KÜLTÜR SANAT - 02 Ekim 2017 Pazartesi 14:32

Yönetmen İlker Savaşkurt son filmi ‘Damat Koğuşu’nu anlattı!

A
A
A
Yönetmen İlker Savaşkurt son filmi ‘Damat Koğuşu’nu anlattı!

'Damat Koğuşu’ filminin yönetmeni İlker Savaşkurt, "Bizi filmi yapmaya tetikleyen şey cinsel istismarın, tecavüz vakalarının artışı oldu" dedi.

Cezaevlerinde tecavüzcülerin ve tacizcilerin yattığı koğuşu anlatan ‘Damat Koğuşu’ filminin yönetmeni İlker Savaşkurt ile başrol oyuncusu Musa Can Pekcan, iHA'dan Güneş Coşkun’un sorularını cevapladı.
Sofya, İstanbul, Harlem, TheEuropean Film Festivalleri'nden bir çok ödülle dönen filmin bu başarısında bir çok kişinin emeği olduğunu belirten İlker Savaşkurt; “O yüzden bize başlangıçta inanan arkadaşlarımıza ve destek çıkan herkese teşekkür etmek istiyorum. Bizim bir fikrimiz vardı. İnsanlar ve arkadaşlarımız bize inandılar. Hep beraber bu fikrin peşine düştük bunu oluşturmaya çalıştık. Daha iyilerini yakında yapmayı umuyoruz.” dedi.

Filmde ağır ve hassas bir konu işleyen yönetmen Savaşkurt, kendilerini böyle bir film çekmeye iten şeyin özellikle son yıllarda Türkiye’de yaşanan cinsel istismar, tecavüz vakalarındaki artış olduğunu söyledi. Savaşkurt, bunun sosyal medyada ve haberlerde daha fazla görünür olmasının da filmin çıkış noktası olduğunu belirterek, “Film gerçek bir hikayeden alıntı, biz 10 yıl öncesinde bir hikaye dinlemiştik. Bu hikayenin filmle paralel giden yönleri de var, tamamen kurgu yönleri de var. Bizi tetikleyen şeyde özellikle son yıllarda Türkiye de bu cinsel istismarın, tecavüz vakalarının artışı ve sosyal medyada , haberlerde daha fazla görünür olması. Bu bizi devamlı düşündürüyordu zaten. Bu konu ne zaman irdelenecek ya da ne zaman daha farklı tarzda cezaevi filmi yapılacak diye düşünürken, böyle bir konuyu işleyen filmi biz yapalım dedik” diye konuştu.

İNSANLAR YİNE KENDİ CEZA YA DA ADALET SİSTEMİNİ GETİRME İHTİYACI DUYACAK”

Yönetmen İlker Savaşkurt son filmi ‘Damat Koğuşu’nu anlattı!“Film cezaevlerinde cinsel istismarcı mahkumların konulduğu koğuşlardaki uyguladıkları kendi adaletlerini anlatıyor. Sistem her ne kadar devletin koyduğu yasalar çerçevesinde işlese de insanlar yine kendi ceza ya da adalet sistemini getirme ihtiyacı duyacak” diyen yönetmen Savaşkurt, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Devletin ya da devletlerin koyduğu kurallar coğrafi ya da bölgesel olarak sürekli şekil değiştirir. Şu an 50 km ötede konulmuş aynı kural yaptırımları kesinlikle çalışmaz. Bu biraz insani bir şeydir. Bu yüzden kurallar ne kadar iyi ya da ne kadar kötü olursa olsun insanlar yine kendi ceza ya da adalet sistemini getirme ihtiyacı duyacaktır. Bu da tam sormak istediğimiz sorulardan birisi, yani gerçek adaletin, ya da gerçek suçlunun kim olduğunu soruyoruz biz de.”

“SEN DAHA BÜYÜK BİR SUÇ İŞLEDİN DİYE ONU HEMEN CEZALANDIRABİLİYOR”

