ASAYİŞ - 11 Şubat 2026 Çarşamba 10:35

Iğdır 112’den vatandaşlara uyarı: Gereksiz aramalar hayat kurtarmayı geciktiriyor

A
A
A
Iğdır 112’den vatandaşlara uyarı: Gereksiz aramalar hayat kurtarmayı geciktiriyor

Iğdır 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanları, asılsız ve gereksiz ihbarların gerçek vakalara müdahaleyi geciktirdiğini belirterek vatandaşları yalnızca acil durumlarda merkezi aramaları konusunda uyardı.


Iğdır 112 Acil Çağrı Merkezi, 7/24 esasına göre vatandaşların acil durum çağrılarına hızlı ve etkin şekilde yanıt vermek için görev yapıyor. Merkezde görevli personel, bir yandan gerçek acil vakalara müdahale edebilmek için yoğun mesai harcarken, diğer yandan da asılsız ihbarlarla mücadele etmek zorunda kalıyor. Asılsız çağrılar, gerçekten yardıma ihtiyacı olan vatandaşlara ulaşılmasını geciktirerek hayati risk oluşturabiliyor. Bu nedenle yetkililer, vatandaşları yalnızca gerçek acil durumlarda 112’yi aramaları konusunda duyarlı olmaya davet ediyor.


Iğdır 112 Acil Çağrı Merkezi’nde görev yapan Alican Yurtseven, merkezde yürütülen çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. Öncelikli görevlerinin gelen çağrıları alarak sağlık, itfaiye, emniyet ve jandarma gibi ilgili kurumlara iletmek olduğunu belirten Yurtseven, "Ben ve ekip arkadaşlarım, ilimizde meydana gelen tüm acil olaylara en hızlı şekilde müdahale edilmesi için ekipleri yönlendiriyor ve bilgilendiriyoruz. Öncelikli görevimiz, gelen çağrıları almak ve gerekli kurumlara; sağlık, itfaiye, emniyet, jandarma vb. iletmektir. Bunun dışında yaptığımız en önemli işlerden biri de asılsız ve gereksiz çağrıları süzmek ve filtrelemektir. Bu sayede polis, jandarma, itfaiye ve sağlık ekiplerinin gereksiz ihbarlarla meşgul olmasını engelliyoruz. Böylece gerçek ihtiyaç sahiplerine daha hızlı ulaşılmasını sağlıyoruz. Bu noktada vatandaşlarımıza da büyük sorumluluk düşmektedir. Çünkü gereksiz çağrıları yapanlar yine kendi vatandaşlarımızdır. Yapılan her asılsız arama, gerçekten yardıma ihtiyacı olan bir kişinin yardım almasını geciktirebilmektedir. Bu nedenle 112 Acil Çağrı Merkezi’nin yalnızca acil durumlarda aranması büyük önem taşımaktadır.



’Akıllı telefonlar asılsız ihbar sayısını artırdı’


Son zamanlarda akıllı telefon kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte çocukların telefon kullanımı da artmıştır. Ancak çocuklar telefonu nasıl kullanacaklarını bilmedikleri için sık sık 112’yi arayabilmektedir. Bu durum da çağrı merkezinin gereksiz yere meşgul edilmesine neden olmaktadır. Mevzuatımıza göre asılsız ve gereksiz ihbarlarla ilgili para cezaları bulunmaktadır. Birden fazla kez çağrı merkezini gereksiz yere meşgul eden kişiler tespit edildiğinde, adli para cezası uygulanmaktadır. 112’yi her türlü konu için arayan vatandaşlarımız da olmaktadır. En ilginç örneklerden biri, kapıda kilitli kalan bir vatandaşın, dakikası olmadığı için "Ben geldim anahtarım yanımda değil, Halamın numarasını verirsem onu arar mısınız, kapıyı açabilir mi?" diye bizi aramasıydı." dedi.


