GENEL - 24 Mart 2012 Cumartesi 10:30

(ÖZEL HABER) TEK KOLUYLA HAYATA TUTUNUYOR

A
A
A
(ÖZEL HABER) TEK KOLUYLA HAYATA TUTUNUYOR

Hatay`ın Yayladağı ilçesinde doğuştan ayakları ve bir kolu olmayan Mehmet Bilgili, tek koluyla hayata sıkı sıkıya tutunuyor.
Bilgili ailesinin 5 çocuğundan en büyüğü olan ve doğuştan ayakları ile bir kolu olmayan 29 yaşındaki Mehmet Bilgili, her şeye rağmen yaşama azmini kaybetmiyor. Gündelik ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan Bilgili, engelini bir sorun olarak değil, önemli bir avantaj olarak görüyor. Kendisine ait `atv` motoruyla yolculuk yapıp, bilgisayar tamirciliğinin yanı sıra telefon işletmeciliği de yapan Bilgili, çevresine de yaşam sevgisi aşılıyor. Bilgili, "Engelimi bir avantaj olarak görüyorum. Çünkü sağlam
diyebileceğimiz birçok insandan hem ekonomik hem de sosyal açıdan daha fazla imkana sahibim" dedi.
Daha önce akülü tekerlekli sandalye kullandığını ancak bunun özgürlüğünü kısıtladığı gibi rahat hareket etmesini de engellediğini anlatan Bilgili, `atv` olarak bilinen motoruyla birlikte adeta zincirlerini kırarak istediği yere rahatlıkla gidebildiğini söyledi. Yayladağı içinde yaklaşık 30 kilometreye kadar uzak bölgelere tek başına gidebildiğini belirten Bilgili, trafikteyse herhangi bir sorun ya da sıkıntı yaşamadığının altını çizdi. İşyerindeki giriş ve çıkışların kendisine göre dizayn edildiğini,
çalışma ortamını da iyileştirdiğini kaydeden Bilgili, yanında çalıştırdığı işçilerin de kendisine her türlü desteği verip, her zaman yanında olduğunu dile getirdi.
Lise 2. sınıftayken satrançta Türkiye dördüncüsü olduğunu ve kendisine ödül olarak bilgisayar verildiğini anlatan Mehmet Bilgili, "O zamana kadar bilgisayarı açıp kapatmayı dahi bilmezdim. Fiziki durumumun da etkisiyle bilgisayara daha bir merak saldım ve kendimi bu alanda geliştirdim. Hem teknik hem de teorik anlamda eğitim alıp, bu alanda çalışmalarda bulundum. Okul bittikten sonra ailemin de yardımıyla bir internet kafe açtım. Bilgisayarlarla da içli dışlı olunca boza boza bu işi öğrendim. Şu anda hem
bilgisayar tamirciliği hem de telefon işletmeciliği yapıyorum" diye konuştu.
"BENİM HAYATA HİÇ KÜSME FIRSATIM OLMADI"
"Benim hayata hiç küsme fırsatım olmadı" diyen Bilgili, "Çok aktif ve sosyal biri olduğum için bu tür şeyleri açıkçası düşünme fırsatım olmadı. Eğitimim bunda önemli bir etkisi var. Okula gittiğiniz için doğal olarak arkadaş çevresi de ediniyorsunuz. Belirli bir çevre edindikten sonra zaten onlara bağlanıyorsunuz. Sosyal olduğunuz ve arkadaş çevreniz olduğu sürece hayata da bağımlı kalırsınız. Önyargıları hala yaşıyorum. İnsanlar beni gördüklerinde garipseyen gözleri üzerimde hissedebiliyorum. Buna ben
de, onlar da zamanla alıştı. İnsanlar beni görüp, yakından tanıdıktan sonra benimle ilgili düşünceleri de değişiyor. Fiziksel anlamda engelli olan birine karşı önyargılı bir şekilde yaklaşmanın yanlış olduğunun farkına varıyorlar. Ama genelde bu tür önyargılar karşısında gülüp geçiyorum" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli DSO Başkanı Kasapoğlu sanayisizleşme tehlikesine karşı uyardı Denizli Sanayi Odası (DSO) Nisan ayı meclis toplantısında konuşan Başkan Selim Kasapoğlu, sanayinin milli gelir içindeki payının gerilemesine ve istihdam kayıplarına dikkat çekerek "sanayisizleşme" tehlikesine karşı uyarıda bulunurken; toplantıya katılan Nihat Zeybekci, 2026 yılı itibarıyla finansmana erişimde rahatlama ve ekonomide dengelenme beklediklerini söyledi. Denizli Sanayi Odasının (DSO) Nisan ayı olağan toplantısı DSO Hizmet Binası Müjdat Keçeci Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Okan Konyalıoğlu’nun başkanlık ettiği, Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun açılış konuşmasını yaptığı toplantıya önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci katıldı. Meclis toplantısında 17 meslek komitesini temsil eden sanayiciler, sektörlerinin sorunlarını ve çözüm önerilerini Zeybekci ile paylaştı. