ASAYİŞ - 06 Mart 2026 Cuma 10:07

Esendere Sınır Kapısı’nda sessiz bekleyiş

A
A
A
Esendere Sınır Kapısı’nda sessiz bekleyiş

HAKKARİ (İHA) – ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşla birlikte geçişlere kısıtlama getirilen Hakkâri’nin Yüksekova ilçesindeki Esendere Sınır Kapısı’nda sessiz bekleyiş devam ediyor.


ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırı sonucunda bölgede tırmanan gerilim, sınır kapılarında güvenlik tedbirlerinin en üst seviyeye çıkarılmasına neden oldu. Ticaret Bakanlığının aldığı kararla Yüksekova ilçesindeki Esendere Gümrük Kapısı’nda ticari araç geçişleri devam ederken, günübirlik geçişlere ise kısıtlama getirilmişti. Güvenlik gerekçesiyle alınan karar kapsamında genel geçişler durdurulurken, mağduriyet yaşanmaması adına vatandaşların ülkelerine dönüşlerine izin veriliyor.


Bu kapsamda İran’da bulunan Türk vatandaşlarının Türkiye’ye girişine, Türkiye’deki İran vatandaşlarının ise ülkelerine dönmelerine müsaade ediliyor.


Bununla beraber 40 günlük yas nedeniyle İran tarafına asılan dev siyah bayrağı gözlerden kaçmazken, her iki kapıda da sessizlik devam ediyor.


Vatandaşlardan Yakup Büyüksu, "Yaşanan savaştan dolayı sınır kapısından geçişlere güvenlik nedeniyle kısıtlamalar getirildi. Zaten yolcu da fazla gelmiyor, kapı sakinliğini koruyor. İnşallah en kısa sürede bu savaş biter. Çünkü savaşın kazananı olmaz; ölümler olmasın, gözyaşı dökülmesin. Tek dileğimiz bölgenin bir an önce huzura kavuşmasıdır" dedi.


Öte yandan, ilçenin İran sınır hattındaki bölgelerinde Türk Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçakları, devriye uçuşlarına devam ederek güvenliği sağlıyor.