Filmde suçun derecelendirmesini, cinayet işleyen bir mahkumla, tecavüz suçu işleyen bir mahkumun arasındaki o ince çizgiyi ekrana taşıdıklarını aktaran Savaşkurt, suçlunun suçluyu cezalandırması ve bunu bir hak olarak görmesi sorusuna verdiği cevapta; “Bu biraz da sınıfta, mahallede veya askerde bulunmak gibi, yani kitapta yazılmayan ya da yazılı olmayan hiyerarşik sistemler var. Damat koğuşunda da iki tecavüzcü birbirini cezalandırabiliyor. Bu belli bir şekilde derecelendirmiş. Biri çocuk tecavüzcüsü, diğeri başka türlü bir istismarcı. Mahkumlar kendi derecelendirmelerini yapıp hemen ceza kesebiliyorlar. Bu belki de koğuş sisteminin getirdiği bir şey. İnsanlar daha iyi ayrışmış şekilde olsaydı belki böyle olmayabilirdi. Doğru yolu nedir, hatta doğru bir yolu var mıdır pek emin değilim ama belli bir yerde koğuş sistemi de güzel bir sistem. Çünkü insanlar karşı çıksalar da özellikle bizim gibi coğrafyalar bu tarz sistemleri sever, bu kademelendirme neye göre oluyor gerçekten de hiç bilmiyorum" yanıtını verdi.

“EMPATİ YA DA SEMPATİ KAVRAMLARINA İZİN VERMEDİK”

Savaşkurt, "Filmi yaparken vizyonu bu kadar düşünmüyorduk.Film halk için olan bir sanat biçimidir, o yüzden filmi çekerken, biz birazda halk gibi düşünmeye çalıştık. Bu da bizi şöyle etkiledi; tüm bunlar yaşanırken biz içeriye birazda sadece mercek tutmak istedik o yüzden empati ya da sempati kavramlarına izin vermedik. Mesela Musa bir başrol olmasına rağmen aslında tamamen başrol değil. Musa’yla kesin bir içsellik kurmadan, suçluya, masuma, gardiyana kısacası herkesin hayatına biraz biraz bakıyoruz. Seyreden herkesin filmden istediğini anlasın istedik çünkü bizim filmde geçen ortamda ve filmin konusuyla ilgili ne düşündüğümüzü ifade etmemiz yanlış bir şey olacaktı. Konuyu elimizden geldiğince izleyenlerin düşüncesine bırakmak istedik” diye konuştu.

Yönetmen İlker Savaşkurt son filmi ‘Damat Koğuşu’nu anlattı!

“HADIM VE İDAM CEZALARI CAYDIRICI BİR ETKEN DEĞİL TETİKLEYİCİ BİR ETKENDİR”

Günümüzde güncel bir konu olan idam ve hadım konusunun caydırıcı bir etken olmadığını, tam tersi yapma dürtüsünü tetiklediğini sözlerine ekleyen Savaşkurt, “Kültürümüz itibariyle 600 700 yıllık geçmişimizde idam ve hadım cezalarının olması neticesiyle bu cezalar Türkiye için normal gözükebilir. Ama son 50 veya 100 yıldır böyle bir durumu yaşamadığımız ve gözümüzle görmediğimiz için özellikle yeni jenerasyonda bu konunun konuşulması çok rahat olabilir. Fakat bana idam ve hadım cezalarının getirilmesi suçlara engelleyici bir etki midir diye sorarsanız, biraz araştırma yapınca tetikleyici etki olduğunu söyleyebilirim. İdam veya hadım cezaları artış gösterdikçe, insanları suç işlemeye tetiklediği gibi suç oranı da artar. Bu konuya psikolojik olarak yaklaşmak gerekebilir ve bu konuda küçük yaşlarda başlayan eğitimler verilebilir. Hadım ve idam cezalarının toplumda caydırıcı bir etken olacağını düşünmüyorum" dedi.

“O ÇİZGİ BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİYDİ”

Başrol oyuncusu Musa Can Pekcan ilk uzun metrajlı film deneyimini ‘Damat Koğuşu ‘nda yaşadı. Başrol olan Yusuf Şengül rolü için hazırlık sürecinden bahseden Pekcan; "Senaryoyu okurken karakterin belli başlı özellikleri vardı. Her şey den önce senaryo ilk geldiğinde 90 kiloydum yani kilo vermem gerekiyordu. Öncelikle Yusuf’u oynayacak bir adam kırmızı yanaklı olamazdı. Bunun sonrasında kendi içimde Yusuf’un masumiyeti ile ilgili büyük tartışmalar yaşadım. Senaristimiz Mehmet Kala ve yönetmenimiz İlker Şavaşkurt ’la sürekli olarak bunu tartışıyorduk; Yusuf masum mu değil mi, yaptı mı yapmadı mı. Yusuf'u o ince çizgide tutmak çok önemliydi. Çünkü Yusuf bütün filmin terazisiydi. Yusuf için net bir şey söylediğimizde film de net bir şey söylüyor, fakat biz net bir şey söylemek istemiyorduk. O yüzden o çizgi benim için çok önemliydi” ifadelerini kullandı.

