ÇEVRE - 24 Haziran 2021 Perşembe 09:18

Ağrı Dağı eteklerinde yetiştirilen lavanta çiçeklerinden kozmetik ürünler elde edilecek

A
A
A
Ağrı Dağı eteklerinde yetiştirilen lavanta çiçeklerinden kozmetik ürünler elde edilecek

Ağrı Dağı’nın bin 100 rakımında bulunan Iğdır Üniversitesi’nin yerleşkesine ekilen 10 bin adet kök lavanta çiçeğinden kozmetik ve parfümeri ürünleri elde edilecek.

Ağrı Dağı’nın bin 100 rakımında bulunan Iğdır Üniversitesi’nin yerleşkesine ekilen 10 bin adet kök lavanta çiçeğinden kozmetik ve parfümeri ürünleri elde edilecek.


Iğdır Üniversitesi Şehit Bülent Yurtseven Kampüsü’ne Iğdır Üniversitesi Rektörlüğü tarafından daha önce ekilen 10 bin adet kök lavanta çiçeği, ilk filizlerini vermeye başladı. Ekilen lavanta çiçeklerinden alınan tohumlar belli bir aşamadan geçirildikten sonra elde edilen lavanta yağıyla kozmetik ve parfümeri ürünler üretilecek. Konumu itibariyle Ağrı Dağı eteklerine yakın bir yerde bulunan Iğdır Üniversitesi’nin kampüsüne ekilen lavanta çiçeklerinden sabun, krem, losyon, parfüm ve kolonya gibi ürünler elde ettiklerini dile getiren Iğdır Üniversitesi’nde görevli Öğretim Görevlisi Musa Karadağ, projenin Teknokent bünyesinde geliştirilmesi halinde doğa turizmine de katkı sağlayacağını söyledi.



‘Burası bin 100 rakıma sahip Ağrı Dağı’nın eteğinde bulunan bir alan’


Üniversite yerleşkesine ektikleri lavanta çiçeklerini akademik çalışmalarda kullanmak için yetiştirdiklerini belirten Iğdır Üniversitesi’nde görevli Öğretim Üyesi Musa Karadağ, “Burası bin 100 rakıma sahip Ağrı Dağı’nın eteğinde bulunan bir alan. Burada yaklaşık olarak 10 bin adet kök lavantamız mevcut. Biz burada yetiştirdiğimiz lavanta çiçeklerini akademik çalışmalarımızda kullanmak için yetiştiriyoruz. Kozmetik ürünlerde kullandığımız yağlar arasına lavanta yağını da ekledik. İlerleyen süreçlerde alanı ve üretimi genişleterek ürettiğimiz ürünleri piyasaya arz etmek istiyoruz. Yani şu anda biz Teknokent bünyesinde böyle bir projenin alt çalışmasını hazırlıyoruz. Ürün üretimimizdeki amaçlarımızdan bir tanesi de ilerleyen süreçlerde üniversitemize bir katkı sağlayacak şekilde Teknokent bünyesinde hem ürünün kapasitesini hem de üniversitemizin kendi ürününü, kendi logosuyla ve kendi markasıyla piyasaya sunmayı düşünüyoruz.” dedi.



‘Doğa turizmine de büyük bir katkı sunmuş olacağız’


Lavanta çiçeğinin yüksek rakımlı bölgede yetiştirilen ender ürünlerden biri olduğunu kaydeden Musa Karadağ, Ağrı Dağı eteğinde de güzel görüntüler oluşturduğuna vurgu yaptı. Yaptıkları çalışmaların şu anda bir ARGE çalışması olduğunu belirten Karadağ, konuşmasının devamında ise şu ifadeleri kullandı:


“Bu ürün Doğu Anadolu Bölgesi’nde yüksek rakımlı bir bölgede yetiştirdiğimiz ender ürünlerden bir tanesidir. Hem oksijeni bol bir alanda yetişiyor hem de tam Ağrı Dağı’nın eteğinde güzel bir görüntü oluşturuyor. Bunu daha güzel bir şekilde geliştirir ve pekiştirirsek doğa turizmine de büyük bir katkı sunmuş olacağız inşallah. Yani üniversitemizi ve bölgemizi kalkındıracak şekilde hem geliri ve getirisi sayesinde bir markalaşma olmuş olur hem de yaptığımız ürünü piyasaya sunmuş oluruz. Yani lavanta çiçeği mükemmel bir ürün. Sabundan tutun kreme kadar, kremden tutun losyona kadar tüm ürünleri biz elde edebiliyoruz. Şu anda Lavanta bahçemizden topladığımız bu lavanta çiçeklerini üniversite laboratuarımıza götürüp orada Neo-Clevenger cihazından lavanta yağını elde edeceğiz. Temel amacımızdan biri de üniversitemize ve bölgemize geniş çaplı bir iş imkanı sunmaktır. Yani bizim şu anda yaptığımız kendi öz imkanlarımızla, kendi kaynaklarımızla ufaktan da olsa bir AR-GE çalışması yapıyoruz. Tabi ki biz bunu projelendirip büyütmeyi düşünüyoruz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Başkan Ekinci, gönüllü öğrencilerle trafik kurallarına dikkat çekti Sorgun Belediye Başkanı Erkut Ekinci, ilçedeki trafik bilincini artırmak ve çocuklara güvenli ulaşım alışkanlıkları kazandırmak amacıyla düzenlenen trafik etkinliğine katıldı. Agah Efendi İlkokulu önündeki yaya geçidinde gönüllü öğrenciler ve Sorgun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü personelinin katkılarıyla düzenlenen farkındalık çalışmasında öğrenciler trafik kurallarını yaşayarak öğrendi. Ayrıca Başkan Ekinci, minik öğrencilerle yakından ilgilenerek hem yaya hem de sürücülerin uyması gereken kurallar hakkında sohbet etti. Eğitim sırasında çocuklar yaya geçidi kullanımı, yaya ve sürücülerin uyması gereken temel trafik kuralları hakkında bilgi sahibi oldu. Öğrenci velisi Ümmühan Kodal, "Böyle olması bizim açımızdan da çocuklarımızın açısından da çok iyi. En azından içimiz rahat. Çünkü trafik yoğunluğu çok. Çocuklarımız okula güvenli geçebiliyor. Çok korkuyoruz her taraf trafik dört yol ağzı olduğu için. Bu konuda memnunuz" dedi. Öğrenci velilerinden İbrahim Karataş, "Uygulamamız güzel. Şoför ve vatandaşlarımızın biraz daha uygulama yapan görevlilere yardımcı olması gerekli. Sorgun’da bu sıkıntımız yok. Yolcularımız şoförlerimiz trafik kurallarına uyuyorlar" ifadelerine yer verdi. Eğitimin ardından açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Erkut Ekinci, "Agah Efendi İlkokulu’nda bu uygulama yaklaşık 2 aydır devam eden bir uygulama. Hem öğrencilerimizin hem velilerimizin hem de sürücülerimizin en azından okul giriş çıkış saatlerinde güvenli bir şekilde trafiği sağlama noktasında hem yaya geçidine olan özen itina sürücülerin bu konuda biraz daha hassas davranması hem çocukların güvenliği hem ailelerin güvenliği için iyi bir uygulama oluyor. Bu uygulamalar toplumun yetişmesini sağlıyor. Uygulamaya katılan çocuklar, onların velileri, bu çocukları gören sürücüler bundan sonraki süreçte bu uygulama olmasa bile biraz daha titiz ve dikkatli davranacaklarını düşünüyorum. Bu açıdan önemli. Okul müdürümüzü hem hocamızı hem de öğrencilerimizi kutluyorum, tebrik ederim" dedi.
