GÜNDEM - 02 Şubat 2025 Pazar 10:04

Kendi idrarını içerek 260 saat enkaz altında hayata tutunan depremzede yaşadıklarını anlattı

A
A
A
Kendi idrarını içerek 260 saat enkaz altında hayata tutunan depremzede yaşadıklarını anlattı

Hatay’da enkazın altından depremin 260’ıncı saatinde sağ olarak çıkartılan Mehmet Ali Şakiroğlu, enkaz altındayken neler yaşadığını ve nasıl hayata tutunduğunu anlattı. Şakiroğlu, kendi idrarıyla döngü sağladığını ve enkaz altında bulduğu canlı çiçeği yediğini ifade etti.


Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok hasara uğrayan Hatay’da, binlerce bina yerle bir olurken yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetmişti. Ülkeyi derinden etkileyen ve 11 ilde büyük yıkıma sebep olan 6 Şubat depremine hasta oğlunun tedavisi için Akademi Hastanesi’nde yakalanan Mehmet Ali Şakiroğlu, depremden 260 saat sonra canlı olarak çıkartılmıştı. Hastane kantininin masasında uyuduğu sırada deprem olduğunu söyleyen Şakiroğlu, gözünü açtığında yerin sallandığını ve herkesin panik içerisinde kaçtığını gördüğünü ifade etti. Hastanenin poliklinik kısmında deprem pozisyonunda yıkıma yakalanan Şakiroğlu, 260 saat boyunca hayat mücadelesi vererek yaşama tutundu. Depremin 260’ncı saatinde enkaz altından sağ kurtulmayı başaran Şakiroğlu, asrın felaketinin üzerinden yıllar geçse de yaşadıklarını unutamıyor. Enkaz altında idrarını içerek ve bulduğu çiçeği yiyerek yaşama tutunan depremzede yaşadıklarını anlattı.



"Deprem pozisyonu alıp ellerimi başımın üstüne koydum, gözümü açtığımda her tarafı betonlarla kaplı hafriyatlar yığıldı"


Deprem pozisyonu alarak sallantının geçmesini beklediği esnada binanın çöktüğünü ifade eden Şakiroğlu, "Normalde ben Gaziantep’te ailemle birlikte yaşıyordum. Oğlum Yusuf 6 Şubat gecesinde rahatsızlandı. Hastanelere gittiğimizde bizi Hatay’daki bir hastaneye sevk ettiler. Biz o gece saat 22.30’da hastaneye vardık. Sabah olsun doktorun gelmesini bekliyorduk. Hava soğuktu. Babamla birlikte sıcak yer bulmak için dolanırken hastanenin kantinine denk geldik. Kantinde kafamı masaya koydum ve uyumaya devam ettim. Uykulu kafamı kaldırdığımda yerin sallandığını ve herkesin panik içinde kaçtığını gördüm. Babam karşıda oturuyordu ama o kargaşada babamı kaybettim. Ben de hastanenin poliklinik tarafına doğru koştum. Kendimi cama vurdum ama kapı açılmadı. Ben hemen olduğum yerde deprem pozisyonunu aldım. Deprem pozisyonu çok önemli olduğu için hemen ellerimi başımın üstüne koydum. Gözümü açtım ve her tarafın betonlarla kaplı hafriyatlar yığıldı. Dışarıdaki seslerin hemen hemen hepsini duyabiliyorum. Üstümüzde betonla bayağı mesafe olduğu için sesimizi duyuramıyordum" dedi.



"Yukarıdaki operatör ’burada ayak var’ diye bağırınca dünyalar benim oldu"


Enkaz altındayken canlı çiçek yiyerek ve kendi idrarını içerek beslendiğini dile getiren Şakiroğlu, "Ben depremin 12’nci günü gece çıktım. Enkazın altında 2 gün daha dayanabilirdim. Enkazın altında elimle bir şeyler ararken canlı çiçek geldi. Çiçek plastik de olsa yiyecektim. Çiçekleri küçük parçalara bölüp yiyordum, kendi idrarımla beslendim ve sürekli devir daim yaptım. Ağzımda çiğneyip onun suyunu almaya çalışıyordum. Ağzım yukarı şekilde yatıyordum. Avucuma ne kadar idrarım gelirse o kadar ağzıma götürüyordum. Yaşam mücadelesi verdim, ümidimi Allah’tan kesmedim. Sürekli buradan çıkmam lazım diyerek ümit ettim. Şimdi düşünüyorum, bu kadar acıya nasıl dayandım bilemiyorum. Bayağı bir sallantı oldu. Yanımdaki arkadaş deprem oluyor dedi. Ben ayağımı salladım, yukarıdaki operatör ’burada ayak var’ diye bağırdı. Operatör ’burada bir ayak var’ deyince dünyalar benim oldu. Gece dışarı çıktığımda yıldızları gördüm. Dışarı çıktığımda ağabeyimin numarasını ilkinde şaşırdım ama sonrasında doğru verdim. Enkaz altında çıkarken bende hiç çizik yoktu. Ailem 12 gün boyunca hep oradaydı. Onlar da ümidini kesip eve gidecekleri zaman ben o zaman çıktım" şeklinde konuştu.