Esendere Sınır Kapısı’nda sessiz bekleyiş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Artvin Metrelerce yükseklikte tehlikeli görev Endüstriyel dağcılar, yamaçlarda ve ulaşılması güç alanlarda çalışan, özel eğitim ve yüksek beceri gerektiren zorlu bir mesleği icra ediyor. Artvin’in Borçka ilçesine bağlı Aksu Mahallesi’nde yıllardır yol güvenliğini tehdit eden dev kaya kütleleri, profesyonel ekipler tarafından kontrollü bir çalışma ile düşürüldü. AFAD koordinesinde yürütülen çalışmalarda endüstriyel dağcılar metrelerce yüksekliğindeki yamaçlara ip sistemleriyle tırmanarak tehlike oluşturan kayalara ulaştı. Zorlu arazi şartlarında çalışan ekipler, kriko ve levye gibi özel ekipmanlar kullanarak tonlarca ağırlıktaki kaya parçalarını kontrollü şekilde bulunduğu yerden düşürdü. Çalışmalar sırasında yol ve çevrede herhangi bir risk oluşmaması için geniş güvenlik önlemleri alınırken, dev kayaların temizlenmesiyle bölgede ulaşım güvenliği sağlandı. Endüstriyel dağcı Soner Özçelik, yaptıkları işin ciddi tecrübe ve dikkat gerektirdiğini belirterek "Erişimi zor bölgelere ip kullanarak ulaşıyoruz. Orada gerekli iş çözümlerini gerçekleştiriyoruz. Burada da riskli bir alan vardı. Düşme tehlikesi bulunan taş ve kaya kütlelerini güvenli ve kontrollü bir şekilde düşürerek tehlikeyi ortadan kaldırıyoruz" dedi. Yamaçlarda metrelerce yükseklikte çalışan endüstriyel dağcılar, zorlu şartlara rağmen yaptıkları müdahalelerle hem yol güvenliğini sağlıyor hem de olası kazaların önüne geçiyor.
Ankara Bakan Bayraktar: "Son 5 yılda güneş ve rüzgarda toplam kurulu gücümüzü 18 bin 423 megavattan 40 bin 689 megavata ulaştırdık" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Son 5 yılda güneş ve rüzgârda toplam kurulu gücümüzü 18 bin 423 megavattan bu yılın başında 40 bin 689 megavata ulaştırdık" dedi. Türkiye’nin 2021 yılında 7 bin 816 megavat olan güneş kurulu gücü, son 5 yılda yüzde 230 artarak 25 bin 827 megavata çıktı. Türkiye’nin büyüme kaydettiği bir diğer yenilenebilir enerji kaynağı ise rüzgar oldu. 2021 yılında 10 bin 607 megavat olan rüzgar kurulu gücü, 2026 yılının Ocak ayında 14 bin 862 megavata yükseldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada Türkiye’nin güneş ve rüzgar kurulu gücünü 2035’te 120 bin megavata çıkarmayı hedeflediklerini aktararak, "Rüzgar ve güneşte 120 bin megavat hedefimizin üçte birini gerçekleştirdik. Elektrik kurulu gücümüz, devreye alınacak yeni yatırımlarla her geçen gün artmaya devam edecek" dedi. "Son 5 yılda güneş ve rüzgarda toplam kurulu gücümüzü 18 bin 423 megavattan 40 bin 689 megavata ulaştırdık" Elektrik kurulu gücünün devreye alınacak yeni yatırımlarla artmaya devam edeceğini vurgulayan Bayraktar, "Yenilenebilir enerjide son dönemde sessiz bir devrim gerçekleştirdik. Güneş ve rüzgar enerjimizin potansiyelini önemli ölçüde değerlendirdik. Son 5 yılda güneş ve rüzgârda toplam kurulu gücümüzü 18 bin 423 megavattan bu yılın başında 40 bin 689 megavata ulaştırdık. Yani 5 yılda ikiye katladık" diye konuştu. "Yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payını yüzde 62,5 seviyesine taşıdık" Bayraktar, 2021 yılında yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 53,6 olduğunu belirterek, "Yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payını da önemli ölçüde yükselttik ve bugün itibarıyla yüzde 62,5 seviyesine taşıdık" ifadelerini kullandı.
Sivas Türk-İslam tarihindeki 3 Şems’ten biri, Kara Şems’in türbesi, ziyaretçilerini ağırlıyor İslam tarihindeki 3 Şems’ten biri olarak kabul edilen ve kabri Sivas’ta bulunan, Şemseddin Sivas-i hazretlerinin diğer adıyla Kara Şems’in, türbesinde ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Anadolu’da yetişen büyük velilerden biri olan Şemseddin Sivas-i hazretlerinin Sivas’ta bulunan türbesinde Ramazan ayında ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Kara Şems olarak da adlandırılan Şemseddin Sivasi hazretleri; Şems-i Tebrizi ve Akşemseddin hazretleriyle birlikte Türk-İslam tarihinde ki 3 Şemsten birisi olarak kabul ediliyor. Üç Şems’ten biri Tarih araştırmacısı-yazar İbrahim Denizli, Şems-i Sivasi-i’nin Anadolu’da yetişen büyük velilerden biri olduğunu belirterek, "Şemseddin