GÜNDEM - 31 Aralık 2016 Cumartesi 10:51

Yılbaşı ile Noel aynı mı? Yılbaşı kutlamak caiz mi? Noel gecesi ne zaman?

A
A
A
Yılbaşı ile Noel aynı mı? Yılbaşı kutlamak caiz mi? Noel gecesi ne zaman?

Yılbaşını kutlamak caiz mi? Yılbaşında ne yapmak lazım? Miladi yeni yıla girerken bir Müslümanın hassasiyeti ne olmalı? Yılbaşı ile Noel nedir? Yılbaşında Hristiyanlara tebrik kartı yazmak caiz mi? Bugünleri kutlamanın dinimizdeki hükmü nedir? dinimizislam.com sitesinden sizin için derledik.

Sual: Yılbaşı ile Noel hakkında bilgi verir misiniz? Yılbaşı kutlanır mı?

CEVAP
Yılbaşı ile Noel birbirinden farklıdır; fakat Noel kutlamalarının devamı sayılabileceğinden yılbaşı gecesi onlar gibi eğlenmek, çam kesip evi çamla süslemek caiz olmaz. Çünkü bayramlarında onlar gibi eğlenmek, onlara benzemek olur.

Din kitaplarında buyuruluyor ki:
Noel günü ve gecesinde, kâfirlerin paskalya ve yortularında, onlar gibi bayram yapan küfre girer.

Yılbaşı münasebetiyle Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli yerlerinde milyonlarca çam fidanı Noel hurafesi uğruna kesilip yok edilmektedir. Hristiyan ülkelerde olduğu gibi, Müslüman ülkelerde de bu cinayetler işlenmemeli. Hristiyanlara benzememek için yılbaşı gecesi hindi yememeli! Yenirse mekruh olur. Birkaç gün sonra yenebilir. Kumar oynamak, tombala çekmek gibi oyunlar ise zaten her zaman caiz değildir. Bu gece, gayrı müslimlere benzemek gayesiyle çeşitli yiyecek, içecek almak da caiz olmaz.

Her zaman ne alınıyorsa onları almakta mahzur yoktur. Bu geceye ayrı bir önem vermemelidir.

Yalnız Hristiyanların değil, Yahudilerin ve bütün bâtıl dinlerin ibadetlerini yapmak, onlara benzemek olur. Mesela 21 Martı Nevruz Bayramı diyerek kutlamak da böyledir. Kâfirlerin ibadetleri ve çirkin işleri hariç, mubah olan âdetlerini yapmakta mahzur yoktur. Yani onlara benzemiş olunmaz.

Noeli kutlamak asla caiz değildir. Bir zaruret olursa, caiz olur. Mesela devletlerarası protokolde zaruret olduğu için kutlamak caiz olur. Fakat, Noel ile ilgisi olmayan yılbaşında bir Müslümana tebrik kartı yazıp, yeni bir yılın insanlık için, Müslümanlar için hayırlı olmasını dilemek günah değildir. Yahut, (yeni yılın kutlu olsun) diyene, (seninki de kutlu olsun) demek günah olmaz. Bu inceliği anlamalıdır!

Müslüman her gece neleri yapıyorsa, bu gece de onları yapmalıdır! Sanki mübarek geceymiş gibi mevlid okutmak, sohbetler düzenlemek uygun değildir. Bu gecenin diğer gecelerden farkı yoktur. Bu geceye değer veriyormuş gibi hareket etmek doğru değildir. Müslüman her gece neleri yapıyorsa, bu gece de onları yapmalıdır!

Noel’i kutlamak
Sual: Bir yazar, (Hristiyanların kendi bayramlarını kutlamaları haklarıdır. Müslümanlar da, karşılıklı hürmet çerçevesinde barış içinde yaşadıkları Ehl-i kitabın sevincine katılır, onların bayramlarını kutlar. Bunda herhangi bir sakınca görmem) diyor. Bu küfür olmaz mı? Dinimizde, gayrimüslimlerin bayramlarını kutlamak caiz midir?

CEVAP
Kesinlikle caiz değildir. Bu hususta din kitaplarında deniyor ki:
Mecusilerin bayramları olan Nevruz ve Mihrican günü şerefine bir şey vermek caiz değildir. Bu günlerin isimlerini söyleyerek veya niyet ederek bir şey hediye etmek haramdır. Eğer bu günlere kıymet vererek yaparsa kâfir olur, çünkü bu günlere müşrikler kıymet vermektedir. Ebül Hafs-ı Kebir diyor ki: Bir kimse Allahü teâlâya elli yıl ibadet etse, sonra bir müşrike, Nevruz günü şerefine yumurta hediye etse kâfir olur. Eğer bir Müslümana hediye eder ve bu güne değer vermezse, âdete uyarak verirse kâfir olmaz. Başka bir gün almadığı bir şeyi, o gün satın alırsa, o güne değer vermişse kâfir olur. Değer vermeyip, yalnız yiyip içmek için almışsa kâfir olmaz. (Dürr-ül-muhtar 5 /481)

