GÜNDEM - 24 Ocak 2025 Cuma 11:39

Rönesans Rezidans davasının 4’üncü duruşması devam ediyor

A
A
A
Rönesans Rezidans davasının 4’üncü duruşması devam ediyor

Depremin vurduğu Hatay’da 269 kişinin hayatını kaybettiği Antiş Yapı Rönesans Rezidans’a ilişkin yargılama, 4’üncü duruşmasıyla Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Rezidansta ablasını ve yeğenini kaybeden depremzede Cemile İncili, bu kadar kişinin ölümüne sebebiyet verenlerin serbest kalmamasını istediğini belirtti.


Asrın felaketinde Antakya ilçesi Ekinciler Mahallesi’nde en çok ölüm, Antiş Yapı tarafından inşa edilerek ’cennet bir köşe’ vaadiyle satılan Rönesans Rezidans’ta yaşanmıştı. 269 vatandaşın hayatını kaybettiği ve 13 kişinin de yaralandığı, 250 daireden oluşan rezidans, deprem anında saniyeler içinde yerle bir olmuştu. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma geçtiğimiz aylarda tamamlanmış, hazırlanan iddianame Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti. Rezidans ile ilgili yargı süreci geçen yıl Nisan ayında başlamış ve ilk duruşma gerçekleştirilmişti. Davanın 3. duruşmasına da 24 Ekim’de Hatay Adliyesinde görülmüştü. Rönesans Rezidans davasının 4’üncü duruşması Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmaya, rezidansın tutuklu olarak yargılanan müteahhidi Mehmet Yaşar Coşkun SEGBİS üzerinden, tutuksuz yargılanan kontrol elemanı Önder Artun, tutuklu yapı denetim şirketi yetkilisi Mehmet Haşim Eraslan, tutuklu yapı denetim şirketi yetkilisi Bülent Seküçoğlu ve tutuksuz olarak yargılanan proje müdürü İ.D. mevcutlu olarak, tutuksuz olarak yargılanan yapı denetim şirketi yetkilisi Ayhan Karan SEGBİS üzerinden katıldı.Rönesans Rezidans’ta yakınlarını kaybeden vatandaşlar da katıldı.


"Bu kadar kişinin ölümüne sebebiyet verenlerin serbest kalmasını istemiyorum ve en ağır cezayı almalarını bekliyoruz"


Rönesans Rezidans’ta ablasını ve yeğenini kaybeden Cemile İncili, bu kadar kişinin ölümüne sebebiyet verenlerin serbest kalmasını istemediklerini belirterek, "Rönesans Rezidansı’nda ablam Mevlüde Yıldız İncili ile yeğenim Mehmet Şükrü İncili’yi kaybettim. Bugün dördüncü mahkememiz görülüyor. Rönesans’ta 400’e yakın kişiyi kaybettik. Mahkemenin suçluları kasıtlı adam öldürme kararıyla sonuçlanmasını bekliyoruz. Çünkü orada 53 canımız hâlâ bulunamadı ve bunların bir bedeli olmalı. Örnek bir Rönesans davası olmasını istiyorum. Kendileri bize ‘cennetten bir köşe’ diye sattılar ve reklam yaptılar. Biz de en ağır cezayı aldıklarını görmek istiyoruz. Bu kadar kişinin ölümüne sebebiyet verenlerin serbest kalmasını istemiyorum. En ağır cezayı almalarını bekliyoruz. Kimi ben imza atmadım yetkim yok diyor ama parayı alıyorlar. O zaman attıkları imzaya da cezayı yesinler. Adaletten bunu istiyorum” dedi.


“İnşallah daha uzun süre kalıp daha çok ceza çekmelerini istiyoruz”


Depremden bu yana ağabeyi ile halasının hala kayıp olduğunu ifade eden Merve Edis, “Mahkemenin artık bir karara bağlanıp gerekli cezayı almalarını bekliyoruz. Onun için buradayız. Rönesans Rezidans’ta ağabeyim Mehmet Şükrü Yıldız ile halam Mevlüde Yıldız İncili’yi kaybettim. Depremden bu yana ikisinden de bir haber alamadık ve bulunamadılar. İkisi de diğer kayıplar gibi hala kayıplar. Suçlular yaptıklarının cezasını çekiyorlar. İnşallah daha uzun süre kalıp daha çok ceza çekmelerini istiyoruz” ifadelerini kullandı.


