GENEL - 14 Kasım 2019 Perşembe 11:31

Asimder Başkanı Gülbey: “Ahıska Türklerinin evlerini Ermeniler aldı”

A
A
A
Asimder Başkanı Gülbey: “Ahıska Türklerinin evlerini Ermeniler aldı”

Azerbaycan Beynelxalq Diaspor Merkezi BDM Türkiye Temsilcisi ve Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Ahıska Türklerinin 14 Kasım 1944 yılında ve daha sonraki yıllarda Gürcistan Ahıska bölgesinden Rusya yönetimi tarafından trenlere doldurularak sürgün edildiklerini ve boşalan evlere fırsatçı ırkçı Ermenilerin yerleştiklerini iddia etti.

Azerbaycan Beynelxalq Diaspor Merkezi BDM Türkiye Temsilcisi ve Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Ahıska Türklerinin 14 Kasım 1944 yılında ve daha sonraki yıllarda Gürcistan Ahıska bölgesinden Rusya yönetimi tarafından trenlere doldurularak sürgün edildiklerini ve boşalan evlere fırsatçı ırkçı Ermenilerin yerleştiklerini iddia etti.


Rusya ve Gürcistan devlet yöneticilerini yalanlarıyla kandıran Ermenilerin Ahıska bölgesindeki Türklerin sürgün edilmesini sağlayıp boşalttıkları evleri ve arsalarına yerleştiklerini beliren ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, “Rusların Mesketya diye adlandırdığı, bizim Ahıska dediğimiz Gürcistan’ın güney batısında yerleşen bölgede güncel verilere göre 35 Ahıska Türkü aile yaşamaktadır. 550 binlik Ahıska Türkü nüfusunun kendi adlarını verdikleri bölgede, bugün bu kadar az olmasının arkasında şüphesiz büyük bir sürgünün olduğunu göstermektedir. İkinci Dünya Savaşı’nda Stalin rejimi tarafından çeşitli bahanelerle yurtlarından sürgün edilen halklar arasında, sürgün acısı bitmeyen tek topluluktur Ahıskalılar. Nüfusun çoğunluğunu Türklerden oluştuğu için bu sürgün Ahıska Türklerinin sürgünü olarak bilinse de, Bölgede Ahıska Türkleriyle iç içe yaşamış Hemşin Türkleri ve Ahıska Kürtlerde aynı acıyı yaşadılar ve aynı tren vagonlarına doldurularak ilkel şartlarda sürgün edildiler. Sürgün kararı SSCB İçişleri halk komiseri Lavrenti Beriya’nın 24 Temmuz 1944 tarihinde ‘Tamamen gizli’ ibaresiyle Stalin’e gönderdiği raporla alındı” dedi.


