SPOR - 26 Mart 2025 Çarşamba 15:23

Bakanlar, Yüksekovaspor’un kutlama törenine katıldı

A
A
A
Bakanlar, Yüksekovaspor’un kutlama törenine katıldı

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Yüksekovaspor’un şampiyonluk kutlamalarına katıldı.


Yüksekova Selahaddin Eyyubi Havalimanı’nda Hakkari Valisi Ali Çelik, 3. Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Ferhat Vural, Yüksekova Kaymakamı Mustafa Akın tarafından karşılanan bakanlar, TFF Kadınlar 1. Lig’de şampiyon olan ve Süper Lig’e yükselmeyi başaran Yüksekovaspor için Yüksekova Gençlik ve Spor Müdürlüğü tarafından düzenlenen kupa törenine katıldı. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, törende şampiyon olan takımı kutladı.


Törende konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, takımın başarısını yakından takip ettiğini belirterek, sporcuları ve teknik ekibi tebrik etti. Güler, "Geçen yıl 2. Lig’den 1. Lig’e ve bu yıl da Süper Lig’e çıkan Yüksekovaspor Kadın Futbol Takımı’nı kutluyorum. Hepinizi gönülden tebrik ediyorum. Süper Lig’e yükselerek tarihe geçtiniz. Play-off maçlarınızı büyük bir ilgiyle takip ettim. Pazar günü kazandığınız final maçında üstün bir performans sergilediniz. Sizlerle ne kadar gurur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu başarı yalnızca bir kupa kazanmak değildir. Bu, Yüksekova’dan yükselen umut dolu bir başarı hikayesidir. Sizler, sahada olduğu kadar hayatta da güçlü olunabileceğini kanıtladınız. Türkiye’nin dört bir yanındaki kız çocuklarına ilham oldunuz" dedi.


Bakan Güler, Hakkari’nin spor alanında büyük bir potansiyele sahip olduğunu ve kış sporlarının gelişmesiyle birlikte Türkiye Kayak Milli Takımı’nın yüzde 30’unun Hakkarili sporculardan oluştuğunu vurguladı.



Bakan Bak: "Yüksekova, bu başarı hikayesinin en güzel örneklerinden biri"


Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ise Yüksekovaspor Kadın Futbol Takımı’nın Süper Lig’e yükselmesinin büyük bir başarı olduğunu belirterek, takımı ve taraftarları tebrik etti. Bakan Bak, "Şampiyonluk, birlikte ağlamak, birlikte gülmek, takım olmak demektir. Yüksekovaspor, büyük bir başarıya imza atarak Süper Lig’e yükseldi. Hakkari, Süper Lig’de herkesin korkulu deplasmanı olacak. Yüksekova Kadın Futbol Takımı’nın şampiyonluğu, bu başarı hikayesinin en güzel örneklerinden biridir" ifadelerini kullandı.


Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da, Yüksekovaspor’un başarısının Türkiye genelinde birçok genç için ilham kaynağı olacağını söyledi. Bakan Yumaklı, "Bugün yalnızca tarım ve ormancılıkla ilgili çalışmalar için burada değiliz. Aynı zamanda büyük bir başarıya şahitlik etmek için buradayız. Yüksekovaspor Kadın Futbol Takımı, Türkiye’ye çok büyük bir mesaj verdi. Kadınlarımız ve gençlerimiz, istediklerinde başaramayacakları hiçbir şeyin olmadığını gösterdi. Bu kupa, sadece bir şampiyonluk değil; azmin, kararlılığın ve emeğin sonucudur. Sizleri yürekten kutluyorum" şeklinde konuştu.


Konuşmaların ardından Yüksekovaspor Kadın Futbol Takımı oyuncuları sahneye davet edildi. Bakanlar ve protokol üyeleri, sporculara madalyalarını takdim ederek, şampiyonluk kupasını birlikte kaldırdı.


Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ve kuvvet komutanları, Yüksekova’daki törenin ardından Şırnak’a geçerken, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise ilçede temaslarına devam etti.