Bezzaziyye’de, (Nevruz günü, Mecusilerin bayramıdır. O gün, Mecusilerin yanına gidip, onların yaptıklarını yapmak küfürdür) diyor. Noel’de ve kâfirlerin paskalya ve yortularında, onlar gibi bayram yapan da kâfir olur. (S. Ebediyye)

Zünnar denilen papaz kuşağını bağlamak ve putlara, heykellere, mesela haç denilen, İsa aleyhisselamın asılmış hali dedikleri, birbirine dik kesişen iki çubuğa tapınmak, boynuna asarak tazim etmek, tazim etmemiz emrolunan bir şeyi tahkir ve tahkir etmemiz emrolunan bir şeyi tazim etmek küfürdür. Bunları yapanın imanı gider, kâfir olur. (Birgivi vasiyetnamesi şerhi s.115, 202)

İmam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki: Hinduların bayram günlerine [ateşe tapınanların Nevruz günlerine ve Hristiyanların Noel gecelerine ve diğer paskalyalarına] hürmet etmek ve o zamanlarda, onların âdetlerini, onlar gibi yapmak şirk olur. Küfre sebep olur. Kâfirlerin bayramlarında, Müslümanların cahilleri, kâfirlerin yaptıklarını yapıyorlar ve bu günleri, Müslüman bayramı zannediyorlar. Kâfirler gibi, birbirlerine hediye gönderiyorlar. Eşyalarını, sofralarını kâfirlerin yaptığı gibi süslüyorlar. O geceleri, başka gecelerden ayırt ediyorlar. Bunlar hep şirktir, kâfirliktir. (Mektubat 3/41, S. Ebediyye)

İbni Âbidin hazretleri, 5. cildde, istibra babında, (İhtiyaç olunca zimmîye selam vermek ve müsafeha etmek caiz olur. Hürmet için ise, caiz olmaz. Kâfire hürmet küfürdür) buyuruyor. (S. Ebediyye)

Kâfire hürmet etmek, saygıyla selam vermek, (üstadım) demek küfür olur. (Berika, İ. Ahlakı)

Yazar, Müslümanların gayrimüslimlere hürmet etmesini bildiriyor. Yukarıdaki yazılardan böyle hürmetin de küfür olduğu anlaşılmaktadır. Hristiyanları memnun etmek için küfre girmek akıl kârı değildir.

Noel gecesinin zamanı
Sual: Hristiyanların dini bayramı olan Noel gecesi ne zamandır?
CEVAP

İsa aleyhisselam, dünyada az kalıp göğe çıkarıldığından, kendisini de ancak 12 havari bilip, İseviler az ve asırlarca gizli yaşadıklarından, Noel gecesi doğru anlaşılamamıştır. 25 Aralık, 6 Ocak veya başka bir gündür. Kesin değildir. (Takvim-i Ebüzziya)

Miladi yıl, en az 300 yıl noksandır; çünkü İsa aleyhisselam ile Muhammed aleyhisselam arasındaki zaman, bin yıldan az değildir. (Burhan-ı kat’i)

İsa aleyhisselamla Muhammed aleyhisselam arasında, 963 yıl vardır. (Mevahib-i ledünniyye)

Hicri yıl kesindir. Miladi yıl, doğru ve kesin değildir. Günü de, yılı da yanlıştır. (S. Ebediyye)

Sual: Hristiyanlar, Hazret-i İsa’nın yılbaşında geleceğine inandıkları için mi yılbaşını kutluyorlar?
CEVAP

Hristiyanların, Hazret-i İsa’nın yılbaşında geleceğine dair bir inanışları yoktur. Onlar Hazret-i İsa’nın çarmıhtan öldüğüne inanırlar. (İnsanları günahtan kurtarmak için Tanrı, oğlu İsa’yı öldürdü) derler. Bazen İsa aleyhisselam için (Oğul Tanrı) bazen de (Tanrı üçtür. Üç tanrı birdir) derler. Bu saçmalıklar da İncillerde yapılan tahrifattan ileri gelmektedir. Hristiyanların eğlenceleri, Noel Baba dedikleri hayali varlık içindir.

