GENEL - 26 Nisan 2021 Pazartesi 13:36

Serdar Ünsal: “Biden soykırım diyeceğine Medsamor Nükleer Santralini kapatsın”

A
A
A
Serdar Ünsal: “Biden soykırım diyeceğine Medsamor Nükleer Santralini kapatsın”

Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Serdar Ünsal, "ABD Başkanı Biden 1915 olaylarını ’Ermeni Soykırımı’ olarak resmen tanıyacağına Ermenistan’daki ölüm bacaları olan Medsamor Nükleer Santrali’ni kapattırması insanlık yararına olacaktır” dedi.

Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Serdar Ünsal, "ABD Başkanı Biden 1915 olaylarını ’Ermeni Soykırımı’ olarak resmen tanıyacağına Ermenistan’daki ölüm bacaları olan Medsamor Nükleer Santrali’ni kapattırması insanlık yararına olacaktır” dedi.


Bugün Çernobil Nükleer Santrali’nde meydana gelen kazanın 35. Yıl dönümü olduğunu belirten Serdar Ünsal, “ABD başkanı Biden, bir emperyalist yalan olan sözde soykırım yalanını dile getireceğine, 35 yıl önce Çernobil’de meydana gelen kazayı göz önüne alarak Ermenistan devletine pimi çekilmiş saatli bomba olan Medsamor Nükleer Santrali’nin kapatılması için baskı yapmalıdır. Yalanlarla vakit harcayıp bir gerçek olan insanlığı tehdit eden Medsamor Nükleer Santrali için bir şeyler yapmalıdır. Aksi takdirde ikinci bir Çernobil vakası yaşanabilir” dedi.


Ünsal, “Çernobil’de meydana gelen kaza yaklaşık 40 bin ölümle sonuçlanırken, binlerce engelli ve milyarlarca dolarlık kaybı yaşandı. O zamana kadar dünyada hiç kimse nükleer santralin bu kadar kapsamlı bir yıkım yapabileceğini hayal edemezdi. Çernobil’den alınan dersler bize, Ermenistan’ın tehlikeli Metsamor Nükleer Santrali’ni acilen kapatması gerektiğini hatırlatıyor, Çernobil’in 35. Yıl dönümünde, başta Ermenileri çok seven ABD başkanı Biden, tüm ilgili uluslararası örgütleri, sivil toplum kuruluşlarını ve bölge ülkelerini, olası bir felaketi önleme konusunda kamu bilincini artırmaya ve Metsamor NPP’nin askıya alınmasını savunmak için çabalarını seferber etmeye çağırıyoruz. Medsamor Nükleer Santrali kapatılmalıdır” şeklinde konuştu.


Medsamor’un, Türkiye-Azerbaycan ve İran’ı tehdit ettiğini ileri süren Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Serdar Ünsal, “Iğdır Merkeze 15 kilometre sınır köylere ise 100-200 metre uzaklıkta bulunan Ermenistan’da bulunan Medsamor Nükleer Santrali patlamaya hazır bir saatli bombadır. Fay hattında yapılmıştır bir depremde bölge yok olacaktır. Uranyum uçakla Rusya’dan getiriliyor. Uçak düştüğünde neler olur düşünemiyorum. Yetkililer tarafından resmi istatistikler dikkate alınmıyor. Medzamor’dan kaynaklı her yıl Iğdır’da, 500 diğer illerde ise 350 civarında kişiye kanser teşhisi konuluyor. Ermenistan’da bulunan Medsamor Nükleer Santrali 1988 yılında yaşadığı 6.9 şiddetinde bir depremde hasar gördüğü için derhal kapatıldı 7 yıl sonra da tekrar açıldı” dedi.


“Aras Nehri ile soğutuluyor”


