GÜNDEM - 06 Temmuz 2023 Perşembe 12:20 | Son Güncelleme : 08 Temmuz 2023 Cumartesi 15:28

'Uygulanan yasağın çerçevesi genişletilerek ülke çapına yayılmalı'

A
A
A
'Uygulanan yasağın çerçevesi genişletilerek ülke çapına yayılmalı'

İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada nargile kullanımının bazı alanlarda yasaklandığı duyuruldu. TSSD Başkanı Doç. Dr. Mustafa Aydın konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Halk sağlığı için yasağın daha şümullü hale getirilmesi ve ülke genelinde bu uygulamanın yaygınlaşması gerektiğini” ifade etti.

İstanbul'da nargile yasağı Vali Davut Gül tarafından duyuruldu. Sosyal medya hesabı üzerinden paylaşımda bulunan İstanbul Valisi Davut Gül plajlar, sahiller, ormanlar, mesire alanları ve parklarda nargile içilmesinin yasaklandığını duyurdu. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Türkiye Sigarayla Savaş Derneği Başkanı Doç. Dr. Mustafa Aydın, gençler arasında son dönemde yayılan nargilenin sigaradan daha tehlikeli kimyasallar içerdiğini söyledi.

Nargile sigara kadar zararlı

Toplumun kültürel bir unsuruymuş gibi sunulan nargileye insanların yöneldiğine dikkat çeken Doç. Dr. Aydın, nargilenin sigaradan daha tehlikeli olduğunun altını çizerek, “Tömbekiden geçen duman sıvı hâlde ıslanarak ağza giriyor ve yutağa yapışıyor. Bu durum ciddi bir gırtlak kanserine neden olmaktadır. Gırtlak kanserinin yanı sıra nargilede bulunan arsenik, nikel, kobalt, krom ve kurşun miktarı birçok hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Bir nargile içiminde alınan nikotin miktarı, bir sigaradan alınan nikotin miktarının yüzde 70’den fazlasıdır. TSSD olarak nargile konusunda yıllardır uyarı yapıyoruz. Nargile her zaman için sigaradan daha riskli bir alışkanlık. Zira tömbekisi, marpucu ve hortumu, zararlı mikroorganizmaların yetişmesi için çok uygun bir ortam. İnsanlarımızın ve gençlerimizin sağlığıyla ve geleceğiyle oynanmasına izin verilmemeli. Nargile de sigara da elektronik sigara da akciğerlere zarar veriyor. Tütün ürünlerinin bağışıklık sistemini baskılaması da cabası" olduğunu vurguladı.

Her türlü tütün ve tütün ürünü sağlığa zararlı

Nargilenin, adına 'Nargile Kafe' denen mekanlarda kullanılarak ve her gün onlarca insanın elinden geçmesinin sağlık açısından büyük tehlike arz ettiğini belirten Doç. Dr. Aydın, “Nargilenin marpuç kısmı tam bir mikrop yuvası. Her türlü bulaşıcı hastalık için riskini yüzde 100 artırıyor. Üstelik marpuca takılan ve adına sipsi denen ağızlık aparat da bu bulaşma riskini önleyemiyor. Hele birkaç kişinin aynı anda kullanabileceği şekilde tasarlanmış olan tipleri çok daha büyük risk taşıyor. Nargile kafelerde umuma açık bir şekilde kullanılan ve yeterince dezenfekte edilmeyen nargileler aracılığı ile verem başta olmak üzere birçok enfeksiyonel hastalık kişiden kişiye bulaşabilir” diye konuştu.

