- 29 Haziran 2023 Perşembe 09:36

Seyit Tahir Dede’nin hüzünlü bayrak nöbeti

A
A
A
Seyit Tahir Dede’nin hüzünlü bayrak nöbeti

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, 38 yıl boyunca bayrak nöbeti tutan ve Türkiye’nin ilk kadın güvenlik korucusu olan Gülşen Öztepe’nin vefat etmesi ile birlikte bayrak nöbetini devralan eşi Seyit Tahir Öztepe, hüzünlü bir bayram yaşadı.

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, 38 yıl boyunca bayrak nöbeti tutan ve Türkiye’nin ilk kadın güvenlik korucusu olan Gülşen Öztepe’nin vefat etmesi ile birlikte bayrak nöbetini devralan eşi Seyit Tahir Öztepe, hüzünlü bir bayram yaşadı.


Yüksekova ilçesinin Suüstü köyünde yaşayan ve Türkiye’nin ilk kadın güvenlik korucusu olan 80 yaşındaki Gülşen Öztepe ile eşi Seyit Tahir Öztepe, 38 yıldır evlerinin 150 metre ilerisindeki tepeye diktikleri Türk bayrağı için nöbet tutuyordu. Vatan sevgisi ve bayrağa olan saygısıyla tanınan Öztepe, tüm zorluklara karşı 38 yıldır evinin yanında bulunan ve ‘Zirve Tepe’ olarak adlandırılan noktada dalgalanan Türk bayrağı nöbetini tuttu.


Geçtiğimiz aylarda yaşamını yitiren ve 38 yıldır nöbet tuttuğu Türk bayrağının karşısında toprağa verilen Gültepe’nin eşi Seyit Tahir Öztepe, bu bayram tek başına bayrak nöbeti tutma hüznünü yaşadı. Sağ olduğu sürece Türk bayrağını dalgalandıracağını ifade eden Öztepe, 38 yıl boyunca eşi ile nöbet tuttuğu bayrak tepede, sevincini kutladığı kurşunların boş kovanlarını da hatıra olarak bıraktı.



“Hepimiz Türk bayrağını korumak zorundayız”


Yaşadığı sürece bu dağlarda Türk bayrağını indirmeyeceğini belirten Seyit Tahir Öztepe, “Bu bayrak burada 38 yıldır dalgalanıyor. Biz vatanımıza bağlıyız. Bu bayrak vatanın bayrağı ve bizim bayrağımızdır. Bizim kanımızdan oluştuğu için bunu korumak mecburiyetindeyim. Allah’ın izniyle biz sağ kaldığımız müddetçe bu bayrağı kimse elleyemez. Bu bayrak hiç kimsenin babasının malı değil. Türkiye Cumhuriyetinin malıdır, milletin malıdır. Bu vatanda bölünme diye bir şey yoktur. Hepimiz kardeşiz. Hepimiz bu ay yıldız bayrağın altında toplanmışız ve ay yıldız bayrağı korumak zorundayız” dedi.



“Eşime yaşadığım sürece bu bayrak dalgalanacak sözünü verdim”