“ÇOK BÜYÜK BİR TECRÜBE AMA AYNI ZAMANDA ÇOK BÜYÜK BİR KAOS”

İlk uzun metrajlı film deneyiminin, filmde başrol oynamanın ve bu kadar zor bir role gelmenin çok büyük bir tecrübe ama aynı zamanda çok büyük bir kaos olduğunu belirten Pekcan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İlk uzun metraj ve başrol oynamanın dışında Damat Koğuşun’da Yusuf Şengül gibi birini oynamak bir oyuncu için çok büyük bir iş çok büyük bir tecrübe ama aynı zamanda çok büyük bir kaos çünkü tecrübesizlik olduğu için sette bir yerden sonra Yusuf’a dönmeye başladım, rolden çıkamadım diye düşünen bir biri değilim. Öyle bir oyunculuk anlayışım yok ama 14 gün boyunca Yusuf’ u oynamak, o şeyleri yaşamak bende bir süre sonra deformasyon yaşatmaya başladı. Bir gün İlker, Yusuf gibi uyuyorsun git başka yerde uyu demişti çünkü biz çok yoğun çalışıyorduk ve koğuşta gördüğünüz o ranzalarda uyuyorduk. Çok zordu ama çok keyifliydi.”

“İTİRAF ETMEK ÇOK ZOR BİR YERE DÖNÜŞEBİLİR”

“Yusuf Şengül rolü için için masum diyemeyiz, itiraf edebilecekken neden susuyor” sorusuna Pekcan, şu yanıtı verdi:

“İtiraf edebilir mi bilmiyorum çünkü içeride onca şey yaşadıktan sonra bir şeyleri itiraf etmek çok zor bir hale gelebilir. Daha koğuşa girer girmez, hatta koğuştan önce karakola girer girmez bir suçlu damgasıyla içeriye giriyorsunuz ve siz suçsuz olduğunuzu söylediğiniz anda kimse suçsuz olduğunuzu düşünmeyecek. Dolayısıyla Yusuf koğuşa gelene kadar belki yirmi, otuz kere suçsuz olduğunu söyledi, işe yaramadığını gördü. Koğuşun içindeki diğer adamlar da suçlu olduğu ve artık koğuşun içinde olduğu için bunu tekrar tekrar söylemesinin bir manası olmadığını düşünüyor. Yusuf bu nedenle sessiz, bu nedenle izliyor ve hayatta kalmaya çalışıyor.”