Kur'an-ı kerimde, Nisa suresinin 157 ve 158. âyet-i kerimelerinde, İsa aleyhisselamın öldürülmediği, öldürülen [Çarmıha gerilen] kimsenin başka biri olduğu, İsa aleyhisselamın göğe kaldırıldığı bildirilmektedir. Al-i İmran suresinin 54. ve 55. âyetleriyle, başka surelerde de bu hususta bilgi vardır. İsa aleyhisselam, Hazret-i Mehdi [ve Deccal] zamanında gökten inecektir. (Mektubat-ı Rabbani c.2, m.67)

Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:
(Ruhum yed-i kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, Meryem’in oğlu İsa, adil bir hakem olarak aranıza inecek, haçı kıracak, domuzu öldürecek, cizyeyi kaldıracak, İslam’dan başka şeyi kabul etmeyecektir.) [Buhari]

(Vallahi Meryem’in oğlu adil bir hakem olarak inecek, haçı parçalayacak, domuzu öldürecek, kin, nefret ve haset ortadan kalkacaktır.) [Müslim]

(İsa inecek, İslamiyet yolunda savaşacaktır. Onun zamanında Allahü teâlâ, müslümanlardan başka herkesi helak edecektir. Deccal da helak olacaktır. İsa, kırk yıl yeryüzünde yaşayacak, sonra ölecektir. Cenazesini müslümanlar kaldıracaktır.) [Ebu Davud]

(İsa benim yanıma gömülecektir.) [Tirmizi]

[AÇIKLAMA: Hadis-i şeriflerde geçen, Domuzu öldürecek demek, domuz avına çıkacak demek değildir. "Domuz eti yemeyi yasaklayacak" demektir. Haçı kıracak, yani Hristiyanlığı kaldıracaktır. Başka bir hadis-i şerifte (Mizmarları kıracak) buyurulmuştur. Yani her çeşit çalgıyı yasak edecektir.]

Sual: Yılbaşında hristiyanlara tebrik kartı yazmak caiz mi?
CEVAP
Yılbaşı için caiz, Noel için caiz değildir.

Sual: Bir hristiyan Noel gününde, öncesinde veya sonrasında Noel maksadı ile bir müslümana (arkadaşına veya akrabasına) hediye verse, bu müslümanın bu hediyeyi alması ve kullanması caiz olur mu?
CEVAP
Noel maksadı ile verilmez yılbaşı maksadı ile verilmiştir. Noele saygı gösteren kâfir olur.

Verilen hediyenin mahzuru olmaz. Yiyecek ise yılbaşından iki üç gün sonra yenebilir.

Sual: Yılbaşında bazı aileler evlerinde TV izleyip, aile efradlarıyla oturup vakit geçiriyorlar, yiyip içiyorlar. Bunlardan haram işleyenlerin (mesela içki içen oynayıp zıplayan, piyango çeken, tombala oynayan falan) kâfir olma tehlikesi var mıdır? Bunları yapmadan normal aile görüşmelerini bu güne denk getirmenin bir mahzuru olur mu?
CEVAP

Kâfir olmak, niyete bağlıdır. Kâfirlerin Noelini kutlamak niyetiyle ise küfür olur. Yılbaşı eğlencesi şeklinde olursa küfür olmaz. Elbette içki, kumar ise zaten haramdır.

Sual: Yılbaşını yeni yıl geldi diye kutlayan, hediyeleşen, sevinen Müslüman kâfir olur mu?
CEVAP

Niyetleri önemli, yeni bir yıl geldi diye sevinip hediyeleşirlerse küfür olmaz.

Sual: Bir başkasının bu geceye özel olarak pişirdiği mubah yemekleri (hindi gibi) yemek uygun mu?
CEVAP

Özel yiyecekleri o gece yemek mekruh olur. Birkaç gün sonra yemekte mahzur olmaz.

Hicri şemsi ve hicri kameri takvim
Sual: Hicri şemsi ile hicri kameri takvim ne demektir? Bunlar ne zaman başladı?
CEVAP

Hicret esnasında, Medine şehrinin Kuba köyüne gelindiği 20 Eylül 622 günü, (Hicri şemsi) tarih başlangıcı oldu. (Hicri kameri) tarih de, o senenin Muharrem ayından başlar, yani hicri kameri yılbaşı 1 Muharrem’dir. Hicri kameri yılın başlangıcı da, 16 Temmuz 622 tarihindeydi.

Sual: Kâfirleri taklit etmek nasıl olur?
CEVAP

Kâfirlere ibadette benzemek haram veya küfürdür. Ama âdetlerde benzemek caizdir. Uçağa, trene, arabaya binmek, pantolon giymek caizdir. Peygamber efendimiz papaz ayakkabısı, Rum cübbesi giymiştir. Kâfirin dinine benzemek caiz olmaz, haç takmak, zünnar takmak gibi. Noeli kutlamak caiz değildir. Ama yılbaşı farklıdır. Noeli kutlayan kâfir olur. Yılbaşında birine yeni yılın kutlu olsun, yeni yılın müslümanlara hayır ve bereket getirsin demek caizdir. Herkes için yeni bir yıldır. Noel ise hem herkes için değil, hem de Hristiyanların bayram günüdür.

