GÜNDEM - 19 Nisan 2024 Cuma 21:43

Naci Görür: "Çağdaş toplumlarının yaptığı gibi depreme dirençli yerleşim alanlarını oluşturmak zorundayız"

A
A
A

Hatay’ın İskenderun ilçesinde söyleşiye katılan jeolog ve deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depreme dirençli yerleşim alanların oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.

Prof. Dr. Naci Görür, depremin vurduğu Hatay’ın İskenderun ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldi. Görür, İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen ‘İskenderun’un Depremselliği ve Deprem Dirençli İskenderun’ söyleyişine katıldı. Türkiye’de 13,6 milyon önce deprem mekanizmaların oluştuğunu ifade eden Prof. Dr. Görür, depremleri durdurmanın mümkün olmadığını, toplum olarak depreme dirençli yerleşim alanlarını oluşturmak zorunda olduğunu söyledi.

“Her depremde de 10 bin ve 50 bin insanı dün olduğu gibi toprağa veremeyiz"

Deprem mekanizmasının Türkiye’de 13,6 milyon önce oluştuğunu söyleyen Prof. Dr. Görür, “Bizim ülkemizde bu faylar 13,6 milyon seneden beri deprem oluşturmaya devam ediyor. Biz depremleri durduramayız, bu mümkün değil çünkü bu mümkün değil. Her depremde de 10 bin ve 50 bin insanı, dün olduğu gibi toprağa veremeyiz. O halde yapılacak bir şey bilgi, aydın ve çağdaş toplumlarının yaptığı gibi depreme dirençli yerleşim alanlarını oluşturmak zorundayız. Bunları yaparsak deprem sorununu büyük ölçüde hallederiz” dedi.

“İskenderun tarafına gelen kıta biraz büküldüğü ve eğildiğinde o bölgenin belli ölçüde gömülmesi ve batması anlamına geliyor”

Deprem sonrası İskenderun sahilindeki çökme konusuna değinen Prof. Dr. Görür, “İskenderun’da bazı yerler çökmüş ve batıyor. Neden batıyor konusu fayla ilgili bir durumdur. Bin yıl önce Bingöl ilinin Karlıova’dan gelen doğu fayı, yanal hareket ederken İskenderun’daki fay biraz eğiliyor. İskenderun tarafına gelen kıta biraz bükülüyor ve eğiliyor. O kısımda bir duvar ve diklik oluşturuyor. Burada düşey atılım meydana geliyor ve fay niteliği doğuruyor ve batıyor. Bu nedenle de bir bölgenin belli ölçüde gömülmesi ve batması anlamına geliyor. Deniz seviyesinin göreceli olarak işlenmesi anlamına gelir” ifadelerini kullandı.

İskenderun ilçesinde düzenlenen ’İskenderun’un Depremselliği ve Deprem Dirençli İskenderun’ temalı konferansa yer bilimci Naci Görür’ün yanı sıra; İskenderun İlçe Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek, İskenderun Belediye Başkanı Mehmet Dönmez, Belen İlçe Belediye Başkanı İbrahim Gül ve İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Levent Hakkı Yılmaz katıldı.

Ogün Aslan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kağıtsporlu izciler yaparak yaşayarak öğrendi Büyükşehir Kağıtsporlu izciler, 19 Mayıs’ın 105. yıl dönümünde kamp ateşi yaktı ve fener alayı düzenledi. Kocaeli Büyükşehir Belediye Kağıtspor izcileri geçtiğimiz hafta sonunda çadır kampı gerçekleştirdi. Kampa Kağıtspor’un Barbaros, Orhun, Albayrak, Atlas, Ötüken, Turan, Vecihi Hürkuş ve Ayyıldız Bayrak ünitelerinden 85 izci ve 11 izci liderleri katıldı. Büyükşehir Kağıtsporlu izciler, 19 Mayıs’ın 105. yıl dönümünde kamp ateşi yaktı ve fener alayı düzenledi. İzcilik metotlarından biri olan ‘’Yaparak, Yaşayarak Öğrenme’’ metodunu baz alan liderler, açık arazide izcilere hem teorik hem uygulamalı dersler verdi. Açık alanda izcilere; balta bıçak kullanımı, kamp ateşi yakımı, tesis yapımı, izci düğümleri ve izcilere verilmiş olan malzemelerle nasıl yemek yapabileceklerini anlatılıp uygulamaları istendi. Kağıtspor İzcileri kampın son günü Servetiye Köyündeki müzeyi ziyaret etti. Servetiye Cami Köyü merkezinde bulunan müzenin önünde izciler Tek Kurşun Anıtını inceledi. İkiye ayrılmış bir mermi çekirdeği görünümündeki anıtın iç kısmındaki çifte kitabede Kurtuluş Savaşı’ndaki yöresel olaylar ile Servetiye Cephesi’nde yer alan isimler sıralandığı bilgisi verildi. Ardından müzeye giren izciler, Kurtuluş Savaşı’na ait silahlar ve aletler, yöresel kültürel eşyalar, yazılı ve görsel ürünlerle muhtelif malzemelerin sahiplerinin isimleriyle birlikte sergilendiği alanları inceleyip bilgi edindi. İzciler liderlerin eşliğinde 19 Mayıs 1919’ta Atatürk’ün milli mücadeleyi başlatmak için Samsun’a çıkışının 105. yıl dönümü dolayısıyla fener alayı gerçekleştirdi. Kamp alanından itibaren izciler ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle gerçekleştirdiği fener alayı, 5 kilometrelik bir yürüyüşün ardından son buldu.
Sakarya Bin rakımdaki tarlalarda tohumları toprakla buluşturuyorlar Sakarya’nın Hendek ilçesinde hem kendi ihtiyaçları hem de geçimlerin sağlamak için biber, salatalık, karalahana, fasulye gibi mahsulleri üreten vatandaşlar, bin rakımlı tarlalarında tohumları toprakla buluşturuyor. Hendek ilçesinde bazı vatandaşlar, hem kendi ihtiyaçları hem de geçimlerin sağlamak için ilçe merkezine 32 kilometre uzaklıkta olan ve bin rakıma sahip Dikmen Mahallesi’ndeki tarlarında biber, salatalık, karalahana, fasulye gibi mahsullerin üretimini yapıyor. İlçe merkezinde ikamet eden vatandaşlar, yılın belirli aylarında kilometrelerce yolu kat ederek dik yamaçlarda geçimlerini sağlamak için tohumları toprakla buluşturuyor. “Hava şartları normal değil erken diktiğimiz zaman ürün soğuktan etkileniyor” Bin rakımlı tarlalarda hava şartlarından dolayı fasulye ekimini Hıdırellez’den sonra diktiklerini aktaran Meryem Kazın, “Erken diktiğimizde ürünlerimiz çürüyor. Hendek ilçe merkezinde ikamet ediyorum orada bir süre kaldıktan sonra ürünleri ekmek için Dikmen Mahallesi’ndeki evimizde kalıyorum” derken Emine Kazın, “Biber, salatalık, fasulye ve karalahana dikiyoruz. Burada en çok giden ürün karalahanadır. Biberleri önce tohum halinde ekip fide haline getiriyoruz daha sonrasında da farklı bir ekim daha yapıyoruz. Fasulyeleri Hıdırellez’den sonra dikiyoruz sebebi ise bölge yüksek bir yer olduğu için hava şartları normal değil erken diktiğimiz zaman ürün soğuktan etkileniyor. Biz damlama sistemi ve direk dikerek fasulyeleri ipe sardırıyoruz” dedi.