Bakanlar, Yüksekovaspor’un kutlama törenine katıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde aileler eğitim seminerleri ile bilgilendiriliyor Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde ailelere yönelik olarak DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) konulu eğitim semineri gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi, eğitim alanında yürütülen çalışmalar kapsamında, bünyesinde bulundurduğu Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde, 4-6 yaş aralığındaki çocukların gelişimine katkı sunmak amacıyla velilere yönelik milli ve manevi değerler temelli eğitimler düzenleniyor. Velilerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurmaları konusunda büyük destek olan ve gelişim süreçlerine dair farkındalık oluşturan eğitimlerin son oturumunda "DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu)" konusu ele alındı. Alanında uzman Psikolojik Danışman ve Oyun Terapisti Ayşe Söğüt’ün katkılarıyla gerçekleştirilen seminerde velilere kapsamlı bilgiler aktarıldı. Söğüt, DEHB’nin özellikle 3-6 yaş aralığı çocuklarda ortaya çıktığını belirterek, çocukların dikkatini toplamakta zorlandığı, çok hareketli olabildiği ve bazen düşünmeden hareket ettiği bir durum olduğunu aktararak, ailelere tavsiyelerde bulundu. Bu durum ile karşı karşıya kalan velilerin sabırlı ve anlayışlı bir yaklaşım benimsemeleri, net kurallar ve düzenli rutinler oluşturmaları, çocuklarının güçlü yönlerini desteklemeleri ve gerektiğinde uzman desteğine başvurmalarının önemine değinen Söğüt, ayrıca okul-aile iş birliğinin çocuğun gelişim sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Psikolog Ayşe Söğüt, "Ayrılık Kaygısı ve Okula Dönüş", "Oyun Terapisi Nedir, Ne Değildir?", "Gelişim Dönemleri ve Mizaç" ile "Sınır Koyma" gibi önemli başlıkları dönem boyunca velilere aktardı.
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Tetkik değil, hasta tedavi edilmelidir" Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, MR, tomografi ve kan tahlillerinin tanı sürecinin önemli araçları olduğunu belirterek, "Ancak bilimsel çalışmalar, bu tetkiklerin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini göstermektedir. Uzmanlara göre doğru tanı; hastanın şikayetlerinin ayrıntılı şekilde ele alınması ve dikkatli bir muayene ile mümkündür" dedi. Prof. Dr. İrfan Koca, tetkiklerin ancak doğru klinik çerçevede anlam kazandığını vurgulayarak, şikayeti olmayan kişilerde bile yüksek oranlarda iz saptanabildiğini söyledi. Literatürde yer alan çalışmalara dikkat çeken Koca, "Şikayeti olmayan bireylerde yüzde 37 - yüzde 96 oranında omurga disklerinde aşınma / fıtık benzeri izler, Omuz görüntülemelerinde yüzde 78’e varan sıvı artışı (bursit), Diz MR’larında yüzde 43’e kadar kıkırdak hasarı, Kalça görüntülemelerinde yüzde 68’e varan eklem kenarı hasarı görülebiliyor. Ancak bu tanıların önemli bir kısmı, hastanın şikayetiyle doğrudan ilişkili olmayabilir" şeklinde konuştu. " Tetkikler tek başına belirleyici değildir" Prof. Dr. Koca, "Yeterli öykü alınmadan ve yeterli muayene yapılmadan gerçekleştirilen tetkikler, tek başına doğru tanıya götürmeyebilir. Ayrıca, bu şekilde tetkik temelli tanı ve tedavi girişimleri, bazı durumlarda yanlış tanı ve uygun olmayan tedavi risklerini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle tetkiklerin, hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi esastır" ifadelerini kullandı. "Gereksiz işlemler ve yükler oluşabilir" Koca, "Şikayetle doğrudan ilişkisi olmayan izler üzerinden hareket edilmesi; gereksiz girişimlere, tedavilere ve bazı durumlarda ameliyatlara yol açabilir. Bunun yanı sıra hastalar gereksiz mali yük altına girebilir ve özellikle tomografi gibi yöntemlerle gereksiz radyasyon maruziyeti söz konusu olabilir. Hastaya yeterli zaman ayrılmadan, öykü alınmadan ve muayene yapılmadan doğrudan tetkiklere yönlendirilmesi; hekim-hasta ilişkisinin niteliğini zayıflatabilir. Oysa tıbbi değerlendirme, bireysel ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir" ifadelerine yer verdi. "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında çoğu zaman ameliyat gerekmez" Kendi alanına ilişkin önemli bir noktayı vurgulayan Koca, "Bel ve boyun fıtıkları, diz ve omuz problemleri gibi birçok kas-iskelet sistemi hastalığında, hastaların önemli bir kısmı ameliyatsız yöntemlerle yönetilebilir. Doğru değerlendirme yapılmadan yalnızca görüntülere bakılarak karar verilmesi, gereksiz cerrahiye yönlendirebilir" Şeklinde açıklamada bulundu. "Doğru sıra: öykü, muayene, gerekirse tetkik" Koca, "Öncelik her zaman hastanın şikâyetinin anlaşılması ve muayenedir. Tetkikler bu sürecin tamamlayıcı bir parçasıdır; tek başına belirleyici değildir. MR veya diğer tetkiklerde görülen her iz, tedavi gerektiren bir hastalık anlamına gelmez. Önemli olan, bu izlerin hastanın şikayetiyle uyumlu olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir" diye konuştu.