SAĞLIK - 28 Eylül 2017 Perşembe 15:17

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü

A
A
A
21 Eylül Dünya Alzheimer Günü

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla Iğdır Devlet Hastanesinde Nöroloji Uzmanı Doktor Mustafa Yurtdaş Alzheimer ve demans (bunama) hastalıkları hakkında açıklama yaptı.

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla Iğdır Devlet Hastanesinde Nöroloji Uzmanı Doktor Mustafa Yurtdaş Alzheimer ve demans (bunama) hastalıkları hakkında açıklama yaptı.


Uzman Dr. Mustafa Yurtdaş, Tüm dünyada milyonlarca insanı etkilemekte ve insan ömrünün uzamasıyla birlikte görülme sıklığı her geçen gün artmakta olan Alzheimer hastalığı, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 35 milyon kişinin demans tanısı olduğu ve her yıl yeni demans vaka sayısının yaklaşık 7,7 milyon olduğu belirtti.


Yurtdaş, “Demans vakalarının yaklaşık olarak %70’i Alzheimer hastalığına bağlı ortaya çıkmaktadır. Bunama, bellek ve dil yetileri, soyut düşünme, yargılama gibi zihinsel işlevlerde görülen edinilmiş, süreğen bir yetersizlik durumudur. İnsan ömrü uzadıkça bunama (Demans) sıklığı artmaktadır. 60 yaş üstünde en önde gelen yeti yitimi nedenidir. 65 yaşında risk %5 iken, her 5 yılda risk ikiye katlanmaktadır, 85 yaş üzerinde %40-50’ye ulaşmaktadır. Yaşlı insanların sık sık unutkanlıktan şikayetçi olduğu bilinen bir gerçek. Bu durum yaşlı yakınları tarafından çoğunlukla yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirilse de yaşlılarda unutkanlığın birçok tıbbi sebebi olabilir. Bunamanın en yaygın nedeni olan Alzheimer hastalığı yaşlılarda unutkanlığın önemli sebeplerinden birisidir. Ülkemizde yaklaşık 600.000 Alzheimer hastası vardır. Her yıl 21 Eylül günü ‘Dünya Alzheimer Günü’ olarak anılmakta ve çağımızın hastalığı haline gelen bu hastalıkla ilgili farkındalık düzeyinin arttırılması amaçlanmaktadır. Hastalığın ilk belirtisi unutkanlıktır. Beraberinde konuşma bozukluğu, öğrenme güçlüğü, yolunu kaybetme, yakınlarını tanıyamama, karar verme güçlüğü görülebilir. Bu hastalıkta aynı zamanda huzursuzluk, ilgisizlik, saldırganlık, uyku bozukluğu, hayal görme, depresyon gibi davranışsal bozukluklar da görülebilmektedir. Bu hastalıktan korunmada zihnin aktif tutulması, egzersiz yapmak, düzenli ve dengeli beslenmek, alkol ve sigara kullanımından uzak durmak, sosyalleşmek önem taşımaktadır. Alzheimer hastalığın tedavisinde erken tanı çok önemlidir. Erken tanı için de farkında lığın arttırılması gerekmektedir. Yapılan tedaviyle, hastalığın ilerlemesi yavaşlatılır ve hastalığın semptomları azaltılır. Alzheimer hastalığı, hastayı etkilediği kadar bakım veren kişilere de ağır psikososyal ve ekonomik yük getirmektedir. Kanser ve kalp hastalıklarından sonra en pahalı hastalıktır. Türkiye’de Alzheimer hastasının bakımını çoğunlukla aileden biri üstlenmektedir ve bu kişi çoğunlukla eş ya da kız çocuğu olmaktadır. Alzheimer hastalığının ilerleyen dönemlerinde hastalar sürekli bir bakım verenin desteğine ihtiyaç duymaktadırlar. Bu nedenle bakım veren aile üyesi de ciddi bir zorlanma ve bakıcı tükenmişliği yaşamaktadır. Alzheimer hasta yakınlarında %40 oranında tükenme ve depresyon görülür. Bu kişilerin de sosyal ve psikolojik desteğe ihtiyacı vardır.


Dünya Sağlık Örgütü tarafından öncelikli halk sağlığı sorunu olarak nitelendirilen demans için hem farkındalığın artırılması hem de hasta ve ailelerine bakım ve destek verilmesi gerekmektedir" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Yaylalardan toplandı, tezgâhlarda satışa sunuldu Doğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek rakımlı yaylalarında doğal olarak yetişen ve halk arasında "ışgın" ya da "uçkun" olarak bilinen yayla muzu, Erzincan’ın Tercan ilçesinde tezgâhlarda satışa sunulmaya başlandı. Havaların ısınmasıyla birlikte 1000 ila 3000 metre rakımdaki yaylalardan toplanan ışgın, Tercan ilçe merkezinde seyyar satıcılar tarafından kilogramı 100 ila 200 lira arasında değişen fiyatlarla satışa çıkarıldı. Yöre halkının yoğun ilgi gösterdiği ışgının, özellikle son yıllarda sağlık açısından faydalarına ilişkin yapılan araştırmaların ardından daha fazla talep gördüğü belirtildi. Uzun yıllardır yüksek kesimlerden ışgın toplayarak satış yaptığını ifade eden seyyar satıcılar, vatandaşların ürünü hem tüketim hem de şifa amaçlı tercih ettiğini söyledi. Satıcılar, "Şu anda kilosunu 100 ila 200 liradan satıyoruz. Yapılan araştırmalar sonrası talep arttı. Özellikle batı illerine götüren çok oluyor. Işkın köküne olan ilgi de arttı." ifadelerini kullandı. Bol miktarda C vitamini içerdiği belirtilen ışgının ayrıca A, B1, B2, E ve K vitaminleri bakımından zengin olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar ise ışgının sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel çalışmaların sürdüğünü belirterek, tedavi amaçlı kullanım konusunda uzman görüşü alınması gerektiğine dikkat çekiyor.