VOLEYBOL - 28 Mart 2017 Salı 22:33

VakıfBank avantaj elde etti

A
A
A
VakıfBank avantaj elde etti

Normal sezonu lider tamamlayan VakıfBank, play-off çeyrek final ilk maçında deplasmanda karşılaştığı Beşiktaş’ı 3-2 mağlup etti.

Vestel Venus Sultanlar Ligi’nde normal sezonu lider bitiren VakıfBank, play-off çeyrek final ilk maçında deplasmanda karşılaştığı Beşiktaş’ı 3-2’lik (25-18, 25-23, 21-25, 20-25, 15-12) sonuçla yendi. Sarı-siyahlılar böylece 30 Mart Perşembe günü oynanacak rövanş öncesinde bir avantaj yakaladı. VakıfBank’ta maçın en skorer oyuncusu oyuncusu 28 sayıyla oynayan Zhu Ting olurken, 12 sayı üreten Lonneke Sloetjes ve 10 sayı bulan Gözde Kırdar da galibiyette pay sahibi oldu. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya YÖREX 22 Nisan’da kapılarını açıyor Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle 17 yıl önce başlatılan Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX), 22 Nisan’da ziyaretçilere kapılarını açacak. YÖREX öncesi konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, coğrafi işaretli ürünlerde hem tescil hem pazar büyüklüğüne dikkat çekerek, "Dünyadaki 200 milyar dolarlık coğrafi işaretli ürün piyasasından pay almak için çalışıyoruz" diye konuştu. "Sizin oraların nesi meşhur?" sloganıyla hayata geçirilen ve bu yıl 13’üncü kez düzenlenecek YÖREX, ANFAŞ Kongre ve Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, YÖREX öncesi düzenlenen basın toplantısında, Antalya’da gerçekleştirilen Yöresel Ürünler Fuarı ile Türkiye’nin yerel ürünlerinin coğrafi işaretlerle tescillenmesi, korunması, ekonomik değer kazanması ve hem ulusal hem de uluslararası alanda tanıtılması için yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "YÖREX, ekonomik kriz döneminde doğdu" YÖREX’in 2008 ekonomik krizi döneminde TOBB’un "Kriz varsa çare de var" kampanyası kapsamında ortaya çıktığını belirten Çandır, o dönemde yerli üretimin geri plana itilmesinin kırsaldaki üretim gücünü de zayıflattığını söyledi. Çandır, "2008 yılında Türkiye’nin yaşadığı ekonomik krizde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ’Kriz varsa çare de var’ diye bir kampanya başlatmıştı. O dönemde ekibimizle birlikte dedik ki bizim raflarımızı yabancılar istila etti; bize ait olanları tüketmek yerine yabancıların ürettiklerini tüketiyoruz. Bu tüketim anlayışı üretimden vazgeçilmesine yol açtı. Kırsal boşaldı, kadınlar işsiz kaldı, gençler işsiz kaldı. Kırsalda ekonomik hayat durgunluğa doğru gidiyordu. Biz de 14 bin yıllık Anadolu birikimine güvenerek, medeniyetlerden süzülüp gelen, kıyıda köşede kalmış yöresel ürünleri yeniden hayata geçirmek için çok sevdiğim ve herkes tarafından sevilen, merak uyandıran bir soruyla yola çıktık; ’Sizin oraların nesi meşhur’ dedik. O soruyla, o merakla birlikte Türkiye’nin bu yöresel ürün zenginliğini hep birlikte keşfettik" ifadelerini kullandı. "Coğrafi işaretli ürün sayısı 109’dan bin 832’ye çıktı" Yola çıkıldığında Türkiye’de 109 coğrafi işaretli ürün bulunduğunu hatırlatan Çandır, bugün bu sayının bin 832’ye ulaştığını kaydetti. Coğrafi işaretli ürünlerin Anadolu’nun binlerce yıllık birikimini taşıyan büyük bir ekonomik değer olduğunu vurgulayan Çandır, "Binlerce yıldan süzülüp gelen, onlarca medeniyetin damıtıldığı el emeği, göz nuru ürünlerin aslında müthiş bir sermaye ve büyük bir zenginlik