29 Eylül itibariyle vizyona giren ’Damat Koğuşu’ filmi yönetmen İlker Savaşkurt ‘un ilk uzun metrajlı filmi özelliğini taşıyor. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Trendyol 1. Lig: Sarıyer: 4 - Hatayspor: 0 Trendyol 1. Lig’in 35. hafta maçında Sarıyer, sahasında karşılaştığı Hatayspor’u 4-0 mağlup etti. Maçtan dakikalar 28. dakikada Marcos Silva’nın uzun pasında topu kontrol eden Camara, ceza sahası içinde rakiplerinden sıyrılarak yerden vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Demir’in sağından filelerle buluştu. 1-0 53. dakikada hatalı pasta sol kanatta topu kazanan Dembele pasını ceza sahası içine aktardı. Poko’dan seken topu Eze vuruşunu yaparken, savunmadan seken topu Poko takip ederek ağlara gönderdi. 2-0 69. dakikada sol taraftan kullanılan köşe vuruşunda kaleci Demir topu yumruklarken, sağ kanada açılan topu Poko, penaltı noktası üzerine gönderdi. Emeka Eze’nin kontrolü sonrası yaptığı sert vuruşta meşin yuvarlak ağlara gitti. 3-0 83. dakikada Batuhan’la hızlı gelişen atakta ceza sahası içine koşu yapan Aytaç Kara, sol ayağıyla yaptığı vuruşta top kaleci Demir’in ayaklarının altından ağlarla buluştu. 4-0 Stat: Yusuf Ziya Öniş Hakemler: Berkay Erdemir, Ömer Lütfü Aydın, Oğuzhan Yazır Sarıyer: Mert Furkan Bayram, Cebrail Karayel, Metehan Mert, Caner Osmanpaşa, Eşref Korkmazoğlu, Hamidou Traore (Emre Yeşilyurt dk. 46), Moustapha Camara, Andre Poko (Berkay Aydoğmuş dk. 79), Marcos Silva (Aytaç Kara dk. 63), Dembele (Batuhan Kör dk. 74), Emeka Eze (Ozan Sol dk. 75) Yedekler: Furkan Onur Akyüz, Fethi Özer, Oğuzhan Yılmaz, Ömer Bayram, Enver Kulasin Teknik Direktör: Servet Çetin Hatayspor: Demir Sarıcalı, Ersin Aydemir, Hakan Çinemre, Yiğit Ali Buz, Sinan Özen (Danjuma (dk. 46), Muhammed Gönülaçar, Sharif Osman (Ali Yıldız dk. 86), Ensar Arslan (Deniz Aksoy dk. 61), Baran Arslan (Yunus Azrak dk. 74), Ünal Emre Durmuşhan, Prince Ating (Yılmaz Cin dk. 74) Yedekler: Emir Dadük, Seyit Gazanfer, Cenk Doğan, Melih Şen, Mustafa Aydın Teknik Direktör: Bekir İrtegün Goller: Camara (dk. 28), Poko (dk. 53), Emeka Eze (dk. 69), Aytaç Kara (dk. 83) (Hatayspor) Sarı kartlar: Prince Ating, Baran Sarka, Ersin Aydemir (Hatayspor), Marcos Silva (Sarıyer)
İstanbul Trendyol Süper Lig: RAMS Başakşehir: 3 - Gençlerbirliği: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Başakşehir, sahasında Gençlerbirliği ile karşılaşıyor. Müsabakanın ilk yarısı turuncu-lacivertlilerin 3-0’lık üstünlüğüyle sonuçlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 9. dakikada Bertuğ ile paslaşmasının ardından defansın arkasına sarkan Shomurodov’un, ceza sahası içinde aşırtma vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Velho’nun üzerinden ağlarla buluştu. 1-0 15. dakikada Gençlerbirliği savunmasında Hanousek’in pası kısa kalıca topu alan Yusuf Sarı’nın ceza sahası içi sağ çaprazdan sert vuruşunda meşin yuvarlak yakın direk dibinden dışarı gitti. 27. dakikada Operi’nin sol taraftan ortasında Bertuğ’un yakın direkten vuruşunda kaleci Velho gole izin vermedi. 40. dakikada Ivan Brnic’in sol taraftan yerden pasında ceza sahası içinde topla buluşan Yusuf, vuruş açısını kaybedince meşin yuvarlağı hemen gerisindeki Shomurodov’a çıkardı. Shomurodov, kale önünden sol ayağıyla gelişine vuruşunda meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 2-0 42. dakikada Yusuf Sarı’nın sağ taraftan ortasında kale önünde bulunan Bertuğ’un kafa vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti. 3-0 Stat: Fatih Terim Hakemler: Ali Şansalan, Hüseyin Aylak, Ali Alp RAMS Başakşehir: Muhammed Şengezer, Ömer Ali Şahiner, Leo Duarte, Jerome Opoku, Christopher Operi, Olivier Kemen, Umut Güneş, Yusuf Sarı, Eldor Shomurodov, Ivan Brnic, Bertuğ Yıldırım Yedekler: Doğan Alemdar, Onur Bulut, Hamza Güreler, Kazımcan Karataş, Onur Ergün, Miguel Crespo, Jakub Kaluzinski, Amine Harit, Davie Selke, Nuno Da Costa Teknik Direktör: Nuri Şahin Gençlerbirliği: Ricardo Velho, Pedro Pereira, Thalisson, Zan Zuzek, Matej Hanousek, Ayotomiwa Dele-Bashiru, Göktan Gürpüz, Oğulcan Ülgün, Franco Tongya, Henry Onyekuru, Sekou Koita Yedekler: Erhan Erentürk, Abdurrahim Dursun, Samed Onur, Metehan Mimaroğlu, Arda Çağan Çelik, Dal Varesanovic, Fıratcan Üzüm, Adama Traore, MBaye Niang, Cihan Çanak Teknik Direktör: Volkan Demirel Goller: Eldor Shomurodov (dk. 9 ve 40), Bertuğ Yıldırım (dk. 42) (RAMS Başakşehir) Sarı kartlar: Ömer Ali Şahiner, Bertuğ Yıldırım (RAMS Başakşehir)
