KÜLTÜR SANAT - 11 Aralık 2023 Pazartesi 09:10

Deprem, devasa taşlarla inşa edilen su kemerini yok etti

A
A
A
Deprem, devasa taşlarla inşa edilen su kemerini yok etti

Hatay’ın Defne ilçesinde bulunan devasa taşlarla yapılan Trajan Su Kemerini, 6 Şubat depremleri yok etti.


Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük yıkım Hatay’da yaşanmıştı. Hatay’da bulunan birçok tarihi yapılarda zarar görmüştü. Trajan Su Kemerlerinin Esenbulak Mahallesi mevkiindeki kısmı depremde tamamen yıkıldı. Yıkılan tarihi su kemerinden kopan devasa kayalarsa görenlerin dikkatini çekiyor. Su kemeri, 2’nci yüzyıl Roma dönemine ait bir yapıydı. 13.’üncü Roma İmparatoru Trajan tarafından yapılan su kemeri, kentte su getirmek amacıyla yapılmıştı. 6 Şubat depremleri, devasa taşlarla yapılan Trajan Su Kemer’ini yok etti. Su kemerinden geriye bazı büyük kaya parçaları kaldı.


“Su kemerinin altına yıkılmaması için demir korkuluklar koymuşlardı ama bu depremde yıkıldı”


Su kemeri depremde yıkıldığını belirten vatandaş Esad Kabarcıklı, buradaki köprünün daha önceden yıkıldığını belirterek “Buradaki su kemeri bu depremde yıkıldı. Diğer köprüde yıkılalı baya zaman oldu. Su kemerinin altına yıkılmaması için demir korkuluklar koymuşlardı ama bu depremde yıkıldı. Kaya parçalarının bazıları dereye düştü. Geriye bu kaya parçaları kaldı” dedi.


“Yukarıda küçük bir su kemeri kaldı ama o da depremde yıkıldı”


