RAMAZAN - 30 Mayıs 2019 Perşembe 10:13

Uzmanından bayramda doğru beslenme tavsiyeleri

A
A
A
Uzmanından bayramda doğru beslenme tavsiyeleri

Liv Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Özdemir, 17 saatlik orucun ardından bayramda metabolizmayı hızlandırmak için sabah, öğle ve akşam beslenme düzenine geçilmesi ve mümkün olduğunca düşük porsiyonlarda yemek gerektiğini söyledi.

Ramazan ayının bitmesine sayılı günler kala bayramda yenilecek tatlılar hazırlanmaya başlandı. Uzmanlar ise Ramazan ayındaki 17 saatlik açlık sürecinin ardından rutin beslenme düzenine geçecek olan vatandaşları uyarıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Özdemir, iki öğün beslenme sisteminden çıkıldığında metabolizmanın daha yavaş çalışacağını belirterek, metabolizmayı hızlandırmak için bayramda sabah, öğle ve akşam beslenme düzenine geçilmesi gerektiğini kaydetti. Bayram sabahına mutlaka kahvaltıyla başlamak gerektiğini vurgulayan Özdemir, bunun bütün besin gruplarının yer aldığı bir kahvaltı düzeni olması gerektiğini söyleyerek, “Kahvaltımızda protein grubu yani yumurta, peynir ile tahıl grubu olarak da bir iki dilim tam buğday ya da çavdar gibi lifli ekmekler ve mümkün oldukça yeşillik tüketmeliyiz. Özellikle lif kalitesini arttırmak için domates, salatalık ve yeşilliklerin olduğu bir kahvaltı düzeni istiyoruz” diye konuştu. 

Ramazan boyunca en çok karşılaşılan sorunun kabızlık olduğunu ifade eden Özdemir, öğünlere protein kaynaklarını eklememiz gerektiğini belirterek, “Öğünlerde et, tavuk ve balık olacak ama onunki kadar zeytinyağlılara da özen göstermemiz ve öğünlerin yanına yine yeşillik ilave etmemiz çok önemli” şeklinde konuştu. 

Akşam ziyaretlerinde çok yenilecek düşüncesiyle gündüz öğün atlandığını söyleyen Özdemir, mutlaka kahvaltı yapılması gerektiğini ve ara öğünlere de dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“Kızartma ve kavurmadan uzak durmaya çalışacağız” 

Özdemir, öğünden yaklaşık 2 buçuk saat sonrasında lif oranı yüksek armut, ayva gibi kabuklu meyvelerin tüketilebileceğini söyleyerek, “Yanına bir bardak süt gibi probiyotik içeriğe sahip, bağırsak hareketimizi hızlandıracak kaynakları ilave etmeliyiz. Aynı şekilde akşam yemeğinde de mümkün oldukça sebze yemeklerini de tercih etmeye özen göstermeliyiz. Kızartma ve kavurma gibi çok yağlı besinlerden uzak durmaya çalışacağız. Yine daha çok ızgara, haşlanmış yemekler ya da fırında hazırlanmış yemekleri tercih etmeye çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Sütlü tatlılar tercih edilmeli 

Tatlı tüketiminin çok yoğun olduğu bayram günlerinde sütlü tatlılar tercih edilmesini öneren Özdemir, bunun dışında tüketilen tatlılarda da porsiyonun küçültülmesi gerektiğini belirtti. Bununla birlikte günlük rutine mutlaka fiziksel aktivite eklenmesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, “Misafirliklerin yoğun olacağı bu süreçte ‘ben dışarıya çıkamam, buna zaman ayıramam’ diyenler için en basiti misafirliğe giderken bile arabamızı uzakta tutmak ya da daha yakın mesafelerde yürüyerek gitmeyi tercih etmek Bu bile fiziksel aktiviteyi en azından arttırmak için yardımcı olacaktır” dedi. 

