EKONOMİ - 21 Mart 2017 Salı 16:00

Vodafone, Dünya Down Sendromu Gününde Düşler Mutfağı'nı ağırladı

A
A
A
Vodafone, Dünya Down Sendromu Gününde Düşler Mutfağı'nı ağırladı

Türkiye Vodafone Vakfının 9 yıl önce Alternatif Yaşam Derneği (AYDER) işbirliğiyle hayata geçirdiği 'Düşler Akademisi' projesi kapsamında kurulan 'Düşler Mutfağı'nın marifetli öğrencileri, 21 Mart Dünya Down Sendromu Gününde Vodafone'na Plaza'ya konuk oldu. Çalışanlarla bir araya gelen öğrenciler, kendi ürettikleri kurabiyeleri sattı.

Vodafone, 21 Mart Dünya Down Sendromu Gününde engel tanımayan gençleri Maslak'taki plazasında ağırladı. Yapılan açıklamada, Türkiye Vodafone Vakfının 9 yıl önce Alternatif Yaşam Derneği (AYDER) işbirliğiyle hayata geçirdiği 'Düşler Akademisi' projesi kapsamında kurulan Düşler Mutfağının marifetli öğrencileri, plazanın giriş katında açılan stantta ve gün boyunca gönüllüler eşliğinde katlarda dolaşarak, kendi ürettikleri kurabiyeleri sattı. Öğrenciler, çalışanlarla keyifli bir gün geçirdi ve bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.

Şirket olarak çifte sorumluluk anlayışıyla ticari faaliyetleri kadar sosyal sorumluluklarına da öncelik verdiklerini belirten Türkiye Vodafone Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Süel, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, "Kurumsal sosyal sorumluluk alanında yaptığımız yatırımlar, insan hayatına değdiğimiz, yaşam biçimlerini iyileştirdiğimiz ve ihtiyaç sahibi kesimlerle buluştuğumuz için bizim için ayrı bir önem ve anlam taşıyor. Vakıf çatısı altında bugüne kadar yaptığımız sosyal yatırımlar 29 milyon TL'yi bulurken, gerçekleştirdiğimiz projelerle yaklaşık 4 milyon vatandaşımızın hayatına dokunduk. Engelli bireyler özelinde baktığımızda, bu vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştıracak ürün ve servislerimizle bugüne kadar toplam 140 binden fazla engelli ve dezavantajlı bireye ulaştık. 'Düşler Akademisi' projemizle de 5 bin gencimizin hayatına dokunduk. Akademinin Ataşehir'deki merkezinde sanat atölyelerinin yanı sıra iş hayatına hazırlık, iletişim becerileri, bireysel koçluk gibi kişisel gelişim atölyeleri bulunuyor. Bu atölyelerden mezun gençlere profesyonel sanat kariyeri yolu açarak aslında birer gelir modeli sunuyoruz. Düşler Mutfağı da bugün birçok kurumsal firmanın toplantılarına catering hizmeti veriyor. 21 Mart'ta Vodafone Türkiye'nin davetlisi olarak geldikleri Maslak'taki merkez binamızda kendi yaptıkları leziz kurabiyeleri bizlerle paylaştılar" dedi.

Türkiye Vodafone Vakfı, Alternatif Yaşam Derneği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ortaklığında hayata geçirilen 'Düşler Akademisi' projesi ile fiziksel ve/veya psikolojik çeşitli engelleri bulunan ya da maddi yetersizliklerinden dolayı toplumsal dışlanmaya maruz kalan dezavantajlı gençlere sanat yoluyla kendilerini ifade etmeleri, yeni fikirler üretmeleri, aktif ve üretken bireyler olarak toplumda yer almaları için fırsatlar sunuluyor. Bu kapsamda, başta tiyatro, dans, resim, enstrüman eğitimi, fotoğrafçılık branşlarında sanat atölyeleri olmak üzere, iş hayatına hazırlık, iletişim becerileri, bireysel koçluk gibi kişisel gelişim atölyeleri düzenleniyor. Yapılan açıklamada, 'Düşler Akademisi'nde 220 down sendromlu öğrenci bulunduğu bildirildi.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.