TEKNOLOJİ - 13 Mayıs 2015 Çarşamba 15:46

Yurtdışından getirilen telefonlar nasıl kullanılır

A
A
A
Yurtdışından getirilen telefonlar nasıl kullanılır

Ülkemize gelen telefonlara yüksek miktarda vergi koyulmasından dolayı tüketicilerin bir kısmı cep telefonlarını yurt dışından almayı tercih ediyor. Peki bu telefonlar ülkemizde nasıl kullanılır ? İşte yurt dışından getirilen telefonlarla ilgili bilinmesi gereken her şey

 

IMEI NUMARASI ÖĞRENME

Yurt dışından getirilmiş telefonların IMEI numaraları kayıt altına alınmak zorunda, cihazınız çalındığı takdirde size sorulan ilk soru bu numara. Bütün cep telefonlarından *#06# tuşlarını tuşladığınız zaman IMIE numaranızı öğrene bilirsiniz

TELEFONUNUZU 60 GÜN İÇİNDE KAYIT YAPTIRMALISINIZ

Yurtdışından getirilen telefonlar 60 gün kayıt yaptırmadan kullanılabilir ancak cihaz bu süre içinde kayıt edilmezse iletişime kapatılır

PEKİ KAYIT İŞLEMİ NASIL YAPTIRILACAK

e-Devlet şifresi ile www.turkiye.gov.tr adresi üzerinden telefonunuzu kayıt edebilirsiniz.
Kendinize ait bilgileri e-Devlet üzerinden girdikten sonra kayıt hakkını sorgulaması yapmanız gerekiyor. Bu işlemden sonra 131,50 Tl olan harç ücretinin yatılarak kayıt işlemi tamamlanmalı. Elektronik ortamda yapılan incelemelerden sonra cihazınız bilgilerini verdiğiniz pasaport üzerine kaydedilmiş olacak.

PASAPORTA DİKKAT

IMEI kaydı için kişiye ait pasaportun son iki yıl içerisinde herhangi bir cihaz kayıt işleminde bulunulmamış ve kişinin Türkiye’ye giriş yaptığı tarihten itibaren 60 günü geçmemiş olması gerekiyor.

İKİ YILDA BİR CİHAZ GETİRİLEBİLİR

Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 31.01.2008 tarih ve 2981 sayılı yazısı ile 01.02.2008 tarihinden itibaren 2 takvim yılı içerisinde 1 adet cep telefonunun yurda getirilebileceği belirlenmiş durumda.

KAYIT YAPTIĞINIZ TELEFONUN ANAKARTI DEĞİŞİRSE

İlk kayıt başvuru sahibinin; değişimi yapan firmadan almış olduğu değişim belgesi ile E-devlet kapısı (www.turkiye.gov.tr) üzerinden kayıt yapılması gerekmektedir.

Değişim belgesinin üzerinde firma kaşesinin olması, firmanın adı/ünvanı ile adres veya telefon bilgilerinin,cihazın eski ve yeni IMEI numaralarının ve her iki cihazın aynı marka olması gerekmektedir.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Babasının tavsiyesiyle başladı, mesleki hızıyla bitirdi Bolu’da babasının önerisiyle okuduğu kitaptan etkilenerek yazar olmaya karar veren zabıt katibi Yüksel Konak, ilk romanı "Yüzleşme"yi yayımladı. Adliye koridorlarındaki gözlemlerini kurgusuna yansıtan Konak, kitabın yazım aşamasını mesleğinin kazandırdığı klavye hakimiyeti ve hız sayesinde kısa sürede tamamladı. Adliyedeki yoğun mesaisinin yanı sıra edebiyata merak saran 44 yaşındaki Yüksel Konak, yazarlık yolculuğuna 2020 yılında kaybettiği babasıyla yaşadığı bir anı üzerine adım attı. Babasının tavsiyesiyle "Yeşil Yol" filminin kitabını okuyan ve eserin derinliğinden etkilenen Konak, 2 yıllık kurgu sürecinin ardından ilk romanını kaleme aldı. Mesleği gereği sahip olduğu klavye hakimiyeti sayesinde kitabın yazım aşamasını 1 ayda tamamlayan Konak, eserinde okurlara hayatın içinden kesitler sunuyor. "Kırılma noktam babamın vefatı oldu" Yazarlık serüveninin başlangıcını anlatan 16 yıllık zabıt katibi Yüksel Konak, babasının vefatının kendisi için bir kırılma noktası olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: "Muhtemelen her yazarın bir kırılma noktası vardır. Benim için bu nokta, 2020 yılında kaybettiğim babamla birlikte yaşadığım bir anıyla başladı. Birlikte izlediğimiz güzel bir film vardı "Yeşil Yol" isimli. Filmi izlediğimde gerçekten muhteşem olduğunu düşünmüştüm. Babam ise bana filmin kitabını okuduğunu ve filmle kitabın çok fazla örtüşmediğini, kitaptan çok daha büyük haz aldığını söyledi. Bunun üzerine ben de kitabı almaya karar verdim ve okudum. Gerçekten de kitabın, filmin ötesinde daha derin ve daha yoğun duygular barındırdığını fark ettim. İşte o an, hayallerimi kelimelere dökerek, ’İnsanlara ulaştırabilir miyim’ sorusu zihnimde belirdi ve yazarlık yolculuğum başladı. Yaklaşık 4 yılın ardından ’Yüzleşme’ adlı kitabımızı Bolu’dan memleketim Kars’a ve Türkiye geneline ulaştırma fırsatı bulduk." "Kitap, insanların iç dünyasında kopan fırtınaları anlatıyor" Kurgu aşamasını iki yılda tamamladığını dile getiren Konak, mesleği gereği kazandığı klavye hakimiyetinin yazım sürecinde kendisine büyük kolaylık sağladığını vurguladı. Konak, "Her yazar önce kronoloji oluşturur, ardından bunu kabataslak bir metne döker ve yazım aşamasına geçer. Ben de bu süreci iki yıl boyunca şekillendirdikten sonra, yazım aşamasını yaklaşık bir ayda tamamladım. Yüzleşme ismi, kitabın daha ilk oluşturulma aşamasında zihnimde beliren bir isimdi. Çünkü kitap, her ne kadar Bolu’nun dingin atmosferinde geçse de insanların iç dünyasında kopan fırtınaları anlatıyor. Okurlar bunu kitabın arka kapağında ve okumaya başladıklarında daha net hissedecekler" dedi. Mesleki tecrübesini kurguya yansıttı Romanın başkahramanlarından birinin "Zabıt katibi Feride" olduğunu ve kendi mesleki gözlemlerinden izler taşıdığını aktaran Konak, kitabın sadece bir suç romanı olmadığını vurgulayarak, "Zabıt katibi olmam dolayısıyla kendi hayatıma da dokunmam gerekiyordu. Zabıt katibi Feride’nin de hayatında mutlaka kendilerine ait bir iz bulacaklardır. Suç romanı okumayacaklar. Hayatın içinden, iyiyle kötünün, geçmişle geleceğin, sevgiyle nefretin yüzleşmesine tanık olacaklar" diye konuştu. Konak, ikinci kitabın hazırlıklarına da başladığını sözlerine ekledi.