(ŞG-Y)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Akdeniz’den Avrupa’ya uzanacak otoyol ağı: Antalya-Alanya Otoyolu’nda çalışmalar hızlandı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü bildirdi. Bakan Uraloğlu, otoyolun gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla birlikte İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacağını söyledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü bildirdi. Antalya’nın turizm, tarım ve ticaret alanındaki güçlü yapısıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu belirten Uraloğlu, "Antalya ve Alanya arasında artan ulaşım talebine cevap verecek otoyolumuz bölgenin ekonomik ve sosyal hareketliliğine önemli katkı sağlayacak. Otoyolun hizmete alınmasıyla birlikte yerli ve yabancı turistlerin bölgeye ulaşımı daha hızlı hale gelecek" ifadesini kullandı. "Proje trafiğin şehir merkezine girmeden transit geçişine imkân sağlayacak" Bakan Uraloğlu, Antalya şehir merkezinden başlayıp Alanya’ya kadar uzanan mevcut güzergâhta artan araç trafiği ve sinyalizasyon sistemleri nedeniyle yoğunluk yaşandığını ifade ederek, "Antalya-Alanya Otoyolu ile bölgedeki ulaşım yükünü önemli ölçüde hafifleteceğiz. Projemiz, çevre illerden gelen trafiğin şehir merkezine girmeden transit geçişine de imkân sağlayacak" dedi. Proje 122 kilometre uzunluğunda projelendirildi 84 kilometresi ana gövde, 38 kilometresi bağlantı yolu olmak üzere toplam 122 kilometre uzunluğunda projelendirilen otoyolun her iki yönde üçer şeritli ana gövde ile gidiş ve geliş yönlerinde toplam 4 şeritli bağlantı yollarından oluşacağını kaydeden Uraloğlu, "Güzergâh Serik Kavşağı’ndan başlayarak Konaklı’nın kuzeyindeki Alanya Batı Kavşağı’nda son bulacak." açıklamasında bulundu. 5 tünel ve 14 viyadükte çalışmalar devam ediyor Proje kapsamında Serik, Taşağıl, Manavgat, Manavgat Doğu, Alarahan, Konaklı ve Alanya Batı kavşakları olmak üzere toplam 7 kavşak bulunduğunu belirten Uraloğlu, otoyolda ayrıca toplam 4 bin 365 metre uzunluğunda 5 tünel ve toplam 5 bin 966 metre uzunluğunda 16 viyadüğün yer aldığını ifade etti. Sahadaki çalışmalara ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "5 tünelin tamamında kazı, destekleme ve nihai beton imalatlarına devam ediyoruz. 16 viyadüğün 14’ünde de fore kazık, temel kazı, donatı ve beton çalışmalarını sürdürüyoruz. Toplam 13 altgeçit, üstgeçit ve köprü ile 38 menfezde çalışmalarımıza devam ediyoruz" bilgisini paylaştı. Yıllık 23,9 milyar liralık tasarruf Antalya-Alanya Otoyolu’nun tamamlanmasıyla mevcut güzergâhta 2,5 saat süren seyahat süresinin 36 dakikaya düşeceğini belirten Uraloğlu, "Proje sayesinde yıllık 23 milyar lirası zamandan, 900 milyon lirası akaryakıttan olmak üzere toplam 23,9 milyar lira tasarruf sağlayacağız. Karbon salınımını da yıllık 47 bin ton azaltacağız" açıklamasında bulundu. Avrupa sınırına kesintisiz otoyol ağı Uraloğlu, otoyolun gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla birlikte İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacağını söyledi.