olduğunu bir kez daha keşfettik. O gün harekete geçtik. Türkiye’deki 367 oda ve borsamızın desteğiyle kıyıda köşede kalmış ürünleri Antalya’da vitrine çıkardık. Dünyadaki gelişmeleri de izleyerek coğrafi işaretleme sistemini yeniden keşfettik. O gün 109 olan coğrafi işaretli ürün sayımızı bugün bin 832’ye taşıdık" dedi. Avrupa Birliği nezdinde de tescil süreçlerinin sürdüğünü belirten Çandır, "Dünyadaki 200 milyar dolarlık coğrafi işaretli ürün piyasasından pay almak için Avrupa Birliği’nde tescillerimize başladık. Şu anda 46 ürünümüz Avrupa Birliği’nde tescil edildi, 40 ürünümüzün süreci devam ediyor. Yine 500 yıldır dünyanın her yerinde Türk kahvesi olarak içilen Türk kahvesi de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından geleneksel ürün adı olarak tescillendi" diye konuştu. "Coğrafi işaret almak yetmiyor, sistemi güçlendirmemiz gerekiyor" Coğrafi işaretler alanında önemli mesafe katedildiğini ancak hedeflerin henüz uzağında olunduğunu dile getiren Çandır, yönetişim, denetim ve taklit ürünlerle mücadele konusunda yasal altyapının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çandır, "Çok yol katettik diye düşünebiliriz ama hayallerimizin çok gerisindeyiz. Coğrafi işaretler sistemiyle ilgili yönetişim mekanizmasının kurulması, denetimin sağlanması ve taklitlerin önüne geçilmesi için daha almamız gereken çok yol var. Geçtiğimiz günlerde de sorumlusu olduğum Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Marka Patent Meclisi ile birlikte Türk Patent Enstitüsümüz ve Tarım Bakanlığımızla bu konuda çalışmalar yaptık. Kurumsal olarak baktığımızda bu mesele bir yönüyle Sanayi Bakanlığı’nı, bir yönüyle Ticaret Bakanlığı’nı, bir yönüyle de Tarım Bakanlığı’nı ilgilendiriyor. Bu üç kurumu koordine edecek bir yönetişim sistemiyle, bu ürünlerin hakkını hukukunu koruyacak ve geliştirecek düzenlemeleri ortaya çıkarmak için yoğun biçimde çalışıyoruz" dedi. Bu çabanın sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir mücadele olduğunu vurgulayan Çandır, "Bu çaba, bir ustanın ölmesiyle kaybolan bir ürünü ya da bir neslin yok olmasıyla kaybolan bir geleneği yeniden ortaya çıkarma çabasıdır. Anadolu, onlarca medeniyetten gelen birikimiyle bize büyük bir zenginlik sunuyor. Bu fuarla, kıyıda köşede kalmış, kaybolmaya yüz tutmuş birçok ürünün yeniden ekonomiye kazandığını görüyoruz. Birçok kadın kooperatifimiz, birçok işletmemiz bu ürünleri yeniden üretmeye başladı. Bu farkındalık hem üretici hem tüketici nezdinde önemli ölçüde karşılık buldu. Hepimiz artık biliyoruz ki yöresel ürünler ya organik ya da organiğe yakın, geleneksel yöntemlerle üretiliyor. Bu nedenle daha güvenle tüketiyoruz" ifadelerini kullandı. "Antalya coğrafi işaretlerin merkezi oldu" Antalya’nın coğrafi işaretler konusunda önemli bir merkez haline geldiğini belirten Çandır, kentte kamu kurumları, üniversiteler ve meslek kuruluşlarının ortak çalışmalarıyla ciddi ilerleme sağlandığını söyledi. Çandır, "Antalya bu konuda merkez oldu. Gerek üniversitemizdeki merkez, gerek YÜCİTA, gerek Antalya Ticaret ve Sanayi Odamızın çalışmaları, yine valiliğimizin katkılarıyla coğrafi işaretler konusunda önemli yol alıyoruz. 