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ve Denizli ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak sanayicilerin öncelikli ihtiyaçlarını paylaştı. Kasapoğlu konuşmasına "Bugün meclisimizde hep birlikte bir fotoğrafa bakacağız. Bu fotoğrafın içinde küresel ekonomi, Türkiye ve en çok da Denizli var. İçinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak, riskleri açıkça konuşmak ve birlikte yol haritası çizmek istiyoruz" diyerek başladı. Küresel belirsizliklerin üretim üzerindeki baskısını artırdığını ifade eden Kasapoğlu, sanayide yaşanan istihdam kaybına işaret ederek "Sanayisizleşme artık akademik bir tartışma değil, ekonominin yeni gerçeğidir" dedi. "Sanayici Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor" Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, sanayicinin giderek ağırlaşan bir tabloyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, "Küresel atmosferin boğuculuğunu sanayicimiz iliklerine kadar hissediyor. Artan rekabet ortamında üretim yapımızı dönüştürmeye çalışıyoruz ancak bu dönüşüm her geçen gün daha maliyetli ve daha riskli hale geliyor" dedi. Sanayicilerin artan ve zorlaşan rekabet ortamında üretim tarzlarını yeni üretim şekillerine uyarlamaya gayret ettiğini vurgulayan Kasapoğlu, şöyle devam etti: "Ancak bu gayretin her geçen gün daha maliyetli, daha riskli hale geldiğini de hep birlikte yaşıyoruz. Enerji arzına yönelik olumsuz gelişmeler tüm dünyanın ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. Savaş öncesinde 65-70 dolar civarında seyreden Brent petrolün varil fiyatı bir ayda %50’ye yakın bir artışla 100 dolar seviyesinin üzerine çıkmış durumda. Bu gelişmelerin enflasyonist ortamı besleme endişelerini beraberinde getirdiğini söylemek yanlış olmaz. Enerji ithalatçısı bir ülke olarak petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her yükseliş cari denge, enflasyon ve üretim maliyetlerimiz üzerinde baskı oluşturuyor." Büyüme var ama sanayi zayıflıyor 2025 yılı büyüme verilerini değerlendiren Kasapoğlu, 2025 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 3,6’lık büyüdüğünü hatırlatarak, konunun detaylarında dikkat çekici bir tablo olduğunu belirtti: "İlk bakışta olumlu gibi görünen bu verinin altını kazıdığımızda bambaşka bir tabloyla karşılaşıyoruz. Tarım yüzde 8,8 daralıyor, sanayi yüzde 2,9 büyüyor ve manşetin altında kalıyor. Daha da önemlisi, sanayinin milli gelir içindeki payı son birkaç yılda yüzde 26’lardan yüzde 18’lere düşüyor. Sanayide çalışan sayısında azalma var, 174 bin kişi sistemin dışına çıkmış. Açık söylemek lazım: Sanayisizleşme patikası artık akademik bir tartışmanın ötesinde, reel sektörün gündelik gerçeğidir. Sanayi zayıflarsa ekonomi yavaşlamaz, yönünü kaybeder." Sanayicinin en temel ihtiyacının öngörülebilirlik olduğunu ifade eden Kasapoğlu, kur politikası, enflasyonla mücadele ve finansmana erişim konularında kısa vadeli reflekslerin ötesine geçen, uzun erimli ve tutarlı bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ekledi. Kasapoğlu, yüksek faiz ve krediye erişimde yaşanan kısıtların yatırım kararlarını zorlaştırdığını belirterek; ihracat ve yatırım kredilerinin desteklenmesi, kurda istikrar sağlanması ve maliyet unsurlarının rekabetçiliği gözeten bir yapıya kavuşturulmasının önemine işaret etti. "Made in Europe Sanayi Hızlandırma Yasası Denizli için fırsatlar sunabilir" Gümrük Birliği sürecine de