Sivasi, Anadolu’da yetişen büyük velîlerden olup Halvetiyye tarikatının Şemsiyye (Sivasiyye) kolunun kurucusudur. Esmer tenli olması sebebiyle "Kara Şems" diye tanınmıştır. Hicri 926- miladi 1519 yılında Tokat’ın Zile kazasında doğmuş, ömrünü Tokat ve Sivas’ta geçirmiş, Hicri 1006 - miladi 1597 yılında Sivas’ta vefat etmiştir. Türk-İslam tarihinde "üç Şems"ten biri kabul edilir: Şems-i Tebrizi, Akşemseddin ve Kara Şems" dedi. Valinin davetiyle Sivas’a yerleşti Denizli, Şems’i Sivas-i hazretlerinin dönemin Sivas valisinin davetiyle Sivas’a yerleştiğini ifade edip, "Yedi yaşında Amasya’da Halvetî şeyhi Hacı Hızır’ın duasını almış, daha sonra Şeyh Muslihuddin Efendi’ye ve ardından Abdülmecid Şirvani’ye intisap ederek tasavvufta ilerlemiştir. Şirvani’nin kendisini özellikle irşad etmek için geldiğini söylediği rivayet edilir. Sivas Valisi Hasan Paşa’nın davetiyle Sivas’a yerleşmiş, Meydan Camii’nde vaizlik ve imamlık yaparak irşad faaliyetlerini sürdürmüştür" 77 yaşında Eğri seferine katıldı Denizli, Şems’i Sivas-i hazretlerinin ilerleyen yaşına rağmen 1596’daki Eğri Seferi’ne katıldığını hatırlatarak, "Yaşlı olmasına rağmen III. Mehmed ile birlikte 1596’daki Eğri Seferi’ne katılmış, savaşın zorlu geçeceğini ancak zaferle sonuçlanacağını bildirmiştir. İstanbul’da Üsküdar’da Aziz Mahmud Hudayi tarafından karşılanmış ve ona dua etmiştir. Eğri’de savaşın en çetin anında zaferin yakın olduğunu söylemiş, kısa süre sonra Osmanlı ordusu galip gelmiştir" şeklinde konuştu. İstanbul yerine Sivas’ı tercih etti Denizli, Şems’i Sivas-i hazretlerinin Eğri seferi sonrası padişahın İstanbul’da kalması davetine rağmen Sivas’a geri dönmeyi tercih ettiğine vurgu yaparak şunları kaydetti. "Sefer dönüşü İstanbul’da kalma teklifini kabul etmeyerek Sivas’a dönmüş, kısa bir süre sonra vefat etmiştir. Cenazesine çok sayıda kişinin katıldığı rivayet edilir. Meydan Camii bahçesine defnedilmiştir"
Sivas ‘Aracına tır çarptı’ denildi, davul ve zurnayla uğurlandı Sivas’ta görev yaparken tayini İzmir’e çıkan doktor, meslektaşları tarafından unutamayacağı bir veda programı ile uğurlandı. Önce ‘Aracına tır çarptı’ dediler ardından davul ve zurna ile uğurladılar. Sivas Numune Hastanesi’nde görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Buğra Okşaşoğlu’nun İzmir’e tayininin çıkması üzerine çalışma arkadaşları tarafından ilginç bir veda programı düzenlendi. İftar programında bir araya gelen mesai arkadaşları, Okşaşoğlu’na unutamayacağı bir sürpriz hazırladı. İftar sonrası şaka yapmak isteyen mesai arkadaşları, restoran çalışanlarından birine Okşaşoğlu’na aracına bir tırın çarptığını söylemesini istedi. Haberi alan Okşaşoğlu büyük bir panikle restoranın dışına çıktı. Dışarıya çıkan Okşaşoğlu, karşısında davul ve zurnayla karşılaşınca kısa süreli şaşkınlık yaşadı. İlk başta müziğin kendisi için çalındığını anlamayan Okşaşoğlu, arkadaşlarının da oynadığını görünce yapılan şakayı fark etti. Şaşkınlığını kısa sürede atan Okşaşoğlu, mesai arkadaşlarıyla birlikte halay çekerek eğlenceli anlar yaşadı. "Telaşla dışarı çıktım" Mesai arkadaşlarının kendisine şaka yaptığını söyleyen Buğra Okşaşoğlu, "Veda yemeği olarak iftarımızı açtık. Daha sonra ise içerideki görevli tarafından aracıma bir tırın çarptığı bilgisi verildi. Ben de bir telaş ile dışarıya çıktım ve beni davul ve zurna ile karşılayan arkadaşlarımla karşılaştım. Ben aracıma bakarken, davulun başkası için çaldığını düşündüm. Arkadaşlarımın alkışladıklarını görünce orada anladım. Bize de güzel bir anı oldu" dedi. "Davulun çaldığını görünce çok şaşırdı" Veda yemeğinde şaka yaptıklarını söyleyen Neslihan Yener, "Hocamızla beraber yıllardır beraber çalışıyoruz. Hocamızın tayini İzmir’e çıktı. Kendisi bize gitmeden önce şaka yapmıştı. Bizde kendisine bir şaka yapmak istedik. İftarımızı beraber yaptık. Daha sonra hocamızın aracına bir tırın çarptığını söylemesi için görevliye bilgi verdik. Daha sonra ise görevli bir araca tırın çarptığını ve bu aracın kime ait olduğunu sordu. Hocamız panik içerisinde dışarıya çıktı. Aracı ile yola çıkacağı için herhangi bir oluşacak sorun onun için problem teşkil ediyordu. Hocamız davul ve zurnayı görünce çok şaşırdı" diye konuştu.