ÇEVRE - 01 Ekim 2025 Çarşamba 14:40

Iğdır Valiliği’nden TİGEM arazisine izinsiz yol

A
A
A
Iğdır Valiliği’nden TİGEM arazisine izinsiz yol

Iğdır Valiliği’nin, Ağrı Dağı’na yönelik başlattığı "turizm ve güvenlik yolu" projesi kapsamında, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Kazımkarabekir Tarım İşletmesi’nin mera alanından izinsiz olarak yol geçirmesi, Tarım ve Orman Bakanlığı’nda krize neden oldu.


Iğdır Valiliği Ağrı Dağı’na yönelik başlattığı "turizm ve güvenlik yolu" projesi kapsamında, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Kazımkarabekir Tarım İşletmesi’nin mera alanından izinsiz yol geçirdi. Yaklaşık 100 bin dönümlük mera alanında gerçekleştirilen yol çalışmasının, TİGEM’den izin alınmadan başlatıldığı öğrenildi. Valiliğin yürüttüğü proje, mevcut yasal düzenlemelere rağmen uygulamaya konulurken, Tarım Bakanlığı içinde projenin yargıya taşınıp taşınmaması konusu henüz netleşmedi.


Edinilen bilgilere göre, Kazımkarabekir Tarım İşletmesi’ne ait ve hayvancılık faaliyetlerinin sürdürüldüğü mera statüsündeki alandan geçirilen yol, kurumlar arasında ciddi bir görüş ayrılığına yol açtı. Mera Kanunu’na göre, bu tür alanlarda yol, inşaat ya da altyapı çalışmaları için ilgili kurumların onayı ve izin süreci gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı kaynakları, yürütülen çalışmanın mera vasfını yok saydığını, yasal izin sürecinin devre dışı bırakıldığını belirtiyor. Valiliğin izinsiz şekilde projeye başlaması ise kurumlar arası koordinasyon eksikliğine işaret ediyor.



Proje 76 kilometre, tartışmalı bölüm TİGEM arazisinde


Ağrı Dağı’nın turizm potansiyelini artırmak ve güvenlik altyapısını güçlendirmek amacıyla planlanan proje, toplam 76,4 kilometre uzunluğunda. Bugüne kadar 47,8 kilometresi tamamlanan yolun üçüncü etap çalışmaları sürüyor. Ancak güzergâhın TİGEM’e ait mera arazisinden geçirilmesi, projeye ilişkin hukuki tartışmaları da beraberinde getirdi.



Bakanlık sessiz, karar çıkmadı


Tarım ve Orman Bakanlığı’nın konuyu mahkemeye taşıma konusunda henüz bir karar vermemesi, farklı yorumlara neden oldu. Sürecin yargıya taşınmaması halinde, benzer uygulamaların başka bölgelerde de emsal oluşturabileceği ifade ediliyor.



Hayvancılık ve turizm arasında sıkışan proje


Bir yanda bölgesel kalkınmayı hedefleyen turizm ve güvenlik projesi, diğer yanda ülke hayvancılığı açısından kritik öneme sahip mera alanları bulunuyor. Yasal düzenlemelerin görmezden gelindiği yönündeki eleştiriler, kamu yönetiminde planlama ve yetki paylaşımı konularındaki sorunları da bir kez daha gündeme taşıdı.



Iğdır Valiliği’nden TİGEM arazisine izinsiz yol

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.