GÜNDEM - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 08:44

Afetzede aile Antakya Belediyesi’nin Yerinde Dönüşüm Projesi’yle yeni yuvasına kavuştu

A
A
A
Afetzede aile Antakya Belediyesi’nin Yerinde Dönüşüm Projesi’yle yeni yuvasına kavuştu

Hatay’da depremde evleri yıkılan ve Antakya Belediyesi’nin hayata geçirdiği "Yerinde Dönüşüm Projesi" kapsamında yuvalarına kavuşan Aydın ailesi sıcak yuvaya kavuşmanın heyecanını yaşıyor. Ailenin yeni evindeki ilk misafiri olan Belediye Başkanı İbrahim Naci Yapar, Yerinde Dönüşüm Projesi’yle vatandaşları yuva sahibi yapmaya devam edeceklerini söyledi.


Kahramanmaraş merkezli depremde en çok hasara uğrayan Hatay’da binlerce bina yerle bir oldu. Antakya ilçesinin yeniden ayağa kalkma sürecine katkı sağlayan Antakya Belediyesi, kentin yeniden hayat bulması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Depremde evleri yıkılan vatandaşların yuvalarına kavuşmalarına Yerinde Dönüşüm Projesi’yle destek veren Antakya Belediyesi, vatandaşlara 100 metrekare ve 140 metrekare olmak üzere çeşitli tiplerde yuvalar inşa ediyor. ‘Afetlere Karşı Dirençli Şehirler - Güçlü Antakya’ sloganıyla çalışmalarını yürüten Antakya Belediyesi, ‘Yerinde Dönüşüm Projesi’ çerçevesinde vatandaşlara verilen hibe ve krediler ile tam donanımlı hafif çelik evlerle depremzede vatandaşları sıcak yuvalarına kavuşturuyor. Depreme Kuzeytepe Mahallesi’nde yakalanan ve enkaz altında eşi kalarak yaralanan Gülcan Aydın’da ‘Yerinde Dönüşüm Projesi’ ile hafif çelikten inşa edilen yuvasına kavuştu. Sıcak yuvasına kavuşan afetzede Aydın ailesinin, yeni evindeki ilk misafiriyse Antakya Belediyesi Başkanı İbrahim Naci Yapar oldu.



"Hak sahibi olup TOKİ hakkından vazgeçen ve kendi bahçesi içerisinde imar şartlarını sağlayan vatandaşlarımızın evlerini, birkaç ay gibi kısa bir sürede tamamlayarak teslim ediyoruz"


Depremde evleri yıkılıp TOKİ hakkından vazgeçen vatandaşlara Antakya Belediyesinin güvencesiyle yeni yuvalar yapmaya devam edeceklerini ifade eden Başkan Yapar, "Yerinde Dönüşüm çalışmaları kapsamında, şu ana kadar Antakya genelinde 100’e yakın projeyi hayata geçirdik. Az önce içerisinde bulunduğumuz konut da bu çalışmaların bir örneğidir. Biz belediye olarak; 100 metrekare, 140 metrekare ve farklı tiplerde projeler geliştirdik. Hak sahibi olup TOKİ hakkından vazgeçen ve kendi bahçesi içerisinde imar şartlarını sağlayan vatandaşlarımızın evlerini, birkaç ay gibi kısa bir sürede tamamlayarak teslim ediyoruz. Bu konut da 3+1 olarak bu kapsamda inşa edildi. Vatandaşımızın burada en büyük avantajı, TOKİ konutları yerine kendi bahçesinde müstakil bir evde oturma imkanı bulmasıdır. Belediyemize müracaat eden ve arsası uygun olan vatandaşlarımıza, cebinden hiçbir ek harcama çıkmadan evlerini yapıp teslim ederek bu zor günlerde yanlarında olmaya gayret ediyoruz. Az önce evini teslim alan vatandaşımızla sohbet ettik; kendileri hiçbir eksik veya sorunla karşılaşmadıklarını ifade ettiler. Güzel bir projenin, güzel bir sonucunu hep birlikte görmüş olduk" dedi.