değinen Kasapoğlu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları karşısında dezavantajlı konumda kaldığını belirtti. Kasapoğlu "Made in Europe" Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısının Denizli açısından fırsatlar sunabileceğini şöyle ifade etti: "Başta çelik olmak üzere, çimento ve beton bağlantılı ürünler, metal işleme, makine, otomotiv yan sanayi gibi sektörlerin daha görünür alanlar olarak öne çıktığını görüyoruz. Sektörler ve ürün grupları açısından muhtemel etkileri erkenden değerlendirmek önem taşıyor. Ticaret Bakanlığımızla koordine bir biçimde gelişmeleri yakından takip edeceğiz." "Yeni başarı hikâyeleri yazmak zorundayız" Denizli sanayisinin potansiyeline dikkat çeken Kasapoğlu, savunma sanayii başta olmak üzere yeni yatırım ve tedarik zinciri alanlarına odaklanılması gerektiğini vurgulayarak, "Yolu Denizli’ye her düşenin girişimci kasımızı övmesiyle böbürlenmek bizi bir yere taşımıyor. Savunma sanayiinde gerek yatırımcı gerekse tedarik zincirinin bir parçası olarak açmaya çalıştığımız alanlara dört elle sarılmalıyız. TEİ Tedarikçi Buluşmaları kapsamında 27 firmamızı bir araya getirdik. TEİ Yan Sanayi Geliştirme Ekibinin üç günlük program sonundaki gözlemi, Denizli’nin makine imalat altyapısı düşünülenin çok daha üzerinde bir potansiyele sahip olduğuydu. Kablo, mermer işleme, gıda ve makine sektörlerinde önemli hamlelerimiz var. Bilişim, yazılım ve cam sektörlerinde de yüz ağartan önemli işler yapıyoruz. Bu başarıları yukarı taşıyacak, dışarıya anlatacak ve destekleyecek hiçbir fırsatı kaçırmamaya çalışıyoruz" dedi. "Denizli güçlü üretim altyapısıyla öne çıkıyor" Toplantıya konuk olarak katılan önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı Sayın Nihat Zeybekci, Türkiye’nin zorlu ancak fırsatlarla dolu bir coğrafyada bulunduğunu ifade ederek küresel ekonomide güç dengelerinin değiştiğine ve çok kutuplu bir yapıya geçildiğine dikkat çekti. Artan küresel rekabet ortamında ülkelerin ekonomik ve siyasi stratejilerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Avrupa’daki yeni ticaret ve çevre düzenlemeleri ile Orta Doğu’daki gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine değinen Zeybekci, ekonomik göstergeler doğrultusunda 2026 yılı itibarıyla daha dengeli bir sürece girilebileceğini, faizlerdeki düşüşle birlikte kredi ve finansmana erişimin kolaylaşmasının beklendiğini ifade etti. "Birlikte hareket etmek zorundayız" Denizli özelinde de değerlendirmelerde bulunan Zeybekci, şehrin güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi ve girişimci yapısıyla Türkiye ekonomisi açısından önemli bir konumda bulunduğunu vurguladı. Zeybekci, Türkiye’nin Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa ile daha dengeli bir ekonomik yapı kurulmasının önemine değinerek hizmetler sektörü ve kamu alımlarında eşit hak sağlanmasının gerekliliğinden bahsetti. Çok yönlü dünya düzeninde Türkiye’nin stratejik rolüne dikkat çeken Zeybekci, Hürmüz Boğazı ve savaş ortamının ekonomiye olumsuz etkileri ve küresel belirsizliklere rağmen bu zorlu süreçte Denizli için birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Toplantının sonunda katılımcıların yönelttiği soruları yanıtlayan Zeybekci, artan maliyetler ile sınırlı fiyatlama imkânı arasındaki dengenin sağlanmasına yönelik mevcut ve planlanan teşvik mekanizmalarının önemli rol oynayacağını ifade etti. 2026 yılı beklentilerine de değinen Zeybekci, özellikle finansmana erişim konusunda sanayiciyi rahatlatacak iyileştirmelerin hayata geçirilmesinin planlandığını belirtti. Mevcut zorlu sürecin aşılmasında en önemli unsurun ise tüm kurumların topyekûn bir anlayışla hareket etmesi olduğunu vurguladı.
