SAĞLIK - 13 Mayıs 2023 Cumartesi 11:32

Yüksekovalar İranlı doktor Behzat Saleki’yi sevdi

A
A
A
Yüksekovalar İranlı doktor Behzat Saleki’yi sevdi

HAKKARİ (İHA) – Hakkari’nin Yüksekova Devlet Hastanesi’nde görev yapan İranlı ortopedi doktoru Behzat Saleki, kendisine giden hastalara uyguladığı tedaviler sayesinde şifa buluyorlar.

HAKKARİ (İHA) – Hakkari’nin Yüksekova Devlet Hastanesi’nde görev yapan İranlı ortopedi doktoru Behzat Saleki, kendisine giden hastalara uyguladığı tedaviler sayesinde şifa buluyorlar.


İran Tebriz Üniversitesinde Tıp Fakültesini okuması ve ardında İzmir’de ortopedik ve travmatoloji bölümünde eğitimini tamamlayan İranlı Behzat Saleki, İzmir ve İstanbul gibi illerde farklı sağlık kurumlarında çalışmalarına başladı. Bu illerde çalışan İranlı doktor Saleki, daha sonra Yüksekova Devlet Hastanesine Ortopedi ve Travmatoloji bölümüne atandı. Hastanede çalışmaya başlayan doktor Saleki, uyguladığı tedaviler sayesinde adeta vatandaşların takdirini kazanıyor. Vücutta oluşan kırık, çıkık ve çatlak gibi sorunlar üzerinde uyguladığı iyi tedaviler sayesinde vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Doktor Saleki, özellikle ortopedi üzerinde, kas iskelet sistemini ve onun sorunlarını inceleyen, gövdenin hareket dizgesinin biçimbilimini ve işlevini değiştiren doğumsal, sonradan edinilmiş ya da örselenme sonucu oluşan örsentileri incelemeye, önlemeye ve tedavi etmeye yönelik bunu üzerinde tedavilerini yaparak insanları sağlıklarına kavuşturuyor.



"Yüksekova’yla kültürlerimiz hemen hemen aynı’’


Hastalara en iyi şekilde tedaviler yaptığını belirten doktor Behzat Saleki, “İran’ın Urumiye kentinde doğdum. Şimdi olduğumuz konum tabi Yüksekova’dayız. Benim kendi doğduğum şehre bayağı yakın. Yani neredeyse evden eve bir saat sürüyor. Ben 2009’da İran’da Tebriz Üniversitesi’nde Tıp Fakültesi’ni bitirdim. Sonra uzmanlık için Türkiye’yi seçtim. Hem kültürel olarak, hem de ülkeme yakın olduğu için. Sınavlardan sonra 2012 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Ortopedik Travmatoloji uzmanlık üzere İzmir’e geldim. 2018’e kadar İzmir’deydim. Uzmanlığımı Dokuz Eylül Üniversitesi’nden aldım. Sonra yaklaşık 4.5 sene yabancı kontenjanıyla, yabancı kadrosuyla daha doğrusu İstanbul’da özel hastanede 2 özel hastanede çalıştım. Çifte vatandaş olduğum için zorunlu hizmet çıktı tabi. Seçeneklerde Yüksekova vardı. İlk başta çok gelmek istemiyordum. Ama sonra kura gecesi aslında Yüksekova keşke çıksa dedim ve kurada Yüksekova çıktı. Yaklaşık 1 senedir de Yüksekova’dayım. Kültürel olarak tabi sonuçta bildiğim bir kültür bize yakın. Buradaki yaklaşık yüzde 70’e yakın İranla hem ticari, hem aile olarak bir ilişkisi var. Sürekli İran’a gidip geliyorlar ve bu beni sevindiriyor sonuçta. Neredeyse aynı topraktan olduğumuz için, aynı kültürden olduğumuz için güzel bir duygu” dedi.



"Hastaları tedavilerinde memnun etmek için en iyi şekilde hizmet veriyoruz’’


