SAĞLIK - 31 Ağustos 2022 Çarşamba 11:55

Uzmanı uyardı: Maymun çiçeği vakalarında artış bekleniyor

A
A
A
Uzmanı uyardı: Maymun çiçeği vakalarında artış bekleniyor

Maymun çiçeği vakaları artmaya devam ediyor. Her enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi bu virüse karşı da bağışıklığın güçlü tutulması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Cihadiye Elif Öztürk, virüsün çiçek aşısı olmayanlar arasında görülebileceğini söyleyerek, vakalarda artış beklediklerini ifade etti.

Maymun çiçeği virüsünde korkulan oldu. ABD’de bağışıklık sistemi zayıflamış bir yetişkinin virüs kaynaklı ölmesi endişeleri de beraberinde getirdi. Genelde hafif seyreden ancak bağışıklık yetmezliği olan bireylerde hayati risk oluşturan bu virüsün; su çiçeği, zona veya alerjik hastalıklarla karıştırılmaması için mutla bir uzmana gidilmesi gerektiğini belirten İstanbul Arel Üniversitesi Temel Tıp Bilimleri Tıbbi Mikrobiyoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cihadiye Elif Öztürk, vaka artışlarıyla ilgili uyarılarda bulundu. Maymun çiçeği virüsünün Covid-19 kadar çok hızlı bulaşmadığını söyleyen Prof. Dr. Elif Öztürk, bu enfeksiyonun Covid-19 gibi bir pandemiye dönüşeceğini düşünmediklerini ancak vaka artışlarının olmasını beklediklerini aktardı.
Çiçek aşısı olmayan bireyler arsında vakaların görülebileceğini kaydeden Prof. Dr. Öztürk, ”Türkiye’de 40 yaş üstü insanlar çiçek aşısı olduğu için toplumumuzun bir kısmı aşılı. Aşılı olmayan kişiler arasında bu vakaları görebiliriz. Maymun çiçeği dünyada var olan bir enfeksiyon ve insanlar bağışıklık olarak bu virüsü tanıyor. Ayrıca çiçek aşısı olanların hastalığı daha hafif geçireceğini ön görüyoruz” dedi.
Maymun çiçeği virüsü ile ilgi bilgi veren Prof. Dr. Öztürk, “Afrika’da bulunan bir enfeksiyondu. Yeni bir enfeksiyon değil. Orada endemik olarak, enfeksiyonlar yapan bir hastalık etkeniydi. Ancak son 6 ay içinde Avrupa’da vakalar görülmeye başlandı. Türkiye’de de vakalar görüldü. Vaka eskiden yurt dışı bağlantısı olan kişililerde görülüyordu. Ancak şimdi maymun çiçeği vakalarını yurt dışı bağlantısı olmayan kişiler arasında da görüyoruz” dedi.

Hastalığın geçirilme seyri bağışıklığa bağlı

Hastalığın kabarcıklar şeklinde döküntülü olarak kendisini göstermesi nedeniyle su çiçeği, zona veya alerjik hastalıklarla karıştırıldığını söyleyen Prof. Dr. Öztürk, “O nedenle mutlaka enfeksiyon hastalıları uzamlarına görünmekte fayda var. Alınan örnekleri Sağlık Bakanlığı’na gönderdiğimizde çok kısa sürede bize sonuçlar bildiriliyor. Kişide bağışıklık yetmezliği durumu yoksa maymun çiçeği vakaları da hafif seyrediyor. Çok ağır bir olgu görünmüyor. Yaklaşık 21 gün içerisinde kendi kendine iyileşen bir hastalık. Ancak yerine bağlı olarak lezyonların gözde ya da genital bölgede olması ağrıya sebep oluyor. Nitekim başka bölgelerde olduğunda çok fazla şikayet olmadan hastalık atlatılabiliyor” diye konuştu.

“Cinsel yolla bulaşabiliyor”

Virüsün başka enfeksiyonlarla birlikte de görülebileceğini aktaran Prof. Dr. Öztürk,” Virüs şu an için en çok cinsel yolla bulaşabiliyor. Ancak yakın temas, hasta olan kişiyle saatlerce aynı ortamda bulunmak, maske takmamak, elle temas etmek, yaraları ellemekle de kişiden kişiye bulaşabiliyor. Daha çok cinsel yolla bulaştığı için tek eşlilik ve korunma gibi tedbirler alınabilir” şeklinde konuştu.

“Semptomatik tedavi yapıyoruz”

Hastalığın tedavisi ile ilgili de bilgi veren Prof. Dr. Öztürk,” Viral hastalıklarda bağışıklık yetmezliği olmayan kişilerde genellikle tedavi yapmıyoruz. Ancak bağışıklık yetmezliği varsa, enfeksiyon çok ilerlemişse bu durumlarda antiviral tedavi uygulanabilir. Onun dışında herhangi bir tedavi uygulanmıyor. Bu süreçte hastanın izole olmasını, yaralarının bakımını sağlıyoruz. Hastayı takip ediyoruz. Yalnızca semptomatik tedavi yapıyoruz” ifadelerinde bulundu.

