ÇEVRE - 16 Şubat 2025 Pazar 10:49

Hatay’da denizde 20 metre çekilme yaşandı

A
A
A
Hatay’da denizde 20 metre çekilme yaşandı

Hatay’ın Arsuz ilçesinde yaşanan 20 metre deniz çekilmesi dron ile havadan görüntülendi.


Arsuz ilçesi Büyükdere mahallesi mevkiinde kış mevsiminin gelmesiyle denizde çekilme yaşandı. Her yıl kış aylarında yaşanan deniz çekilmesine oranla bu yıl denizdeki çekilmenin fazla olduğu gözlemlendi. Arsuz ilçesinde yaşanan çekilme dron ile havadan görüntülendi. Yer yer 20 metreyi bulan deniz çekilmesi vatandaşlarda merak uyandırdı.


"Bugün burada deniz daha fazla çekildi çekilmesinin nedenini bilmiyoruz depremden de olabilir gelgitten de olabilir"


Gördüğü manzara karşısında tedirgin olan 42 yaşındaki Hilmi Söyler, "Burada deniz çekilmesi daha önce de oldu, 6 Şubat depreminde aynı şekilde bundan biraz daha fazla çekildi ama birkaç gün sonra deniz geri eski haline gelmişti. Bugün burada deniz daha fazla çekildi çekilmesinin nedenini bilmiyoruz depremden de olabilir gelgitten de olabilir. Bu sefer biraz daha fazla oldu nedenini cidden bilmiyorum deprem kırığı değil bunlar, zamanından mikserler betonun dökecek yer bulamayıp da sağa sola döktükleri betonlar işte balıkları yuva olmuş" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Uzmanlardan çocukların duygu değişimlerini göz ardı etmeyin uyarısı Okullarda şiddet ve zorbalığın yalnızca fiziksel boyutla sınırlı kalmadığını belirten uzmanlar, çocukların şiddet temalı yazı, çizim, sosyal medya paylaşımları, silah veya saldırı araçlarına yoğun ilgi duymaları, arkadaş çevrelerinden kopmaları gibi davranışlarına dikkat edilerek tedbir alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle şiddet içerikli oyunlar ve dijital içeriklere kolay erişimin çocuklar üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ifade eden uzmanlar, bu noktada ilk sorumluluğun ailelere düştüğünü, öğretmen gözlemlerinin de mutlaka dikkate alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Psikolog Meryem İlhan, "Benim çocuğum öyle biri değil" yaklaşımının doğru olmadığını anlatarak, "Şiddet aslında zorbalıkla birlikte okullarda görmeye başladığımız bir kavram olmaya başladı. Yalnızca fiziksel olarak görmüyoruz şiddeti, psikolojik şiddet zorbalıkla birlikte özellikle çocukların okul ortamında hayatına dahil oldu ve bu normalleşti. Sürekli şiddet içeriklerine maruz kalmak çocuklar için bunun normalleşmesi demek oluyor. Şiddet içerikli oyunlar, bu tarz içeriklere yoğun erişim çocuklarda aslında kısıtlanması gereken bir durum. Bunu önce ebeveynlerden bekliyoruz; ailede gözlemleyerek sonrasında öğretmen gözlemini de dikkate almalarını rica ediyoruz. Çünkü her çocuk bakıldığı zaman okulda ve evde farklı karakterler ortaya koyuyor. Bu noktada öğretmenlerin gözlemini ‘Benim çocuğum öyle biri değil ki’ şeklinde görmezden gelmek hiç doğru değil. Okuldaki davranışlarına da tedbir almak önem arz ediyor" dedi. "En sağlıklı nokta çocuğumuzu karşımıza alıp onu anladığımızı ona hissettirmektir" Çocuklardaki davranış değişikliğinin dikkate alınması gerektiğinin altını çizen İlhan, "Çocukların şiddet temalı yazı, çizim ya da sosyal medya paylaşımları, silah ya da saldırı araçlarına yoğun ilgi duymaları, arkadaş çevrelerinden kopmaları, ani duygu değişimleri, öfke patlamaları, intikam, ölüm, zarar vermeye yönelik söylemleri kesinlikle dikkate alınmalı ve tedbir alınmalıdır. Ebeveyn olarak yapabileceğimiz en sağlıklı nokta çocuğumuzu karşımıza alıp onu anladığımızı ona hissettirmektir. Çocuklar anlaşılmak ister aslında birçok şeyi de bunun için yaparlar. Birçok davranışın temelinde bu yatar. Ebeveyn olarak onu anladığımızı, aslında onu güvende hissettirebiliriz, sonrasında bu davranışlar devam ederse ya da bu davranışların temeli ebeveyni endişelendirirse kesinlikle bir psikolojik destek almak sağlıklı olacaktır. Şiddet içerikli şeyleri öğreniyorlar. Bu oyunlarla birlikte bu planları, nasıl yapabileceklerini keşfediyorlar. Normalleşiyor bu durum. Kesinlikle bunun normalleşmesinin önüne geçmek gerekiyor" şeklinde konuştu. "Çocuğumuzun yaptığı şeyleri meşrulaştırmak, bu davranışının pekişmesine neden olur" Psikolog İlhan, "Aileler çocuklarına hiçbir olumsuzluğu yakıştıramıyorlar. Bunu çok iyi anlayabiliyoruz. Ancak çocuklarımızın bir problemi varsa buna önce bir farkındalık geliştirmek, sonrasında da çözüm aramak en sağlıklı olanı. ‘Benim çocuğum yapmaz’ mantığıyla çocuğumuzun yaptığı şeyleri meşrulaştırmak çocuğun bu davranışının pekişmesine neden olur" diye konuştu.