Edirne Memleketlerinden kilometrelerce uzakta Selimiye Camii’nde bayramlaşma coşkusu Edirne’ye üniversitede okumak için dünyanın farklı ülkelerinden gelen öğrenciler, Selimiye Camii’nde kurban bayramı sabahı aynı safta buluştu. Bayram namazının ardından duygularını paylaşan uluslararası öğrenciler, memleketlerinden kilometrelerce uzakta olsalar da Edirne’de kendilerini yalnız hissetmediklerini söyledi. Endonezyalı Diana Puspa Wulandari, Türkiye’de bayram geçirmenin kendileri için unutulmaz bir deneyim olduğunu belirterek, "Çok mutluyum. Burada arkadaşlarımızla birlikte bayram namazı kıldık. İnsanlar bize çok iyi davranıyor. Kendimizi ailemizle birlikteymiş gibi hissediyoruz" dedi. Yanındaki arkadaşları Ummukulsum Yassin ve Gine Cumhuriyeti’nden Adjibo Djamanca da Edirne’de gördükleri ilgi ve misafirperverlikten dolayı mutlu olduklarını ifade etti. Öğrenciler, Türk halkının sıcak yaklaşımının memleket özlemini bir nebze azalttığını söyledi. "Memleket hasretini görüntülü konuşmalarla gideriyoruz" Bayram sabahı aileleriyle görüntülü konuşarak bayramlaştıklarını anlatan öğrenciler, ülkelerinden uzakta olmanın burukluğunu yaşadıklarını ancak arkadaşlarıyla bir araya gelerek bu duyguyu hafiflettiklerini dile getirdi. Öğrenciler, "Bayramlarda ailemizle aynı sofrada olmayı özlüyoruz. Ama burada arkadaşlarımızla birlikte bayramlaşınca kendimizi daha iyi hissediyoruz" ifadelerini kullandı. "Buradaki bayramlar daha kalabalık" Türkiye’deki bayram atmosferinin kendi ülkelerinden farklı olduğunu söyleyen öğrenciler, özellikle Selimiye Camii çevresindeki yoğunluğun ve insanların bayram heyecanının kendilerini etkilediğini belirtti. "Bizim ülkemizde de bayramlar güzel geçiyor ama burada daha kalabalık bir atmosfer var. İnsanların birbirine karşı samimiyeti bizi çok mutlu etti" diyen öğrenciler, Edirne’de unutamayacakları bir bayram yaşadıklarını söyledi.
Bursa Güvenlik görevlisi çatı katını sanat atölyesine çevirdi Bursa’nın İnegöl ilçesinde 25 yıldır resim yapan güvenlik görevlisi Yüksel Kılıçoğlu (45), resim tutkusu dolayısıyla 3 katlı evinin 3’üncü katını resim atölyesine çevirdi. 25 yıllık süre içerisinde 1000 eser resmeden Kılıçoğlu, "Kalp Heybesindeki Sözler" isimli şiir kitabını da yeni çıkardı. Kişisel sergiler de açarak vatandaşların ilgisini çeken Kılıçoğlu, çeyrek asırlık sanat hayatını devam ettirmek için çalışacağını söyledi. Sanat hayatını anlatan Yüksel Kılıçoğlu (45), "Ardahan Posof Baykent köyünde doğdum. Yedi kardeşin en büyüğüyüm. İlkokulu ve ortaokulu Posof’ta Baykent Köyü İlkokulu ve Aşık Zülali Ortaokulu’nda okuduktan sonra Ardahan Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun oldum. Daha sonrasında ufak bir aşıklık iş hayatı, İstanbul ve askerlik Amasya Çavuş talimgahında da Çavuş olarak askerliğimi bitirdim. 26 sene önce Bursa İnegöl’e yerleştim, burada da evlendim. İki tane kız çocuğum var. Sonrasında özel bir firmada güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Bunun yanı sıra da ortalama 25 yıldır bir çeyrek asır demek. Böyle yakma, yağlı boya resimler yapıyorum. Resmin her türlüsüne tutkum var. Bununla zamanımı geçiriyorum, boş zamanlarımı geçiriyorum. Ayrıca yıllardan beri yaptığım bu resme tuvale döktüğüm renkleri bir de böyle ’Kalp Heybesindeki Sesler’ diye