KÜLTÜR SANAT - 24 Mayıs 2011 Salı 14:12

Yalçın Tosun'a büyük ödül

A
A
A
Yalçın Tosun'a büyük ödül

2011 Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü, Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler adlı kitabıyla Yalçın Tosun’a verildi.

Yazar, gazeteci ve Notre Dame de Sion mezunlarından oluşan dokuz kişilik jüri tarafından bu yılki ödüle layık görülen Yalçın Tosun, ödülünü 26 Mayıs Perşembe akşamı Fransız Sarayı’nda,  yapılacak törenle alacak.

 

Jürinin gerekçeli kararında “Yalçın Tosun, Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler kitabında öyküye yeni bir ruh getirmiştir. ‘Kendi geçmişin kadar tehlikeli bir şey yoktur’ sözleriyle başlayan eserde anne, baba, kardeşler ve arkadaşlar etrafında örülmüş, karşılıksız aşk, nefret, özlemler, tutkular, suçluluk duyguları ve insana ait ne varsa kısa ama bir iğne oyası inceliğinde dokunarak anlatılmıştır.” denildi.

 

Yapı Kredi Yayınları tarafından Kasım 2009’da yayımlanan ve okurların beğenisini kazanarak ikinci baskısını yapan Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler, edebiyatımızın genç yazarlarından Yalçın Tosun’un öykü dünyasının ipuçlarıyla dolu bir öykü destesi. İnsana, dünyaya, çevresine, dahası kendi içine eğilip bakma gözüpekliğini gösteriyor yazar. Dostluğu, sevgiyi, mutluluk arayışını hüzünle dillendiriyor. Dile gelmeyen, onun kaleminde incelikli bir kurguyla, alttan alta duyuruluyor. Bu kitabı yeni öykücülüğümüze hatırı sayılı bir katkı olarak görüp okumalı…


Jüri, bu yıl, İletişim Yayınları tarafından yayımlanan, Aksak Ritim adlı kitabına Gaye Boralıoğlu’na da Mansiyon Ödülü verilmesini de kararlaştırdı. Gerekçeli kararda “Aksak Ritim kitabında, romanların renkli, hareketli, tutkulu, hüzün barındıran neşesini kıvrak bir dille anlatıyor Gaye Boralıoğlu. Güldane ve Halil’in tutkulu aşkı Yunus’un darbukası eşliğinde film şeridi gibi akıyor.” denildi.

 

