TEKNOLOJİ - 16 Ağustos 2012 Perşembe 13:29

Uydu varsa, çanak anten de olacak

A
A
A
Uydu varsa, çanak anten de olacak

Uydu Elektronik İletişim İş İnsanları Derneği (TUYAD), DVB-T yayınlarının başlayacak olmasının, uydu ve çanak antenlerin kullanılmayacağı anlamına gelmeyeceğini açıkladı.

TUYAD Genel Başkanı Hayrettin Özaydın tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Son günlerde ortaya çıkan çanak antenler işe yaramayacak, toplatılacak, gibi söylemler basında yer almaktadır. TUYAD olarak, TV yayın iletişim sektörünün tarafsız derneği sıfatıyla, konunun açıklığa kavuşturması ve kamuoyunun aydınlatılması gereksinimi duyduk. DVB-T yayınlarının başlayacak olması, uydu ve çanak antenlerin kullanılmayacağı anlamına gelemez. Çanak anten ve uydu alıcısı/ settop box imalat kapasitesi olarak, Türkiye Avrupa’nın en yüksek üretim tesislerine sahip dünya sıralamasında ilk 10'da yer almaktadır. Toplam ihracat tutarımız 400 milyon dolardır. Bugün Türkiye’de 23’ü ulusal olmak üzere toplam 553 televizyon ve 1120 radyo kanalı yayın yapmaktadır. Seçenek çokluğu, ulaşılabilirlik, özgürlük, ekonomik ve yayın kalitesi açısından uydu anteni ile yayın izleme sadece ülkemizde değil tüm dünyada daha fazla tercih edilmektedir. 2012 yılında Türkiye’de satılan uydu alıcısı 3 milyon 816 bin adettir. Bunların 1 milyon 500 bin adedi yeni High-definition HD (Yüksek çözünürlüklü )teknolojiye geçiş amacı ile satılmıştır. Digitürk ve D smart platformları dahil, toplam 11 milyon çanak anten kullanan izleyici kitlesi mevcuttur" denildi.

Açıklamada, Türksat 4A ve 4B uydularının 2013 yılında faaliyete girmesi ile uydu üzerinden yayın yapan dijital ve/veya high-definition HD TV kanal sayısının artacağı ve çanak antenin daha fazla tercih edileceği belirtilerek, "Mevcut Analog yayın yapan Karasal Tv vericileri de, dijital Terresterial sistem ile yayın kalitesini yükseltecektir. Fakat dünyadaki örneklerine bakıldığında DVB-T yayın izleme seçenekleri arasında en sonda yer almakta, tercih edilmemektedir. Karasal sayısal yayın, uydu yayınına alternatif olabilir, fakat hiçbir zaman Uydu yayını kadar çok yaygın izleme imkanı sağlayamaz. Terrestrial dijital yayın teknoloji Dünyası ile entegre olma adına atılan bir adımdır. Karasal dijital yayın, sayısal yayın olarak ta adlandırılan DVB-T Tv izleme seçenekleri içerisinde var olan ve Uydu TV, Kablo TV’nin tamamlayıcısıdır" denildi.