Porsiyonların kişiden kişiye değiştiğini ifade eden Özdemir, mümkün oldukça düşük porsiyonlarda yemek gerektiğini belirterek, “Ortalama 60 ile 90 gram kırmızı et, yemeğin yanında pilav veya makarna yenecekse belki birkaç kaşık ekleyebiliriz. Yemeğimizi tatlıya da yer bırakacak şekilde ayarlamamız gerekiyor” diye konuştu.

Günde 8 bardak su 

Asitli içecekleri önermediklerini vurgulayan Özdemir, sıvı alımını kilogram başına 30 mililitre olarak hesapladıklarını belirterek, “En azından 8 ile 10 bardak su hedefiyle başlayacağız. Öğünden yarım saat önce ve yarım saat sonra olacak şekilde mutlaka bu hedefi tutturmaya çalışacağız” şeklinde konuştu.  

Neşra Durmaz
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi mezuniyet öncesi tıp eğitimi programı, uluslararası akredite programlar arasında SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi (MÖTE) Programı, Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği’ne (TEPDAD) yaptığı başvuru sonucunda altı yıl süreyle tam akreditasyon almaya hak kazandı. Akreditasyon belgesi, SANKO Üniversitesi Hastanesi Anadolu Toplantı Salonu’nda düzenlenen törende, TEPDAD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İskender Sayek tarafından SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı ile Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın ve Fakülte Yönetimine takdim edildi. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı törende yaptığı konuşmada, tıp fakültesinin bu başarıya uzun ve titiz bir hazırlık sürecinin ardından ulaştığını belirtti. Ayrıca üniversitenin farklı akademik birimlerde de önemli akreditasyon başarıları elde ettiğini anımsatan Prof. Dr. Dağlı, kurumsal akreditasyonun yanı sıra Sağlık Bilimleri Fakültesi programlarının tamamı ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Programı’nın da akredite olduğunu belirterek üniversitenin, ulusal ve uluslararası düzeyde rekabet gücünü artırma hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Bu kazanımın, verilen eğitimin niteliğini belgeleyen güçlü bir gösterge olduğunu ifade eden Prof. Dr. Dağlı, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın’ın şahsında emeği geçen tüm ekibi tebrik etti. Hiçbir başarının tesadüf olmadığına vurgu yapan Prof. Dr. Dr. Dağlı, "Elde edilen başarılar, güçlü bir ekip çalışmasının ürünüdür. Kurulduğumuz günden bu yana desteklerini esirgemeyen Onursal Başkanımız Abdulkadir Konukoğlu başta olmak üzere Mütevelli Heyet Başkanımız Zeki Konukoğlu ile SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanımız Adil Sani Konukoğlu’na, Mütevelli Heyet Üyelerimize, Üniversite Yönetimimize, akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimize teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı. Ekip ruhu ve disiplinli çalışmanın sonucu SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın da törende yaptığı konuşmada, fakültenin kuruluşundan bu yana akreditasyon hedefi doğrultusunda planlı ve kararlı bir şekilde çalıştıklarını vurguladı. Zorlu ve uzun soluklu bir sürecin sonunda elde edilen bu başarının büyük bir emek ve özverinin sonucu olduğunu dile getiren Prof. Dr. Akkın, fakültenin bugün geldiği noktanın gurur verici olduğunu söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti: "Fakültemizde sunulan eğitimin dünya kalite standartlarında olduğu resmiyet kazanmıştır. Bu tablo, yalnızca akademik başarının değil; aynı zamanda ekip ruhunun ve disiplinli çalışmanın sonucudur. Önümüzdeki süreçte de eğitim kalitemizi daha ileri taşımak için çalışmalarımıza aynı kararlılıkla devam edeceğiz." Prof. Dr. Akkın, başta Prof. Dr. Akkın, SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı ile üniversite yönetimi, akademik ve idari personel ile akreditasyon sürecinde görev alan öğrencilere katkı ve desteklerinden dolayı teşekkür etti. Sağlık alanındaki teknolojik dönüşüm doğru yönetilmeli Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (TEPDAD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İskender Sayek ise akreditasyon sürecinin yalnızca bir değerlendirme olmadığını, aynı zamanda hem öğrenen hem de öğreten yönüyle bir gelişim süreci olduğunu belirtti. Prof. Dr. Sayek, bir eğitim programının değerlendirilmesi, akredite edilmesi ve sonrasında sürekli iyileştirme çalışmalarının sürdürülmesinin toplumsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Akreditasyonun, nitelikli hekim yetiştirme sürecinde kritik rol üstlendiğini kaydeden Prof. Dr. Sayek, ulusal ve uluslararası ölçekte yürütülen akreditasyon çalışmaları hakkında da sayısal veriler paylaştı. "Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında Tıp Eğitimi Hedefleri" başlıklı sunumunda, hekimlik mesleğinin özüne değinen ve tıp eğitiminin mevcut durumu, dünyadaki gelişmeler ve Türkiye’nin bu alandaki hedefleri hakkında kapsamlı bilgiler veren Prof. Dr. Sayek, "Hekimlik; yalnızca bilgiye ve teknik beceriye dayanan değil, aynı zamanda vicdan, etik değerler ve insan odaklı bir yaklaşım gerektiren bütüncül bir meslektir. Sir William Osler’in 1903 yılında dile getirdiği, ‘Hekimlik, ticaret değildir; bir sanattır. Bir iş değil, bir görevdir. Bu görevde yüreğimiz aklımızla birlikte çalışmalıdır’ sözü, tıbbın hem bilimsel hem de insani yönünü en yalın haliyle ortaya koymaktadır. Günümüzde tıp, teknolojiyle iç içe ilerleyen bir alan haline gelmiştir. Ancak burada önemli bir noktaya dikkat çekmek gerekir: Hekimler yalnızca teknolojiyi kullanan değil, aynı zamanda onu geliştiren, yön veren ve ihtiyaçlara göre şekillendiren bireyler olmalıdır. Sağlık alanındaki teknolojik dönüşümün doğru yönetilmemesi, ilerleyen süreçte çeşitli riskleri de beraberinde getirebilir" dedi. Türkiye’nin tıp eğitimi alanında önemli bir değişim sürecinden geçtiğini söyleyen Prof. Dr. Sayek, bu sürecin başarılı olabilmesi için planlı, bilimsel ve sürdürülebilir adımlarla ilerlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Sunuculuğunu Tıp Fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi Hüseyin Hatımoğulları’nın yaptığı törene, SANKO Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Metin Bayram, Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, TEPDAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Uluslararası Akreditasyon Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Alimoğlu, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Tıp Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. İbrahim Halil Türkbeyler, SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayşen Bayram, SANKO Üniversitesi Hastanesi Genel Müdürü Dr. Sermet Kileci ile Başhekimi Prof. Dr. Yusuf Ünal Sarıkabadayı, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
Eskişehir Vali Erdinç Yılmaz, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümünü kutladı Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181. yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Haftası dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Mesajında Eskişehir’in güvenli şehir kimliğine vurgu yapan Yılmaz, "Polisimiz, devletimizin şefkatli ve kudretli elini temsil etmektedir" dedi. Türk Polis Teşkilatı’nın aziz milletin can ve mal güvenliğini büyük bir özveriyle koruduğunu belirten Vali Aksoy, teşkilatın modern donanımı ve eğitimli personeliyle Eskişehir’in her sokağında güven verdiğini