NDS Edebiyat Ödülü ilk olarak 2009’da Kalenderiye adlı romanıyla yazar Gürsel Korat'a verildi. Ayşegül Çelik ise, Şehper, Dehlizdeki Kuş adlı eseriyle mansiyona layık görüldü. 2010 Ödülü Türkçeye çevirisi Yıldız Ademoğlu Atlan tarafından yapılan Magnus adlı romanıyla Fransız yazar Sylvie Germain’e verildi.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de evde sağlık hizmetiyle hayatlar kolaylaşıyor Mersin Büyükşehir Belediyesi, Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürüttüğü ‘Evde Sağlık ve Bakım Hizmetleri’ ile yaşlı, hasta ve engelli vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. 13 ilçede aralıksız sürdürülen hizmet kapsamında ekipler, en ücra mahallelere kadar ulaşarak vatandaşların hem sağlık hem de kişisel bakım ihtiyaçlarını karşılıyor. İnsan odaklı sosyal belediyecilik anlayışıyla yürütülen hizmetler kapsamında; kişisel bakım, banyo, saç-sakal tıraşı, tırnak kesimi, perine bakımı, ev temizliği ve sağlık kontrolleri gibi birçok işlem titizlikle gerçekleştiriliyor. Özellikle Anamur, Bozyazı ve Aydıncık ilçelerinde yaylalardan merkez mahallelere kadar geniş bir alanda hizmet veren ekipler, ihtiyaç sahiplerine bir telefon kadar yakın oluyor. Evde Sağlık ve Bakım Hizmetleri ekipleri, vatandaşların evlerini kendi evlerinden ayırmadan çalışırken, sıcak iletişimleriyle de takdir topluyor. Hizmet sonrası geride gülen yüzler bırakan ekipler, vatandaşlara moral ve umut kaynağı oluyor. Büyükşehir Belediyesinin ’doğumdan ölüme belediyecilik’ anlayışı doğrultusunda sunduğu hizmetlerden yararlanmak isteyen vatandaşlar Alo 185 Çağrı Merkezi aracılığıyla başvuruda bulunabiliyor. Anamur, Bozyazı ve Aydıncık Evde Bakım ve Temizlik Biriminde görev yapan Figen Koşar, talep oluşturan tüm vatandaşlara memnuniyetle hizmet verdiklerini belirterek, "Vatandaşlarımızın kişisel bakım ve temizlik ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Gerektiğinde Toroslar’ın zirvelerine kadar çıkıyoruz. Ev süpürme, silme ve dolap temizliği gibi işlemleri de gerçekleştiriyoruz. Vatandaşlarımız bizi kendi evlatları gibi görüyor" dedi. Bozyazı ilçesinde hizmetten faydalanan Mehmet Sert ise uzun yıllardır çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle bakıma ihtiyaç duyduğunu ifade ederek, "Büyükşehir Belediyesi sayesinde rahat ettik. Banyomu yaptırıyor, bakımlarımı gerçekleştiriyorlar. Çok memnunuz" diye konuştu. Eşi Nuray Sert de aldıkları hizmet sayesinde hayatlarının kolaylaştığını belirterek, "Ekipler eşimin tüm bakımını yapıyor. Ev temizliğine de geliyorlar. Hepsi evimizin çocukları gibi oldu" ifadelerini kullandı. Mersin Büyükşehir Belediyesi, Evde Sağlık ve Bakım Hizmetleri ile vatandaşların yaşam kalitesini artırmayı sürdürüyor.
Erzurum Başkan Sekmen: "Türkiye artık tek tipçi zihniyetlerin değil; millet iradesinin ülkesidir" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin Bey’in öncülüğünde hayata geçirilen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinliklerinin; sadece bir takvim çalışması olmadığını ifade ederek, "Aziz milletimizin mayasını taşıyan bir eğitim anlayışının güçlü bir tezahürüdür" dedi. Başkan Sekmen, eğitimin bir karakter inşası, değer aktarımı ve şahsiyet kazandırmak olduğunu vurgulayarak, "Eğitim; istikbalimizi emanet edeceğimiz evlatlarımızı kökü mazide, gözü atide yetiştirme meselesidir. Ramazan ayı; paylaşmanın, merhametin, dayanışmanın en yoğun yaşandığı mübarek bir zaman dilimidir. Bakanlığımızın yayımladığı rehberlerde açıkça görülmektedir ki bu etkinlikler gönüllülük esasına dayalıdır, öğrencilerimizin gelişim düzeyleri dikkate alınmaktadır ve hiçbir şekilde zorlayıcı ya da ayrıştırıcı bir mahiyet taşımamaktadır. Amaç; adalet duygusu gelişmiş, vatanını seven, sorumluluk sahibi, vicdanlı bir nesil yetiştirmektir" şeklinde konuştu. "Atılan her adımı yürekten