RTÜK'ün çanak antenlerin sökülmesi hakkında her hangi bir fikir beyan etmediğinin altı çizilen açıklamada şu ifadelere yerverildi: "Mobisat tarafından yapılan açıklama basın tarafından yanlış yorumlanarak sanki çanak antenler kullanım dışı kalacak anlamı çıkarılmıştır. Teknik olarak DVB -T sisteminde ancak 200 civarında TV kanalı yayın yapabilmektedir. DVB -T yayını, TV cihazlarının ve bilgisayarların girişine bir sayısal karasal TV alıcısı ( Settop box ) bağlanarak izlenebilmektedir. Kanal sayısı kısıtlıdır. Tv vericileri hep vardı. Gelişen teknoloji doğrultusunda uydu yayın sistemlerinde Analog’tan, dijitale geçiş yaşanmış ve günümüzde High Definition HD yayın tekniğine geçilmiştir. Ülkemizde dijital yayın sistemine daha ekonomik olduğu için öncelikle uydu sistemlerinde başlanmıştır. Günümüzde de HD yayın sistemleri de yine daha ekonomik olduğundan, Uydudan başlangıç yapılmıştır. Uydudan sonra kablo TV de yeni teknolojiler devreye girmiş şimdi de karasal vericiden dijital yayın sistemine geçiş sağlanmaya çalışılmaktadır. Dijital ortama geçilmesi kaçınılmazdır. DVB-T Yayınlarını izlemek ancak uydu alıcısına benzeyen bir cihaz ile mümkündür. Yeni nesil bazı TV alıcılarına entegre edilmiş olan modellerde bu sistem dahili olarak mevcuttur. Anten ise mutlaka gereklidir. En az teleskopik çubuk anten kullanmak gerekmektedir. Avrupa birliği uyum çerçevesinde,2014 yılına kadar dijitale geçiş konusunda tavsiye kararı alınmıştır. Ülkemizde sadece TRT’nin bugün 6000 kadar Analog TV vericisi vardır, bunların sayısala dönüşümü büyük bir yatırım bütçesi gerektirmektedir. Ulusal kanalların da vericileri olduğu düşünüldüğünde çalışma kısa vadede yapılamayacak ve yüksek maliyet getirecektir. En çok 200 kanal kapasiteli olabilecek sistem, son kullanıcının dilediği kanalı izleme şansını ortadan kaldıran bir sistemdir.

Birçok ülkede bu sistem denenmiş ama izleyiciler mutsuz olmuştur. Çanak anten uygulaması hiçbir zaman bitmeyecek, zaman içinde daha çok aranan bir izleme yöntemi olacaktır. Türkiye’de karasal dijital yayın sistemine geçilmesi uydu antenlerinin çatılardan kaldırılmasına sebep teşkil olamaz. Çanak anten özgürlüktür. TUYAD Kablo TV SMATV komisyonu toplu konutlarda proje çalışmaları yapmaktadır. Ortak karar ile çoklu dağıtım sistemi özendirilmekte ve merkezi çanak anten sistemi kurulmaktadır. DVB-T yayınını izlemek için vatandaşın da evinde ve arabasında kullandığı televizyonunu ve radyosunu değiştirmesi veya ek bir cihaz kullanması gerekmektedir. Çanak antenlerin bu sisteme bir zararı yoktur. Çanak antenler, Kablo Tv gibi alternatif olarak her zaman var olmaya devam edecektir".

