GENEL - 29 Eylül 2019 Pazar 14:36

Yat rallicileri İskenderun Körfezi’nde sevgi çemberi oluşturdular

A
A
A
Yat rallicileri İskenderun Körfezi’nde sevgi çemberi oluşturdular

Türkiye sahillerinin güzelliklerine dikkat çekmek ve güzellikleri keşfetmek için yola çıkan 41 yelkenli Hatay’ın turizm kenti Arsuz’da sevgi çemberi oluşturdular.

Türkiye sahillerinin güzelliklerine dikkat çekmek ve güzellikleri keşfetmek için yola çıkan 41 yelkenli Hatay’ın turizm kenti Arsuz’da sevgi çemberi oluşturdular.


Denizlerdeyiz Amatör Denizcilik Derneği (DADD) üyesi 41 yelkenli, sahillerin güzelliklerini tanımak ve denizciliği geliştirmek için çıktıkları Akdeniz Yat Rallisi kapsamında İskenderun ve Arsuz’da iki gün kaldılar. İskenderun Deniz Ticaret Odasının ev sahipliğinde gerçekleştirilen ralli kapsamında Türkiye’de balıkçı barınağından yat limanına dönüştürülen ilk ve tek Arsuz Madenli Yat Limanında demirleyen rallicilere burada yöresel ürünlerden oluşan sacda börek ikram edildi. Düzenlenen kokteylde ise ralliciler canlı müzik eşliğinde dans edip eğlendiler.


Rallicilerin İskenderun ve Arsuz gezileri denizden ve havadan drone ile görüntülendi. Kartpostallık görüntüler oluşturan ralliciler Hatay’ın turizm potansiyeli en yüksek olan Arsuz ilçesinde sahile yakın bölgede sevgi çemberi oluşturarak görüntü verdiler. Ralliye İstanbul’dan katılan iş adamı Zülfikar Taşköprü İskenderun Körfezi ziyaretinden çok memnun kaldıklarını ve insanını çok sevdiklerini, ayrılmanın ise kendileri için zor olduğunu belirterek İskenderun-Arsuz ziyaretinden sonra yavru vatan Kıbrıs’a geçeceklerini söyledi.


Arsuz Kaymakamı Musa Sarı ise dümen suyunda sefere çıkan rallicilerin en doğru yer medeniyetlerin beşiği Hatay’a Arsuz’a gelmelerinden dolayı son derce memnun olduklarını belirterek şöyle konuştu:


"Uygarlıkların dümen suyunda bir sefere çıkan rallicilerimiz büyük İskenderun topraklarına tarihi Milattan Önce 300 yıllarına dayanan Roma, Bizans ve birçok Arap medeniyetine ev sahipliği yapmış uygarlığa geldiler. Turizmin, balıkçılığın, tarımın su ve doğa sporlarının merkezine geldiler. Rallicilerimizin buraya gelmesinde katkı sunan Valimize, Deniz Ticaret Odasına ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."


Deniz Ticaret Odası Başkanı Kemal Kutlu ise, "Madenli balıkçı barınağının valiliğe devredilerek yat limanına dönüştürüldüğü Türkiye’de tek yer. Bizim amacımız buranın güvenli bir liman olduğunu gösterebilmekti" dedi.