bir şiir kitabı çıkararak duygularımı da buraya yazdım. Bu biraz yöresel, biraz da gönlümüzden kopan kalp heybesi gibi sözlerle beraber biraz aşk ile alakalı şiirlerim var. Bu şiirlerimi de zamanında böyle küçük kağıtlara yazmıştım, hatta lise dönemine ait böyle siyah kaplı bir defterim var. Ondan biriktirdiğim şiirleri bazen de kendimce duygularımı dökerek yazdığım hepsini toplayarak yaptığım böyle güzel bir kitap. Böyle inşallah sizin ilginize bırakıyorum. İnşallah beğenirsiniz" dedi. Çatı katını atölyeye çevirdi Dana öncesinde resimlerini sergilemek için atölye olarak çatı katını kullandığını belirten Kılıçoğlu, "Sonrasında da böyle güzel bir sergi açalım, bunun artık evde olmayacağını, herkesin beğenisine sunmamız gerektiğini düşündüm. Sonrasında İnegöl Kent Müzesi’nde sergi açmıştık. Devamında İnegöl AVM’de ve İstanbul, Zonguldak gibi yerlerde de sergiler açtım. 1000’e yakın eserim vardı. Eserlerim bazen de böyle derneklere bağışlar yaptım. Bunlar da güzel bir şey, hediyeler ettim. Onun yanı sıra da hala devam ediyorum. Yakma resimler, yağlı boya böyle devam ediyorum" diye konuştu. 288 şiir yazdı Yazdığı kitabında 288 şiire yer verdiğini kaydeden Kılıçoğlu, "Şiirlerimde biraz yöresel bizim memleketle alakalı biraz Bursa İnegöl ile alakalı. Şu an bulunduğum yer ile alakalı ve diğer şiirlerimde biraz kalpten gelen biraz aşkla alakalı şiirlerim böyle" şeklinde konuştu. Hedeflerinden bahseden Kılıçoğlu, "Bundan sonraki hedef projem nasip olursa Kent Müzesi’nde yine bir sergi düzenleyeceğiz. Sağ olsun müdürlerimiz bize güzel bir iyilik yaptılar. Biz de başvurumuzu yaptık, nasip olursa yedinci ayın 10’u gibi güzel bir sergi açacağız İnegöl Kent Müzesi’nde. Ondan sonraki süreçte de nasip olursa kitap tanıtımı için imza günü falan olabilir. Onu düşünüyorum İstanbul’da, sonra bizim derneğimiz sağ olsun Posoflular Derneği bunun için bir imza günü diye bize söylediler. Sağ olsun dernek başkanımızda güzel bir imza günü düzenleyeceğiz nasip olursa. Tabii ki bir eser bırakabilmek çok güzel bir şey. Biz de hem insanların gözüne hem de kalbine hitap edebildiysek ben bunun için çok mutlu oluyorum. Yani en azından kişi baktığında bir resimle, bir resme baktığında bu senin eserin demesi çok çok hoşuma gidiyor. Biraz da övgü istiyor insan ister istemez, bunun bir karşılığı olması lazım. Karşılık her zaman para değildir ama bir övgüyü, bir nezaketi, bir zarifliği istiyor insan ister istemez. Bizim düşüncemiz de böyle. En azından insanların kalbine azıcık dokunabildiysem bu çok güzel bir şey. Benim için mutluluk veren bir şey. Eserlerime devam edeceğim bundan sonraki süreçlerde de Allah fırsat verirse, nasip olursa. Devam ediyorum, nasip olursa belki ikinci kitabımda olabilir. Tabi buna zaman lazım, bu duygular hemen yeşermiyor. Zamanla olabilir, ikinci bir kitabımı düşünüyorum. Böyle devam ediyorum. İleriki zamanlarda yine başka illerde sergi projelerim var. İstanbul’da şu an bu devam ediyor. Böyle bir sergi düşünüyorum. Sonra Ankara’da devam ediyor. Orası olabilir ama bu ileriye yönelik. Şu an kitabımın tadını çıkarmaya çalışıyorum. Duygularım burada, inşallah alan okuyan beğenir" dedi.