SAĞLIK - 23 Ağustos 2016 Salı 10:42

YDÜ’DE ameliyatsız Radyofrekans Ablasyon Yöntemiyle karaciğer tümörleri yakılarak yok edildi

A
A
A
YDÜ’DE ameliyatsız Radyofrekans Ablasyon Yöntemiyle karaciğer tümörleri yakılarak yok edildi

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde(YDÜ) uygulanmaya başlanan ameliyatsız Radyofrekans Ablasyon Yöntemiyle karaciğer tümörleri yakılarak yok edildi.

Mr incelemelerinde, karaciğerinde üç farklı odakta, en büyüğü 3.5 cm’ye ulaşan kitleler saptanan ve bu kitlelerden yapılan Biyopside karaciğer kanseri tanısı konulan haluk Mevlüt Önder’in tedavisi, son zamanlarda dünyada sık kullanılmaya başlanan Radyofrekans Ablasyon Yöntemi ile yakılarak KKTC’de bir ilk gerçekleştirildi.  

3 Günde Karaciğer Tümör Tedavisi

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü'nden verilen bilgiye göre, Haluk Mevlüt Önder’in karaciğer dokusunda siroz görünümün izlenmesi ile tedavinin operasyon veya kemoterapi yöntemi ile gerçekleştirilmesinin riskli bulunması nedeniyle, son zamanlarda dünyada sık kullanılmaya başlanan RF Ablasyon yöntemi uygulandı. Radyofrekans Ablasyon cihazı ile ultrason eşliğinde karaciğer kitlelerine teker teker girilerek, 45 dakika gibi oldukça kısa sürede kitleler yok edilerek RF yöntemi ile hasta tedavi edildi. Koruyucu olarak ağrı ve antibiyotik tedavisi alan hasta, işlem sonrası takiplerinde ise hiçbir şikâyeti olmaması ve kendini iyi hissetmesi üzerine bir gecelik takip sonrası üçüncü günde taburcu edildi. 

İlk Perkutan Karaciğer Kanser Tedavisi Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde Gerçekleşti

Etkin bir tedavi ile kısa süreli anestezi kullanılarak hastanın karaciğer tümörleri tedavi edilmiş, girişimsel radyoloji uygulamalarında ön plana çıkmaya başlayan radyo frekans ablasyon yöntemi ile adamızda ameliyat olmadan kısa süreli anestezi uygulanarak ilk perkutan (ultrason eşliğinde karın açılmadan) karaciğer kanser tedavisi gerçekleştirilmiş oldu.RF Ablasyon cihazı karaciğer tümörleri dışında ayrıca böbrek kanserlerinde ve son zamanlarda kanser dışı tiroit tümörlerinde de kullanılmaya başlandı.