Ünsal, “1970’li yıllarda Sovyetler Birliği döneminde ilkel teknolojiyle inşa edilen Medsamor Nükleer Santrali, Iğdır’a 16, Kars merkeze 60 ve Ermenistan’ın başkenti Erivan’a 40 km mesafede bulunuyor. Kaynağını Aras Nehri’nden alan hafif suyla çalışan eski model santral olan Medsamor, Ermenistan’ın Kuzeybatısı’nda 1988 yılında meydana gelen büyük deprem sonrası güvenlik endişesi sebebiyle 7 yıllığına kapatılmıştı. Ancak 1995 yılında yeniden faaliyete geçirilen santral, Ermenistan’ın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını karşılıyor. Ermenistan, Metsamor’u Amerika ve Avrupa Birliği’nin yıllardır karşı çıkmalarına rağmen alternatifi olmadığını bahane ederek çalıştırmaya devam ediyor. Amerika ve Avrupa Birliği, Metsamor’un kapatılıp daha güvenli hale getirilmesi için Ermenistan’a yıllarca milyonlarca dolar yardım yaptı. Ermenistan ise bu paraları başka ihtiyaçları için harcadı. Kafkaslar ve Serhat bölgesi için büyük tehlike kaynağı olarak görülen Metsamor, yıllardır Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) tarafından denetleniyor” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize 2026 yaş çay sezonu 15 Mayıs’ta başlıyor Çay işletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yeni sezon öncesi tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek, kampanyanın 15 Mayıs’ta başlayacağını açıkladı. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yaptığı açıklamada yeni çay sezonuna hazır olduklarını belirterek, sabah tüm fabrika müdürleriyle bir araya geldiklerini ve sahadaki durumun detaylı şekilde değerlendirildiğini söyledi. Çay hasadının henüz başlamaya hazır seviyede olmadığını ifade eden Alim, "Genelde erken hasat Artvin’in Kemalpaşa ilçesinden başlar ancak şu anda görünürde hasat edilecek seviyeye gelen bir çay yok. Buna rağmen her yıl olduğu gibi bu yıl da 15-20 Mayıs tarihleri arasında kampanyayı açmayı planlıyoruz" dedi. Tüm fabrikaların bakım ve onarım çalışmaları tamamlanarak yeni sezona hazır hale getirildiğini belirten Alim, "Tüm bakım onarım işlemlerimizi bitirdik. Oluşabilecek aksaklıklara karşı tekrar kontrollerimizi yapıyoruz. Temizlik, alım yerlerinin düzenlenmesi ve üreticiyle koordinasyon gibi tüm hazırlıklarımız tamamlandı. Şu an sadece kampanya tarihini bekliyoruz" diye konuştu. Çay üreticilerinin ÇAYKUR’a çay verebilmesi için bahçelerinin 10’da 1’ini budaması kuralına da değinen Alim, üreticilere önemli bir uyarıda bulundu. Normal şartlarda 1 Mayıs’ta sona eren budama işlemlerinin bu yıl 15 Mayıs’a kadar uzatıldığını belirten Alim, "Budamasını tamamlamayan üreticilerimizin 15 Mayıs’a kadar işlemlerini bitirmesi gerekiyor. Aksi halde çay tesliminde mağduriyet yaşayabilirler" dedi. ÇAYKUR’un günlük işleme kapasitesinin 9 bin 250 ile 10 bin ton arasında olduğunu hatırlatan Alim, yoğunluk yaşanması durumunda kapasitenin zorlanabileceğine de dikkat çekerek, üreticileri sağ duyulu olup ürünlerini hızlı şekilde toplayıp bitirme gibi bir düşüncenin içerisine girmemeleri için uyardı. Üretimde kalite vurgusu yapan Alim, bu sezon daha sıkı denetimler uygulanacağını belirterek, "Çayın içine yabancı madde, ot veya kök karışmaması gerekiyor. Herkes çayını temiz toplamalı. Sezon sonunda kalite konuşuluyor ama hasat sırasında aynı hassasiyet gösterilmiyor. Her yıl kaliteye önem gösteriyoruz tabii ki ama bu yıl kaliteye daha fazla önem vereceğiz" dedi. Makineleşmenin bilinçli kullanılması gerektiğini de dile getiren Alim, hızlı ve kontrolsüz hasadın kaliteyi düşürdüğünü belirtti. Toplanan çayın 24 saat içinde işlenmesi gerektiğini hatırlatan Alim, kapasitenin üzerinde alım yapılmasının hem kaliteyi hem de süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Alim, "Biz teknolojik gelişmelere karşı değiliz ama insanlar aslında her geçen gün yapılan makineleşmeyle olan tarımı daha sağlıklı, kendi menfaati için kullanması lazım. Yarım gün toplayıp dinlenmesi lazım belki ama biz sabah başlıyoruz, akşama kadar hepsini topluyoruz. Hepsi toplandığı zaman 24 saat içerisinde bu çayın işlenmesi lazım. Kapasite belli, alınan çayın da işlenebilmesi için verilen limitlere uyulması gerekir" ifadelerini kullandı. Çay sezonunun dengeli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Alim, "Kampanya süreci 30-40 güne yayılmalı. Eğer birkaç günde tüm çay toplanıp teslim edilirse hem kalite düşer hem de çalışanlarımız için istihdam süreci olumsuz etkilenir. Hep birlikte belirlenen kurallara uyarak sağlıklı bir sezon geçirebiliriz" dedi.