Yüksekovaya geldiği için mutlu olduğunu ifade eden doktor Saleki, ‘’Hastalarda bu şekilde çok mutlu. Ben de buraya geldiğim için mutluyum, memnunum. Hastaların memnun kaldıkları için sonuçta bu bir senede aldığımız geri dönüş kötü değildi. Hatta iyiydi ve çok bazen iyi geri dönüşler aldık. Bakalım bundan sonra süreci ne getirecek önümüze. Ailem tabi ki İstanbul’da. Dönmek, kalmak mı biraz çelişki var ama bundan sonra artık nerde devam edeceğime dair bir karar vereceğiz. Gerçi bir eleştiri de yapayım. Randevu konusunda çok sıkıntı yaşıyoruz. Hastalar genelde randevusuz geliyor, bakılmak istiyor. Biz de elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bazen 140, bazen de 150 hastaya bakıyoruz. Memnun kalıyor muyuz kalmaya çalışıyoruz. Ama keşke daha az yoğunlukta olsun da hastalarla daha fazla ilgilenebilelim. Ama genel olarak hastalarımı mutlu etmeye çalışıyorum. Yani kimseyi mağdur etmemeye çalışıyorum. Elimizden gelen hastayı acil olsa, polikliniği olsa bakıyoruz. Özellikle hastalara, yaşlısıdır, çocuğudur, git gel olmasın, kış mevsiminin özellikle bunu çok yaşadık. Umarım hastalar da bizden dedikleri gibi memnun olurlar” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Büyükçekmece’de bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in kabrinde hüzünlü bayram İstanbul Büyükçekmece’de akranları tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in ailesi, Kurban Bayramı’nın ilk gününü çocuklarının kabri başında geçirdi. Anne Müşerref Demirel, "Geçen Kurban Bayramı’nda Baki ile beraberdik" diyerek gözyaşlarına hakim olamadı. 10 Mayıs Pazar günü akranları tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in ailesi, Kurban Bayramı’nın ilk gününü çocuklarının mezarı başında geçirdi. Oğlunun kabri başında duygu dolu anlar yaşayan Müşerref Demirel, "Geçen Kurban Bayramı’nda Baki ile beraberdik" diyerek gözyaşlarına hakim olamadı. Bayram sabahını çocuğunun mezarı başında geçiren Demirel ailesi dualar etti. Baba Cevdet Demirel, "Mutlaka bu olayların üzerinde durulması lazım. Kimler bu işin içerisinde varsa cezalarını almasını istiyorum. Bu çocukları yönetenler var. Kim yönetiyorsa bunların hepsinin cezalandırılmasını istiyoruz. Tekrar diyorum ki idam istiyoruz" diye konuştu. "Lütfen adalet gelsin ki başka anneler yanmasın" Çocuğunun kabri başında duygu dolu anlar yaşayan anne Müşerref Demirel ise, "Geçen Kurban Bayramı’nda Baki ile beraberdik. Ama bugün kabristanda kutluyoruz. Kamera tekrar incelensin. Sokak ortasında iki tane vahşi çocuk bu cesareti kimden alıyorlar. Bu kadar insanın içinde çocuğum vahşice katledildi. Lütfen adalet gelsin ki başka çocuklar, başka anneler yanmasın" şeklinde konuştu. "Herkese bayram geldi ama bize gelmedi" Öte yandan 1 Mayıs’ta Iğdır’da arkadaşı tarafından şakalaşırken silahla vurulması sonucu hayatını kaybeden 13 yaşındaki Berat Irmak’ın teyzesi Şükran Duran da aileye destek ziyaretinde bulundu. Şükran Duran, "Herkese bayram geldi ama bize bayram gelmedi. Hüzünlüyüz. İstediğimiz tek şey adaletin yerini bulması. Ne olursunuz artık bu yasayı yürürlüğe koyun. Başka annelerin, babaların ciğeri yanmasın. Ben de Berat Irmak’ın teyzesiyim. Abdulbaki Demirel için taziyeye geldik. Olmayan bayramımızda yaralarımızı birlikte saralım diye geldik" dedi.
Sivas Uzmanı açıkladı: "Kurban Bayramı’nın manevi yönü çocuklara anlatılmalı" Kurban Bayramı’nın paylaşma, dayanışma ve aidiyet duygularını güçlendiren önemli bir bayram olduğunu belirten Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocuklara bayramın manevi yönünün yaşlarına uygun şekilde anlatılmasının önemine dikkat çekti. Kurban Bayramı’nın yalnızca dini bir ibadet olmadığını; paylaşma, dayanışma, aidiyet, affetme ve umut gibi duyguları da içerisinde barındırdığını ifade eden Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocukların bayram sürecine yaşlarına uygun şekilde dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Kurban ibadetinin İslam dininin bir gerekliliği olduğunun çocuklara doğru şekilde aktarılmasının önemli olduğunu vurgulayan Işın, ailelerin paylaşma duygusunu çocuklara küçük örneklerle öğretebileceğini ifade etti. Dilruba Işın, "Kurban Bayramı İslam dini için oldukça önemli bir bayram. Sadece bir dini ritüel değil aynı zamanda paylaşmayı, aidiyeti ve dayanışma gibi duyguları da içeriyor. Umudu, affetmeyi, affedilmeyi de besleyen bir bayram" dedi. "Çocuklara uygun bir dille anlatılmalı" Işın, kurban kesmenin İslam dininde yapılması gereken bir ritüel olduğunu çocuklara uygun bir dille anlatılması gerektiğini söyleyerek, "Küçük çocuklara bu durum şöyle de anlatılabilir. Bu durum dinin bir gerekliliği, İslam dini için bunu yapılması gerektiğini anlatmak gerekiyor. Kendi oyuncaklarından bir parçayı birisine vererek, hediye etmesini isteyerek kurban bayramındaki paylaşma, dayanışma gibi asıl mantığı da çocuklara anlatabilirler. Çocukların yaş seviyesine göre, İslam dininde bazı ritüeller yapılması gerektiğini ve Kurban Bayramı da bu yapılması gereken sorumluluklardan biridir şeklinde anlatabilirler" diye konuştu.