DADD Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Türkmen ise, "Bu bölgede sadece yatlara ait bir liman bulunmuyor bu nedenle Hatay Valiliği bir ilki yapmış. Bu bir kapı aralamadır. Ayağımızı attık bundan sonra yurdumuzun her tarafından buralara geleceğiz. Mersin’den bu tarafa bir Karataş var orası balıkçı barınağı biliyorsunuz yatların barınabileceği bir yer değil böyle bir yerin olması büyük bir başarı aynı zamanda turizm için önemli bir katkıdır biz de seneye çok daha kalabalık şekilde geleceğiz inşallah" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum ETÜ ortaklığında fotonik cihaz komponentlerine yönelik geliştirilen buluş faydalı model belgesi aldı Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) ortaklığında geliştirilen "Fotonik Cihaz veya Komponentler İçin Ölçüm İstasyonu" başlıklı buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından faydalı model belgesi almaya hak kazandı. Projenin ilk aşamalarında, ETÜ Kristal Girişimcilik Merkezi tarafından sağlanan destekle gelişim süreci başlatıldı. Daha sonra Atatürk Üniversitesi Teknokent bünyesinde kurulan firmanın çatısı altında sürdürülen çalışmalar sonucunda cihazın geliştirilme süreci tamamlandı. Çalışmalar ise ETÜ Fen Bilimleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Songül Duman’ın koordinasyonunda yürütüldü. Faydalı model sahipleri arasında ETÜ’nün yanı sıra Muhammed Canhakan Bodur ve Oğuzhan Akar yer alırken, buluşu gerçekleştiren ekipte Prof. Dr. Songül Duman’ın yanı sıra Muhammed Canhakan Bodur, Mehmet Salih Akıncı ve Oğuzhan Akar bulundu. Prof. Dr. Duman, geliştirilen sistemin teknik özelliklerine ilişkin yaptığı değerlendirmede Sistemde üç eksende step motor kontrollü otonom hareket mekanizması, ince uçlu yaylı prob yapısı, entegre aydınlatma birimi ve ölçüm yönetimine imkân tanıyan kullanıcı arayüzü yer alıyor. Cihazın öne çıkan özelliği ise kamera tabanlı görüntü işleme altyapısı sayesinde probun ölçüm yapılacak hedef noktaya otonom ve hassas şekilde konumlandırılabilmesidir. Kullanıcı arayüzü üzerinden belirlenen merkez noktaları koordinat bilgisine dönüştürülerek probun ilgili ölçüm alanına otomatik olarak yönlendirilmesi sağlanabiliyor" ifadelerini kullandı. Duman açıklamasının devamında, "Sistem tarafından elde edilen görüntüler, ölçüm doğruluğunu etkileyebilecek perspektif kaynaklı sapmaları gidermek amacıyla yazılım ortamında işlenerek geometrik düzeltmelere tabi tutuluyor. Böylece geliştirilen yapı sayesinde mevcut manuel sistemlere kıyasla ölçüm süresi kısalmakta, insan kaynaklı hata ihtimali azaltılmakta, probun hedef noktaya doğru ve kararlı şekilde temas etmesi sağlanmakta ve ölçüm sırasında numuneye zarar verme riski en aza indirilmektedir" diye konuştu.
Erzurum Filografi sanatçısı Elanur Akkuş hayaline kavuştu, kendi atölyesini açtı Erzurum’un Oltu ilçesinde yaşayan filografi sanatçısı Elanur Akkuş, aldığı ödüllerin ardından hayallerini bir adım ileri taşıyarak kendi atölyesini kurdu. Uluslararası Marka Vizyon Ödülleri’nde "Yılın Başarılı Filografi Sanatçısı" seçilen Akkuş, ardından Kadın Dergisi 2. Platin Melek Ödülleri’nde de aynı kategoride ödüle layık görüldü. Aldığı ödüllerle çalışmalarına daha da motive olan üç çocuk annesi Akkuş, daha önce evinin balkonunda sürdürdüğü filografi çalışmalarını artık profesyonel bir ortamda devam ettirecek. Oltu’da ilçe protokolünün katılımıyla düzenlenen törenle yeni atölyesinin açılışı gerçekleştirildi. Kendi atölyesine kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Akkuş, burada sanata ilgi duyanlara eğitimler de vereceğini ifade etti. Erzurum’un yöresel kumaşı olan koyun yününden üretilen ehram ile filografi sanatını birleştiren sanatçının özgün tasarım ve tabloları ise büyük beğeni topluyor. Filografi sanatına dört yıl önce başladığını dile getiren Akkuş, "Başlangıçta evimde küçük bir alanda çalışıyordum. Zamanla kendimi geliştirdim ve şimdi kendi atölyemi kurdum. 