"Antakya Belediye Başkanımız İbrahim Naci Yapar evimize ziyarete geldi, bütün dertlerimizi dinledi ve kendisine çok teşekkür ederim"


Antakya Belediyesi güvencesiyle inşa edilen 3+1 evine kavuşan afetzede Gülcan Aydın, "6 Şubat depreminde çok büyük acılar ve olumsuzluklarla karşılaştık. Evimiz yıkıldı, eşim enkaz altında mahsur kaldı ve onu çok zor şartlarda kurtarabildik. Maalesef birçok akrabamızı bu depremde kaybettik. Önce çadırda kaldık ardından Mersin’e gitmek zorunda kaldık. Bir süre sonra Hatay’a geri dönerek konteynerde yaşamaya başladık. Antakya Belediyesi’nin ’Yerinde Dönüşüm Projesi’ni duyduğumuz an hemen başvurumuzu yaptık. Evimiz tamamlanır tamamlanmaz içine geçtik ve yeni evimizi çok beğendik. Sağ olsun Antakya Belediye Başkanımız İbrahim Naci Yapar evimize ziyarete geldi, bütün dertlerimizi dinledi. Kendisine çok teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.



Afetzede aile Antakya Belediyesi’nin Yerinde Dönüşüm Projesi’yle yeni yuvasına kavuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu’da jandarma 31 şüpheliyi yakaladı: 19 tutuklama Ordu’da jandarma ekiplerince son bir haftada yürütülen asayiş faaliyetleri kapsamında yakalanan 31 şüpheliden 19’u tutuklandı. Jandarma Asayiş Timleri tarafından gerçekleştirilen denetimlerde 22 bin 100 şahıs sorgulandı. Yapılan sorgulamalar neticesinde çeşitli suçlardan hakkında arama kararı bulunan 31 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 19’u tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi. Trafik faaliyetleri kapsamında Trafik Jandarması Timleri tarafından 17 bin 841 araç kontrol edildi. Narkotik suçlarla mücadele faaliyetleri kapsamında icra edilen 30 operasyonda 30 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden biri hakkında ’uyuşturucu madde imal ve ticareti’, 28’i hakkında ’uyuşturucu madde kullanmak için satın almak, kabul etmek ve bulundurmak’, 1’i hakkında ise ’uyuşturucu madde kullanımını özendirme’ suçundan işlem yapıldı. Yapılan aramalarda 99 gram esrar, 6 gram skunk, 15 gram sentetik kannabinoid, 2 gram kokain, 11 adet ecstasy hap, 6 kök skunk bitkisi ve 5 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele faaliyetleri kapsamında icra edilen operasyonlarda 14 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Yapılan aramalarda 2 adet gümrük kaçağı otomobil, 2 adet plaka, 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet tabanca şarjörü, 420 adet tabanca mühimmatı, 136 bin 600 adet boş makaron, 12 adet elektronik sigara, 7 bin 480 adet dolu makaron, 3 kilogram nargile tütünü ve 75 kilogram tütün ele geçirildi.
Gaziantep Gaziantep’te ‘süper hücre’ tarım alanlarını vurdu Gaziantep’te hafta sonu etkili olan ‘süper hücre’ fırtınası ve şiddetli sağanağın ardından tarım alanlarında ciddi zarar meydana geldi. Pazar günü öğleden sonra başlayan ‘süper hücre’ fırtınasıyla adeta felaketi yaşayan Gaziantep’te aniden bastıran şiddetli sağanak, ceviz büyüklüğündeki dolu ve yer yer oluşan hortumlar, cadde ve sokakları kısa sürede göle çevirirken, binaların çatılarını uçurup ağaçları söktü. Gaziantep’te sadece 20 dakika içerisinde metrekareye yaklaşık 60 kilogram yağış düşerken, fırtınanın şiddetiyle çok sayıda araç kullanılamaz hale geldi ve özellikle Antep fıstığı bahçeleri başta olmak üzere tarım arazilerinde büyük çaplı hasar meydana geldi. Felaketin ardından Gaziantep Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından Şehitkamil, Şahinbey, Oğuzeli, Nizip, Karkamış, Araban