ASAYİŞ - 08 Kasım 2025 Cumartesi 09:29

Döner aşkı deprem korkusunun önüne geçti, gülümseten kaçış kamerada

A
A
A
Döner aşkı deprem korkusunun önüne geçti, gülümseten kaçış kamerada

Hatay’da depreme döner yediği esnada yakalanan esnaf Cuma Karaahmetli’nin elindeki dönerle birlikte gülümseten kaçışı ve berberdeki müşterilerin korku dolu anlarıysa kameraya yansıdı.


AFAD verilerine göre Defne ilçesi kent merkezinde yerin 13.22 kilometre derinliğinde 3.9 büyüklüğünde deprem yaşanmıştı. Depremin etkisiyle panik yaşayan vatandaşlar soluğu sokakta aldılar. Antakya ilçesi Ekinci Mahallesi’nde kuaförlük yapan esnaf Cuma Karaahmetli, döner yediği esnada depreme yakalandı. Afiyetle yediği döneri elinden bırakmadan kaçmaya çalışan Karaahmetli’nin gülümseten kaçış anı ve iş yerinde traş olan müşterilerin kaçış anları güvenlik kamerasına yansıdı. Kuaförde sıra beklediği anda depreme yakalan müşteri Hanife Ataşer, depremin ne kadar süreceğini bilmediği için korku içerisinde orta refüje kadar koştuğu anlarsa kameralarda görüldü.


"Deprem anında karım önümde koşuyordu ama ben kaçarken döner yiyordum ve döneri yiyerek bitirdim"


Sipariş ettiği döneri yediği esnada deprem olunca dönerle birlikte kaçtığını söyleyen esnaf Cuma Karaahmetli, "Ben kuaför ve güzellik salonunu işletiyorum. Ben döner yemek için sipariş verdim. Sipariş verdiğim döner geldi ve dışarıya çıktım. Dışarıda tek başıma oturuyorum, döneri tam açtım yiyecekken bir sarsıntı aşağıdan geldi. Ondan sonra içerideki kaçışmalar olunca bende dönerle birlikte kapının önüne doğru kaçtım. Deprem şiddetliydi. Son günlerde olan depremin en şiddetlisiydi. Deprem alttan bir vurdu ve herkes korktuğundan dışarıya çıktı. Depremden sonra güvenlik kamerasını izlediğimizde bir yandan üzücü bir yandan da komikti. Karım önümde koşuyordu ama ben kaçarken döner yiyordum ve döneri yiyerek bitirdim. Burada işyerinde deprem olduğu esnada ilk başta oturanlar kaçtı sonrada müşterilerimiz örtüleriyle birlikte kaçtılar" dedi.


"Zemin katta olduğum için bir an önce kaçarak orta refüje doğru koştum, deprem baya tedirgin ve korkutucuydu"


Deprem olduğunda çok korktuğundan orta refüje kadar koştuğunu ifade eden Hanife Ataşer, "Deprem esnasında bekleme yerindeki koltukta oturuyordum. Deprem oldukça gürültülüydü. 6 Şubattaki ilk deprem gibi başlangıcıydı ve tedirgin olduk. Korku içerisinde kaldık. Depremin kaç dakika süreceğini bilmediğim ve 6 Şubattaki depremde çok uzun sürmüştü. Zemin katta olduğum için bir an önce kaçarak orta refüje doğru koştum. Depremin ne kadar süreceğini bilmediğim ve yukarıdan su deposu gibi şeyler düşebilirdi. O yüzden kendimi atabildiğim kadar refüje attım. Deprem baya tedirgin ve korkutucuydu" ifadelerini kullandı.