2025-2026 yıllarında alanımda başarı ödülleri almak benim için tarif edilemez bir mutluluk. Allah’a şükürler olsun" dedi. Ödüllerin kendisine büyük bir özgüven kazandırdığını vurgulayan Akkuş, filografi sanatını daha ileri seviyelere taşımayı hedeflediğini belirterek, "Atölyemizde sadece filografi değil; cam vitray, epoksi gibi farklı sanat dallarında da kurslar düzenleyeceğiz. Sanatseverleri burada buluşturmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Kars Kars’ta kayısı bahçeleri beyaza büründü: Bereketli sezon umudu Kars’ın Kağızman ilçesinde havaların ısınmasıyla birlikte kayısı ağaçları çiçek açtı. İlkbaharın gelişiyle birlikte doğa adeta yeniden canlanırken, ilçedeki kayısı bahçeleri beyaz çiçeklerle kaplanarak görsel bir şölen oluşturdu. Görenleri büyüleyen manzara, hem üreticilere hem de tüketicilere umut verdi. Kağızman, Türkiye’de sofralık kayısı üretimiyle öne çıkan önemli merkezlerden biri olarak biliniyor. Bu yıl yağışların bol olması ve kış şartlarının üretim açısından olumlu seyretmesi, rekoltenin yüksek olacağı beklentisini güçlendirdi. Üreticiler, herhangi bir don veya dolu afetinin yaşanmaması halinde sezonun oldukça verimli geçeceğini ifade ediyor. Kayısı üreticisi Emrah Atış, bu yılın umut verici başladığını belirtti. Atış, "Yağışların yeterli olması ağaçların gelişimine büyük katkı sağladı. Şu an çiçeklenme çok güzel gidiyor. Eğer don ya da dolu gibi olumsuzluklar yaşanmazsa hem verim hem de kalite açısından çok iyi bir sezon bekliyoruz" dedi. Kağızman kayısısının kendine has aroması ve sofralık kalitesiyle Türkiye genelinde yoğun talep gördüğünü vurgulayan üreticiler, yüksek rekoltenin piyasa fiyatlarını da olumlu yönde etkileyeceğini düşünüyor. Bu durumun hem üreticinin kazancını artırması hem de tüketicinin daha uygun fiyatlarla kayısıya ulaşması açısından önemli olduğu ifade ediliyor. Önümüzdeki haftalarda hava şartlarının belirleyici olacağını dile getiren üreticiler, özellikle ilkbahar aylarında görülebilecek ani don olaylarının risk oluşturduğuna dikkat çekiyor. Ancak mevcut şartların korunması halinde Kağızman’da bu yıl bol ve kaliteli kayısı hasadı yapılması bekleniyor. Beyaz çiçeklerle kaplanan bahçeler, sadece üretim açısından değil, doğa turizmi açısından da dikkat çekerken, bölge halkı bu eşsiz manzarayı fotoğraflamak için bahçelere akın ediyor. Kağızman’da kayısı sezonunun bu yıl hem ekonomik hem de görsel anlamda zengin geçeceği öngörülüyor.
Erzurum Cezaevi yerleşkesine mescit açıldı Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Müftülüğü iş birliğiyle Aziziye Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda Aziziye Müftülüğüne bağlı Fazilet Gülhatun Mescidi’nin açılışı yapıldı. Program öncesinde konuşan Vali Aydın Baruş, kurum bünyesinde yürütülen çalışmaların yanı sıra hükümlülerin manevi dünyalarının güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Manevi rehberlik ve eğitim faaliyetlerinin bireylerin topluma yeniden kazandırılmasında önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Aziziye Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda, hükümlülerin manevi gelişimlerine katkı sağlamak ve ibadet ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla inşa edilen Fazilet Gülhatun Mescidi, açılış merasimi Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Müftülüğü’nün ortak çalışmaları neticesinde tamamlanan mescidin açılış programına; Vali Aydın Baruş, İl Müftüsü Yaşar Çapçı, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, ceza infaz kurumu yetkilileri ve davetliler katıldı. Programda dua yapan İl Müftüsü Yaşar Çapçı, "Bu mübarek mekanın burada bulunan