ve Yavuzeli ilçelerinde tarım alanlarında hasar tespit çalışmaları başlatıldı. Meteorolojik olaylar sonucu tarım alanlarında yapılan ön tespit çalışmaları ile ilgili bilgi veren Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, "3 Mayıs 2026 tarihinde Gaziantep’te meydana gelen şiddetli meteorolojik olaylar, çok kısa sürede aşırı yağış, sel, dolu, kuvvetli fırtına ve hortum şeklinde gerçekleşmiştir. Yaşanan süper hücre fırtınası tarımsal üretimi doğrudan etkilemiştir. Bu olaylar kendisini Karkamış, Nizip, Oğuzeli, Araban ve Şehitkamil ilçelerimizde daha çok hissettirmiştir. Meteorolojik olayların yaşanmasının hemen akabinde tarım alanlarındaki tahribatı görmek ve genel bir fizibilite çıkarmak için 9 ilçemizde, 21 ekip, 21 araç ve 60 teknik personel ile sahada ön tespit çalışmalarına başlanmıştır. Meteorolojik olaylardan etkilenen 5 ilçemizde bulunan 433 köy ve 114 mahallede tarım alanları etkilenmiştir" dedi. Antep fıstığı alanları başta olmak üzere zeytin, arpa ve buğday bahçelerinin de dolu, sel ve fırtınadan etkilendiğini belirten Sağlam, "Özellikle Antep fıstığı bahçelerinde dal kırılmaları, taze meyve sürgünlerinin kopması, ağaç devrilmeleri öne çıkan zarar şekilleri olmuştur. Hasar tespit çalışmaları devam etmektedir" diye konuştu.
Ankara MHP’li Büyükataman’dan Dervişoğlu’na tepki: "Terörsüz Türkiye taviz değil, teröre son vermektir" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına tepki gösteren MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: "Terörsüz Türkiye" hedefinin devlet politikası olduğunu ve Türkiye’nin iç cephesini güçlendirdiğini belirtti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Büyükataman, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde başlayan "Terörsüz Türkiye" hedefinin bir devlet politikası olduğunu belirterek, söz konusu hedefin Türkiye’nin bekasını koruyan ve ülkenin gücünü artıran milli bir hedef olduğunu ifade etti. "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değildir" Büyükataman, süreç kapsamında önemli kazanımlar elde edildiğini belirterek, "Türkiye iç cephesini sağlamlaştırmıştır. Etrafımız ateş çemberi olmasına rağmen ülkemize tek bir kıvılcım dahi sıçramamıştır. Etnik ve mezhep kökenli fitne çabaları boşa çıkmıştır. Terör örgütü kendini feshettiğini ilan etmiş ve Türkiye’den çekildiğini açıklamıştır" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye hedefinin yanlış yorumlandığını öne süren Büyükataman, "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değil, teröre son vermektir. Şehit ve gazilerimizin kahramanlıklarını incitmek değil, terörle mücadeleyi taçlandırmaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Bahçeli’nin önerisi sürecin önünü açmıştır" Büyükataman, Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında gündeme getirdiği "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" önerisinin de Terörsüz Türkiye sürecinin ilerleyişini sağlamaya yönelik olduğunu ifade etti. Söz konusu önerinin "pazarlık ya da taviz" anlamına gelmediğini belirten Büyükataman, "Aksine toplumun tüm kesimlerinden temsilcilerle ve ortak akılla terörsüz Türkiye hedefinin işleyişinin sağlanması ve terörün tarihe karışması için yapılmış bir hamledir" dedi. "Türk milliyetçiliği birleştiricidir" Büyükataman açıklamasında Türk milliyetçiliğinin karşıtlık ve düşmanlık üzerinden okunamayacağını ifade ederek, "Türk milliyetçiliği birleştiricidir, kapsayıcıdır, kucaklayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan Türk milliyetçiliği aynı zamanda Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacak iradedir" ifadelerine yer verdi.