Kars Kars’ta KARAKURT ekibine resmi arma: Afetlere hazır güç sahada Kars Valisi Ziya Polat, Karayolları 18. Bölge Müdürlüğü bünyesinde kurulan ve AFAD Arama-Kurtarma Sistemine akredite edilen Karayolları Kurtarma (KARAKURT) ekibi için düzenlenen "AFAD Kentsel Arama-Kurtarma Arma Töreni"ne katıldı. Törende, 27 personelden oluşan KARAKURT ekibine, başarıyla tamamladıkları eğitim sürecinin ardından resmi arma ve belgeleri takdim edildi. Afet ve acil durumlara müdahale kapasitesinin artırılması açısından büyük önem taşıyan akreditasyon süreciyle birlikte ekip, artık ulusal düzeyde görev alabilecek yetkinliğe ulaştı. Programda konuşan Vali Polat, Türkiye’nin deprem başta olmak üzere birçok doğal afet riskiyle karşı karşıya olduğunu hatırlatarak, bu tür profesyonel ekiplerin önemine dikkat çekti. Polat, "Afetlere hazırlık yalnızca kurumların değil, toplumun tüm kesimlerinin sorumluluğudur. Bugün burada arma takdim ettiğimiz KARAKURT ekibimiz, zor zamanlarda milletimizin yanında olacak güçlü bir yapıdır" dedi. Karayolları 18. Bölge Müdürlüğü yetkilileri ise, ekip personelinin zorlu eğitimlerden geçtiğini belirterek, kentsel arama-kurtarma, enkazda yaşam bulma, teknik kurtarma ve ilk yardım konularında donanımlı hale getirildiğini aktardı. AFAD standartlarına uygun şekilde eğitim alan KARAKURT ekibi, afetlerde hızlı ve koordineli müdahale kabiliyetiyle hem Kars’ta hem de ihtiyaç duyulan diğer bölgelerde görev yapabilecek. Düzenlenen arma töreni, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona ererken, KARAKURT ekibinin afetlere karşı bölgedeki en önemli güçlerden biri olması bekleniyor.
Eskişehir Yunus Emre vefatının 705’nci yılında anıldı Eskişehir’de büyük mutasavvıf Yunus Emre vefatının 705’nci yıl dönümünde tören ile anıldı. Anma töreni, Yunus Kültür ve Sanat Haftası kapsamında Mihalıççık ilçesinde bulunan Yunus Emre Türbesi’nde gerçekleştirildi. Program, Eskişehir valisi Erdinç Yılmaz’ın türbede bulunan mezarlara ziyaret etmesiyle başladı. Ardından anma töreni kapsamında Vali Yılmaz ve diğer protokol üyeleri konuşmalarını gerçekleştirdi. Şiir okunması ve yapılan müzik konserleri sonrasında Vali Yılmaz ve beraberindeki ekip etkinlik alanında yemek ve fidan dağıtımı yaptı. Etkinlikte konuşan Vali Yılmaz, "Bugün burada, Anadolu irfanının en saf, en duru ve en gür sesinin huzurundayız. Eskişehir’imizin bağrından yetişen ve tüm insanlığın gönül tahtına oturan Yunus Emre, sadece bir şair değil; Türk kültür ve medeniyetinin sarsılmaz sütunlarından biridir. Türk medeniyeti Yunus gibi gönül erenlerinin çaldığı sevgi mayası ile kurulmuştur. Moğol istilalarının ve toplumsal kargaşaların yaşandığı 13. yüzyılda Yunus Emre; nefreti sevgiye, ayrılığı birliğe dönüştüren o muazzam irfanı Anadolu topraklarına nakşetmiştir. O, bu toprakları sadece coğrafi bir mekan olmaktan çıkarmış; birliği, dirliği ve kardeşliği yeniden inşa etmiş, üzerinde kardeşçe yaşanacak bir ’Hoşgörü Yurdu’ haline getirmiştir" dedi. "Yunus’un asırlar öncesinden gelen felsefesi, modern dünyanın karanlığına tutulmuş bir meşaledir" Konuşmasına devam eden Vali Yılmaz, "Bugün dünyamız ne yazık ki savaşların, nefretin ve hoşgörüsüzlüğün kıskacındadır. İnsanlık, bir çıkış yolu, bir teselli aramaktadır. İşte tam bu noktada, Yunus’un asırlar öncesinden gelen felsefesi, modern dünyanın karanlığına tutulmuş bir meşaledir. O; "Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz" diyerek, barışın formülünü en sade haliyle önümüze koymuştur. Yunus’a göre sevgi bir tercih değil, bir varoluş borcudur. Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevmek; ırk, renk ve inanç ayrımı gözetmeksizin her bir canı mukaddes bilmektir. Onun felsefesinde kibir yoktur, ötekileştirme yoktur. Onun derdi yıkmak değil, yapmaktır, ’Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim’ Bizler de bugün Eskişehir’den, Yunus’un huzurundan tüm dünyaya sesleniyoruz: İnsanlığın kurtuluşu gönüller yapmakta, birbirimize hoşgörüyle bakmakta, farklılıklarımızı zenginlik saymaktadır" ifadelerini kullandı. Programa, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Anadolu Üniversitesi Rektörü Yusuf Adıgüzel, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir, Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum ve bir çok protokol üyesi katılım gösterdi.