Bursa Geleceğin veteriner hekimleri beyaz önlüklerini giydi Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Veteriner Fakültesi tarafından düzenlenen geleneksel Beyaz Önlük Giyme Töreni büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. BUÜ Veteriner Fakültesi’nin birinci sınıf öğrencileri için gerçekleştirdiği törene Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Şenlik, farklı fakültelerin dekanları, Gemlik Askeri Veteriner Okulu ve Eğitim Merkez Garnizon Komutanı Tank Albay Refai Eciroğulları, Gemlik Askeri Veteriner Okul Komutanı Veteriner Albay Murat Dülgar, meslek odalarının temsilcileri ile akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Fakülte 3 temel işleviyle öne çıkıyor Törende açılış konuşması yapan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitelerin araştırma-geliştirme, eğitim-öğretim ve toplumsal katkı işlevlerinin tamamında yüksek performans sergileyen Veteriner Fakültesi’nin müstesna bir konumda olduğunu vurguladı. Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olmanın gururunu yaşadıklarını belirten Yılmaz, uluslararası akreditasyon başarısı ve 24 saat hizmet veren hayvan hastanesiyle fakültenin son derece seçkin bir yerde durduğunu ifade etti. Diseksiyon binası inşaatına yeniden başladıklarını ve fakülteye yeni bir uygulama çiftliği kazandırılacağını müjdeleyen Yılmaz, genç hekim adaylarının gözlerindeki ışıltının kendilerine büyük bir umut verdiğini dile getirerek yeni akademik yılın başarılarla dolu geçmesini diledi. "Hayatın her alanında var olan kıymetli bir meslek" Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Şenlik ise veteriner hekimliğin hayvan sağlığından gıda güvenliğine ve halk sağlığına kadar yaşamın her alanına dokunan stratejik önemine dikkat çekti. Öğrencilerin yarım asırlık bir çınar olan, ulusal ve uluslararası akreditasyonlarla kalitesini tescillemiş Türkiye’nin en köklü fakültelerinden birine adım attıklarını belirten Şenlik, beyaz önlüğün sadece bir kıyafet değil; büyük bir sorumluluk, mesleki vicdan ve etik duruşun simgesi olduğunu hatırlattı. Ailelere, evlatlarının artık kendilerine emanet olduğunu ve beş yılın sonunda donanımlı birer hekim olarak mezun edileceklerinin sözünü veren Dekan Şenlik, öğretim üyelerine de genç meslektaş adaylarına en iyi şekilde rol model olma çağrısında bulunarak konuşmasını tamamladı. Öğrenci temsilcisinden mesleki vicdan vurgusu Öğrenciler adına söz alan Veteriner Fakültesi Öğrenci Temsilcisi Şevval Öz, beyaz önlüğün saflığını koruyan asıl unsurun mesleki vicdan ve etik duruş olduğunu belirterek, bu yolculukta üst sınıflar olarak her zaman yeni arkadaşlarına destek olacaklarını ifade etti. Tören, protokol üyeleri ve öğretim üyelerinin öğrencilere beyaz önlüklerini giydirmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Diyarbakır 9 yıldır hayal ediyorlardı: Diyarbakırlı kızlar tarih yazıyor Diyarbakır Kayapınar Akşemsettin Ortaokulu Kız Futbol Takımı, namağlup şampiyonluklarla son 8’e kalarak Trabzon’da düzenlenecek Türkiye finallerine katılma hakkı elde etti. Diyarbakır’da önemli bir başarıya imza atan Kayapınar Akşemsettin Ortaokulu Kız Futbol Takımı, hem ilde hem de bölge maçlarında gösterdiği üstün performansla Türkiye finallerine katılmaya hak