GÜNDEM - 30 Ocak 2025 Perşembe 09:39

Türkiye'yi gülümseten Ahmet ağabey enkaz altında yaşadıklarını anlattı

A
A
A

Hatay’da asrın felaketinde enkazdan 4. günde kurtarılan ve söyledikleriyle depremin acısını hafifleten Ahmet Erol Yılmaz, enkaz altında yaşadıklarını anlattı.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük yıkımın yaşandığı kentlerden Hatay’da yaklaşık 25 bine yakın insan vefat etmiş ve binlerce yapı yerle bir olmuştu. İskenderun ilçesi Şehit Polis Murat Kaya Caddesi’ndeki iş hanında depreme yakalanan 45 yaşındaki Ahmet Erol Yılmaz, enkaz altından ekiplerin çalışmasıyla kurtarılmıştı. Yılmaz’ın arama kurtarma ekipleriyle yaşadıkları diyalog depremin acısını unutturmuş ve herkes tarafından tanınan ’Ahmet ağabey’ olmuştu. Yaşadığı diyalogla Türkiye’yi gülümseten Ahmet ağabey, enkaz altında yaşadıklarını anlattı.

Türkiye'yi gülümseten Ahmet ağabey enkaz altında yaşadıklarını anlattı

"Enkaz altında yaşayıp yaşamadığımı merak eden bir arkadaşın devamlı kontrol etmek için ismimi söylemesinden artık gına gelmişti, devamlı ismimi söylemesinden dolayı artık küfür ettim"

Depremin ikinci yılında enkaz altındaki diyaloğuyla depremin acısını unutturan 45 yaşındaki Ahmet Erol Yılmaz, "İskenderun’da bulunan en eski iş hanı olan Büyükçarşı iş hanında yakalandım depreme, 4 gün sonra enkazından çıkarıldım. Enkaz altında yaşayıp yaşamadığımı merak eden bir arkadaşın devamlı kontrol etmek için ismimi söylemesinden artık gına gelmişti, devamlı ismini söylemesinden dolayı artık küfür ettim. Küfürde bulundum, milletin de hoşuna gitti. Ayak parmaklarım yok, yara ve protez var bir yanda üç yerden darbe aldım, bayağı bir sıkıntıya girdim, daha da devam ediyor bu sıkıntım. Çalışmıyorum da şu an, bu şekilde tedavim devam ediyor” dedi.

Türkiye'yi gülümseten Ahmet ağabey enkaz altında yaşadıklarını anlattı

"Ben oturup hiç kıpırdamadım, kıpırdamış olsaydım paramparça olurdum ve o şekilde kurtardım kendimi“

Deprem anında yaşadıklarını ve enkaz altındaki zorlu süreci anlatan Yılmaz, “Deprem olduğunda ben oturuyordum, orta tarafta. Susamıştım, su içmeye kalktım. Su içmeden önce dedim sigarayı yaktım, deprem başladı. Ben oturup hiç kıpırdamadım, kıpırdamış olsaydım paramparça olurdum ve o şekilde kurtardım kendimi. Deprem oldu, bina çöktü. Bina çöktükten sonra işte kendimi videoya çekmiştim. Ondan sonra da olduğum yerde uzanıyorum. Ayağım da enkazın altında kalmıştı, ekipler ne zaman geldi onu hiç hatırlamıyorum yani saat ve süreç olarak öyle devam etti. Enkazdan sadece dört gün sonra çıkarıldığımı biliyorum. Enkaz altında susuzluk ve yemek olmadığından çok kötü oldum" ifadelerini kullandı.