Yılbaşı ve Noel
Sual: Yılbaşı ve Noel’i kutlamak, miladi yeni yıl için tebrik kartı satmak, yeni yıl için tebrik kartı göndermek caiz midir?
CEVAP

Yılbaşıyla Noel farklıdır. Noel, Hristiyanların dini bayramıdır. Noel’i kutlamak kesinlikle caiz olmaz. Bir zaruret olursa, mesela, devletlerarası protokolde zaruret olduğu için, kutlamak caiz olur.Bir ihtiyaç olunca, yeni yılın insanlık için, Müslümanlar için hayırlı olmasını dilemek veya (Yeni yılın kutlu olsun) diyene (Seninki de kutlu olsun) demek caizdir, fakat bu geceye farklı muamele etmemeli, her gece ne yapılıyorsa onları yapmalı. Mesela bu gece, evi çamla süslememeli, hindi kesip yememeli. Tebrik kartı da, yeni yıl için caiz, Noel için ise zaruretsiz caiz değildir.

Miladi yılbaşında ibadet
Sual: (Miladi yılbaşı gecesi İsa aleyhisselamın doğduğu gece ise, bu geceyi Kur’an okuyarak, namaz kılarak, mevlid okuyarak, ilahi söyleyerek geçirmeli) deniyor. Bu gece, dinimizde, mübarek bir gece olarak bildirilmediğine göre, mübarek gece muamelesi yapmak, mevlid okumak yanlış olmaz mı?
CEVAP
Elbette, yanlış olur. Her gece Kur’an-ı kerim okuyan bu gece de okuyabilir, ama bu geceye ayrı muamele etmemeli, her gece ne yapıyorsak, bu gece de onu yapmalı. İsa aleyhisselamın o gecede doğduğu da zaten belli değildir.

Kesin olsa bile, dinimizin mübarek olarak bildirmediği bir güne özel muamele etmek, mevlid okutmak uygun olmaz.

Yılbaşı hindisi
Sual: Milâdî yılbaşında veya yılbaşı hazırlığı yapılan günlerde, Noel’i düşünmeden hindi, çam ve benzeri şeyleri alıp satmakta mahzur var mıdır?
CEVAP
Mekruh olur. Yılbaşı geçtikten sonra alıp satmanın mahzuru olmaz.