Mevzuat gereği asılsız ihbarlarda bulunanlara adli para cezası uygulandığını hatırlatan Yusuf Ulaş Durak, "Bizim buradaki temel amacımız; kurumlar arası koordinasyonu ve iş birliğini sağlamak, asılsız ihbarları engellemek ve gerçek çağrıları ilgili birimlere hızlıca ulaştırmaktır. Aynı vakaya birden fazla ekibin zamanında ulaşabilmesi için koordinasyon içinde çalışıyoruz. Gereksiz çağrılarla ilgili yaptırımlar bulunmaktadır. Her ne kadar çok duyulmasa da maddi cezalar uygulanmaktadır. Bu cezalar halen yürürlüktedir. Vatandaşlarımızın bu tür yaptırımlarla karşılaşmamaları için 112’yi gereksiz yere aramamaları gerekmektedir. Bazen öğrenciler test sorularını çözdürmek için bazı kişiler PIN kodunu öğrenmek için bazıları da fatura ödemek amacıyla 112’yi aramaktadır. Bu gibi durumlarda bilgi amaçlı arandığı için kısa bir bilgilendirme yaparak görüşmeyi sonlandırıyoruz. 112; sağlık sorunu yaşayanlar, yangın durumunda itfaiyeye ihtiyaç duyanlar, emniyet ve jandarmaya ihtiyaç duyanlar, orman yangını veya doğa tehlikesi yaşayanlar, deniz kazaları ve boğulma tehlikesi bulunan durumlarda (sahil güvenlik) için aranmalıdır. Konuşma imkanı olmayan kişiler 112’ye mesaj da atabilir. Mesajda adresini ve durumu açıkça yazan vatandaşlarımıza da gerekli yardımlar sağlanmaktadır" diye konuştu.


Gürkan Demirbaş ise, "Biz burada toplumumuza hizmet etmek; sağlığını, güvenliğini, çevresini ve huzurunu korumak için görev yapıyoruz. Başıma gelen en ilginç olaylardan biri de küçük bir kız çocuğuydu. Yaklaşık 6–7 yaşlarındaydı. Telefonda, "Babam bana çok kızdı, ne yapmalıyım?" dedi. Anne ve babasının uyuduğunu söyledi. Muhtemelen ailesinin telefonunu gizlice alıp aramıştı. Ben de ona, "Anneni uyandır, babandır, kızmıştır ama geçer. Yarın gönlünü alır, sana çikolata alır. Üzülme" dedim. Sonra konuşmayı sonlandırdık. Bu olay, meslek hayatımda beni en çok etkileyen hatıralardan biri oldu" dedi.