2010 yılında Antalya’nın sadece iki coğrafi işaretli ürünü vardı; bunlardan biri Döşemealtı Halısı, diğeri Finike Portakalı idi. Şu anda 20 ürünümüz coğrafi işaretli. Sayın valimizin yoğun çabası ve tüm kurumların harekete geçmesiyle 182 ürünümüz için de başvuru yapıldı. Bunlar da tescil sırası bekliyor. Bu yönüyle coğrafi işaretler meselesinin merkezi Antalya oldu diyebiliriz" dedi. YÖREX’in sadece bir fuar olmadığını, aynı zamanda kentte yaşayan insanların memleket bağlarını güçlendiren bir işlev de gördüğünü belirten Çandır, "Antalya’nın bir başka özelliği, hem dünyadan hem Türkiye’nin farklı illerinden çok sayıda insanı barındırmasıdır. YÖREX’i gezerken en çok hissettiğimiz şey, Anadolu kokusunun yanında insanların memleketlerine duyduğu özlemdi. Buraya şu ya da bu sebeple göç etmiş insanlar çocuklarına kendi memleketlerini anlatıyor. ‘Benim dedem bunu yapardı, ninem bunu yapardı, annem bu çorbayı yapardı’ diyorlar. Yani YÖREX’in bir anlamda memleket hasretini gideren bir havası da var" diye konuştu. "Üreticiler birlikte hareket etmeli" Coğrafi işaretli üretimin sürdürülebilir hale gelmesi için üreticilerin birlikte hareket etmesini sağlayacak yapılara ihtiyaç olduğunu kaydeden Çandır, "En önemli unsurlardan biri, ‘coğrafi işareti alıyoruz da ne oluyor’ sorusunun cevabını bulabilmek. Bununla ilgili mevzuat çalışmalarımız sürüyor. Ancak tüm yerel yöneticilerimizden ve kamu idarecilerimizden isteğimiz, coğrafi işaretli üretim yapan üreticilerin bir araya geleceği yapıları oluşturmalarıdır. Bunun adına kooperatif diyebiliriz, özel bir model diyebiliriz ama birlikte hareket etmeyi sağlayacak organizasyonlar kurulmalı. O zaman bu ürünlerin hakkını hukukunu daha kolay savunur, daha iyi takip ederiz" dedi. 13 fuarda 2,5 milyonu aşkın ziyaretçi YÖREX’in 17 yıllık süreçte önemli bir birikim ortaya koyduğunu ifade eden Çandır, fuarın bugüne kadar hem katılımcı sayısı hem ziyaretçi sayısı bakımından dikkat çekici rakamlara ulaştığını belirtti. Çandır, "‘Sizin oraların nesi meşhur’ diye sormaya başlayalı yaklaşık 17 yıl oldu. O günden bugüne 13 fuar gerçekleştirdik. Bu 13 fuarımıza 5 bin farklı katılımcı katıldı. 2 buçuk milyonun üzerinde insan fuarımızı ziyaret etti. 81 ilimizin Kuzey Kıbrıs’la birlikte ürünlerini bu platformda insanlarımızla buluşturduk. 2009’da 109 olan coğrafi işaretli ürün sayısı bugün bin 832’ye ulaştı. Avrupa Birliği’nde tescillerimizi aldık. Kısacası, kısa gibi görünen bu çalışma döneminde önemli gelişmeler yaşadık. Ancak dünyadaki 200 milyar dolarlık pastadan daha fazla pay alabilmek için çok daha fazla çalışmamız gerektiğini biliyoruz" şeklinde konuştu. Bu yılki fuarın 22 Nisan’da açılacağını belirten Çandır, "Geçen sefer olduğu gibi yine Anadolu’ya yakışan Anadolu Ateşi gösterisiyle fuarımızı açacağız. Her gün sabah 10.00’dan akşam 20.30’a kadar fuarımız açık olacak. Şu an itibarıyla yaklaşık 70 ilimiz ve 500 civarında katılımcımız var. YÖREX’e gelen herkesi çocuklarını ve gençlerini de getirmeye davet ediyorum. Çünkü bu zenginlikle onları tanıştıramazsak bu ürünlerin üretimini de tetikleyemeyiz. Dolayısıyla annelerimizden, babalarımızdan çocuklarıyla birlikte YÖREX’e gelmelerini bekliyorum" dedi. "Panayır havasındaki etkinlikler, tadım amacıyla yapılmalı" Antalya’da "yöresel günler" adı altında düzenlenen ve kontrol altına alınamayan bazı etkinliklere ilişkin soruyu da yanıtlayan Çandır, fuar adı altında gerçekleştirilen kimi organizasyonların hijyen ve sağlık şartları bakımından