GÜNDEM - 28 Mayıs 2016 Cumartesi 13:30

Unutulmaya yüz tutmuş bir yöresel kıyafet ‘peştamal’

A
A
A
Unutulmaya yüz tutmuş bir yöresel kıyafet ‘peştamal’

Karadeniz’e has giyim tarzlarından biri olan ve günümüzde unutulmaya yüz tutan ‘peştamal’ Halk Eğitim Merkezleri'nde vatandaşlara yeniden öğretiliyor.

Giresun’un Espiye İlçesi Halk Eğitim Merkezi (HEM) Usta öğreticileri ve öğrencileri tarafından hazırlanan ‘Yöresel Peştamal ve Keşan değerlendirme projesi’ kapsamında hazırlanan ürünler meraklılarının ilgisini bekliyor. Konuya ilgili açıklama yapan HEM Usta Öğreticisi Lütfiye Cüce, bölgemizde yapılan kültürel ve yöresel geleneksel söz kına ve düğünlerde genellikle içerisinde Güneydoğu ve Doğu Anadolu yörelerinin motiflerini taşıyan kaftanlar giyilmekte olduğunu söyledi.

Giresun’un bu kültürel ve geleneksel günlerde giyilen kaftan ve kıyafetler için Keşan ve Peştamal adı verilen kumaşların kullanıldığını belirten Cüce, “Bizim bu projedeki amacımız bu kumaşları ön plana çıkarıp değerlerimizi unutulmaktan kurtarmaktır. Unutulmaya yüz tutmuş kumaşları anneannelerimiz, babaannelerimiz yokluk içinde, kör lambalar altında ilmek ilmek dokuyup, güzel motifli kumaşlar ortaya koymuşlardır. Her bir motif o kadar güzel anlamlar taşıyor ki şiir yazılabilir. Kimi motif de ayrılık, kimi motife sevgi, âşıkların birbirlerine söyleyemediği sözler bu motiflerde, kimi motiflerde harmandaki papatya, kimi motiflerde kiraz çiçeği, biz bu güzellikleri ve duyguları hem bu günün hem yarının gençlerine ulaştırmak ve göstermek istiyoruz” dedi.
“Yöresel giysimiz olan Peştamal ve Keşan’ı değerlendirmek için usta ve kursiyer öğrenciler ile yola çıkarak böyle bir projeye karar verdik” diyen Cüce, “İstiyoruz ki genç kızlarımız kına gecelerinde yöresel peştamal ve Keşan kumaşlarından dikilen abiye ve kaftanları giyerler. Böylelikle yapmış oldukları geleneksel kına gecelerine Giresunumuzun en önemli değerlerine de sahip çıkmış olurlar. Yöresel ve geleneksel kına kıyafetinin olması Giresun’un ekonomisine de katkı olur. Kaftan ve elbiseleri yöresel kına kıyafetleri olarak değerlendirmesini, Yöresel giysimize sahip çıkılmasını, Keşan ve peştamal kumaşları ile yöresel kıyafet tasarım yarışmaları etkinlikleri düzenlenmesini, bu konuda ilgili ve yetkililerden ilgi ve alaka bekliyoruz” şeklinde konuştu. 

FİKRET BIYIK

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.