kazandı. İl genelinde oynanan müsabakalarda rakip fileleri tam 35 kez havalandırarak namağlup şampiyon olan ekip, Diyarbakır birinciliğini elde etti. Ardından Siirt’te düzenlenen çeyrek final karşılaşmalarında da tüm maçlarını kazanan takım, yoluna emin adımlarla devam etti. Erzurum’da gerçekleştirilen yarı final müsabakalarında da yenilgi yüzü görmeyen Diyarbakır temsilcisi, Türkiye genelinde son 8 takım arasına adını yazdırdı. Trabzon’da düzenlenecek Türkiye finallerine katılma hakkı elde eden genç sporcuların hedefi ise Türkiye şampiyonluğunu Diyarbakır’a getirmek. ’’Kızlara pozitif ayrımcılık yapıyorum’’ Antrenör Sadık Kaplan, 9 yıldır Akşemsettin Ortaokulu’nda görev yaptığını dile getirdi. Kaplan, "Pandemi hariç ilk geldiğim günden beri kız ve erkek futbol takımlarını çalıştırıyorum. Genelde her sene üç daldan katılıyoruz; yıldız kızlar, küçük erkekler ve yıldız erkekler. Kızlara biraz daha pozitif ayrımcılık yapıyorum. Çünkü erkeklerimizin başarısının yüzde 50’si kulüp hocalarına ait, yüzde 50’si bizim başarımız. Ama kızlarda okuma yazma öğretir gibi futbolu en baştan öğrettim kızlara. Pandemi dönemi hariç hep turnuvalara katıldık. Şurada gördüğünüz kupalar falan hepsi genelde kızların başarısı, erkeklerin başarısı. Kızlara hep önem verdik. Geçmişte okulumuzda çok güzel bir halı sahamız vardı. Sonradan okulumuzun öğrenci sayısı artınca, yetersiz bina kapasitesi olunca ikinci bir bina daha yapıldı. Halı sahamız o arada inşaat alanına döndü. Şu an okulumuzda geniş bir beton saha alanı var. Orada mücadelemizi sürdürüyoruz. Çevremiz genelde lüks siteler olduğu için antrenmanlarımızı bazen öğrencilerimizin sitelerine gidiyoruz. Bazen site sakinleri tarafından şikayet edilip sitelerden kovulduğumuz da oldu. Bu kızlarla 9 yıldır Türkiye finaline gitme hayalim vardı. Bu hayalimi gerçekleştirdim. Zaten ben yıllardır bunun için uğraşıyorum. Bu etkinliklerde hiçbir zaman egzersiz saati, ek ders bu tür şeyleri sorun etmedim. Haftanın her günü onlarla antrenman yapmaya çalıştım. Çünkü onlarla beraber bir hayalimiz vardı. Hala mezun olan öğrencilerimiz bile bizim bu hayalimize seviniyorlar. Biz orada şampiyon olamasak dahi bu hayalimizi gerçekleştirdiğimiz için çok mutluyuz. Orada da şampiyon olmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız" dedi. ’’Tüm takımları yendik’’ Takım kaptanı İnci Genç ise 5 yıldır futbol oynadığını söyledi. Genç, "TToplamda 35 gol attık. Diyarbakır’da turnuvaya katılan tüm takımları yendik. Siirt’e gittik orada da 2 maç yaptık, onları da yendik. Daha sonra Erzurum’a gittik, orada da 4 maç yaptık, onları da yendik. Şimdi Trabzon’a gidiyoruz. İnşallah oradaki maçlarımızı da kazanıp şampiyon olacağız. Hedefimiz Türkiye şampiyonluğu. Türkiye şampiyonluğunu Diyarbakır’a ve okulumuza getirmek istiyoruz. Benim hedefim Milli futbolcu olmak" ifadelerini kullandı. Bir diğer takım oyuncu Ela Nur Sevgi de yaklaşık 3-4 yıldır futbol takımında olduğunu dile getirerek, "Sadık hocamızın bizlerin üzerinde çok emeği var. Diyarbakır’da hiç gol yemeden Türkiye finallerine çıktık. Umarım orada da şampiyon oluruz. Diyarbakır’a kupa getirmek istiyoruz. Heyecanlıyız çünkü çok güçlü rakipler ile oynayacağız. Umarım şampiyon oluruz" şeklinde konuştu.