Iğdır 112’den vatandaşlara uyarı: Gereksiz aramalar hayat kurtarmayı geciktiriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Otomobilinde silahlı saldırıya uğradı, hayatını kaybetti Sakarya’nın Karasu ilçesinde park halindeki otomobilinde silahlı saldırıya uğrayan Zafer Şeyban hayatını kaybetti. Şeyban’ın 14 Ekim 2025’deki sosyal medya paylaşımı ise dikkat çekti. Edinilen bilgiye göre, gece saat 03.30 sıralarında Yeni Mahalle 7. Cadde’de park halinde bulunan 54 YU 777 plakalı otomobilde bir kişinin kanlar içinde hareketsiz durduğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık personelinin yaptığı kontrolde, araçtaki Zafer Şeyban’ın (47) silahla vurularak hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yerinde inceleme yapan polis ekipleri, görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda cinayet şüphelisinin S.Ö. (34) olduğunu tespit etti. Ekipler, olay sonrası 54 ACJ 562 plakalı otomobille kaçan zanlının yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı. Öte yandan, hayatını kaybeden Zafer Şeyban’ın 14 Ekim 2025 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı, "Siz benimle uğraşmaya devam edin. Beni bitirmeye uğraşıyorsunuz ya. Sıra size de gelecek" şeklindeki paylaşımı dikkati çekti. Ayrıca, yapılan incelemede, hayatını kaybeden Zafer Şeyban’ın ’kasten yaralama’, ’mala zarar verme’ ve ’hakaret’ başta olmak üzere 5, şüpheli S.Ö.’nün ise ’tehdit’ ve ’kasten yaralama’ suçlarından 2 kaydı bulunduğu tespit edildi.
İstanbul Savunma yapan Aziz İhsan Aktaş: "Verdiğim etkin pişmanlık hükümleri ifadelerini kabul ediyorum" Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve örgüt lideri olduğu öne sürülen tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, ilk kez savunma yapıyor. Aktaş savunmasında, "Adımla anılan bir örgüt iddiası var. İddianamede onlarca şirkete sahip olduğum ya da akrabalarımın şirketlerinin benim olduğu yazıldı ama benim sahibi olduğum firma sayısı yalnızca ikidir. Daha önce verdiğim etkin pişmanlık hükümleri ifadelerini kabul ediyorum. Yakınlarıma ait şirketlerde tek başıma yetkili olduğum firma yoktur. Ceza davası algıyla değil delille yürütülür. Bu dosya kapsamında beraat edeceğimden eminim" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Aziz İhsan Aktaş ilk kez savunma yapıyor Hazırlanan iddianamede, ismi ‘örgüt lideri olarak geçen, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 42 kez ’ihaleye fesat karıştırma’, 4 kez ’edimin ifasına fesat karıştırma’, 5 kez ’resmi belgede sahtecilik’, 21 kez ’özel belgede sahtecilik’, ’kamu kurum kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’, 10 kez ’rüşvet verme’, ’suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ’gerçeğe aykırı fatura düzenleme’ suçlarından toplamda 187 yıldan 450 yıla kadar hapsi talep edilen Aziz İhsan Aktaş, ilk kez savunma yapıyor. Öte yandan Aktaş, 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade vermişti. Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde ise ’konutu terk etmemek’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla tahliye edilmişti. "Her ne kadar bazı belediye başkanları ödemelerin düzenli olduğunu dile getirseler de, bu ödemelerin düzenli olmasını biz sağlıyorduk" Tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş beraberindeki çok sayıda klasörle kürsüye çıktı. Hakkındaki tüm iddiaların asılsız olduğunu kanıtlayacağını belirterek savunmasına başlayan sanık Aktaş, "Adımla anılan bir örgüt iddiası var. İddianamede onlarca şirkete sahip olduğum ya da akrabalarımın şirketlerinin benim olduğu yazıldı ama benim sahibi olduğum firma sayısı yalnızca ikidir. Yakınlarımla ticaret yapıyor muyum? Evet, ben bir iş insanıyım, işlerimi hukuksal zeminde yapmaya özen gösteririm. Ticari rakiplerimiz oluyor ve gizli tanıklar, ticarette yapamadıkları zararı, hukuku yanıltarak vermeye çalışıyorlar. 