Hazret-i İsa’nın doğum günü
Sual: Noel Baba’yı öven bir hoca, (Hazret-i İsa’nın doğum tarihi kesin belli değilse de, Noel’de olsun, yılbaşında olsun, onun doğum gününü kutlamayı herkese tavsiye ederiz) diyor. Niye diğer peygamberleri değil de özellikle İsa aleyhisselamı seçmiştir? Acaba Noel’i kutlamaya yeşil ışık mı yakıyor? Hristiyanlığa özendirmeye mi çalışıyor?
CEVAP
Art niyetinin ne olduğunu bilemeyiz. Hiçbir İslâm âliminin yapmadığı bir şeyi yapmak bid’at olur. Hristiyanlığa özendirme tehlikesi de vardır. Müslümanlar, dinimizin emretmediği böyle şeylerden uzak durmalıdır. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özgür Özel: "Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar hiçbir yere gitmiyorum" Özgür Özel, "Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, odamdayım, hiçbir yere gitmiyorum" dedi. Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi tarafından, CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar vermesinin ardından CHP’de Merkez Yönetim Kurulu (MYK), parti Genel Merkez binasında Özgür Özel başkanlığında toplandı. Özel, basın toplantısının ardından Genel Merkeze gelen partililere hitap etti. Özel, "‘Cumhuriyet Halk Partisi kurulduğu gün gibi Türkiye’nin birinci partisi’ demiştim. İşte arkadaşlar, işte dostlar, oy verenler, vermeyenler, işte mesele budur. Güya suçumuz budur. Suçumuz kazanmak, suçumuz 47 yıl sonra birinci parti olmak, Bugün Atatürk’ün kurduğu partiye darbe girişimi yaşanmıştır" şeklinde konuştu. "Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar hiçbir yere gitmiyorum" Gerekli planlamanın yapıldığını anlatan Özel, "Örgütlerimiz gerekli planlamayı yaptı. Baba ocağına sahip çıkmak için nöbetteyiz, direnişteyiz. Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, odamdayım, hiçbir yere gitmiyorum. Bu bir mücadeledir. Ancak bu ne Özgür Özel’in kişisel mücadelesidir ne benim arkamda yüzü size dönük, değişimin mimarlarının kendi kişisel ikbal mücadeleleridir. Biz, bize teklif edilen rahat, konforlu, ebedi muhalefet koltuklarını reddediyoruz." ifadelerini kullandı. "Omuz omuza bir mücadele için burada birlikteyiz" Özel açıklamasının devamında, "Partiye değil, ülkenin geleceğine sahip çıkmaya hazır mıyız? Bir büyük zaferi, bir büyük destanı benimle birlikte yazmaya var mısınız? Buradan sesimin ulaştığı, sesime kulak veren sözüme kıymet veren herkese sesleniyorum. Gün bugündür, dönem bu dönemdir. Önümüzdeki süreç, geleceği hep beraber kurtaracağımız, sonra bu büyük hikayeyi birlikte yazmakla kıvanç duyacağımız, çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız en büyük mirası hep birlikte yaşayacağımız günlerdeyiz. Çağrıldığınızda gelin, mücadeleye omuz verin, meydanları terk etmeyin. Onlar bir tek meydanlardan korkarlar. Buradan uyarıyorum. Ana muhalefet partisi Genel Başkanı olarak değil, muhalefetin her bir bileşenini, üyesine, sayısına, oyuna bakmadan kıymetli görerek ve ortak gelecek için birleşik mücadeleyi önemseyerek. En sağından en soluna kadar ama halk için, millet için mücadele eden herkesi kucaklayarak kimseye ağabeylik, patronluk taslamadan omuz omuza bir mücadele için burada birlikteyiz" açıklamasında bulundu. "Gerekirse hayatı durduracağız, ama teslim olmayacağız" Özel, meydanları terk etmeyeceklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Gerekirse hayatı durduracağız. Gerekirse tüketimden gelen gücümüzü kullanacağız. Ama teslim olmayacağız. Buradan sonra olacak hiçbir şeyin sorumlusu ben değilim. Sorumlusu bu darbecilerdir. Tek kural, tek istek, haklıyken haksız çıkmamaktır. Onun için güvenlik güçlerine karşı ya da çevredeki herkese karşı saygımızı, sevgimizi koruyarak ama kanunsuz emirlere, haksız bariyerlere, önümüze çıkan engellere de asla takılmayarak yürüyeceğiz. Buradan uyarıyorum. Şimdi baba evinin önündeyiz, şimdi 81 ilde illerin önündeyiz. Buradan demokratik tepkimizi gösteriyoruz. Şimdi nöbetçiler, görevlendirilenler dışındaki misafirleri selametle evlerine yolluyoruz. Ancak yarın mücadele için, direniş için, tarihe geçmek için çağrıldığınızda gelmeye hazır mısınız? Meydanları bırakmamaya hazır mısınız? Meydandan anlamazlarsa, yürüyüşe geçmeye hazır mısınız? O zaman şimdi gidin yatın, onlar düşünsün." dedi.