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 28 Şubat zulmünün sembol ismi Yakup Köse: "Hu der Allah diyen çocuklara tahammülsüzlük 28 Şubat refleksidir" Gazeteci-Yazar Yakup Köse, "Hu Der Allah" ilahisini çocukların söylemesini hazmedemeyenlerin 28 Şubat zihniyetini yeniden diriltmeye çalıştığını savunarak, "Hu der Allah deyince kaos diyenler 28 Şubat’ı hortlatmak istiyor. 28 Şubat bitmedi, sadece uyuyor" dedi. 28 Şubat ‘Postmodern Askeri Darbe’ olarak bilinen süreçte henüz 14 yaşında İmam Hatip öğrencisi olan Yakup Köse, Çeçenistan ile ilgili katıldığı bir gösteri nedeniyle tutuklandı ve idam cezası aldı. Yaşadığı zorlu süreçte dönemin sembol isimlerinden olan Köse, küçük yaşlarda soğuk zindanlarda işkenceler gördü. Gazeteci-Yazar Yakup Köse 28 Şubat’ta zihniyetinin bitmediğini sadece uyuduğu konusunda uyarılarda bulundu. Çocukların "hav hav" diyerek şarkı söylemesinden rahatsız olmayanların, çocukların ilahi ve Allah demesinden rahatsız olanların 28 Şubat’ı yeniden ayağa kaldırmak isteyenler olduğunun altını çizdi. "Hu Der Allah deyince birden kaos diyorlar" Son dönemde Ramazan ayıyla birlikte çocukların ve Türkiye’nin dilinden düşmeyen" Hu Der Allah" ilahisi üzerinden yürütülen tartışmalara değinen Köse, "Hu Der Allah, deyince birden bu iş kaos haline dönüştürülüyor. ‘Gençlerin beyni yıkanıyor’ deniliyor. Oysa mübarek Ramazan ayıyla birlikte neredeyse bütün okullarda, sınıflarda, parklarda çocukların ağzında bu ilahi var. Bir çocuğun ilahi söylemesi, oruç tutması, Kur’an okuması ya da namaz kılması kime ne zarar verebilir" dedi. Geçmişte gençlerin bazı şarkılarla farklı söylemlere yönlendirildiğini hatırlatan Köse, "Birkaç yıl önce gençlere ‘hav hav’ diye şarkılar söyletildi. O zaman kimse çıkıp ‘Çocuklarımızı niye hayvan yerine koyuyorsunuz?’ demedi. Ama Allah deyince birileri ayağa kalktı. Bu yaklaşım Türkiye’nin gençliğine yakışmıyor. Bu açıkça bir 28 Şubat refleksidir" ifadelerini kullandı. "28 Şubat uyuyor ama hortlamaya hazır" 28 Şubat sürecinde 14 yaşında tutuklandığını, yaklaşık 10 yıl cezaevinde kaldığını ve daha sonra beraat ettiğini hatırlatan Köse, "Türkiye mahkemelerinde beraat etmiş bir insanım. Beraat eden insan suçsuzdur. Ama bugün resmi bir işlemim olduğunda arşiv kayıtlarından 28 Şubat fişlemeleri çıkıyor ve birçok işimi çözemiyorum. Bu da 28 Şubat’ın hala bitmediğini gösteriyor. 28 Şubat’ın sadece geçmişte kalmış bir süreç değildir. 28 Şubat artıkları ve 28 Şubat’ın uyuyanları var. Şu an uyuyor olabilirler ama fırsat bulduklarında Hu Der Allah diyen çocuklara ve ailelerine aynı zulmü yaşatmak isterler. 28 Şubat zulümdü; çocuklara, kadınlara, yaşlılara yönelik baskıydı. 28 Şubat’la gerçek anlamda hesaplaşmak darbeyle hesaplaşmaktır" dedi.
Artvin ÇAYKUR cam şişe su satışlarına başladı ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, cam şişe su satışlarının başladığını açıkladı. Geçtiğimiz yıl damacana suyu piyasaya sunduklarını hatırlatan Alim, kısa süre içinde bardak su ve pet şişe suyun da üretime alınarak hem yurt içinde hem de yurt dışında satışa sunulacağını belirtti. Artvin’in Arhavi ilçesinde açıklamalarda bulunan Alim, çay hasadı, bölgedeki rekolte beklentisi ve kurumun ürün yelpazesinin genişletilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim burada yaptığı açıklamada, "Her yıl finansal durum doğrultusunda yeni yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Artvin’in Arhavi ilçesinde Kavak mevkiinde 105 dekarlık bir yerimiz var. Bu alanı sadece çay depolama olarak kullanıyoruz. Arhavi’nin içindeki merkezde olan fabrikayı bir şekilde Kavak’a taşımak istiyoruz. Bu hem kapasite artışını sağlayacak, bundan kaynaklı ilçede bulunan fabrikada yaşanan gürültü kirliliği, toz ve sair ters durumlar ortadan kalkmış olacak. Bu bile Artvin için, Arhavi için farklı bir çalışma şekli olacak. Çayın yüzde 67’si Rize’de hasat ediliyor. Yüzde 19’u Trabzon’da, yüzde 12’si Artvin’de, yüzde 2’lik bir kısmı ise Ordu ve Giresun’da hasat ediliyor. Yıllık olarak da genelde 1 milyon 300 bin ton ile 1 milyon 450 bin ton arasında rekolte var. Bu rekolte hava şartlarına bağlı olarak bazen aşağıda bazen yukarıda oluyor. Geçen sene sadece Artvin bölgemizden 105 bin ton yaş çay alımı yaptık" dedi. ÇAYKUR olarak içme suyu sektörüne girdiklerini hatırlatan Alim, "2025 yılında damacana suyumuzu çıkardık. Birçok yerde damacana olarak satışta. Bunun yanında tüm Türkiye’de dağıtabileceğimiz cam şişe suyu, bardak su ve pet şişe su ürünlerimizi de kısa zaman içerisinde üretip tüm Türkiye genelinde hatta yurt dışına dahi satabileceğiz" ifadelerini kullandı.