GÜNDEM - 13 Aralık 2025 Cumartesi 14:54

Göreve giderken gözünü kaybeden korucu: "Gaziliğim verilmedi, kapılar yüzüme kapandı"

A
A
A
Göreve giderken gözünü kaybeden korucu: "Gaziliğim verilmedi, kapılar yüzüme kapandı"

Göreve giderken geçirdiği kaza sonucu sağ gözünü büyük oranda kaybeden geçici köy korucusu Davut Kısak,(34) aradan geçen yıllara rağmen gazilik hakkını alamadığını, görevden çıkarıldığını ve yalnız bırakıldığını söyledi.


Olay, 6 Mart 2020 tarihinde meydana geldi. Kısak, motosikletle görev yerine giderken çantası ve silahını bağladığı çengelli lastiğin koparak gözüne isabet etmesi sonucu ağır yaralandı. Arkadaşları tarafından hastaneye kaldırılan Kısak, Kars’tan Erzurum’a sevk edildi. Pandemi nedeniyle ameliyatları ertelenen Kısak, geçirdiği operasyonlara rağmen sağ gözünün yalnızca yüzde 20’sini kurtarabildi. Tedavi sürecinin ardından görev yerine dönen Kısak, gözünün yüzde 80 kaybı raporu gerekçe gösterilerek görevden alındığını belirtti. Görevden çıkarılırken son maaşının da geri alındığını söyleyen Kısak, maddi ve manevi olarak zor durumda kaldığını ifade etti. Yaşadıklarını anlatan Kısak, "Ben evimden görev için çıktım. Göreve giderken bu kaza başıma geldi. Canımı ortaya koyarak bu işi yapıyordum. Ama kaza sonrası sahipsiz kaldım. Temizlik işi bile yaparım dedim, dinlemediler. Kapılar yüzüme kapandı. Ben sadece hakkım olan gaziliği istiyorum" dedi. Hakkını aramak için yargı yoluna başvurduğunu belirten Kısak, açılan davalardan birinin sürdüğünü, birinde ise 70 bin lira tazminata hükmedildiğini, ancak bunu kabul etmediklerini söyledi. Kısak, "Ben para değil, emekliliğimi ve gaziliğimi istiyorum" diye konuştu.


Yaptığı başvurulardan da sonuç alamadığını öne süren Kısak, zaman aşımı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini söyledi. Kısak, "İşte nereye başvurduysam kapılar yüzüme kapandı. ’Senin durumun zaman aşımına uğramış. Biz artık bir şey yapamayız. Mahkemeye ver’ dediler" diye konuştu.


Kısak’ın eşi Ayşe Kısak ise yaşadıkları mağduriyeti dile getirerek, "Çocuklarımız okuyor. İhtiyaçlarını karşılayamıyoruz. Eşimin hakkını versinler, bize yardımcı olsunlar" dedi.



Göreve giderken gözünü kaybeden korucu: "Gaziliğim verilmedi, kapılar yüzüme kapandı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nda Kurban Bayramı yoğunluğu Bitlis’in Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı’nda Kurban Bayramı’nda ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. 9 günlük tatili fırsat bilen vatandaşlar, gezi rotalarına UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde bulunan dünyanın en büyük Türk İslam Mezarlığı olan Selçuklu Meydan Mezarlığı’nı da ekledi. Bünyesinde 10 binden fazla mezarı barındıran 210 dönümlük dünyanın en büyük Türk İslam Mezarlığı, Kurban Bayramı’nda da ziyaretçilerini ağırlıyor. Bayram tatili dolayısıyla "Sakin Şehir" unvanına sahip Ahlat’a gelen ziyaretçiler, İslam tarihinin en önemli miraslarından Selçuklu Meydan Mezarlığı’nı da gezme fırsatı buldu. Turlar halinde veya ferdi olarak Ahlat’a gelen ziyaretçiler, sanat eseri özelliği taşıyan ve üzerlerindeki kabartmalar, motifler, oymalar, kitabeler ve yazılarla tarihe ışık tutan abidevi mezar taşlarıyla birlikte adeta zamanda yolculuğa çıkıyor. Bayram tatilini fırsat bilerek turla Bodrum’dan Ahlat’ı gezmeye gelen Derya Güngör, tarihi mezarlıktan çok etkilendiğini söyledi. Güngör, "Güneydoğu Anadolu’yu gezmiştim ama Doğu Anadolu’ya ilk defa geliyorum ve çok mutlu oldum. Her yerimiz bereket yağıyor, kıymetini bilmemiz lazım. Buraya da ilk defa geldim. Burayı görünce tüylerim diken diken oldu. Dualar ederek geçtim her bastığımız yer bizler için canını feda eden insanlara ait. O yüzden ülkemizin kıymetini bilmemiz lazım" dedi. İstanbul’dan ilk defa Selçuklu Meydan Mezarlığı’nı gezmeye gelen Abdullah Başyiğit ise "İlk defa buraya geldim. Türklerin İslam ile birlikte hem yaşayınca hem de öldüğü zaman nasıl öğüt vereceğini çok iyi tasarlanmış. Bin yıldan fazladır insan yaşarken de ölürken de aslında amaçlamış çok güzel bir mimari yapı" ifadelerini kullandı. Bilge Aleyna Aydın da çocukken Ahlat’a geldiğini belirterek, "Çocukken hissettiğimden şu an çok farklı hissediyorum. Çünkü ortam ve buranın atmosferi kesinlikle bulunulması gereken bir yer olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.