Edirne Edirne Bienali kapılarını sanatseverlere açtı Edirne’de ilk kez düzenlenen Edirne Bienali, "Köprüler" temasıyla 23 ülkeden 213 sanatçıyı tarihi mekanlarda buluşturdu. Edirne’de bu yıl ilk kez düzenlenen Edirne Bienali, "Köprüler" temasıyla kapılarını sanatseverlere açtı. 23 ülkeden 213 sanatçının eserlerinin yer aldığı bienal, kentin tarihi mekanlarını çağdaş sanatla buluşturdu. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 21 Mayıs Dünya Kültürel Çeşitlilik Günü’nde başlayan bienalin açılışı, Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı’nda gerçekleştirildi. Açılışa sanatçılar, akademisyenler, sanatseverler ve çok sayıda davetli katıldı. Bienal kapsamında fotoğraf, heykel, yeni medya, performans ve farklı disiplinlerde hazırlanan eserler, Edirne’nin tarihi mekanlarında ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Açılış programında katılımcılar, Kervansaray’da sergilenen eserleri inceleyerek sanatçılardan çalışmalar hakkında bilgi aldı. "Köprüler" teması etrafında şekillenen bienal, geçmiş ile bugün, gelenek ile çağdaş sanat arasında bağ kurmayı hedefliyor. Edirne’nin kültürel yaşamına hareket katacak bienal, 28 Haziran’a kadar ziyaret edilebilecek. Edirne Valisi Yunus Sezer, "Bu kadar tarihi ve kültürel yapıya sahip dünyada çok ender yer var. Dolayısıyla Edirne’nin de bu tarihi yönüyle, kültürel yönüyle bir şehir olarak ön plana çıkması bizim açımızdan çok önemli" dedi.
Kocaeli 7 kişinin öldüğü fabrika yangını faciasında 1’i ev hapsi olmak üzere 3 kişi tahliye edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bir kozmetik dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin öldüğü yangına ilişkin görülen davada; 1’i ev hapsi olmak üzere 3 kişinin tahliyesine, 5 sanığın ise tutukluluk halinin devamına karar verildi. Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki salonda görülen davanın 2. celsesi, 2. gününde de devam etti. Duruşmaya tanık beyanları ile sanık Abdurrahman B’nin ifadeleri ile başladı. ’Suçluyu kayırma’ suçundan yargılanan Abdurrahman B., "Ali Osman Akat’ın kardeşi Ç.’nin fabrikasında çalıştığım için kendisini tanırım. Olay günü avukat beni arayarak Ali Osman Akat’ın yeğenleri İsmail ile Altay’a ulaşamadığını söyledi. Ali Osman Akat’ın Çerkezköy’deki fabrikasına yönlendirdi. Fabrikaya gittiğimde İsmail ve Altay oradaydı. Onay gelip onları aldı. Ben onlara, ’Nereye gidiyorsunuz, avukat beni buraya yönlendirdi" dedim. Onlar ise avukatla kendileri iletişim kuracaklarını söyledi. Daha sonra başka bir avukat beni arayarak, yeğenlerin fabrikaya geldiği aracı İstanbul’a götürmemi istedi. Ben sadece çekici ayarladım ve eve gittim. Benim bir suçum yok. İşin içinden çıkamadığım ve panik olduğum için bu zamana kadar teslim olamadım" dedi. Baz bilgileri ile sanığın söylediklerinin uyuşmadığı mahkemece aktarıldı. "İsmail’e borç para verdim" Dün SEGBİS ile dinlenen ancak arıza sebebiyle beyanı tam alınamayan tanık M.Ç. bugün tekrardan dinlendi. Tanık M.Ç., İsmail ve Altay Ali Oransal’ın ihracat hedefiyle firma kurmak istedi. Bunun üzerine kendilerine bir firma kurdum. Bir gün toplantı esnasında babaları Kurtuluş Oransal da geldi. Borcu olması sebebiyle çocukları adına şube açmak istediğini söyledi. Bunun üzerine Dilovası’nda Ravive Kozmetik şubesini açtık. Şubede sadece fason üretim yapılıyordu" diye konuştu. Çapraz sorguda avukatın, "İsmail Oransal’a birden fazla kez para göndermenin sebebi nedir?" sorusuna tanık, "Borç para gönderdim, iadesini aldım" şeklinde konuştu. "Yangının ilk sebebi gaz parlamasıdır" Sanık müdafilerinin özel olarak tuttuğu ve dosyaya bilirkişi raporu sunan yangın uzmanı A.S. davada dinlendi. Tanık A.S., "Olay yerine gittiğimde fabrika yıkılmıştı o sebeple sunduğumuz rapor; tanık beyanları ve o tarihle hazırlanan delillere istinaden hazırlanmıştır. Tuncay’ın IBS tankındaki kimyasal maddeyi mikserle karıştırması neticesinde ürünün buharlaşmış, mikseri yere koyduğunda parlama meydana geldiği görüşündeyiz. Kimyasal reaksiyon sonucunda tutuşma ile olay gerçekleşmiştir. Bu tür yerlerde çeşitli önlemler alınmalıdır. Tüm tedbirleri alınsa dahi parlama ve kıvılcım ihtimali sıfırlanmaz ancak minimuma iner. Kıvılcım üretmeyen ürünler kullanılmalıdır, ya da dışarda karıştırma yapılmalıdır. IBS tankında karışım yapılması uygun değildir. Tuncay’ın IBS tankında yaptığı işlem hatalıdır. Yangın merdiveni olsaydı kaçış kolaylaşırdı. Yangının ilk sebebi gaz parlamasıdır. Parlama noktası Tuncay’ın olduğu yerdir. Mikser çalışmazsa elektrik akımında dalgalanma olmaz. Tedbirlerin olması veya olmaması yangının çıkma sebebi değildir" ifadelerini kullandı. "Arkadaşlarımızın