13 Ocak 2025’te gözaltına alındım ve tutuklandım. Kendi irademle baskı ve zorlama olmaksızın etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere başvuruda bulundum. Amacım yapmış olduğum işler kapsamında şirketlerin yaşadığı güçlüklerin açığa kavuşturulması, doğruların ortaya çıkması ve devletimize yardımcı olmaktı. Neden bu kararı almak işin 3 ay bekledim diye sorarsanız, gerekli belge ve bilgileri toplamak konusunda geçen süre nedeniyle bekledim. İddianameyi ayrıntılı olarak okudum. Savunmamda, işlediğim iddia edilen hiçbir suçun oluşmadığı, gizli tanık beyanlarının soyut olduğu anlaşılacaktır. Ceza davası algıyla değil delille yürütülür. Bu dosya kapsamında beraat edeceğimden eminim. Bazı belediyelerde biriken hak ediş ödemelerimizi alabilmek adına yetkililerin taleplerini karşılamak zorunda kalıyorduk. Öyle ki, bazı başkanlar sadece kendilerinin değil, başka adayların dahi taleplerini karşılatıyorlardı. Bu talepleri sadece ilgililere yapılan ödemeler olarak algılamayınız. Bazen düğün yapıyorsunuz, bazen sanatçı sağlıyorsunuz. Bazen gayrimenkulleri fahiş fiyatlarla satın alıyorsunuz, araç tahsis ediyorsunuz. Bazen aracı değerinden çok fazlasına satın alıyorsunuz. Bazen belediye başkanlarının eskiden kalma borçlarını ödüyorsunuz ama yetmiyor. Her istek karşılanınca öyle talepler geliyor ki, kabul etmek zorunda kalıyorsunuz. Her ne kadar bazı belediye başkanları ödemelerin düzenli olduğunu dile getirseler de, bu ödemelerin düzenli olmasını biz sağlıyorduk" ifadelerini kullandı. "Sanıkların yaptığı ihalelere fesat karıştırma suçuna ilişkin inkar savunmaları yersizdir" Savunmasında, itirafçı olduktan sonraki sürece de değinen Aziz İhsan Aktaş, "İtirafçı değil iftiracı diyorlardı ya, iftiracı değil, söylediklerimin doğru olduğuna dair tüm itiraflarımı özetleyeyim. Söylediklerim ile paraları teslim alanların baz kayıtları eşleşti mi? Eşleşti. Daha ne yapacağım? Kameraya mı çekeceğim, ses kaydı mı alacağım? Beşiktaş Belediyesi’ndeki borç iddialarına gelmek istiyorum; Alican Abacı, kardeşlerinden borç sorununu çözmelerini istemiştir. Paralar, Fahri Aksoy tarafından Alican Abacı’ya teslim edildi. Belediye borçlanmıştı. Alican Abacı, Fahri Aksoy ve benim aynı araçta olduğum, HTS kayıtlarında mevcuttur. Abacı kendi kardeşlerine, Rıza Akpolat’a ait iki araca satın alma şartı koymuştu. İki aracın satın alım işlemi, Akpolat’ın üzerine kayıtlıdır. Akaryakıt şirketine ait ihale, Akpolat’ın baskısıyla yapılmıştır" şeklinde konuştu. Örgüt kurma suçuna ilişkin de savunma yapan sanık Aktaş, "Ailemle geçirdiğim zamanlarda ailem de örgüt üyesi olmuştur. Sanıkların yaptığı ihalelere fesat karıştırma suçuna ilişkin inkar savunmaları yersizdir. Bana itirafçı değil, iftiracı diyorlar. Benim böyle olmadığımı burada kanıtlayacağım. Daha önce verdiğim etkin pişmanlık hükümleri ifadelerini kabul ediyorum. Ben, doğrudan sadece 2 firma sahibiyim. Yakınlarıma ait şirketlerde tek başıma yetkili olduğum firma yoktur. Yakın çevrem ile siyaset yapıyorum. Ben bir iş insanıyım, işlemlerimi kamuya uygun şekilde yapmaya özen gösteririm. Verdiğim etkin pişmanlık ifadesini, kimse tarafından bir baskıya uğramadan, devletime yardımcı olmak amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdum. Kanıtlarımı ve evraklarımı toplamak için ifade verme sürecim biraz zaman aldı. Üzerime atılı hiçbir suçu işlemediğimi, gizli tanık ifadelerinin soyut olduğunu kanıtlayacağım" dedi. Aktaş’ın savunması sürdüğü sırada, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik salona girdi.
Kütahya Kütahyaspor’un 60. yıl albümü yöneticilere takdim edildi Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı ve müzik öğretmeni Öncül Günyeli ile emekli Maarif Müfettişi Ahmet Günyeli’yi belediyede ağırladıklarını belirterek, şehrin kültür, sanat ve spor hayatına yönelik değerlendirmelerde bulunduklarını açıkladı. Başkan Kahveci açıklamasında, "Şehrimizin kültür ve sanat hayatı ile Sayın Günyeli’nin Kütahyaspor’umuz için bestelemiş olduğu kıymetli eser üzerine değerlendirmelerde bulunarak, şehrimizin spor ve sanat alanındaki ortak değerlerinin güçlendirilmesi konusunda fikir alışverişi gerçekleştirdik. Sundukları kıymetli katkılar ve nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kütahyaspor Kulübü’nün 60. yılı dolayısıyla, müzik öğretmeni Öncül Günyeli tarafından hazırlanan ve Kütahyaspor tarihindeki ilk albüm olma özelliğini taşıyan çalışma, Kütahya’da görev yapan ve kente katkılarıyla öne çıkan yöneticilere de takdim edildi. Bu kapsamda albüm, Kütahya Belediye Başkan Yardımcısı Ejderhan Gezer’e de sunuldu. Ziyaretler kapsamında ayrıca Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürü Zekeriya Ünal ile uzun yıllar çeşitli görevlerde bulunan ve kısa süre önce Belediye Kültür ve Sosyal İşler Müdürü olarak göreve başlayan Ali Yılmaz ziyaret edilerek, Kütahyaspor’un 60. yıl albümü kendilerine takdim edildi. Ziyarette her iki isme de yeni görevlerinde başarı dilekleri iletildi. Kütahyaspor heyeti, yöneticilerin kulübe ve Kütahya’ya gösterdikleri yakın ilgi ve destekten dolayı teşekkür etti. Öte yandan, uzun yıllardır Kütahya’da görev yapan ve kente hizmetleriyle tanınan Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Kütahya İl Müdürü Erdoğan Şahin de ziyaret edilerek, kulübün 60. yılı anısına hazırlanan ve Kütahyaspor tarihindeki ilk albüm olma özelliğini taşıyan çalışma kendisine takdim edildi. Ziyaretlerde, doğum yerleri farklı olsa da sevgiyle bağlandıkları ve hizmet ettikleri şehirlerin insanı haline gelen yöneticilerin, Kütahya’nın gerçek birer hemşehrisi olduğu vurgulandı. Ayrıca hazırlanan albüm, İHA Kütahya muhabiri Hüseyin Efe’ye, albümün hazırlayıcısı Öncül Günyeli tarafından takdim edildi.