"Etraftaki insanlar artık bitti deyip kendilerince planlar yapıyorlardı ama ben her zaman kocam beni bırakmaz dedim"


Eşi enkaz altındayken hep çıkacağını ümit eden Neclanur Şakiroğlu ise, "Ben saat 05.00 sularında vinç yardımıyla çıktım. Kayınbabamla sarıldık ve sonra kocamı sordum. Nerede diye sorduğumda bilmiyorum dedi. Ben de bir yerlerde saklanıyor diye düşündüm. Tekrar sorduğumda kocamın nerede olduğunu bilmiyor olduğunu ve kayıp olduğunu söyledi. Kocamdan hiçbir zaman ümidimi kesmemiştin. Etraftaki insanlar artık bitti deyip kendilerince planlar yapıyorlardı. Ben her zaman kocam beni bırakmaz dedim. Rüyalarıma giriyordu. Çocuğum o gece ’baba gel baba gel’ deyip söyleniyordu. O anlar çok acı bir durum ve Allah bir daha böyle bir acı yaşatmasın" ifadelerini kullandı.



Kendi idrarını içerek 260 saat enkaz altında hayata tutunan depremzede yaşadıklarını anlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu’da alkollü sürücü park halindeki hafif ticari araca çarptı: 2 yaralı Ordu’nun Ünye ilçesinde alkollü sürücünün neden olduğu kazada 2 kişi yaralandı. Kaza, Fevzi Çakmak Mahallesi Devlet Sahil Yolu Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Fatsa istikametinden Ünye şehir merkezi yönüne seyir halinde olan Mustafa U. (62) yönetimindeki 52 FM 985 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarında park halinde bulunan ve içerisinde Muharrem K.’nın (24) oturduğu 59 ACC 363 plakalı hafif ticari araca çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle savrularak takla atan otomobilde sürücü Mustafa U. (62) aracın içinde sıkıştı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber vermesi üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin çalışmasıyla araçtan çıkarılan Mustafa U. ile hafif ticari araçta bulunan Muharrem K. (24), sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Ünye Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaza nedeniyle ulaşım bir süre tali yollardan sağlanırken, Ünye İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Denetleme Büro Amirliğine bağlı ekipler bölgede güvenlik önlemi aldı. Kazaya karışan otomobilin çekici yardımıyla yoldan kaldırılmasının ardından trafik akışı yeniden normale döndü. Kazada yaralanan araç sürücülerinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, otomobil sürücüsü Mustafa U.’nun 0.94 promil alkollü olduğu öğrenildi. Polis kazayla ilgili inceleme başlattı.
Nevşehir Nevşehir’de bir araçtan uzun namlulu silah mermileri çıktı Nevşehir’de polis ekiplerince bir araçta yapılan aramada çok sayıda uzun namlulu silaha ait mermi ile bıçak ele geçirildi. Olay, gece saatlerinde 2000 Evler Mahallesi TOKİ İş Merkezi civarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, telefonda tartıştıkları şahıslarla buluşmaya giden iki genç, karşılarında kalabalık bir grup görünce geldikleri araçla olay yerinden kaçtı. Bunun üzerine kalabalık grup, kaçan araca saldırarak zarar verdi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Şüphelileri yakalamak için geniş çaplı çalışma başlatan ekipler, gençlerin kaçtığı 50 NE 368 plakalı otomobili, 2000 Evler Mahallesi 38. Sokak üzerinde bir apartmanın yanında terk edilmiş halde buldu. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla araçta yapılan aramada çok sayıda uzun namlulu silaha ait mermi ile bıçak ele geçirildi. Araç sahibi, otomobilin oğlu ve arkadaşları tarafından gezmek amacıyla alındığını belirterek, araçta bulunan mermilerin geçmiş tarihlerde iş yerine gelen bir müşteriden kaldığını, bir süre dükkânda muhafaza ettikten sonra araca koyduğunu ifade etti. Araçta bulunan bıçaklardan ise haberi olmadığını söyledi. Araçta yapılan adli aramanın ardından araçta bulunan mermi ve bıçaklara el konulurken, şahıslar ifadeleri alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
İzmir Husumetli olduğu akrabasının boğazını kesip kahvehanenin önüne attı İzmir’in Urla ilçesinde, alacak-verecek meselesi yüzünden husumetli olduğu akrabasının boğazını keserek öldüren zanlı, cansız bedeni otomobille getirip kahvehanenin önüne attı. Zanlının cesedi bıraktıktan sonra çevredekilere, "Polise haber verin, ibreti alem için yaptım" dediği iddia edildi. Olay, Urla ilçe merkezinde bulunan Mermerli Çeşme mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre, R.Ş. ile akrabası Gökhan Şimşek (35) arasında alacak verecek meselesi yüzünden husumet bulunuyordu. R.Ş., henüz bilinmeyen bir yerde Şimşek’i otomobil içerisinde boğazını keserek öldürdü. Daha sonra içi kan gölüne dönen otomobille Mermerli Çeşme mevkiine gelen cinayet zanlısı R.Ş., araçtan indirdiği cansız bedeni bir kahvehanenin önüne attı. "İbreti alem için yaptım" Olayı gören çevredeki vatandaşlar büyük bir şok yaşarken, zanlının kalabalığa dönerek, "Polise haber verin, ibreti alem için yaptım" dediği öne sürüldü. Vatandaşların durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Adrese gelen sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Gökhan Şimşek’in hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alırken, Şimşek’in cenazesi, savcı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Cinayet şüphelisi R.Ş. ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.