hepsi aç susuz vefat ettiler, hakları yerde kalmasın" Sırayla müşteki ve avukatlara söz hakkı verildi. Mağdur Ayten Aras, olay günü mikserin hiç çalışmadığını, elektrik arızası olduğunu ve sürekli sigortanın attığını dile getirdi. Aras, "Arkadaşlarımızın hepsi aç susuz vefat ettiler, hakları yerde kalmasın" dedi. Yangında kızını kaybeden Vedat Taşdemir, çalışanların fabrikada çıkış şanslarının olmadığını söyleyerek, sanıklardan şikayetçi olduğunu ifade etti. Ablası yangında vefat eden Emine Bulut, "Ablam sürekli elektrikte sorun olduğunu dile getiriyordu. Ablamın cenazesini aldığımızda korkuyla elini yüzüne kapatmış olduğunu gördük" diye konuştu. Alınan beyanlara ilişkin katılanların avukatları; Oransal ve Akat ailesinin fabrikalarında organik bağ olduğunu, Ali Osman Akat’ın olası kastla yargılanması gerektiğini ve buna ilişkin suç duyurusunda bulunduklarını dile getirdi. Aleyna Oransal için tahliye talebi Cumhuriyet savcısı, Aleyna Oransal’ın hamileliği sebebiyle tahliyesine, İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Ali Osman Akat, Gökberk Güngör, Ünal A., Güven D., Abdurrahman B’nin mevcut tutukluluk hallerinin devamını talep etti. "Ailemden ve çocuklarımdan uzaktayım" Tutukluluk durumları ve beyanlara ilişkin sanıklara söz hakkı verildi. Tahliyesini talep eden sanık Ali Osman Akat, "6 aydır tutukluyum, ailemden ve çocuklarımdan uzaktayım. Şirketime kayyum atandı, personel sayımda ciddi düşüş yaşandı." dedi. Aleyna Oransal ile Gökberk Güngör ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini söyleyerek tahliyelerini talep etti. Altay Ali Oransal da yaşanan olayda kusuru olmadığını söyleyerek tahliyesini istedi. "Ben bir şey üretmiyorum, sadece satışını yapıyorum" Sanık İsmail Oransal, "Ravive babama aittir, fabrikada fiili işleyişim yoktur. Shauran ve Lykke benim markamdır, ben sadece e-ticaretle uğraşırım. Ravive’ye sürekli gittiğim ve talimat verdiğim iddialarını kabul etmiyorum. Aleyhe olan hususları kabul etmiyorum. Yılın uzun süresini fuarlarda geçiriyorum. Ben bir şey üretmiyorum, sadece satışını yapıyorum. Dayımın kasası olduğum yönündeki beyanları kabul etmiyorum. Tahliyemi gerekirse ev hapsimi talep ediyorum" diye konuştu. "Adrese ulaşmak için elimden geleni yaptım. Tahliyemi talep ediyorum" Küresel OSGB sorumlu müdürü Ünal A., fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiklerini söyleyerek; "Ravive isimli iş yeri için görevlendirme geldi. Belirtilen adrese gittik ancak Ravive yerine başka bir iş yeri vardı. İsmail Oransal’ı aradım ama dönüş alamadım. Hatta Ataşehir’deki adresine gittim. En sonunda İsmail beni Mustafa Ç.’ye yönlendirdi. Mustafa ile telefonda konuşmamız tartışma havasında geçti; ’Siz kimsiniz, sizden hizmet alma zorunluluğumuz yok’ dedi. Başka yerden hizmet aldıklarını, sözleşmeleri olduğunu söyledi. Adrese ulaşmak için elimden geleni yaptım. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Çürük değil, sağlam yapı teslim ettim. Tutukluluğuma anlam veremiyorum" Suçlamaları kabul etmeyen eski bina maliki olan tutuklu Güven D., "6 aydır tutukluyum ve tutukluluğuma anlam veremiyorum. Olaydan 1 yıl önce yeri sattım. Satmadan önce fabrikayı Kurtuluş’a kiralamıştım. Buranın eksiklikleri olduğunu Kurtuluş’a kiraladığımda söylemiştim. Kendisi, yangın merdiveni ve elektrikle ilgili eksikliklerin yapacağını söylemişti, bunun için de kendisine süre vermiştim. Olayda bir suçum yoktur. Çürük değil, sağlam yapı teslim ettim. İmar kirliliği sebebiyle zaten daha önce yargılandım. 3 çocuğum var, bayram öncesi çocuklarım beni bekliyor. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Sanık Abdurrahman B. ise "6 aydır korktuğum için teslim olmadım. Olayda suçum yok, tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu. 1’i ev hapsi olmak üzere 3 kişi tahliye edildi Sanık avukatların beyanların ardından mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, Aleyna Oransal’ın riskli gebeliği sebebiyle ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi. Güven D. ve Ünal A. da tutuklu kaldığı süre ve suç vasıflarının değişmesi ihtimali göz önüne alınarak yurt dışı çıkış ve adli kontrolle tahliye edildi. Tutuklu bulunan diğer 5 sanığın ise mevcut durumlarının devamına karar verildi, duruşma ertelendi. Olayın geçmişi Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Ravive isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025’te çıkan yangında