Sinop Sinop’ta 4 projeye 39,5 milyon TL hibe Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) IPARD III Programı kapsamında Sinop’ta toplam yatırım tutarı 55,9 milyon TL olan 4 projenin sözleşmesi imzalandı. Projelere 39,5 milyon TL hibe desteği sağlanacak. IPARD III Programı kapsamında, 6. ve 7. proje çağrıları sonucunda Sinop’ta destek almaya hak kazanan 4 projenin sözleşmesi imzalandı. Sözleşme imza töreni, Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan’ın katılımıyla Sinop Valiliği Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Programda konuşan Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan şunları söyledi: "Bugün; üretimi büyüten, istihdamı güçlendiren ve kırsal kalkınmayı doğrudan destekleyen yeni yatırımların sözleşmelerini imzalamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bugün burada yeni üretim sahalarını, gençlerimiz ve kadınlarımız için açılacak istihdam kapılarının sözleşmelerini imzalayacağız. Çünkü biz şuna yürekten inanıyoruz. Bir şehrin gerçek gücü; toprağında üreten çiftçisinde, atölyesinde çalışan ustasında, serasında emek veren girişimcisinde, kooperatiflerinde ve yerel kalkınma birliklerinde saklıdır. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından yürütülen IPARD III Programı kapsamında, altıncı ve yedinci çağrı dönemlerinde ilimizden 4 yeni proje daha destek almaya hak kazandı. Bu projelerin toplam yatırım tutarı 55,9 milyon lira, hibe desteği ise 39,5 milyon liradır. Desteğe hak kazanan projelerimiz; Saraydüzü S.S. Yaylacılı Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifimizin makine parkı yatırımı, Boyabat ilçemizden girişimcimiz Ahsen Şahin’in ahşap oyuncak üretim tesisi, Merkez ilçemizden girişimcimiz Cansu Uyanık’ın serada süs bitkisi yetiştiriciliği yatırımı, Gerze ilçemizde Yerel Eylem Grubu Derneğimizin yürüteceği yerel kalkınma stratejisi projesidir. Bu projeler; tarımdan sanayiye, seracılıktan yerel kalkınmaya uzanan geniş bir yelpazede Sinop’un üretim gücünü büyüteceğine inancım tamdır. Ayrıca özellikle vurgulamak isterim ki; bu projelerin önemli bir bölümünün kadın girişimcilerimiz tarafından hayata geçiriliyor olması bizleri ayrıca gururlandırmaktadır. Kadınlarımız üretimde daha çok yer aldıkça, kırsalda hayat güçlenmekte; aile ekonomileri büyümekte; gençlerimiz memleketlerinde iş bulabilmektedir. Projelerin büyük bölümünün 2026 yılı sonuna kadar tamamlanmasını hedefliyoruz. Bugün imzaladığımız bu sözleşmeler, sadece bugünü değil; Sinop’un yarınlarını inşa etmektedir. 10 Haziran 2024’ten bu yana IPARD Programı kapsamında ilimizde desteklenen proje sayımız 12’ye ulaşmıştır. Toplam yatırım tutarımız 137 milyon lirayı, sağlanan hibe desteği ise 80,5 milyon lirayı aşmıştır. KDV muafiyetleriyle birlikte baktığımızda, Sinop’ta yaklaşık 164 milyon liralık bir yatırım hacmi ortaya çıkmıştır. Bu tablo bize şunu açıkça göstermektedir. Sinop; tarımda, hayvancılıkta, su ürünlerinde, ahşap işleme sanayisinde, yenilenebilir enerjide ve yerel kalkınma projelerinde çok güçlü bir potansiyele sahiptir. Biz Valilik olarak, üretimden yana olan, istihdam oluşturan, katma değer üreten her yatırımcımızın yanında durmaya devam edeceğiz. Kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın kendi topraklarında üretmesini, gençlerimizin doğdukları şehirde çalışmasını ve geleceğini burada kurmasını çok önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni çağrılarla birlikte bu desteklerin daha da artmasını; daha fazla yatırımın hayata geçmesini; daha çok insanımıza iş kapısı açılmasını hedefliyoruz. Bu vesileyle; emeği geçen tüm kurumlarımıza, TKDK teşkilatımıza, yatırımcılarımıza, kooperatiflerimize ve projeleriyle Sinop’umuza değer katan girişimcilerimize teşekkür ediyorum. Bu yatırımların; ilimize, ilçelerimize, köylerimize; üretime, istihdama ve berekete dönüşmesini temenni ediyorum." IPARD III Programı kapsamında hayata geçirilecek projelerin Sinop’ta tarım ve kırsal kalkınmaya katkı sağlaması ve bölgedeki yatırım potansiyelini artırması bekleniyor.