Kanser Hastaları Kendi Evinde Tedavi Ediliyor

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesinden yapılan açıklamada ayrıca, Sağlık Bakanlığı ve Kanser Hastalarına Yardım Derneği ile imzalanan protokoller ile ülkemizde sıkça yaşanan kanser tedavisi ihtiyacının, insanlarımızın yurt dışına gitmeden karşılanabilmesi amacıyla tüm imkânların oluşturulduğu vurgulandı.
Sağlık Bakanlığı kanalı ile alınan ilaçların kemoterapi uygulamaları artık Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde konforlu ve güvenli bir şekilde, Kanser Hastalarına Yardım Derneğinin de desteğiyle hastalara maliyet yansıtılmadan yapılabiliyor. Ayrıca PET-CT çekimleri için de yapılan anlaşma ile hastalar ücretsiz hizmet alarak kendi evlerinde tedavi olabilme imkânına sahip oldular.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Çaldığı tırı satamayınca dolandırıldı, polise ’mağdur’ rolü yapınca yakayı ele verdi Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde çalıştığı firmaya ait tırı arkadaşıyla birlikte çalarak satmaya çalışan şoförün akılalmaz planı hüsranla bitti. Çaldıkları aracı Mardin Nusaybin’de dolandırıcılara kaptıran ve elleri boş dönen şüpheliler, polise gidip "Tır çalındı" ihbarı yapınca güvenlik kameralarına takılarak tutuklandı. GPS’i kapatıp Konya’ya götürdüler Edinilen bilgiye göre olay, 29 Mart Pazar günü meydana geldi. Ereğli ilçesinde faaliyet gösteren bir firmada şoför olarak çalışan M.Ç., arkadaşı İ.E. ile birlikte idaresindeki tırı çalmak için plan yaptı. Gece saatlerinde tırın GPS sistemini devre dışı bırakan şahıslar, aracı 10 dakika içerisinde otoparktan kaçırarak parçalamak veya satmak amacıyla Konya’ya götürdü. Ancak Konya’daki şahıslar, aracın ruhsatı olmadığı gerekçesiyle tırı almaktan vazgeçti. Hırsızları Nusaybin’de dolandırdılar Konya’da alıcı bulamayan M.Ç. ve İ.E., rotayı bu kez Mardin’in Nusaybin ilçesine çevirdi. Burada irtibat kurdukları bir kişiye tırı teslim eden ikili, hayatlarının şokunu yaşadı. Nusaybin’deki alıcı, şüphelilere herhangi bir ödeme yapmadan tırı alarak kayıplara karıştı. Çaldıkları tırı kendi elleriyle dolandırıcılara kaptıran ve paralarını alamayan şüpheliler, çaresizce Ereğli’ye geri dönmek zorunda kaldı. "Mağdur" rolü kameralara takıldı Ereğli’ye döndükten sonra dikkati başka yöne çekmek isteyen şoför M.Ç., Gülüç Polis Merkezi’ne giderek mağdur rolü oynadı ve şirket tırının kimliği belirsiz kişilerce çalındığı yönünde sahte ihbarda bulundu. Şikayet üzerine harekete geçen polis ekipleri, bölgedeki güvenlik kameralarını incelemeye aldığında gerçeği kısa sürede ortaya çıkardı. Görüntülerde tırı bizzat M.Ç. ve arkadaşı İ.E.’nin çaldığı tespit edildi. Gözaltına alınan M.Ç. ve İ.E., emniyetteki sorgularının ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerin Nusaybin’de kaptırdığı tırın bulunması için başlatılan çalışmaların ise sürdüğü öğrenildi.
Gaziantep Kar ve yağmur bereketi: Antep fıstığında kuraklık endişesi geçti Türkiye’nin önemli fıstık üretim merkezlerinden Gaziantep’te "yeşil altın" olarak bilinen Antep fıstığında geçen yıl kuraklık ve don nedeniyle yaşanan sıkıntılar, bu yıl yoğun kar ve yağmur nedeniyle atlatıldı. Gaziantep’te kuraklık endişesi yaşayan çiftçilerin yüzü, bu yıl etkili olan kar ve yağmur yağışlarının ardından güldü. Geçtiğimiz yıl kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kalan ve rekoltesi düşük olan Antep fıstığı, son yağışlarla beraber üreticisinin yüzünü güldürdü. Çiftçi için adeta can suyu olan kar ve yağmur, başta Antep fıstığı ve hububat olmak üzere tarımsal ürünlerde yüksek rekolte beklentisini de artırdı. Gaziantep’in yıllar sonra yağışlı havanın etkisi altına girmesinin çiftçileri çok mutlu ettiği Araban ilçesinde üreticiler, sevinçten günün büyük bölümünü tarla ve bahçelerde geçiriyor. Geçtiğimiz yıl yaşanan iklim değişikliği, kuraklık, yeterli yağışın düşmemesi ve ani hava değişiklikleri 42 milyon Antep fıstığı ağacının olduğu Gaziantep’te fıstık üreticilerini endişelendirmişti. Ancak bu yıl kış aylarında belli aralıklarla etkili olan kar yağışının ardından bahar aylarına kadar devam eden yağmur yağışları Antep fıstığı ağaçlarına can suyu oldu. Son yıllarda ciddi kuraklığın yaşandığı ve kuraklıktan dolayı fıstık ağaçlarının artık kurumaya başladığı Gaziantep’te uzun yılların ardından etkili olan kar ve yağmur yağışları adeta bereket getirdi. Yağışların tüm çiftçilerle birlikte özellikle fıstık üreticilerinin yüzünün gülmesine neden olduğu kentte Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde "yeşil altın" olarak nitelendirilen Antep fıstığında bu yıl "var yılı" ve yağışların etkisinin rekolteyi yükselteceği tahmin ediliyor. Uzun yıllardır beklenen mevsimsel yağışların