sorunlar taşıdığını söyledi. Çandır, "Fuar adı altında çok fazla etkinlik yapıldığını, hijyenin ve sağlık şartlarının geri planda kaldığı, daha çok panayır havasında düzenlenen organizasyonlar olduğunu görüyoruz. Unutulmamalı ki bu etkinlikler tadım ve tanıtım amacıyla yapılmalı. Ancak zaman zaman ticari faaliyete dönüşüyor. O yüzden fuar kanununu koymuşuz. Fakat bu kurallar bazen unutulabiliyor. Bazen kamu yöneticilerinin memleketi olan hemşehri dernekleri, bazen şehirde belli sayıda üyesi olan hemşehri dernekleri bu tarz panayır usulü etkinlikler yapıyor. Ticaret Bakanlığı ile görüşüp bu sorunların önüne geçmek için çaba harcıyoruz" ifadelerini kullandı. "Tüm eksikler giderildi" Basın toplantısında konuşan ANFAŞ Başkanvekili Ziya Özden Tezgel ise ANFAŞ’ın ulaşım ve konum açısından Türkiye’nin en prestijli fuar merkezlerinden biri olduğunu belirtti. Tezgel, ANFAŞ’ın iskân ve işyeri açma belgesine ilişkin sorununun da kalmadığını ifade ederek, "Tüm eksikler yeni yönetmeliğe uygun hale getirildi. Kamu kurum ve kuruluşlarına ANFAŞ’ın kapıları sonuna kadar açıktır" dedi. Konyaaltı ilçesinde düzenlenen basın toplantısına; ATB Başkanı Ali Çandır, ATB Yönetim Kurulu Üyeleri, ANFAŞ Başkanvekili Ziya Özden Tezgel, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman ve çok sayıda basın mensubu katıldı.
Ordu Başkan Albayrak: "Perşembe’de alt ve üstyapı çalışmalarımız hız kesmiyor" Ordu’nun Perşembe ilçesinde devam eden altyapı ve üstyapı çalışmaları, kurumlar arası koordinasyon toplantısında tüm yönleriyle ele alındı. Perşembe Belediye Başkanı Cihat Albayrak, yürütülen çalışmaların ilçenin yaşam kalitesini artıracak önemli bir dönüşüm süreci olduğunu belirterek, projelerin kararlılıkla sürdürüldüğünü söyledi. Perşembe ilçe merkezinde devam eden altyapı ve üstyapı çalışmalarını değerlendirmek amacıyla kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildi. İlgili kurumların yetkililerinin katılımıyla yapılan toplantıda, başta Atık Su Arıtma Terfi Merkezi projesi olmak üzere sahadaki tüm çalışmalar detaylı şekilde ele alındı. Toplantıda mevcut çalışmaların son durumu değerlendirilirken, devam eden imalatlar ve kurumlar arası koordinasyon gerektiren konular masaya yatırıldı. İlçe genelinde sürdürülen altyapı yenileme ve iyileştirme çalışmaları kapsamında planlanan işlerin takvimi gözden geçirilirken, sahada karşılaşılan ihtiyaçlara yönelik atılacak adımlar da istişare edildi. Üstyapı çalışmaları kapsamında yağmur suyu hatları, doğalgaz altyapısı, kanalizasyon, yol düzenlemeleri ve sokak aydınlatmalarının eş zamanlı olarak hayata geçirileceği belirtildi. Yürütülen çalışmaların sahiller başta olmak üzere ilçe genelinde yaşam kalitesini artıracağını vurgulayan Belediye Başkanı Cihat Albayrak, "Mavi bayraklı Perşembe’mizin doğal güzelliklerini koruyarak daha güçlü bir altyapıyla geleceğe taşımak en temel önceliklerimizden biridir. Bu süreçte esnafımızdan öğrencilerimize kadar tüm hemşehrilerimizin göstermiş olduğu sabır ve anlayış için teşekkür ediyorum" dedi. Belediye Başkanı Albayrak, yatırımın hayata geçirilmesinde destek veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e teşekkür etti. Öte yandan toplantıda, geçen günlerde gerçekleştirilen ihale ile toplamda 500 milyon TL’ye yaklaşan altyapı ve üstyapı yatırımının ilçeye kazandırıldığı ifade edildi.