Mersin Silifke’de demircilik mesleği yok olmak üzere Mersin’in Silifke ilçesinde bir zamanlar en hareketli ticaret noktalarından biri olan Demirciler Sokağı, bugün eski canlılığını kaybederek sessizliğe büründü. Silifke’de 45 yıldır demircilik yapan Ali Çetin, atalarından miras kalan mesleğini yaşatmak için alevli körüğün başında çalışmayı sürdürüyor. 1982 yılında ilkokulu tamamladıktan sonra dayısının yanında çırak olarak mesleğe başladığını belirten Çetin, o günden bu yana aynı sokakta demir döverek geçimini sağladığını ifade etti. Demirciler Sokağının köklü bir geçmişe sahip olduğunu dile getiren Çetin, "Bu sokakta 6-7 kuşaktan ustalar yetişti. Bizler artık son kuşağı temsil ediyoruz. Demircilik mesleği yok olmaya yüz tuttu. Ne yazık ki çırak yetiştiremiyoruz" dedi. Köylerden gelen vatandaşların orak, nacak, tahra, keser ve çapa gibi ihtiyaçlarını karşılamaya devam ettiklerini söyleyen Çetin, azalan ilgi nedeniyle farklı işlere yöneldiklerini de belirtti. Çetin, "Kömür ateşinde kelle paça ütüleme işi de yapıyoruz. İlgi az olduğu için bu hizmeti de ekledik" diye konuştu. Bir zamanlar sokakta yaklaşık 20 demirci ustasının bulunduğunu hatırlatan Çetin, bugün sadece 3 ustanın kaldığını söyledi. Eskiden alışveriş için sıraya girilen sokağın artık kendi sessizliğine terk edildiğini belirten Çetin, yetkililerden ve vatandaşlardan daha fazla destek beklediklerini ifade etti. Silifke’nin önemli kültürel miraslarından biri olan Demirciler Sokağı, ustalarının çabasına rağmen her geçen gün geçmişin izlerine biraz daha karışıyor.
Düzce Çilimli’de sağlık için farkındalık yürüyüşü yapıldı 7 Nisan Ulusal Kanser Haftası ve Kalp Sağlığı Haftası kapsamında anlamlı bir farkındalık etkinliği gerçekleştirildi. Çilimli İlçe Devlet Hastanesi ve Çilimli İlçe Toplum Sağlığı Merkezi öncülüğünde düzenlenen yürüyüşte, kanserde erken teşhisin önemi ve kalp sağlığına dikkat çekildi. Çilimli Kaymakamlığı önünden başlayan yürüyüş, İlçe Devlet Hastanesi’nde sona erdi. Programa, Çilimli İlçe Kaymakamı Furkan Alpay, Çilimli Belediye Başkanı Yılmaz Yıldız, ilçe protokolü, sağlık yöneticileri, kurum personelleri ve öğrenciler yoğun katılım sağladı. Yürüyüş boyunca fiziksel aktivitenin önemi vurgulanırken, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılmasının hem kanser hem de kalp hastalıkları riskini azaltmadaki rolüne dikkat çekildi. Katılımcılar, sağlıklı bir yaşam için hareketli olmanın gerekliliği konusunda bilgilendirildi. Etkinlik sonunda vatandaşlara; kanser taramaları, kalp sağlığı, sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı konularında bilgilendirme yapılırken, normal doğumun faydaları ve anne sütünün önemi de anlatıldı. Ayrıca katılımcılara şeker ve tansiyon ölçümleri gerçekleştirilerek sağlık kontrolleri sağlandı. Program kapsamında kurulan KETEM tırında ise kanser taraması yaptırmak isteyen vatandaşlara ücretsiz tarama hizmeti sunuldu. Toplumda sağlık bilincinin artırılmasına katkı sağlayan etkinlik, katılımcılardan büyük ilgi gördü.