olmamasından dolayı Antep fıstığında ciddi oranda hem verim hem de kalite kaybı yaşayan çiftçiler, yağışların ardından fıstık ağaçlarının canlandığını ifade etti. Kentin eşsiz lezzeti olan baklava başta olmak üzere birçok tatlı çeşidi ile yemeklerde kullanılan Antep fıstığı yetiştiricileri, geçtiğimiz yıllarda sonbahar ve kış mevsiminin çok kurak geçmesi ile barajlardaki suyun azalması nedeniyle tarım alanlarında ciddi sıkıntılar yaşadıklarını hatırlattı. Antep fıstığı ağaçlarında görülen "karagöz" denilen ve bir sonraki yılın ise mahsulünün habercisi olan tomurcukların hem bu yılın hem de önümüzdeki yılın mahsulünde verimi ve kaliteyi artıracağını ifade eden Antep fıstığı yetiştiricileri, kar ve yağmurun bereket olduğunu vurguladı. Sonbaharda kuraklık endişesi yaşadıklarını ancak son yağışlarla endişelerinin kalmadığını ifade eden Araban Ziraat Odası Başkanı Hasan Altun, son yağışlarla tarımsal kuraklık tehlikesinin önemli ölçüde atlatıldığını belirtti. Son yağışların tarımsal kuraklık endişesini izole ettiğini söyleyen Altun, "Bizim fıstıklarımız normal dikim fıstıkları değil. Bizim fıstıklarımız dağ fıstığı ve menengiç ağacının aşılanması sonucu bu seviyeye gelmiş. Önceki yıllarda fıstığı verimsiz arazilere dikerlerdi. Araban ilçesinde 41 tane mahallemiz var ve 41 mahallemizin 30 mahallesinde de fıstık var. Araban sadece ova değil, aynı zamanda Antep fıstığının da yetiştirildiği önemli bir fıstık merkezidir. Bizim dağlarımızda da fıstık var. Yüzyıllar önce ormanlarda bulunan menengiç ağaçları aşılanarak fıstık ağacı haline geçiştirilmiş. Geçen sene don olayı oldu. Besni bize yakın olduğu için don bizi de etkiledi. Geçen sene Antep fıstığını don etkilediği için bu sene belki verimi az alabiliriz ama bu sene rahmet bol olduğu için inşallah gelecek yıl hem yüksek ürün hem de kaliteli ürün alırız. Gelecek yıl çiftçilerimizin yılı olur. İnşallah seneye de rahmetimiz bol olur" dedi. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan kuraklıktan dolayı fıstık ağaçlarının kurumaya başladığını hatırlatan Altun, "Artık çiftçi umutsuz kalmıştı. Fakat Allah’tan umut kesilmez. Yağışlarımız çok bol oldu. Artık ağaçların yeşerme ve uyanma dönemi başladı. Eskiden bazen sıcaklık erken gelirdi. Ağaçlar erken uyanırdı. Bu sene ağaçlar mevsiminde uyanacak. Mevsiminde uyandığı için de ağaçlarımız daha güzel olacak. Güzel bir şekilde ürün verecek. İnşallah hem bu sene hem de önümüzdeki sene inşallah verimli olur" diye konuştu. Kırsal Emirhaydar Mahallesi Muhtarı Seydi Vakkas Kaya ise Gaziantep’te etkili olan yağışların uzun süredir devam eden kuraklık endişesini azaltarak çiftçileri sevindirdiğini ve Antep fıstığı başta olmak üzere tarımsal ürünlerde yüksek rekolte beklentisi oluşturduğunu belirtti.
İzmir Erzincanlılar İzmir’deki dayanışma gecesinde bir araya geldi İzmir’de yaşayan Erzincanlılar, sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenen birlik ve dayanışma gecesinde bir araya geldi. Yoğun katılımın sağlandığı etkinlikte hemşehri dayanışmasının ve kültürel bağların önemine vurgu yapıldı. Ege Erzincan Dernekleri Federasyonu öncülüğünde Balçova Termal Kardelen Salonu’nda düzenlenen programa, iş dünyası temsilcileri, sivil toplum kuruluşu üyeleri, siyasiler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Samimi bir atmosferde geçen organizasyonda, katılımcılar memleket hasreti giderdi. Etkinlik, Erzincan’a özgü türküler eşliğinde renkli anlara sahne oldu. Davetliler, organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek bu tür buluşmaların sürmesini temenni etti. Gecenin ev sahipliğini yapan Federasyon Başkanı Hilmi Yavuz, etkinlikte yaptığı konuşmada memleket hasretini gidermeyi amaçladıklarını belirtti. Erzincanlı olmanın gururuna dikkat çeken Yavuz, "Bugün burada Ege’nin güzel şehrinde, Erzincanlı olmanın onurunu, birlik ve beraberliğin gücünü bir kez daha hissetmek için bir araya geldik. Bu tabloyu yeniden görmek, bu sıcaklığı hissetmek bizler için büyük bir mutluluk ve aynı zamanda büyük bir sorumluluktur. Bizler Erzincanlıyız. Zor zamanlarda dimdik duran, acıyı ve sevinci birlikte yaşayan, dayanışmayı sadece sözde değil hayatın içinde yaşayan bir coğrafyanın evlatlarıyız" dedi. Sosyal medya uyarısı Programda söz alan Erzincan Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Yaşettin Demirbaş ise uzun süredir bir araya gelemediklerini ifade etti. Demirbaş, "Uzun zamandır bir araya gelemedik. Birbirimizin yüzüne hasret kaldık. Sosyal medya var ama bizleri birbirimizden uzaklaştırıyor. O nedenle bir gece tertip edelim dedik. Hemşerilerimiz gelsin, bu güzel ve güzide insanlar birbirlerinin yüzüne baksın, hatır sorsun ve memleketteki hatıralarını tazelesin istedik" diye konuştu.