Osmanlı İmparatorluğunun 1915 tarihinde Ermeni tehcirini yapmasına sözde soykırım diyenlerin SSCB’nin sınır bölgesinde yaşayan Müslüman Türk ve Kürtleri suçsuz yere sürgün etmesine niye sessiz kalmalarının çifte standart olduğunu söyleyen Gülbey, “Lavrenti Beriya’nın yazmış olduğu raporunda ‘Gürcistan’ın SSC’nin Türkiye ile sınırı olan bölgelerinde Türk nüfusu oturmaktadır. Söz konusu nüfusun önemli bir kısmı yıllardır Türkiye tarafındaki akrabalarıyla temas kurmak suretiyle muhaceret eğilimi içinde olup kaçakçılık yapmakta. Türk istihbarat organları için casus elaman angaje etme kaynağı oluşturmakta ve eşkıya gruplarına insan gücü temin etmektedirler’ denilmektedir. Bu rapordan sonra Ahıska, Adıgön, Ahılkelek, Aspinza ve Bogdanovka rayonlarıyla Acaristan SSC’ine bağlı bazı köy topraklarından Türk, Kürt ve Hemşinli olmak üzere 16 bin 700 hanenin toplam 86 bin kişilik nüfusunun Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan’a sürgün edildiler. Bu insanlık dışı sürgünden dolayı ASİMDER genel Merkezi olarak sorumluları kınıyor ve yollarda rahmetli olanları rahmetle anıyoruz. Sürgün edilenlere Rusya özür dilemeli ve mallarını geri iade etmeli, tazminat ödemelidir” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Malazgirt’te "Kapı, Fetih ve Kök: Hafıza Mekanları" sempozyumu düzenlendi Muş’un Malazgirt ilçesinde düzenlenen sempozyumda, Malazgirt ruhu ve Türk milletinin hafıza mekânları kapsamlı şekilde ele alındı. Malazgirt ilçesi, tarih ve medeniyet bilincini yeniden gündeme taşıyan önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. "Kapı, Fetih ve Kök: Hafıza Mekanları" sempozyumu, akademi, siyaset, bürokrasi ve iş dünyasından çok sayıda önemli ismin katılımıyla gerçekleştirildi. Kapı, Fetih ve Kök Ahlat ile Malazgirt Çalışmaları Enstitüsü tarafından Malazgirt Kız Öğrenci Yurdu’nun konferans salonunda düzenlenen sempozyumda, Anadolu’nun kapılarının Türklere açıldığı tarihi süreç, Malazgirt ruhu ve Türk milletinin hafıza mekânları kapsamlı şekilde ele alındı. Muş Valisi Avni Çakır, Ahlat ve Malazgirt’in Türk milletinin Anadolu’daki varlığını anlamlandıran iki önemli hafıza mekânı olduğunu belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ikinci yüzyılı; aynı tarih şuuru, birlik ruhu ve medeniyet bilinciyle inşa edilecektir" dedi. Fetih ve Kök Ahlat/Malazgirt Çalışmaları Enstitüsü Başkanı Muhammet Hanifi Macit, Ahlat ile Malazgirt’in Türk milletinin Anadolu’daki hafızasını temsil eden iki büyük merkez olduğunu belirtti. Sempozyumun dikkat çeken sunumlarından biri de Malazgirt Savaş alanında sürdürülen arkeolojik çalışmalar oldu. Malazgirt Kazı Ekibi Başkanı ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Adnan Çevik, bölgede yürütülen kazı çalışmalarıyla ilgili kapsamlı bilgiler verdi. Kazılarda ortaya çıkarılan tarihi objeler, savaş alanına dair bulgular ve yürütülen bilimsel çalışmalar da katılımcılarla paylaşıldı.
Kars Kars’ta tefecilik operasyonu: 21 milyonluk çek-senet, tapular ve uyuşturucu ele geçirildi Kars’ta tefecilik suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda milyonlarca liralık çek ve senetle birlikte tapular, uyuşturucu madde ve fişekler ele geçirildi. Operasyonda gözaltına alınan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kars Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kars Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince il merkezinde yürütülen TCK-241 "Tefecilik" suçu soruşturması kapsamında bir iş yerine operasyon düzenlendi. Yapılan aramalarda toplam değeri 21 milyon 695 bin TL olan 15 adet çek ve senet, 10 adet adi sözleşme, 9 adet tapu, çok sayıda ajanda, defter ve not kağıdı ele geçirildi. Mali evrakların yanı sıra, suç unsuru kapsamında değerlendirilen belgelerin detaylı incelemeye alındığı öğrenildi. Operasyonda ayrıca 13 parça halinde toplam 8,26 gram metamfetamin ile 6 tabanca fişeği de bulundu. Ele geçirilen materyallere el konulurken, iş yerindeki dijital ve yazılı dokümanların da soruşturma dosyasına dahil edildiği belirtildi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan S.B. (43), emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kars Emniyet Müdürlüğü’nce, kent genelinde tefecilik başta olmak üzere organize suçlarla mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğü belirtilerek, halkın huzur ve güvenliği için çalışmaların aralıksız devam edeceği ifade edildi.