Nargile yasağını destekliyoruz

Sigara içen bir kişi ortalama 8-12 kez dumanı içine çekerken bir nargile içiminde ise ortalama 20-200 kez duman çekildiğini ifade eden Doç. Dr. Aydın, “1 saatlik bir nargile içiminin ortalama 40-50 sigaraya denk olduğu düşünülmektedir. İçerisindeki ağır metaller nedeniyle 1 nargile belki de 4-5 paket sigarayla eşdeğer zarara yol açabilir” dedi. Son olarak yasağın genişleterek ülke çapında yaygınlaşması gerektiğini sözlerine ekleyen Doç. Dr. Aydın, “İstanbul Valisi Sayın Davut Gül’e aldığı bu karardan dolayı şükranlarımızı sunuyor, TSSD olarak nargile konusunda alınan bu kararın diğer tüm valiliklerimize de örnek teşkil etmesini umut ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Malazgirt’te ağır yaralanan çocuk mikrocerrahiyle sağlığına kavuştu Muş’ta düşme sonucu yüzünden ağır yaralanan 10 yaşındaki çocuk, Muş Devlet Hastanesi’nde yaklaşık 5 saat süren mikrocerrahi operasyonla tedavi edilerek sağlığına kavuşturuldu. Muş’un Malazgirt ilçesinde yaşanan kazada yüz bölgesinden ağır yaralanan 10 yaşındaki çocuk, 112 Acil Çağrı Merkezi koordinasyonuyla Muş Devlet Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Hastanede yapılan ilk değerlendirmelerde çocuğun yüz bölgesinde derin kesi oluştuğu, bu kesiye bağlı olarak yüz sinirlerinde hasar meydana geldiği, çiğneme kaslarının etkilendiği ve tükürük bezi kanalında kopma olduğu tespit edildi. Bunun üzerine uzman ekipler tarafından acil olarak mikrocerrahi operasyon planlandı. Yaklaşık 5 saat süren operasyonla hasar gören sinir, kas ve doku yapıları titizlikle onarıldı. Ameliyat sonrası hastanede tedavi ve takip süreci devam eden çocuğun genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Muş Devlet Hastanesi’nde ameliyatı gerçekleştiren Plastik Cerrahi Uzmanı Operatör Doktor Halil Işık, "Hasta bize geldikten sonra hastayı ameliyata alma kararı aldık. Gece 11 gibi ameliyata başladık. Kesiği incelediğimizde kesinin çok önemli bazı yapılara zarar verdiğini gördük. Hastanın yüzündeki kesi yüksekte düşme sonrası demir parçasının yüzünü kesmesiyle oluşmuş. Kesiği ameliyathane şartlarında incelediğimizde yüzdeki çiğneme kaslarının, yüzdeki mimik kaslarının, yüzdeki bazı sinirlerin ve yüzdeki tükürük bezi kanalının tamamen koptuğunu gördük" dedi. Kesiğin çok katmanlı ve derin bir yapıda olduğunu belirten Işık, planlama sürecine ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Kesi çok derin olduğu için ve birbirinden farklı yapılar, farklı derinlikte kesilmiş olduğu için önce bir planlama yapmamız gerekti. Kesileri derinden yüzeye doğru onarma kararı aldık. Ameliyatta bizim için en hassas nokta şuydu. Yüzde kesiden dolayı yüz sinirleri kesilmişti. Yüz sinirleri çok hassas yapılardır. Eğer bunları uygun şartlarda onaramazsak çocukta ileride kısmi veya tam yüz felci gelişme ihtimali vardı. Ameliyatta karşımıza çıkan bir diğer kritik nokta ise tükürük bezini kanalıydı. Bu kanal aslında çok derinde seyreder ancak yaralanma çok derin olduğu için tükürük bezini kanalı tamamen kesilmişti. Ameliyatta önce ağız içinde ilerlettiğimiz bir kılavuz ile tükürük bezin kanalının nereden koptuğunu gördük. Bunu tespit ettikten sonra ise tükürük bezin kanalının onarımına geçtik. Mikroskopu kullanılarak ve mikrocerrahi tekniklere sadık kalarak hastadaki hem yüz sinirlerini hem de tükürük bezini mikroskop altında onardık" ifadelerini kullandı. Operasyon sonrası sürece ilişkin bilgi veren Işık, hastanın durumunun iyiye gittiğini belirterek, "Ameliyat sonrasında hastamız yaklaşık tedavisinin 4. ayına girmiş durumda. Şu anda tükürük bezi sorunsuz şekilde çalışıyor. Yüzündeki sinirler de iyileşme aşamasında. Yüzündeki sinir iyileşmesi bazen 6 ay bulabilmektedir. Şu anda tedavisi sorunsuz şeklide devam ediyor" şeklinde konuştu.
İstanbul Türkiye, FIBA Kadınlar Dünya Kupası kura çekimine 4. torbadan katılacak FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2026 kura çekimi öncesinde torba dağılımları açıklandı. Türkiye, kura çekimine Çekya, Mali ve Macaristan ile birlikte 4. torbadan katılacak. Turnuvaya katılan 16 takım, FIBA Kadınlar Dünya Sıralaması’na göre dört torbaya ayrıldı. Ev sahibi Almanya ise ilk torbada yer aldı. Torbaların tamamı şu şekilde oluştu: 1. Torba: Almanya, ABD, Fransa, Avustralya 2. Torba: Çin, Belçika, İspanya, Nijerya 3. Torba: Japonya, Porto Riko, İtalya, Güney Kore 4. Torba: Türkiye, Çekya, Mali, Macaristan Kura çekimi, 21 Nisan tarihinde TSİ 19.00’da Berlin’deki Kraftwerk Berlin’de gerçekleştirilecek ve FIBA’nın YouTube kanalı üzerinden canlı yayımlanacak. Her torbadan bir takım, dört gruptan birine yerleştirilecek. Kura çekiminde uygulanacak coğrafi kısıtlamalar ise şu şekilde: Her grupta en fazla 2 Avrupa takımı yer alabilecek. Her grupta Afrika, Amerika ve Asya/Okyanusya bölgelerinden en fazla 1’er takım bulunabilecek. Ev sahibi Almanya, kura sonucunda doğrudan A Grubu’na yerleştirilecek. FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2026, 4-13 Eylül tarihleri arasında Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenecek. Kura çekiminin ardından ayrıca Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu’nun da onurlandırılacağı 2026 yılı FIBA Şöhretler Müzesi töreni gerçekleştirilecek.