Bursa Başkan Erkan Aydın Bursa 23. Kitap Fuarı’nda çocuk yazarlarla buluştu Bursa 23. Kitap Fuarı’nı ziyaret eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, çocuk yazarlarla bir araya geldi. Osmangazi Belediyesi’nin eğitime ve edebiyata verdiği desteğe işaret eden Başkan Aydın, "Mutlaka beynimizi, iç dünyamızı ve geleceğe hazırlanan çocuklarımızı kitapla eğitmemiz gerekiyor." diye konuştu. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, TÜYAP Bursa Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle 11 - 19 Nisan tarihlerinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Fuar Alanı’nda düzenlenen Bursa 23. Kitap Fuarı’nı ziyaret etti. Osmangazi Belediyesi’nin 2026 yılını Türk edebiyatının usta kalemlerinden Orhan Kemal’e ithaf etmesi dolayısıyla fuarda kurulan belediye standına iştirak eden Başkan Aydın, burada Osmangazi Belediyesi tarafından çocukların yazma becerilerini geliştirmeyi, hayal güçlerini zenginleştirmeyi ve edebiyatla güçlü bir bağ kurmaları amacıyla hayata geçirdiği "Küçük Yazarlar Atölyesi"nde eğitim alan çocuklarla bir araya geldi. Çocuklarla yakından ilgilenen Başkan Aydın, ürettikleri hikayeler hakkında bilgiler aldı. Atölye mezunu çocukların ürettikleri hikayelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan kitabı da beğeniyle inceleyen Başkan Aydın, çocukları tek tek tebrik etti. Başkan Aydın, Osmangazi Belediyesi standını ziyaret eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e de "Küçük Yazarlar Atölyesi" kapsamında hazırlanan kitabı hediye etti. Çocukların üretiminden dolayı duyduğu memnuniyeti ifade eden Başkan Aydın, daha sonrasında Nilüfer Belediyesi standını gezdi. Fuar kapsamında Milli Eğitim Müdürlüğü’nün standına da geçen Başkan Aydın, burada çeşitli okulların hayata geçirdiği projeler ve üretim çalışmaları hakkında yetkililerden detaylı bilgiler aldı. Eğitim alanında gerçekleştirilen projeleri ilgiyle inceleyen Aydın, Osmangazi Belediyesi olarak eğitime verdikleri desteği kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı. "Hayatın her alanında olmaya çalışıyoruz" Osmangazi Belediyesi olarak hayatın her alanında olmaya çalıştıklarını belirten Başkan Erkan Aydın, bu kapsamda Bursa 23. Kitap Fuarı’nda da yerlerini aldıklarını ifade ederek, şöyle konuştu: "Burada çocuk yazarlarımızla bir araya geldik. Sağ olsunlar, yazdıkları ve bizler için imzaladıkları kitabı aldık. Yazarlık atölyesi ile yazarlık eğitimi almak isteyen, bu konuda kendinde yetenek gören çocuklarımızı, velilerimizi kurslarda ağırladık. Yıl boyu, 365 gün kitap fuarlarında da yerimizi alıyoruz. Geçtiğimiz yıl biz de Osmangazi Belediyesi olarak kitap fuarı yapmıştık, bu sene ikincisini yapacağız. Kitap okumaya, gelecek nesilleri eğitmeye en çok ihtiyacımızın olduğu bir dönemdeyiz. Her zaman söylenen bir laf vardır, boş çuval dik durmaz. Mutlaka beynimizi, iç dünyamızı ve geleceğe hazırlanan çocuklarımızı kitapla eğitmemiz gerekiyor. Osmangazi Belediyesi olarak biz de, kültür sanat, eğitim, spor, hayatın her alanında olmaya çalışıyoruz, en etkili bir şekilde katkı sunmaya çalışıyoruz ve bu misyon çerçevesinde de kitap fuarında da yerimizi aldık. Bütün katılımcılara da teşekkür ediyoruz." Osmangazi Belediyesi yazarları kitapseverlerle buluşturuyor Müzik eşliğinde açtığı standıyla fuar ziyaretçilerini karşılayan Osmangazi Belediyesi, edebiyatı ve kültürel üretimi destekleyen çalışmaları kapsamında 12 Nisan Pazar günü saat 14.00’te Nilüfer Açıkalın’ı, 14 Nisan Salı günü saat 14.00’te Cezmi Ersöz’ü ve 17 Nisan Cuma günü saat 14.00’te Özgür Özgülgün’ü imza gününde kitapseverlerle buluşturacak. Yerel yazarları da fuar ziyaretçileriyle bir araya getirecek Osmangazi Belediyesi, ‘2026 Orhan Kemal Yılı’na ithafen Gülçin Elif Yücel ve Işık Öğütçü’nün katılımıyla 18 Nisan Cumartesi günü saat 17.00’de "Orhan Kemal Bursa’da" adlı paneli gerçekleştirecek.