(RMZ-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu buz kesti: Dereler, barajlar ve göletler dondu En düşük hava sıcaklığının sıfırın altında 20 derece olarak ölçüldüğü Kastamonu’da baraj, dere ve göletlerin yüzeyi dondu. Kastamonu’da son 1 haftadır etkili olan kar yağışı yer yer yüksek kesimlerde aralıklarla devam ediyor. Kar yağışıyla birlikte kent soğuk havanın etkisi altına girdi. En düşük hava sıcaklığının sıfırın altında 20 derece olarak ölçüldüğü kentteki baraj, göl ve derelerin yüzeyi buzla kaplandı. Devrekani ilçesine bağlı Başakpınar köy sınırlarından doğan ve Daday, Seydiler, Ağlı, Pınarbaşı, Cide ve Azdavay ilçeleri ile Küre Dağları Milli Parkından geçerek Karadeniz’e dökülen Devrekani Çayı da soğuk hava nedeniyle dondu. Küre Çayı’nın da beslediği Beyler Barajı ve Kulaksızlar Barajı’nın yüzeyi de tamamen dondu. Yüzeyi buzla kaplanan çay, yağan karla da beyaza büründü. "Köyümüz de, deremiz de, bizler de donduk" Devrekani ilçesi Kasaplar köyünde ikamet eden Serkan Demirkan, "Maalesef köyümüz de dondu, bizler de donduk. Yapım aşamasındaki deremiz de dondu. Havayı anlatmaya gerek yok, dondurucu soğuk var. Şu anda hava sıcaklığı sıfırın altında 10 dereceyi geçmiş durumda. Fakat daha da hava sıcaklığı düşecek, çünkü şu anda hava ayaza ve dona çekti. Bugün sularımız bir ara geldi ama bu geceden sonra sularımız yarın akmayacak. Çünkü şu anda hava dona çektiği için deremiz gibi sularımız da donacak. Bu yüzden evlerimizde su kesintisi olması ihtimali yüksek, suların kesilmesini bekliyoruz" dedi.
Adana Babanın, DNA ile tespit ettirdiği kızını nüfusuna aldıramadığı iddiası Adana’da bundan 5 yıl önce birlikte yaşadığı kadından olan kızının başkasının üzerine kayıtlı olduğunu ileri süren baba, DNA testi de yaptırmasına rağmen bir türlü nüfusuna alamadığını, kızına annesi tarafından şiddet uygulandığını iddia etti. Adana’da yaşayan 29 yaşındaki Hasan Artınal, 2020 yılında birlikte yaşamaya başladığı 33 yaşındaki N.E. ile 2022 yılında ayrıldıklarını ve bu birliktelikten dünyaya gelen Masal isimli kızının soy bağında mağdur edildiğini öne sürdü. İddiaya göre anne, Artınal’dan olan çocuğunu resmi nikahlı olduğu M.Y.’nin üzerine kaydettirdi. Artınal, çocuğun biyolojik babasının kendisi olduğunu ispatlamak için DNA testi yaptırdığını ve rapor sonucunda biyolojik baba olduğunun resmen belirlendiğini söyledi. Baba, buna rağmen kızını kendi nüfusuna geçiremediğini ileri sürerek sesini duyurmaya çalıştı. Hasan Artınal, yaşadığı süreci şöyle anlattı: "Ben bu kadınla 2020 yılında tanıştım. Bir çocuğumuz oldu. Ancak anne, çocuğumun soy bağını başka bir kişinin üzerine kayıt ettirdi. Bunun üzerine DNA testi yaptırdım ve çocuğun benden olduğu resmi olarak tespit edildi. İlgili tüm makamlara başvurmama rağmen bugüne kadar somut bir çözüme ulaşamadım. Anne, her seferinde çocuğu benden kaçırıyor ve açılan davaları da sürekli geri çekiyor. Şu an kızım 5 yaşında ve nerede olduğunu bilmiyorum." "Babası olarak yasal haklarımı kullanmak istiyorum" Yetkililere seslenen baba, tek isteğinin yasal haklarına kavuşmak olduğunu belirterek, "Benim tek isteğim, çocuğumun babası olarak kimlikte görünmek ve kızıma ulaşabilmek. Şu anda kızımın can güvenliği yok. Eski eşim çocuğuma şiddet uyguluyor. Kızımın saçlarını kazıtmış. Çocuklar çok korkmuş durumda. 5 yaşındaki çocuğum daha ’baba’ kelimesinin ne anlama geldiğini bile bilmiyor. Ben sadece çocuğuma ulaşmak ve babası olarak yasal haklarımı kullanmak istiyorum" diye konuştu.