destekliyoruz " Türkiye Yüzyılı’nda eğitimin; bilgiyi değerle, aklı vicdanla, başarıyı şahsiyetle buluşturmaya devam edeceğini ifade eden Başkan Sekmen, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada " Bunun laiklikle çeliştiğini iddia etmek ise meseleyi ideolojik bir zemine çekmekten başka bir şey değildir. Sayın Bakanımızın Gazi Meclisimizde ifade ettiği gibi; eski Türkiye’nin vesayetçi, elitist anlayışı artık geride kalmıştır. Bugün Anadolu’nun bağrından çıkan bir evladın, milletinin değerlerini savunarak bu ülkenin eğitim politikalarını belirlemesi, demokrasimizin geldiği noktayı göstermektedir. Türkiye artık tek tipçi zihniyetlerin değil; millet iradesinin ülkesidir. Bu vesileyle Milli Eğitim Bakanımız Sn. Prof. Dr. Yusuf Tekin Bey’in yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyor; geleceğimizin emaneti olan evlatlarımızın hem akademik hem ahlaki yönden güçlü yetişmesi için atılan her adımı yürekten destekliyoruz" diye konuştu.
Hatay Depremin yaralarının sarıldığı Hatay’da kütüphane sayısı arttı Hatay’da depremde hasar gören ve aslına uygun şekilde restore edilen Ulviye Nuriye Civelek Çocuk Kütüphanesi düzenlenen törenle açıldı. Vali Mustafa Masatlı, kentte deprem öncesi 21 olan kütüphane sayısının 24’e çıktığını belirterek, "2023 yılında il genelindeki toplam kitap sayımız 294 bin 334 iken, 2026 yılında bu sayı 356 bin 877’ye yükselmiştir" dedi. Asrın felaketinde büyük yıkıma uğrayan Hatay’da ihya ve inşa süreci tüm hızıyla devam ediyor. Kırıkhan ilçesinde 6 Şubat depremlerinde hasar gören tescilli çocuk kütüphanesi, aslına uygun olarak restore edilmesinin ardından Ulviye Nuriye Civelek Çocuk Kütüphanesi olarak hizmete açıldı. Kütüphanenin açılış törenine katılan Hatay Valisi Mustafa Masatlı, açılışta çocuklarla da bir araya geldi. Depremde kentte bulunan 21 kütüphaneden 4’ünün hasar aldığını belirten Vali Masatlı, "6 Şubat 2023’te yaşadığımız asrın felaketi, Hatay’ımızı her yanı ve her yönüyle etkiledi. O gün şehirlerimizin yalnızca binaları değil, düzeni ve hafızası da sarsıldı. Bizler de Hatay’ımızın 9. kez küllerinden yeniden doğuşuna şahitlik ettiğimiz bu süreçte şehrimizi ihya, inşa ve imar ederken yalnızca fiziki yapıları değil, insanımızın geleceğini taşıyan kültür hayatını, eğitim iklimini ve bilgi damarlarını da aynı kararlılıkla ayağa kaldırmayı temel bir görev bildik. Depremin etkilediği alanlardan biri de İl Kültür ve Turizm Bakanlığımıza bağlı kütüphanelerimiz oldu. Hem tescilli hem modern yapılarımız zarar gördü. Deprem öncesinde ilimizde bulunan 21 kütüphanemizin 4’ü hasar aldı. Ancak biz kütüphaneleri yalnızca birer bina olarak görmedik. Kütüphane bir şehrin aklıdır, hafızasıdır, irfanıdır. Bir çocuğun ilk merakını büyüten, bir gencin yönünü tayin eden, toplumun ortak kültürünü diri tutan bir merkezdir. Bu nedenle Hatay’ımızı yeniden ayağa kaldırırken kütüphanelerimizi özellikle önceledik. Çünkü şehirler sadece taşla değil, bilgiyle de onarılır" dedi. Asrın felaketinden sonra kitap ve kütüphanelerin korunduğu ve desteklendiğini ifade eden Vali Masatlı, ’’Bugün sizlerle paylaşmak istediğim önemli bir tablo var. Deprem sonrası süreçte yaşanan fiziki kayıplara rağmen Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleri ve bağış kampanyaları sayesinde Hatay’ımızın kitap varlığı güçlenmiştir. 2023 yılında il genelindeki toplam kitap sayımız 294 bin 334 iken, 2026 yılında bu sayı 356 bin 877’ye yükselmiştir. Yani 62 bin 543 kitaplık bir artış sağlanmıştır. Bu Hatay’ın en zor zamanda bile kitaba sırtını dönmediğinin, umudu diri tuttuğunun ve geleceği bilgiyle kurma iradesini kaybetmediğinin somut göstergesidir. Kütüphane altyapımızda da aynı kararlılıkla yol aldık. Deprem öncesinde 21 olan kütüphane sayımız, deprem sonrası dönemde yürütülen çalışmalarla 24’e yükselmiştir" dedi.