Bayrağın 1984 yılında tepeye dikildiğini belirten Gültepe, “Devlet büyüklerimiz, valilerimiz, kaymakamlarımız ve paşalarımız bize hep destek verdi. Bu bayrağı yıllar önce tepeye diktik. Bayrağa benden çok eşim sahip çıktı. Kimsenin dokunmasına izin vermedi. Eşimi bir sene oluyor kaybedeli. Devlet büyüklerimiz beni yalnız bırakmadı, acımı paylaştılar. Yaşadığım süre boyunca bu bayrak dalgalanacak. Bu görevi çocuklarım benden devralacak. Tehditlere hiçbir zaman boyun eğmedik. Eşim Türkiye sevdalısıydı. Her zaman bayrağa sahip çıkmamızı istedi. Onun vasiyetini yaşatmak için yaşadığım sürece yerine getireceğim. Ben de 38 yıl aradan sonra onsuz bu bayram bayrak nöbetini tutuyorum ve tutmaya da devam edeceğim. Onun olmamasının hüznünü yaşıyorum. Allah rahmet eylesin çok iyi bir kadındı, cesaretli bir kadındı. Ben ona söz verdim. Yaşadıkça bu bayrak ebediyen dalgalanacak” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis 5 bin yıllık sepet örücülüğü sanatı Bitlis’te yaşatılıyor Bitlis’te Belediyesi bünyesinde açılan sepet örücülüğü kursu, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarını yeniden canlandırıyor. Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel öncülüğünde yürütülen kursa 25 kursiyer katılıyor. Yaklaşık 5 bin yıllık geçmişe sahip olan sepet örücülüğü sanatı, bambu ağacından yapılan el emeği ürünlerle yaşatılmaya çalışılıyor. Kursiyerler, hem geleneksel el sanatlarını öğrenme fırsatı buluyor hem de ürettikleri sepetlerle aile bütçelerine katkı sağlıyor. Özellikle ev hanımlarının yoğun ilgi gösterdiği kursta, birbirinden farklı model ve desenlerde sepetler üretilirken, el emeği ürünlerin ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel, unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin gelecek nesillere aktarılması için bu tür kursların önem taşıdığına dikkat çekti. Soyugüzel, "Belediye bünyesinde 25 kursiyerimizle sepet örücülüğü kursu vermekteyiz. Burada öğrencilerimiz hem sepet örücülüğünü öğrenmekte hem de evlerine katkı sağlamaktadır. Sepet örücülüğü aslında 5 Bin yıldır olan bir zanaattır ve günümüzde artık eskiden yük için depolamak için kullanılmaktansa şu anda daha çok hobi olarak veyahut da dekor olarak kullanılmakta veya kişinin ihtiyacına göre şekillenmektedir. Öğrencilerimiz burada hem sosyalleşiyor, hem streslerini atıyorlar, hem de üreterek evlerine çevrelerine katkı sağlıyorlar. Kursumuz 5 aydır aktif olarak açıktır ve 1 buçuk ay daha devam edecektir" dedi. Kursiyerler istedikleri takdirde usta öğretici de olabildiklerini ifade eden Soyugüzel, "Amacımız burada hem kursiyerlerimizi yetiştirmek hem de bu mesleği edinmek isteyen öğrencilerimizi usta öğretici olarak hayata kazandırmak hem de unutulmaya yüz tutmuş olan bu sanatı tekrardan canlandırmak" diye konuştu. Kursiyerlerden ev hanım Suzan Sulukaya sepet örerek satış yaptığını ifade ederek, "Hocamız evimize kadar gelip bize kursunun olduğunu söyledi. Ben o zaman ev hanımıydım evde oturuyorduk boş boş. Ama buraya geldikten sonra güzel şeyler öğrendik. Önce örgü ile başladım sonra yavaş yavaş sepet örgüsüne çevirdik. Ben bu sepetleri ürettikten sonra satışa başladım. Burada sepetlerimi ürettikten sonra satış yapıyorum. O yaptığım satışla mutfak masraflarımı karşılıyorum. Kendi kişisel bakım masraflarımı karşılıyorum" dedi.
Konya İçişleri Bakanı Çiftçi bayram namazını Konya’da kıldı İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bayram namazını memleketi Konya’da kıldı. Bakan Çiftçi, herkesin bayramını tebrik etti. İçişleri Bakanı Çiftçi, bayram namazını Konya Kapu Camisinde kıldı. Bakan Çiftçi, cami içerisinde personelle bayramlaştıktan sonra Konya Valisi İbrahim Akın, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti İl Başkanı Fatih Özgökçen, milletvekilleri, belediye başkanları ile birlikte camiden çıktı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Mustafa Çiftçi, herkesin Ramazan Bayramı’nı tebrik etti. Bakan Çiftçi, "Bugün Konya’mızdayız, baba ocağındayım. Bizim inancımızda kültürümüzde bayramlarımız özellikle dini bayramlarımız toplumsal birlik ve beraberliğimizin zirve yaptığı millet olma şuurunu hissettiğimiz müstesna günler. Bu özel günlerde büyüklerimizin ellerini öper küçüklerimizi sevindiririz. Fakir fukarayı gözetiriz. Yine geçmişlerimizi de unutmaz, kabir ziyaretleri yaparız. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi de rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Cenabı hak hepsinin şahadetini kabul eylesin. Öbür taraftan bu mübarek günde gazilerimizi de anıyoruz. Sınırlarımızın içerisinde ve dışarısında operasyonda icra eden güvenlik kuvvetlerimiz var. Şairin ’ağladığım senin içindir, güldüğüm senin içindir, öpüp başıma koyduğum ekmek gibisin’ diye hitap ettiği aziz vatanımızda kıyamete kadar bu aziz milletimizi hep birlikte birlik içerisinde yaşamayı nasip etsin. Bayraklarımızı indirtmesin, ezanlarımızı susturmasın diye bu mübarek günde niyazda bulunuyorum. Cenabı hak devletimize zeval vermesin. Kurban bayramında ibadetlerimizi kabul eylesin. Tüm hemşerilerimize hayırlı bayramlar diliyorum" dedi.