Atalarımızın anlattıklarına göre su kemeri çok eskiden kalma bir yapı olduğuna dikkat çeken Naim Altındağ, Osmanlı’dan daha eskiye dayandığını belirterek “Bu su kemeri vasıtasıyla Antakya’ya su götürüldü. Şelaleden akan suyu cazibe olarak Antakya’ya aktarılıyordu. Depremde su kemerinin bir kısmı yıkıldı. Daha öncede orada bir köprü vardı. Köprü bundan 15 ila 20 yıl önce kar yağdığında yıkıldı. Geriye yukarıda küçük bir su kemeri kaldı. O da depremde yıkıldı” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Gümüşhane’de üniversite öğrencileri ile bir araya geldi Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Gümüşhane Üniversitesi’nde düzenlenen "İslam’ın Rehberliğinde Bilgiden Bilince" programında öğrencilerle buluştu. İl buluşmaları kapsamında Gümüşhane’ye gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Gümüşhane Üniversitesi Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen "İslam’ın Rehberliğinde Bilgiden Bilince" isimli programa katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program Ahmet Hamdi Akseki Cami İmam-Hatibi Mansur Sağır’ın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam etti. Programda kendisini dinlemeye gelen gençlere bilimsel gelişme yolunda çok çalışmaları tavsiyesinde bulunan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ve son olarak ilk uçuşunu gerçekleştiren milli savaş uçağı KAAN ile ilgili de açıklamalarda bulundu. “Kudüs’teki zulmün bitmesi için 88 yıl beklemeyeceğiz” Kudüs’ün Hz. Ömer döneminde farklı inançtan, mezhepten ve ırklardan insanların huzur içerisinde yaşadığı bir yer olduğunu fakat haçlıların gelmesiyle birlikte bu huzurun bozulduğunu belirten Prof. Dr. Erbaş, “637 yılında Hazreti Ömer Kudüs’ü İslam diyarı yaptığında esasında en büyük sevinci Yahudiler yaşadılar. Orayı Hazreti Ömer ’Darü’s-Selâm’ yaptı sevgili gençler. Darü’s-Selâm ne demek? Barışın yurdu. 400 sene devam etti Hz. Ömer’in Darü’s-Selâm yaptığı Kudüs’teki farklı inançlardan, ırklardan, hatta mezheplerden insanların barış içerisindeki yaşama süreci. Ne zaman ki bugünkü batılıların yine ataları olan haçlılar, 1099 yılında Kudüs’ü işgal etti. Yine büyük bir katliam. Kaçabilenler kaçtı, hayatını kurtaranlar kurtardı. Kudüs, Darü’s-Selâm’dan Darü’l-Harb yani kaosun, savaşın, kavganın yaşandığı bir yer haline geldi. Kimler yüzünden? Bugünkü batılıların ataları, haçlılar yüzünden. Şimdi 1099’dan 1187’ye kadar. 88 sene bu zulüm sürdü. Bu işgal 88 yıl sürdü. Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü tekrar Haçlıların işgalinden kurtardığı zamana kadar. Selahaddin Eyyubi ve askerleri, İslam ordusu 1187’de tekrar Kudüs’ü barışın yurdu haline getirdi. Ne zamana kadar? 1900’lü yıllara kadar 800 yıl. Farklı inançlardan, farklı dinlerden, farklı kültürlerden, farklı mezheplerden insanların barış içerisinde yaşadığı yer haline geldi. 1917’de Batılılar, Haçlıların torunları orayı tekrar kaosun yaşandığı yer haline getirdiler. 1948 yılında bugün terör devleti dediğimiz İsrail’i kurdurdular. Osmanlı’yı parçaladıktan sonra, İslam Devleti’ni parçaladıktan sonra ve 75 yıl oldu. Daha önce bu zulüm 88 yıl sonra bitmiş idi. Şimdi bekleyecek miyiz 88 yılı. Ben 88 yıl beklemeyeceğiz diye düşünüyorum” dedi. “KAAN gibi daha nice uçaklar uçacak” Gençlere alanlarında çok iyi çalışmaları gerektiğini vurgulayan Erbaş, “Dün ben sosyal medyada bir ayet paylaştım. Ayeti okuduğumda sanki bu ayet yeni inmiş gibi fark ettim. KAAN uçağımızı yaptık ya, KAAN uçağımızı uçurduk ya Elhamdülillah. Daha nice böyle uçaklar uçacak inşallah yakın zamanda. İşte o KAAN’ı uçurduğumuz zaman Enfal Suresi’nin 60. ayetinin altına KAAN’ın fotoğrafını koyarak paylaştım. Düşmanlarınıza karşı hazırlıklı olun, besili atlar yetiştirin diyor Allah-u Teala. Bugün o günün besili atları işte bugünün kağanları, bugünün kızıl elmaları, o günün besili atları bugünün savunma sanayiinde ürettiğimiz o silahlar ya da benzeri şeyler. İlmi kim geliştiriyor olursa olsun ondan istifade edeceğiz. Bizim de yeni yeni buluşlara imza atmamız lazım. Alanlarımızda çok iyi çalışmamız lazım. Müslüman her zaman en iyi olur. Bu ilkeyi de zihnimizden, hafızamızdan hiçbir zaman çıkarmamamız lazım. Yeryüzünde iyilik hâkim oluncaya kadar diyoruz biz, Türkiye Diyanet Vakfı’nın logosunun altında. Yeryüzünde iyilik hâkim oluncaya kadar. Bizim yaptığımız her işteki hedefimiz, yeryüzünde iyiliğin hâkim olmasıdır. Kötülüklerin ortadan kalkması, iyiliklerin yaygınlaşması. Müslüman’ın, müminin en önemli vazifelerinden birisidir. O yüzden hem eğitim süreçlerinizde hem de eğitim süreçleriniz bittikten sonra hayata atıldığınızda hep iyilik peşinde olun. Çünkü dünyayı iyilik değiştirecek diyorum” diye konuştu.