SAĞLIK - 13 Kasım 2022 Pazar 13:25

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi hizmet vermeye başlayacak

A
A
A
Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi hizmet vermeye başlayacak

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Başbakan Ünal Üstel’in katılacağı törenle 21 Kasım’da Yeniboğaziçi’nde açılacak olan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi; Gazimağusa ve İskele bölgesinde son teknoloji donanım ile anjiyo, koroner ve genel yoğun bakım, MR ve tomografi gibi hayat kurtaran uygulamaları gerçekleştiren tek sağlık üssü olma özelliği taşıyor.

Yakın Doğu Oluşumu’nun Yeniboğaziçi’nde yatırımını tamamladığı Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Başbakan Ünal Üstel’in katılımıyla düzenlenecek ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti protokolünü bir araya getirecek görkemli bir törenle, 21 Kasım Pazartesi günü açılacak.

Son teknoloji ile donatılmış tam teşekküllü Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi, bütün branşlarda hizmet verirken; Gazimağusa ve İskele bölgelerinde anjiyo, koroner ve genel yoğun bakım, MR ve tomografi gibi hayat kurtaran uygulamaları gerçekleştiren tek sağlık üssü olarak büyük bir ihtiyacı karşılayacak.

Yakın Doğu Oluşumu’nun 6’ıncı hastanesi Yeniboğaziçi’nde

Lefkoşa’da hizmet veren Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, Yakın Doğu Üniversitesi Diş Hastanesi ve Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi ile Girne’de hizmet veren Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi ve Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Diş Hastanesi ile sağlık alanında modern altyapısı ve yetkin hekim kadrosu ile her alanda halka hizmet veren Yakın Doğu Oluşumu Hastanelerinin sayısı da Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi ile altıya yükselecek. Açılışla birlikte, Yakın Doğu Oluşumu’nun oluşturduğu yüksek standartlarlı sağlık hizmeti ağı ülke geneline yayılacak.

Bütün branşlarda yüksek standartlı hizmet

21 Kasım’da Yeniboğaziçi’nde hizmet vermeye başlayacak olan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi sahip olduğu yüksek teknolojik donanımı, yetkin hekim kadrosu ve deneyimli sağlık çalışanlarından oluşan ekibiyle ile başta kalp ve damar cerrahisi olmak üzere; dahiliye, genel cerrahi, çocuk sağlığı, kadın doğum, üroloji, nöroloji, beyin ve sinir cerrahisi, göğüs hastalıkları, beslenme ve diyetetik, göz, deri, kulak-burun-boğaz, enfeksiyon hastalıkları, plastik ve rekonstrüktif cerrahi, ortopedi ile aile hekimliği branşlarında hizmet verecek. Tam donanımlı acil servisi ve yoğun bakım üniteleri ve ameliyathanleri ile Yeniboğaziçi’ndeki Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, bölge halkının kaliteli sağlık hizmetlerini karşılarken, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi ve Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi ile sağlık turizmi alanında da ülkeye önemli bir katkı sunacak.

Yakın Doğu Oluşumu’nun 2010 yılından bu ayan Lefkoşa’da, 2016’dan beri ise Girne’de sağlık hizmeti verdiğini hatırlatan Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Bugüne kadar hastanelerimize tedavi görmek için başvuran insan sayısı 2,5 milyonu aşıyor. Bu sayının ülke nüfusumuzun yaklaşık 6,5 katı olduğu düşünüldüğünde sağladığımız katkının boyutu daha iyi anlaşılabilir. Ayrıca 226 bin insanımız hastanelerimizde yatarak tedavi gördü, 50 bine yakın ameliyat gerçekleştirdik ve 6 bin bebek dünyaya gözlerini hastanelerimizde açtı” ifadesini kullandı.

“İnsanlarımızın hayatlarına dokunmak, yaşam kalitelerini artırmak ve muhtemel bir sağlık problemi durumunda kendilerini, kendi ülkelerinde huzurlu hissettirmek gururumuzun ve mutluluğumuzun en büyük kaynağı oldu” diyen Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Yakın Doğu Üniversitesi Hastanemiz ve Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanemize, Yeniboğaziçi’nde açılışını yaptığımız Yakın Doğu Üniversitesi Hastanemizin de eklenmesiyle bu sayılar yükselmeye devam edecek. Diğer yandan son teknoloji ile donatılan tam teşekküllü hastanelerimizle bir yandan insanımızın sağlık ihtiyaçlarını karşılarken diğer yandan sağlık turizmine de ağırlık vererek ekonomiye kazandırdığımız bu katma değerli alanı büyütmeye, geliştirmeye devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.