Düzce Batı Karadeniz sahil bölgesinde başka örneği yok AK Parti Düzce İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, Akçakoca’da yapımı tamamlanan yeni devlet hastanesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Şengüloğlu, Batı Karadeniz’in sahil kesiminde bu ölçekte tek hastane olma özelliği taşıyan yatırımın bölge için büyük bir kazanım olduğunu vurguladı. Şengüloğlu, Sağlık Bakanlığı tarafından Akçakoca ilçesi Kapgirli Mahallesi’nde hayata geçirilen dev proje kapsamında, 3 Mart 2024’te temeli atılan hastanenin kısa sürede tamamlanarak hizmete hazır hale getirildiğini söyledi. Şengüloğlu, hastanenin açılışının Nisan ayı ortalarında yapılacağını belirtti. "Bu donanımda başka hastane yok" 22 bin metrekare kapalı alana sahip olduğuna dikkat çeken Şengüloğlu, Batı Karadeniz sahilinin tek hastanesinin açılışına artık sayılı günler kaldığını belirterek, "Batı Karadeniz sahil bandında bu ölçekte ve donanımda başka bir sağlık tesisi bulunmuyor. Bu yönüyle hastanemiz bölge için önemli bir boşluğu dolduracak. Batı Karadeniz’de modern mimarisi ve sunacağı ileri düzey sağlık hizmetleriyle bölge nefes alacak" dedi. Hastanenin ileri teknoloji cihazlarla donatıldığını hatırlatan Şengüloğlu; tomografi, dijital röntgen, mamografi, kemik yoğunluğu ölçüm cihazları ve kapsamlı radyoloji altyapısının da hazır olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra pnömatik tüp taşıma sistemi, 20 süit oda, diyabet birimleri, evde sağlık hizmetleri, konferans salonu ve otopark gibi birçok donatının da yer aldığını ifade eden Şengüloğlu, kritik tedavi alanlarının da hastane bünyesinde olacağına dikkat çekti. "Sağlık turizminde marka olacağız" Toplam 1,5 milyar TL yatırım büyüklüğüne sahip hastanenin 37 hekim ve 232 sağlık personeliyle hizmet vereceğini dile getiren Hasan Şengüloğlu, "Düzceliler ve çevre ilçelerde yaşayan vatandaşlarımız artık ileri düzey sağlık hizmetlerine kendi bölgelerinde ulaşabilecek. Bu yatırım, sağlık turizmi açısından da ilçemizi bir marka haline getirecek" diye konuştu. Hasan Şengüloğlu, hastane ile ilgili şu bilgilere yer verdi: "22 bin metrekare kapalı alana sahip, 100 yatak kapasiteli hastanede; 24 poliklinik odası, 6 ünit kapasiteli diş polikliniği, 3 yeşil alan hasta muayene odası, 15 acil servis gözlem alanı, 10 yatak kapasiteli 2. basamak yoğun bakım servisi, 5 yatak kapasiteli 1. basamak yoğun bakım servisi, 3 salonlu ameliyathane servisi, 2 odalı doğumhane servisi, 5 yatak kapasiteli palyatif ünitesi, 17 yatak kapasiteli hemodiyaliz ünitesi, 1 adet bilgisayarlı tomografi, 2 adet yerden çift dedektörlü dijital röntgen, 1 adet mamografi, 1 adet kemik dansitometri cihazı, 1 adet panoramik diş röntgen cihazı, 1 adet periapikal diş röntgen cihazı kapasiteli radyoloji ünitesi ve 20 yatak kapasiteli fizik tedavi ve rehabilitasyon ünitesi ile hizmet verilecektir. Hastane için tıbbi cihaz ve büro mefruşatı ile iç donanım demirbaşları kapsamında KDV hariç 50 milyon TL ödenek taahhüdü alınarak gerekli satın alma işlemleri tamamlandı. Tüm cihaz, donanım, mefruşat ve diğer inşaat maliyetleriyle birlikte toplam 1.500.000.000 TL yatırım yapıldı. "Bölgemize hayırlı olsun" İhalesi 14 Eylül 2023 tarihinde yapılan ve yapım süreci tamamlanan hastanenin, Nisan ayı içerisinde tam kapasiteyle hizmet vermeye başlamasının planlandığını belirten Şengüloğlu, yatırımın bölge halkına hayırlı olmasını diledi.