Sema Fison

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Vatandaşları Ramazan ayının ilk sahuruna Vosvos’larla kaldırdılar Ramazan ayının gelmesiyle birlikte davulcular, vatandaşları sahura kaldırmaya başladı. Esenler Belediyesi’ne bağlı Vosvos’lu bir grup, otomobillerden maniler açarak vatandaşları uyandırdı. Müslüman aleminin heyecanla beklediği Ramazan ayının gelmesiyle davulcular da ilk mesaiye başladı. Ramazan ayının sembollerinden olan Ramazan davulcuları, her yıl olduğu gibi bu yıl da maniler eşliğinde davul çalarak vatandaşları sahura kaldırdı. Esenler’de ise alışılanın dışında bir davulculuk ortaya çıktı. Vosvos araçların arkasına bağlanan davullar ve ses sistemleri ile Esenler’de vatandaşları sahura kaldıran bir grup, uyanıp evlerinin camlarına çıkan vatandaşların da ilgi odağı oldu. Evlerinin balkonlarına ve camlarına çıkan vatandaşlar o anları cep telefonu kameralarıyla kaydetti. "Ramazan boyunca Esenler sokaklarındayız" Bir yandan Vosvos’lardan davul sesleri yükselirken bir yandan da manilerini okuyan Fikret Bayraktar, "Bu Ramazan’da da diğer Ramazanlar’da olduğu gibi bazı şeylerin modernleşmesi gerek diye düşünerek, VosVos araçlarımızla sokaklarda Ramazan davulcusu olarak görev yaptık. Biz 2 sene başladık fakat Esenler Belediyesi bizden çok daha önce başlamıştı. Özellikle pandemi döneminde klasik araçların revaçta olmasıyla bizi gören bir çok belediye de başladı. Fakat ilklerin belediyesi Esenler Belediyesi burada da farkını gösterdi. Hem davulcu hem klasik araç sahibi arkadaşlarımızla bir konsorsiyum oluşturmuya çalışıyoruz. Malum şu an kış ayındayız fakat görevimizin başındayız. Biraz sonra hep birlikte Esenler’in sokaklarında dolaşacağız. Biz vatandaşlarımızı sahura kaldırırken onlar da bize eşlik edecekler. Hanımefendiler yemeklerini hazırlarken çocuklar balkonlara çıkacak, bizlere el sallayacaklar, fotoğraflarımızı çekecekler. Hava belki soğuk bu durumu etkiler ama gönülleri ısıtacağımızı düşünüyorum. Biz bu işe başladığımızda bu VosVoslar önce sahur aracı değil anons aracıydı. Sahur fikri ortaya çıkınca bu çok kabul gördü. Bir çok yerden bizi arayıp nasıl yaptığımızı sordular. Vatandaşlar da fikri çok sevdi. Hem klasik araçlar seviliyor hem de bu inovasyon seviliyor. Ramazan davulculuğu yüzyıllardır olan bir meslek. Fakat bu olunca daha farklı oluyor. Sesinizi daha çok duyuruyorsunuz. Üşümüyorsunuz, gelip fotoğraf çekenler oluyor. Seviliyor. Biz de Ramazan ayı boyunca Esenler sokaklarında olacağız" diye konuştu.
Aksaray Aksaray’da Ramazan davulcuları hafif kar yağışı altında sahur mesaisine başladı 11 ayın sultanı Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Ramazan ayının simgesi olan davulcular sahur mesaisine başladı. Aksaray’da şehir genelinde mahalle mahalle geze davulcular, ilk mesaisine kar yağışı altında başlarken, kimi davulcular yürüyerek kimisi de araç bagajında davul çalarak vatandaşları sahura uyandırıyor. Aksaray’da kar yağışı ile birlikte 11 ayın sultanı Ramazan ayının ilk sahuru yaşanırken, ramazan ve orucun adeta simgesi olan Ramazan davulcuları da ilk sahur mesaisine kar yağışı altında başladı. Aksaray’da 76 mahallesi bulunan merkez ilçede yaklaşık 160 davulcu sahur mesaisine başlarken, davulcular da Ramazan ayına kavuşmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, vatandaşları sahura kaldırmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. "Davul Ramazan ayının simgesidir" Davulcu Savaş Yaşar, davulun Ramazan ayının bir simgesi olduğunu belirterek, "Aksaray’da doğdum büyüdüm. Davul zurna işi yapıyoruz. Düğünlere gideriz, asker uğurlamalarında davul çalıyoruz. Ramazan gelince de sahurda çalıyoruz. Davul çalınması gereken her yerde biz varız. Sünnetlerde, ramazanda, yıllardır geleneksel davulumuzu çalıyoruz. Ben kendimi bildim bileli, 10 yaşımdan beri davul çalıyorum, zurna çalıyorum. Biz hep bu mesleği yapıyoruz. Vatandaşları sahura kaldırmak için ezana bir buçuk iki saat kala mecbur başlıyoruz. Bir tek mahalle çalmıyoruz, yeni geldiğinde arabayla da çalıyoruz. Ramazanda davul çalmak çok güzel bir şey. Ne hissediyorum? Kendimle ve çaldığım davulumla gurur duyuyorum. İnsanların çoğu seviniyor. 11 ayın sultanı ramazanın geldiği için davulla daha mutlu oluyorlar. Ramazanın simgesidir davul. Bir davul çalıp insanları sahura uyandırırken balkona çıkan çocuklar oluyor, seviniyorlar. Kameraya çekiyorlar, bazen bahşiş atıyorlar. Zaten bizim bir ramazanımız var yaz mevsiminde de 2 ay düğün çalarız başka da yok, yatarız" dedi. "İnsanların sevincini görmek mutlu ediyor" 16 yaşındaki davulcu Yakup Yaşar ise "Çocukluğumda abimin yanında gittim, babamın yanında gittim. Abim öğretti bana bu mesleği. Arabanın arkasında çalıyorduk. Herkes davul çalamaz. Ramazan ayında davul çalmak benim için çok güzel bir duygu. Mutlu oluyorum, mutlu oluyoruz ailecek. İnsanların sevincini görüyoruz. Çocuklar çıkıyor, el sallıyor, anları sevindiriyoruz. Güzel bir duygu yani" diye konuştu.