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi’nde bir bölüm daha akredite edildi Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde yer alan Finans ve Bankacılık Lisans Programı, akredite edildi. Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde yer alan Finans ve Bankacılık Lisans Programı, Sosyal Beşeri Temel Bilimler Akreditasyon ve Rating Derneği (STAR) tarafından yürütülen değerlendirme süreci sonucunda akredite edildi. Bu kapsamda programın akreditasyonu 11 Mart 2026-11 Mart 2030 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde tescillendi. Değerlendirme sürecinde programın eğitim-öğretim yapısı, ders içerikleri, akademik kadro, öğrencilere sunulan imkânlar ile sürekli iyileştirme çalışmaları çok boyutlu olarak incelendi ve ulusal kalite standartlarına uygunluğu belgelendi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, "Üniversitemizde yürütülen eğitim-öğretim faaliyetlerinde kalite güvencesini temel bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. Finans ve Bankacılık Programımızın STAR akreditasyonunu alması, bu kapsamda yürütülen çalışmaların bir göstergesidir. Programlarımızın eğitim standartlarını karşıladığını görmek, hem akademik kadromuzun hem de öğrencilerimizin çabasının bir sonucudur" dedi. Akreditasyon sürecini sadece bir belge alma süreci olarak görmediklerini kaydeden Rektör Topal, "Bu süreçler, eğitim-öğretim faaliyetlerinin düzenli olarak gözden geçirilmesini, mevcut durumun analiz edilmesini ve gerekli iyileştirmelerin planlı bir şekilde hayata geçirilmesini sağlayan bir kalite güvence mekanizmasıdır. Bu yaklaşım, programlarımızın kalitesini daha da ileriye taşımayı hedefliyor" diye konuştu. Kalite odaklı çalışmaların daha da yaygınlaştırılacağını söyleyen Rektör Topal, üniversite genelinde kalite odaklı çalışmaların yaygınlaştırılmasına yönelik yürütülen faaliyetlere dikkat çekerek, akreditasyon sürecine katkı sunan akademik ve idari personele teşekkür etti. Toplam akredite edilen program sayısı 26 oldu Son değerlendirmelerle birlikte Kastamonu Üniversitesi bünyesinde akredite edilen program sayısı 26’ya yükseldi. Daha önce Eğitim Fakültesinde Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Fen Bilgisi Öğretmenliği, İlköğretim Matematik Öğretmenliği ve Sınıf Öğretmenliği; Fen Fakültesinde Biyoloji ve Matematik; İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde İşletme ile Uluslararası Ticaret ve Lojistik; İletişim Fakültesinde Radyo, Televizyon ve Sinema ile Gazetecilik; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinde Tarih; Spor Bilimleri Fakültesinde Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği gibi programlar akredite edilmişti. Ayrıca Turizm Fakültesinde Turizm Rehberliği ile Gastronomi ve Mutfak Sanatları, meslek yüksekokullarında ise çeşitli programlar daha önce akreditasyon sürecini tamamlamıştı. Kastamonu Üniversitesinde kalite odaklı çalışmalar kapsamında akreditasyon süreçleri devam eden programlar da bulunmakta olup, akredite program sayısının önümüzdeki dönemde artması bekleniyor.