çalışanlardan Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmiş, 6 kişi yaralanmıştı. Fabrika sahiplerinden olan Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri tutuklu sanıklar İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede ayrıca fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü tutuklu Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi tutuklu Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.’nin ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Oransal kardeşlerin dayısı tutuklu Ali Osman Akat, Onay Y., tutuksuz Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Davanın ilk celsesinde mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan ’suçluyu kayırma’ iddiasıyla yargılanan Onay Y.’nin yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine hükmetmişti. Firari olan Abdurrahman B’de dün katıldığı duruşmada tutuklanmıştı.
Kayseri Kayserispor, FIFA ve UEFA’ya gidecek Trendyol Süper Lig’den bir alt lige düşen Kayserispor Kulübü; Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) ligleri tescil etmesinin ardından FIFA ve UEFA’ya başvuruda bulunacağını açıkladı. Kulüpten yapılan açıklamada; TFF’nin tüm teamülleri hiçe sayarak ligleri acele şekilde tescil ettiğini ve yaşanan gelişmeleri UEFA ve FIFA’ya bilgilendirme yapacaklarını açıkladı. Kulüp tarafından yapılan açıklamada; "Kulübümüz için adalet ve eşitlik, rekabet kavramını ayakta tutan iki temel sütundur. Bu iki unsurdan birinin dahi eksikliği futbolun özünü ve sportif rekabetin meşruiyetini ortadan kaldırmaktadır. Kulübümüz; adil ve eşit rekabet anlayışının tesis edilmediği bir ortamda sahada oynanan oyunun sportif gerçeklik taşımadığının altını bir kez daha çizmektedir. Kamuoyunun da yakından takip ettiği süreçte üzülerek ifade etmek isteriz ki; kulübümüzün dile getirdiği ve ülkemizin dört bir yanından destek gören ’adil ve eşit rekabet ortamının sağlanması’ yönündeki çağrılar Türkiye Futbol Federasyonu tarafından dikkate alınmamış, aksine tüm teamülleri hiçe sayan bir yaklaşımla ligler acele şekilde tescil edilmiştir. Oysa futbolun düzenleyici ve denetleyici kurumu olan Türkiye Futbol Federasyonu’nun, adil ve eşit rekabet talebine vereceği karşılık bu olmamalıdır. Bu nedenle kulübümüz, ülkemizde yaşanan gelişmeler hakkında FIFA ve UEFA nezdinde bilgilendirme yapmayı zorunlu görmüştür. Adil ve eşit rekabet ortamı futbolun vazgeçilmez bir unsurudur. Futbolu milyonlar için anlamlı ve değerli kılan yegane unsur, her takımın kazanma ihtimalini yalnızca sahada ortaya konan mücadeleye dayanmasıdır. Bu ilkenin ortadan kalktığı yerde futbolun ruhundan ve gerçek bir sportif rekabetten söz etmek mümkün değildir" ifadelerine yer verildi.
Hatay HATSU,Dörtyol’u asbestli borulardan kurtarıyor Hatay Büyükşehir Belediyesi HATSU Genel Müdürlüğü, Dörtyol ilçesinde yürüttüğü altyapı çalışmaları kapsamında 250 kilometrelik içme suyu hattının 177 kilometresini tamamladı. Hatay Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki HATSU, "Güçlü Altyapı, Güçlü Hatay" anlayışıyla il genelindeki altyapı yatırımlarını sürdürüyor. Dörtyol ilçesinde içme suyu altyapısını modernize etmek amacıyla yürütülen proje kapsamında Numuneevler, Kışlalar, Yeşil, Sanayi, Ocaklı ve Çaylı mahallelerinde çalışmalar devam ediyor. HATSU yetkilileri, toplam 250 kilometrelik içme suyu altyapı hattının 177 kilometresinin tamamlandığını, projede yaklaşık yüzde 70 fiziki gerçekleşme sağlandığını bildirdi. Proje kapsamında ilçede toplam 10 bin 500 abone bağlantısının yapılmasının hedeflendiği belirtilirken, bugüne kadar 6 bin 100 abone bağlantısının tamamlandığı ifade edildi. Çalışmaların özellikle Yeşil, Ocaklı ve Çaylı mahallelerinde yoğun şekilde sürdüğü kaydedildi. HATSU yetkilileri, ilçedeki mevcut altyapının yaklaşık 40-50 yıllık asbest borulardan oluştuğunu ve bu nedenle ciddi su kayıp-kaçaklarının yaşandığını belirtti. Yetkililer, eskiyen hatlar nedeniyle su kayıp-kaçak oranının yüzde 70’lere ulaştığını, yenileme çalışmalarıyla birlikte bu kayıpların önüne geçilmesinin amaçlandığını aktardı. Çalışmalar kapsamında isale hattına 700 milimetre çapında ve yaklaşık 150 yıl kullanım ömrüne sahip düktil borular döşendiği, şebeke hatlarında ise modern polietilen boruların kullanıldığı bildirildi. Yetkililer, modern altyapı yatırımları sayesinde su kayıplarının azalacağını, içme suyu iletim kapasitesinin güçleneceğini ve vatandaşlara daha kaliteli hizmet sunulacağını ifade etti.