İstanbul UKABDER’den acil çağrı: "Binalar tamam, sıra gönülleri doyurmakta" Afrika Çad’da 9 dev eseri tek seferde açmaya hazırlanan UKABDER, 19 Ocak’taki büyük yolculuk öncesi "acil" koduyla çağrıda bulundu. Başkan Murat Uğur, "Binaları tamamladık, şimdi sıra oradaki yetimlerin sofrasını ve kucağını doldurmakta" diyerek gıda, kıyafet ve oyuncak eksiği için hayırseverlere seslendi. Uluslararası Kardeşlik Seferberliği İnsani Yardım Derneği (UKABDER) gönüllüleri, 19 Ocak’ta başlayacak Çad seferberliği için zamanla yarışıyor. Bölgede inşası tamamlanan hastane, cami ve atölye gibi 9 kalıcı eserin açılışını yapacak olan heyet, dağıtımı yapılacak insani yardım malzemelerinin tedariki için çalışmalarını sıklaştırdı. Dernek yönetimi, açılış heyecanına gölge düşmemesi için erzak, kıyafet ve oyuncak stoklarının bir an önce tamamlanması gerektiğini duyurdu. "Bu Bir Yardım Değil, Kardeşlik Meselesidir" Yolculuğa sayılı günler kala açıklama yapan UKABDER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Uğur, sürenin daraldığına dikkat çekti. Uğur, "Çad’da tarih yazacak 9 büyük eseri hamdolsun tamamladık. Ancak oraya sadece bina açmaya değil, kardeşlerimizle kucaklaşmaya gidiyoruz. Giderken elimiz boş gidemeyiz. Bölgede dağıtacağımız sıcak yemek, gıda kolisi, kıyafet ve çocuklarımız için uçurtma, oyuncak gibi kalemlerde halen eksiklerimiz var. Bu bir yardım kampanyası değil, bir kardeşlik meselesidir. Vakit çok az, tüm hayırseverleri bu seferberliğin ucundan tutmaya davet ediyorum. Çad’da bir Türk STK tarafından tek seferde yapılan en büyük yatırımlardan birini, 9 kalıcı eseri hamdolsun tamamladık. Ancak oraya sadece kurdele kesmeye değil, kardeşlerimizle kucaklaşmaya gidiyoruz. Binlerce kilometre öteden gelen kardeşlerini bekleyen yetimlerin karşısına elimiz boş çıkamayız. Bu bir yardım kampanyası değil, bir kardeşlik ve onur meselesidir" dedi. Gönüllüler gece gündüz çalışıyor İstanbul Gaziosmanpaşa’daki dernek merkezinde ve Türkiye’nin dört bir yanındaki gönüllü gruplarında hummalı bir çalışma yürütülüyor. Gönüllüler, Türkiye’den götürülecek emanetleri tasnif ederken, uçurtma ve oyuncakların paketlenmesi için yoğun mesai harcıyor. 19-30 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyonda, yetim çocuklara yönelik uçurtma şenlikleri düzenlenmesi ve binlerce aileye erzak ulaştırılması hedefleniyor. Gökyüzü Türk uçurtmalarıyla renklenecek Seferberliğin en renkli detayı ise çocuklar için hazırlanan özel sürprizler olacak. UKABDER gönüllüleri, Çadlı yetimlerin yüzünü güldürmek için oyuncak, kıyafet ve uçurtma bağışı toplama kampanyasına hız verdi. Bölgede düzenlenecek "Uçurtma Şenliği" ile yoksulluğun gölgesindeki çocuklara unutulmaz bir gün yaşatılması planlanıyor. Gönüllüler, "Bir uçurtmanın kuyruğuna takılacak bir tebessüm, dünyalara bedeldir. Oyuncak ve uçurtma bağışlarıyla çocukların hayallerine dokunmak istiyoruz" çağrısında bulundu.