SAĞLIK - 28 Aralık 2020 Pazartesi 14:21

W oturuş nedir, Çocuklarda W oturuş zararları ve düzeltme tedavisi

A
A
A
W oturuş nedir, Çocuklarda W oturuş zararları ve düzeltme tedavisi

Çocuklarda çeşitli oturuş bozuklukları olduğunu ifade eden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Tayfun Açıkgöz, bu oturuş bozukluklarından W şeklinde oturmayla çocuklarda yaygın olarak karşılaşıldığını söyledi. Peki W oturuş nedir, Çocuklarda W oturuş zararları ve düzeltme tedavisi nelerdir...

Çocukların W oturma şeklinin hafife alınmaması gerektiğini ifade eden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Tayfun Açıkgöz, bu oturma şeklinin gelişimini ve vücut yapısını etkilediğini söyledi. Çocuklarda çeşitli oturuş bozuklukları olduğunu ifade eden Doruk Sağlık Grubu Yıldırım Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Tayfun Açıkgöz, bu oturuş bozukluklarından W şeklinde oturmayla çocuklarda yaygın olarak karşılaşıldığını söyledi. Açıkgöz, "W oturma, bir çocuğun dizleri bükülmüş ve ayakları kalçalarının her iki yan tarafında ve dışında olacak şekilde yerde oturmasıdır. Çocuğa yukarıdan baktığınızda, bu oturuş şeklinin W harfine benzemektedir. Bu, en çok yeni oturmaya başlayan çocuklarda görülmektedir. 2 ile 3 yaşları arasında çocuklarda yaygın olarak karşılaşılmaktadır. Ancak bu oturuş şekline daha büyük yaştaki çocuklarda da fark edebilir. Bu şekilde oturmak çocuklar için doğal, kolay bir geçiş yoludur. Bu sebeple çocuklar genellikle emeklemeden oturmaya geçiş yaptıkları dönemde W oturma şeklini sıklıkla kullanırlar. Çocukların bedenleri, eklemleri, kasları esnektir. Çocukların genel hareket açıklıkları daha fazladır. Bu sebeple çocukların çoğu kolayca bu pozisyonda oturabilirler. Çocuğun düşük kas tonüsüne sahip olma durumunda, güçsüz kaslara sahip olan bu çocuklar denge kurmakta ve duruşta ek stabilite sağladığı için W pozisyonda oturmaya eğilimlidir. Çocuğun kaslarının gergin kas tönüsüne sahip olunan nöromusküler rahatsızlıkları olan çocuklar bu pozisyonda oturmaya eğilimlidir. Çocuğun eklemlerinde aşırı esneklik halinin bulunması durumunda olan çocuklar bu pozisyonda oturmaya eğilimlidir. Çocukların büyüme ve gelişme döneminde olduğunu düşünürsek, ideal olmayan W oturuş pozisyonunun çocuğun gelişimini ve vücut yapısını etkilemesi kaçınılmazdır" dedi.

'Mümkün olan en kısa sürede düzeltmelisiniz'

W şeklinde oturuşu çocuklar alışkanlık haline getirirse, gelişme döneminde bulunan çocuğun kalça ve diz eklemleri ile bacak kemiklerinin normal gelişiminin etkilenebileceğini belirten Açıkgöz, "Çocuklar, güç ve hareket ile ilgili becerilerinin en önemli temellerini erken çocukluk döneminde geliştirmeye başlarlar. Ailelerin bu büyüme ve gelişme döneminde çocuklarının fiziksel gelişmesini gözlemeleri oldukça önem taşımaktadır. Çocuğun oturuş şekli yani W şeklinde oturup oturmadığı ve özellikle çocuğun bunu bir alışkanlık haline getirip getirmediğine dikkat etmelidir. Küçük çocuklarda W şekilde oturuş başlangıçta çok fazla endişelenmeyi gerektiren bir durum olmayabilir. Günümüzde eğer beraberinde bir başka rahatsızlık yoksa çocukların çoğunun zaman içerisinde, kendiliğinden bu oturma şeklinden vazgeçtikleri bilinmektedir. Ancak yürümeye başladıktan sonra bu oturuş şeklini alışkanlık haline getirip getirmediğine dikkat edilmelidir. 3 ile 4 yaşından büyük çocuklarda sonra çocuğun sürekli olarak bu pozisyonu tercih ettiğini fark ederseniz ve özellikle beraberinde başka bir sorun da varsa, çocuğunuzu bu pozisyonda oturmaması için teşvik edilmelidir. Kötü alışkanlıkları bırakmak zordur. Bu sebeple fırsat varken onların sağlıklı gelişmelerine yardımcı olmalıyız. Mümkün olan en kısa sürede düzeltmelisiniz. Çocuğunuzun fiziksel olarak dengeli gelişimine yardımcı olacak başka şekillerde oturmayı teşvik etmelisiniz. Çocukların alışkın oldukları oturma pozisyonunu birdenbire değiştirmek kolay olmayabilir. Bununla birlikte sabırla, nazik bir şekilde hatırlatma ve yönlendirmeler yapmak en iyisidir. Çocuğunuzun yerde sık olarak oturma şeklinde değişikliklere imkan veren yer oyunlarını seçmek akıllıca bir yaklaşım olabilir" şeklinde konuştu.

Açıkgöz, çocuğun 3-4 yaşlarından sonra sürekli bu pozisyonu tercih etmesi veya başka sorunlarla karşılaşılması halinde mutlaka bir doktora başvurulması gerektiğini söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.