Ogün Aslan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Doç. Dr. Mustafa Otrar: "Çocuklarımız hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler" Kastamonu’da, düzenlenen "Akran Nezaketi" panelinde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mustafa Otrar, "Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" dedi. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından akran zorbalığıyla mücadelede güzel ahlak ve nezaket kültürünü merkeze alan "Akran Nezaketi" paneli düzenlendi. Panel, Kastamonu Valiliği koordinesinde gerçekleştirilen panel, Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. "Yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" Panelde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, "İnsan eşref-i mahlukattır ve buna yakışır bir dil, bir hal ve bir duruş sergilemek zorundayız. Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir. Biz birbirimizin haliyle halleniriz. Bu yüzden nezaket, bizim için sadece bir kavram değil, bir yaşam biçimi, bir iklimdir. Bu iklimi güçlendirmek için hep birlikte gayret etmeye devam edeceğiz" dedi. İyiliğin öneminden bahseden Otrar, "Biz, birbirimize iyi olalım, çocuklarımız birbirlerine iyi olsunlar. Zira insanlar sadece okulda değil, nerede ne yapıyorsak, nerede nasıl hal ile halleniyorsak, birbirimizden gördüklerimizden bunu yapıyoruz. Elbette okuduğumuz kitapların burada bir etkisi vardır ama annemizin babamıza hitabı, babamızın annemize nezaketi, okulda öğretmenimizin öğretmenine olan nezaketi, öğretmenimizin arkadaşlarımıza olan nezaketi, onlardan görgü üzerine edindiğimiz şeyler" diye konuştu. "Eğitim, sadece bilgi aktarımı değil" Panelde konuşan Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, "Eğitim dediğimizde sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bireylerin vicdanının geliştirilmesi, karakter inşa edilmesi ve değer kazandırılması da akademik bilgi kadar önemlidir. Türkiye Yüzyılı vizyonu hedeflerinde öğrencilerimizin hem akademik yönden gelişmeleri hem de değerlerine sahip olarak bu değerleri geleceğe taşımaları ve birbirleriyle olan iletişimlerini etkin şekilde kurabilmeleri adına kıymetli hocalarımızın görüşlerinden faydalanmak üzere bu paneli düzenlemiş bulunmaktayız. Bu panelle birlikte bakış açılarımızın değişeceğine, öğrencilerimizin akranlarına karşı yaklaşımlarının farklılaşacağına ve sürekli değişen dünyada yeni paradigmaların okullarımıza nasıl yansıtılacağının da farklı bir boyut kazanacağına inanıyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belma Tuğrul, Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Doğan, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu ve Davranış Bilimi Uzmanı Dr. İlhamı Fındıkçı tarafından akran zorbalığı ve nezaket konuları hakkında önemli bilgiler verildi. Panele, Kastamonu Valisi Meftun Dallı, akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri, STK temsilcileri, okul müdürleri ve öğretmenler ile çok sayıda davetli katıldı.
Antalya Foseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki çocuk operasyonla kurtarıldı Antalya’da oyun oynarken apartmanın açık unutulan fosseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne görevlilere "Çıkarın artık ne olur" diyerek gözyaşı döktü. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk, AFAD ve itfaiye ekiplerince kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.Olay, saat 15.00 sıralarında Kepez İlçesi Yeni Mahallesi 2440 Sokak üzerindeki bir apartmanın bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okuldan dönen 10 yaşındaki Ömer Yılmaz, oturdukları apartmanın bahçesinde oynamaya başladı. Bir süre sonra çocuk bahçede üzeri açık unutulan 5 metrelik foseptik çukuruna düştü. Küçük çocuğun yardım çığlıklarını duyan annesi ve komşuları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı.Ekipler seferber olduİhbarla adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı kurtarma ekibinin yanı sıra Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler ilk olarak merdiven yardımıyla küçük çocuğun yanına inerek sağlık durumunu kontrol etti. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk ip yardımıyla sedyeye sabitlendi. Bu sırada çukura düşen oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne Şahinet Yılmaz’ı yakınları ve komşuları sakinleştirdi."Ne olur çıkarın artık"Geçen her dakikada oğlunun sağlık durumundan daha da endişelenen anne görevlilere "Kaç saat oldu, çıkarın artık yeter. Göreyim oğlumu" diyerek gözyaşı döktü. AFAD ve itfaiye ekiplerinin yaklaşık 45 dakikalık çalışmasının ardından küçük çocuk düştüğü kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Küçük çocuğun düştüğü kuyunun üzeri ise vatandaşlarca tahta ve suntalarla kapatıldı.