Zonguldak Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi öğrenci ve akademisyenlerin hizmetine açıldı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), bilim ve eğitimin kalbi olan kütüphanelerini çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirmeye devam ediyor. Farabi Kampüsünde yer alan Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesinde gerçekleştirilen yenileme çalışmalarıyla oluşturulan modern oturma alanları ve Prof. Dr. Durmuş Günay anı köşesi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Gerçekleştirilen açılış törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal ve Prof. Dr. Servet Karasu, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri ile birlikte akademik ve idari personel katıldı. Kütüphanenin giriş katında hayata geçirilen kapsamlı düzenleme çalışmalarıyla birlikte; Prof. Dr. Durmuş Günay’ın akademik mirasını yaşatacak tanıtım ve anı köşesi oluşturulurken, öğrencilerin daha konforlu bir ortamda vakit geçirebileceği modern oturma alanları da kütüphaneye kazandırıldı. Yenilenen ödünç-iade bankosu ile hizmet süreçleri hızlandırılırken, RFID teknolojisiyle güçlendirilen altyapı sayesinde K-matik, Self-Check ve katalog tarama cihazları da kullanıcı dostu bir şekilde hizmet vermeye hazır hâle getirildi. "Kütüphanelerimiz, bilginin ışığında geleceğin inşa edildiği irfan yuvalarıdır" Açılış kapsamında değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, gerçekleştirilen çalışmaların üniversitenin eğitim vizyonunun güçlü bir yansıması olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi: "Bugün burada yalnızca fiziki bir yenilenmeyi değil; bilgiye erişimi kolaylaştıran, öğrencilerimizin akademik gelişimini destekleyen ve üniversitemizin ilim yolculuğuna değer katan önemli bir dönüşümü hep birlikte hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Kütüphanelerimiz, sadece kitapların bulunduğu alanlar değil; aynı zamanda düşüncenin, üretimin ve geleceğin inşa edildiği müstesna irfan ocaklarıdır. Modern oturma alanları ve güçlendirdiğimiz teknolojik altyapı ile öğrencilerimize daha konforlu, daha verimli ve çağın gerekliliklerine uygun bir çalışma ortamı sunmayı hedefliyoruz. Bu yönüyle kütüphanelerimiz, gençlerimizi meslek hayatlarına hazırlamada ve donanımlı bir birey olmalarına rehberlik eden en kıymetli yapılarımızdır." Rektör Özölçer konuşmasının devamında, gerçekleştirilen yatırımların önemli kazanımlar olduğuna dikkat çekerek şu sözleri ifade etti: "Geçtiğimiz günlerde Kütüphaneler Haftası gibi anlamlı bir zaman diliminde, Çaycuma Kampüsümüzde Subsea7 iş birliğiyle Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesini üniversitemize kazandırmanın gururunu yaşamıştık. Bugün ise üniversitemizin en büyük kütüphanesi olan Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanemizde; yeni oturma alanlarını öğrencilerimizin hizmetine sunarken, üniversitemize uzun yıllar değerli hizmetlerde bulunmuş, birçok öğrenci yetiştirmiş ve Yükseköğretim Kurulu üyeliği gibi önemli görevler üstlenmiş kıymetli hocamız Prof. Dr. Durmuş Günay adına hazırladığımız anı köşesini açmanın da bahtiyarlığını yaşıyoruz. Üniversitemizi tercih eden öğrencilerimizin, böylesine önemli görevlerde bulunmuş kıymetli hocalarımızı yakından tanımaları, onların ilmi birikimlerinden ilham almaları bizler için son derece kıymetlidir. İnanıyorum ki kütüphanelerimiz; öğrencilerimizin sadece ders çalıştıkları alanlar değil, aynı zamanda dostluklarını pekiştirdikleri, birlikte ürettikleri ve geleceklerine yön verdikleri birer yaşam merkezi olacaktır. Burada geçirilen her an, onların akademik yolculuklarına değer katacak ve hayatlarında unutulmaz izler bırakacaktır. Bu anlamlı çalışmanın hayata geçirilmesinde emeği bulunan başta Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanımız Sayın Osman Demir olmak üzere tüm kütüphane yönetimine, akademik ve idari personelimize gönülden teşekkür ediyorum. Yenilenen kütüphanemizin üniversitemize ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyor, tüm öğrencilerimize yükseköğrenim hayatlarında üstün başarılar temenni ediyorum." Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in konuşmasının ardından program kurdele kesimiyle devam etti. Akabinde katılımcılar kütüphanede gerçekleştirilen çalışmaları yerinde inceleme fırsatı buldu. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Modern tasarımı, güçlü teknolojik altyapısı ve öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi yaklaşımıyla Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi, BEUN’un eğitimde kalite vizyonunun somut bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Hayata geçirilen bu çalışma, üniversitenin bilgiye erişimi kolaylaştıran ve akademik bilgi üretimini destekleyen öncü yapısını bir kez daha ortaya koyarken, öğrencilerin geleceğine değer katacak önemli bir adım olarak öne çıkıyor.