Antalya BAKİF26’da kadın milli sporculara ilgi Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Batı Akdeniz Kariyer ve İstihdam Fuarı (BAKİF26) kapsamında, fuarın ikinci gününde gerçekleştirilen ’Kadın Sporcularda Kariyer Yolculuğu: Azim, Eğitim, Başarı’ konulu panel, gençlerin yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi olan kadın milli sporcular, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenen panelde, hem üniversite öğrencisi hem de milli sporcu olarak edindikleri deneyimleri katılımcılarla paylaştı. Panele milli boksör Berfin Kabak, milli golfçü Sude Bay, milli atlet Zeynep Erkal ve milli tırmanışçı Zeliha El katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tennur Yerlisu Lapa üstlendi. Kadın sporcuların ilham veren hikayeleri paylaşıldı Panelde söz alan milli sporcular, kariyer yolculuklarını ve elde ettikleri başarıları anlatarak gençlere ilham verdi. Milli boksör Berfin Kabak’ın 6 kez Türkiye şampiyonu olduğu, İslam Oyunları’nda ikincilik elde ettiği ve Great Silk Way turnuvasında şampiyonluk kazandığı, aynı zamanda 65 kilo kategorisinde olimpik siklet temsilcisi olduğu aktarıldı. Milli golfçü Sude Bay’ın ise 5 kez Türkiye şampiyonluğu yaşadığı, Avrupa kupalarında şampiyonluklar elde ettiği ve 2 kez Avrupa Takım Şampiyonu olarak önemli bir başarıya imza attığı belirtildi. Milli tırmanışçı Zeliha El’in Türkiye olimpik takım sporcusu olduğu, 7 Türkiye şampiyonluğu bulunduğu ve Avrupa Gençler kategorisinde yarı final başarısı elde ettiği ifade edildi. Milli atlet Zeynep Erkal’ın da 6 kez Türkiye şampiyonu olduğu, U18 Balkan ikinciliği ve U20 Balkan üçüncülüğü derecelerine sahip olduğu vurgulandı. Aile desteği ve disiplin vurgusu Sporcular, başarıya giden yolda disiplinli çalışmanın ve aile desteğinin önemine dikkat çekti. Yoğun antrenman temposuna rağmen eğitimlerini sürdürdüklerini belirten sporcular, kadın sporcu olmanın getirdiği zorluklara rağmen azimle çalışarak hedeflerine ulaştıklarını ve gençlere rol model olmayı amaçladıklarını dile getirdi. Gençlere önemli tavsiyeler Panelde öğrencilere tavsiyelerde bulunan sporcular, hedeflere ulaşmak için özgüven, disiplin ve kararlılığın önemine vurgu yaparken, mental dayanıklılığın geliştirilmesinin de başarıda kritik rol oynadığını ifade etti. Soru-cevap bölümünde ise milli formayı giymenin en büyük gurur kaynağı olduğu belirtildi. Moderatörden anlamlı mesajlar Panelin moderatörü Tennur Yerlisu Lapa, tekvando geçmişi ve dünya şampiyonluğu tecrübesiyle sporcuları çok iyi anladığını belirterek, gençlerin hem akademik hem de sportif alanda önemli başarılara imza atacaklarına inandığını söyledi. Prof. Dr. Tennur Yerlisu Lapa, öğrencilerin ilerleyen yıllarda spor yöneticiliği ve antrenörlük gibi alanlarda Türk sporuna katkı sunacak bireyler olarak yetişmelerinin büyük önem taşıdığını da ifade etti. Panel, gençlerin yoğun ilgisi ve ilham verici paylaşımlarla sona ererken, etkinlik sonunda öğrenciler milli sporcularla hatıra fotoğrafı çektirdi.
Kastamonu Taşköprü Belediyesi’nin inşa ettiği atlı turizm merkezi yükseliyor Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde Belediye tarafından hayata geçirilen projeyle inşa edilen Atlı Turizm Merkezi’nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. Taşköprü Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Atlı Turizm Merkezi’nde çalışmalar aralıksız sürüyor. Taşköprü’de sosyal yaşamı canlandıracak ve ilçeye yeni bir cazibe noktası kazandıracak projelerden biri olan Atlı Turizm Merkezi için çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Taşköprü Belediyesi Konukevi yanında bulunan alanda yapımına başlanan proje, tamamlandığında hem ilçe halkına hem de dışarıdan gelen misafirlere hitap edecek modern bir yaşam alanı olacak. Taşköprü Belediyesi’nin vizyon projeleri arasında yer alan merkezde; restoran alanı, çocuk oyun alanları, at binme sahaları ve vatandaşların keyifle vakit geçirebileceği sosyal donatılar yer alacak. "Taşköprü’nün geleceğine yatırım yapıyoruz" Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, ilçede projelerin bir bir hayata geçirildiğini belirterek, çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü ifade ederek, "Taşköprü’müzde projelerimizi bir bir hayata geçiriyoruz. Geleceğe yatırım anlayışıyla ilçemizin ihtiyaçlarını karşılayacak, sosyal yaşamına değer katacak eserleri kazandırmaya devam ediyoruz. Atlı Turizm Merkezimiz de bu anlamda önemli projelerimizden biri. Restoranı, çocuk oyun alanları, at binme sahaları ve sosyal yaşam alanlarıyla birlikte hem ilçemize gelen misafirlerimizin hem de hemşehrilerimizin keyifle vakit geçirebileceği modern bir alan inşa ediyoruz. Ekiplerimiz sahada aralıksız şekilde çalışmalarını sürdürüyor" ifadelerini kullandı.