vurguladı. Emniyet teşkilatının sadece suçla mücadelenin değil, toplumsal dayanışmanın ve huzurun da sarsılmaz bir teminatı olduğunu ifade eden Aksoy, tüm personelin bu anlamlı haftasını kutladı. "Eskişehirlilere canla başla hizmet etme gayreti içindeler" Gücünü yasalardan, desteğini ise milletten alan emniyet teşkilatına duyduğu güveni dile getiren Vali Aksoy, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Güvenli şehir Eskişehir’imizin ve ülkemizin asayişini büyük bir özveriyle koruyan Türk Polis Teşkilatımızın 181. kuruluş yıl dönümünü gururla kutluyoruz. Gücünü yasalardan, desteğini ise aziz milletimizden alan emniyet teşkilatımız; sadece suçla mücadelenin değil, toplumsal dayanışmanın ve huzurumuzun da sarsılmaz teminatıdır. Modern donanımı ve eğitimli personeliyle Eskişehir’imizin her sokağında güven veren polisimiz, devletimizin şefkatli ve kudretli elini temsil etmektedir. Eskişehir Emniyet Teşkilatımızın bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hizmetin en iyisine layık olan Eskişehirlilere canla başla hizmet etme gayreti içinde olacağına inanıyor ve onlara güveniyorum." "Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum" Vali Aksoy mesajının sonunda vatan uğruna canlarını feda eden emniyet mensuplarını anarak, "Bu anlamlı haftada, vatanı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor; Emniyet Müdürlüğümüzün her kademesinde görev yapan personele ve ailelerine sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Antalya Spor tutkunu 86 yaşındaki ’süper dede’, gençlere taş çıkartıyor Antalya’da spor tutkusuyla yaşıtlarına taş çıkartan 86 yaşındaki Mustafa Türkkan "Düzenli spor ve sağlıklı beslenme sayesinde formda kalıyorum. 90 yaşıma kadar spor yapmayı hedefliyorum" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla 7’den 70’e her yaş grubuna spor yapabilmesi için hizmete açtığı Antalya Spor ve Fitness Merkezleri’nde (ASFİM) vatandaşlar ücretsiz olarak sporla buluşmaya devam ediyor. Atatürk ASFİM Spor Salonu’nun müdavimlerinden 86 yaşındaki Mustafa Türkkan, spor tutkusuyla dikkat çekiyor. Haftanın üç günü düzenli olarak salona gelen Türkkan, yaşına rağmen fit görüntüsüyle gençlere ve yaşıtlarına taş çıkartıyor. Ağırlık kaldırıyor vücut çalışıyor Spor salonunun sevilen ismi Türkkan, gençliğinden bu yana sporla ilgilendiğini belirterek, "14 yaşından itibaren sporla ilgileniyorum. Boks ve halter branşlarıyla şampiyonluklar yaşadım. Uzun yıllar yurt dışında yaşadıktan sonra Türkiye’ye geri döndüm. Dört yıldır Antalya’da yaşıyorum. İki yıldır da ASFİM’e geliyorum. Spor yapmayı hayatım boyunca bırakmadım. Haftanın üç günü geliyorum. Spor salonunda ne kadar alet varsa hepsinde çalışıyorum. Kolay kolay yorulmuyorum. Vücut çalışıyorum, kol ve bacak egzersizleri çalışıyorum. Halter kaldırıyorum. Spora gelemediğim günlerde pişman oluyorum. 90 yaşıma kadar spor yapmayı hedefliyorum" dedi. Kahvehanede oturmasınlar hareket etsinler 4 çocuk ve 12 torun sahibi Türkkan, yaşı ilerlemiş olanlara spor yapmalarını tavsiye etti. "60-70 yaş ve üzerindeki kişilere bakıyorum yürüyemiyor merdiven çıkamıyorlar" diyen Mustafa Türkkan, "Çünkü spor yapmıyorlar. Kahvehanelerde ya da parkta banklarda oturuyorlar hareket etmiyorlar. Örneğin bakın Antalya Büyükşehir Belediyesi ücretsiz olarak vatandaşlara spor yapabilsin diye spor salonu yapmış. Benim tavsiyem ASFİM’lere gelsinler bir saat hareket etsinler çok faydasını görürüler. Sağlıklı bir vücutla hayata tutunmaları daha güçlü olur. Benim ciddi bir sağlık sorunum yok maşallah iyi durumdayım. Düzenli spor yapınca kaliteli uyku uyuyorum, kendimi hep dinç hissediyorum" diye konuştu.