kardeşlerimizin gönül dünyalarının aydınlanmasına ve manevi huzura vesile olmasını temenni ediyorum. Emeği geçen tüm kurumlarımızdan ve hayırseverlerimizden Allah razı olsun" dedi. Açılışı gerçekleştirilen mescidin; ibadetlerin yerine getirilmesi ve manevi rehberlik hizmetlerinin etkin şekilde sunulması açısından önemli bir ihtiyaca cevap vereceğini belirten Vali Baruş, mescit yapımını üstlenen hayırsever Muhammed İkbal Yazıcı ve emeği geçenlere teşekkür ederek, hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Antalya Türkiye’nin kök hücre nakli başarısı: Yabancı hastalar da tercih etmeye başladı Türkiye’de kök hücre naklinin gelişim süreci ve güncel durumu hakkında değerlendirmelerde bulunan Türk Hematoloji Derneği Saymanı ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Oral Nevruz, "Türkiye sadece kendi vatandaşlarına değil, yurt dışından gelen hastalara da hizmet veriyor. Orta Asya, Orta Doğu ve Balkanlar’dan ciddi bir yabancı hasta potansiyelimiz var" dedi. Türk Hematoloji Derneği’nin kuruluşunun 59. yılında düzenlenen 18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi (18. KİTHT) 16-18 Nisan 2026 tarihleri arasında Antalya’nın Serik ilçesi Belek turizm merkezindeki bir otelde gerçekleştirildi. Kemik iliği nakli ve hücresel tedaviler alanında Türkiye’nin en önemli bilimsel organizasyonlarından biri olan kongrede; bu yıl 300’ü aşkın erişkin ve pediatrik hematoloğun yanı sıra, hematoloji alanında çalışan temel bilimci hekimler ve araştırmacıların katılımıyla tamamlandı. Türk Hematoloji Derneği Saymanı ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Oral Nevruz, Türkiye’de kök hücre naklinin gelişim süreci ve güncel durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. "İlk nakil 1984’te gerçekleştirildi" Prof. Dr. Nevruz, Türkiye’de ilk kök hücre naklinin 1984 yılında GATA’da yapıldığını belirterek, "Bir yıl sonra yine GATA’da lösemili bir hastaya allojenik kök hücre nakli gerçekleştiriliyor. Daha sonrasında hızlı ülkemizde birçok merkezde farklı şekillerde kök hücre nakli yapılıyor" dedi. 1994 ve 1999 yıllarında Türkiye’de ilk kök hücre veri bankalarının oluşturulduğunu aktaran Nevruz, bu bankaların uluslararası sistemlerle entegre çalıştığını kaydetti. 94 hastanede 115 nakil ünitesi aktif Güncel verileri paylaşan Nevruz, 2025 yılı itibarıyla Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış 94 hastanede, pediatrik ve erişkin olmak üzere toplam 115 ünitede kemik iliği nakli yapıldığını söyledi. Nevruz, "2025 yılında yaklaşık bin 800 allojenik, 3 bin 500 civarında da otolog kök hücre nakli gerçekleştirdik" bilgisini verdi. "Yabancı hastalar Türkiye’yi tercih ediyor" Türkiye’nin sadece kendi vatandaşlarına değil, yurt dışından gelen hastalara da hizmet verdiğini vurgulayan Nevruz, "Orta Asya, Orta Doğu ve Balkanlar’dan ciddi bir yabancı hasta potansiyelimiz var. 2025 yılında yaklaşık 115 yabancı hastaya kök hücre tedavisi uygulandı" dedi. Başarı oranlarının uluslararası standartlarda olduğunu belirten Nevruz, "Uzun yıllara dayanan tecrübemiz ve artan merkez sayımız, tercih edilmemizin en önemli göstergesi" değerlendirmesinde bulundu. Kök hücre naklinin zorlu bir tedavi yöntemi olduğuna dikkati çeken Nevruz, "Hiçbir zaman hastalarımıza yüzde 100 başarı vaat etmiyoruz. Ancak başarılı olunan vakalarda hastalığı tamamen ortadan kaldırabilen bir tedavi yöntemidir" ifadelerini kullandı. Bağış çağrısı Kök hücre bağışının hayati önem taşıdığını ifade eden Nevruz, sağlıklı 18-35 yaş arası bireylere çağrıda bulunarak şunları kaydetti: "Gerçekten bir hastanın hayatına dokunmak istiyorsanız kan ve kök hücre bağışı çok önemli. Ancak bağışçı olacak kişilerin kararlarını iyi düşünerek vermeleri gerekiyor. Sonradan vazgeçilmesi hasta açısından olumsuz sonuçlar doğurabiliyor".