Rize 2026 yaş çay sezonu 15 Mayıs’ta başlıyor Çay işletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yeni sezon öncesi tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek, kampanyanın 15 Mayıs’ta başlayacağını açıkladı. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yaptığı açıklamada yeni çay sezonuna hazır olduklarını belirterek, sabah tüm fabrika müdürleriyle bir araya geldiklerini ve sahadaki durumun detaylı şekilde değerlendirildiğini söyledi. Çay hasadının henüz başlamaya hazır seviyede olmadığını ifade eden Alim, "Genelde erken hasat Artvin’in Kemalpaşa ilçesinden başlar ancak şu anda görünürde hasat edilecek seviyeye gelen bir çay yok. Buna rağmen her yıl olduğu gibi bu yıl da 15-20 Mayıs tarihleri arasında kampanyayı açmayı planlıyoruz" dedi. Tüm fabrikaların bakım ve onarım çalışmaları tamamlanarak yeni sezona hazır hale getirildiğini belirten Alim, "Tüm bakım onarım işlemlerimizi bitirdik. Oluşabilecek aksaklıklara karşı tekrar kontrollerimizi yapıyoruz. Temizlik, alım yerlerinin düzenlenmesi ve üreticiyle koordinasyon gibi tüm hazırlıklarımız tamamlandı. Şu an sadece kampanya tarihini bekliyoruz" diye konuştu. Çay üreticilerinin ÇAYKUR’a çay verebilmesi için bahçelerinin 10’da 1’ini budaması kuralına da değinen Alim, üreticilere önemli bir uyarıda bulundu. Normal şartlarda 1 Mayıs’ta sona eren budama işlemlerinin bu yıl 15 Mayıs’a kadar uzatıldığını belirten Alim, "Budamasını tamamlamayan üreticilerimizin 15 Mayıs’a kadar işlemlerini bitirmesi gerekiyor. Aksi halde çay tesliminde mağduriyet yaşayabilirler" dedi. ÇAYKUR’un günlük işleme kapasitesinin 9 bin 250 ile 10 bin ton arasında olduğunu hatırlatan Alim, yoğunluk yaşanması durumunda kapasitenin zorlanabileceğine de dikkat çekerek, üreticileri sağ duyulu olup ürünlerini hızlı şekilde toplayıp bitirme gibi bir düşüncenin içerisine girmemeleri için uyardı. Üretimde kalite vurgusu yapan Alim, bu sezon daha sıkı denetimler uygulanacağını belirterek, "Çayın içine yabancı madde, ot veya kök karışmaması gerekiyor. Herkes çayını temiz toplamalı. Sezon sonunda kalite konuşuluyor ama hasat sırasında aynı hassasiyet gösterilmiyor. Her yıl kaliteye önem gösteriyoruz tabii ki ama bu yıl kaliteye daha fazla önem vereceğiz" dedi. Makineleşmenin bilinçli kullanılması gerektiğini de dile getiren Alim, hızlı ve kontrolsüz hasadın kaliteyi düşürdüğünü belirtti. Toplanan çayın 24 saat içinde işlenmesi gerektiğini hatırlatan Alim, kapasitenin üzerinde alım yapılmasının hem kaliteyi hem de süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Alim, "Biz teknolojik gelişmelere karşı değiliz ama insanlar aslında her geçen gün yapılan makineleşmeyle olan tarımı daha sağlıklı, kendi menfaati için kullanması lazım. Yarım gün toplayıp dinlenmesi lazım belki ama biz sabah başlıyoruz, akşama kadar hepsini topluyoruz. Hepsi toplandığı zaman 24 saat içerisinde bu çayın işlenmesi lazım. Kapasite belli, alınan çayın da işlenebilmesi için verilen limitlere uyulması gerekir" ifadelerini kullandı. Çay sezonunun dengeli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Alim, "Kampanya süreci 30-40 güne yayılmalı. Eğer birkaç günde tüm çay toplanıp teslim edilirse hem kalite düşer hem de çalışanlarımız için istihdam süreci olumsuz etkilenir. Hep birlikte belirlenen kurallara uyarak sağlıklı bir sezon geçirebiliriz" dedi.