülerek tedavi altına alındı.


Olayı öğrenen Yücel Seymen'in babası Ali Seymen, "Oğlum ben sana gitme demedim mi? Niye beni dinlemedin, şimdi ben ne yapacağım, annene ne diyeceğim?" diyerek gözyaşlarına boğuldu. Yakınları ve köylüler tarafından teselli edilmeye çalışılan acılı baba olay yerinden uzaklaştırıldı.


Savcının olay yerinde yaptığı incelemenin ardından, cesetler otopsi yapılmak üzere adli tıp morguna gönderildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.