GÜNDEM - 13 Nisan 2026 Pazartesi 08:58

Iğdır’da elektrik altyapısına dev yatırım: Kayıp kaçak azaldı, arıza süreleri yarıya indi

A
A
A
Iğdır’da elektrik altyapısına dev yatırım: Kayıp kaçak azaldı, arıza süreleri yarıya indi

Iğdır’da elektrik dağıtım altyapısına yönelik yatırımlar hız kesmeden devam ediyor. 2013 yılından bu yana gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında toplam 2 milyar 739 milyon TL’lik yatırım yapılırken, bakım faaliyetleri için 456 milyon TL harcama gerçekleştirildi.


Yapılan yatırımların somut sonuçları da dikkat çekiyor. 2013 öncesinde yüzde 33 seviyelerinde olan kayıp-kaçak oranı, yürütülen çalışmalar sayesinde yüzde 11 seviyelerine kadar düşürüldü. Bu iyileşme, hem enerji verimliliğine hem de ekonomik tasarrufa önemli katkı sağladı.


Arıza giderme süresinde de önemli bir iyileşme sağlandı. Ortalama arıza giderme süresi 3,62 saatten 1,8 saate indirildi. Böylece yaklaşık yüzde 50’lik bir iyileşme elde edilerek tüketicilere daha hızlı hizmet sunulmaya başlandı.


Aydınlatma ve altyapıda güçlü dönüşüm


Kent genelinde aydınlatma çalışmaları aralıksız sürüyor. Iğdır’da toplam 39 bin sokak lambası ile şehir aydınlatılırken, aydınlatma arızalarına 24 saat içinde müdahale ediliyor. Ayrıca son 5 yıl içerisinde il genelinde 9 bin 850 adet armatür montajı gerçekleştirildi.


Altyapı verilerine bakıldığında Iğdır’da 5 bin 302 kilometrelik dağıtım ağı, 78 bin 744 direk, 1.680 elektrik dağıtım kutusu (box) ve 1.611 trafo ile hizmet veriliyor. Bu güçlü altyapı, artan enerji ihtiyacına yanıt verecek kapasiteyi ortaya koyuyor.


Son 5 yılda yapılan yatırım ve bakım-onarım çalışmaları kapsamında mevcut şebekenin yüzde 20’si alpek kabloya (herhangi bir canlının zarar görmemesi için alınan özel koruyucu kablo sistemi) dönüştürüldü. Bu dönüşüm sayesinde özellikle elektrik direklerinin altındaki ağaçların kesilmesinin önüne geçilerek çevreye duyarlı bir yaklaşım benimsendi.


"Hem hizmet kalitesi arttı hem doğa korundu"


Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İl Koordinatörü Özkan Kılıç, yapılan yatırımların hem hizmet kalitesini artırdığını hem de çevresel fayda sağladığını belirtti.


Kılıç, "2013 yılından bu yana Iğdır’ımızın enerji altyapısını güçlendirmek adına çok ciddi yatırımlar gerçekleştirdik. Kayıp-kaçak oranımızı önemli ölçüde düşürürken, arıza giderme sürelerimizi de yarı yarıya azalttık. Tüketicilerimize daha kaliteli ve kesintisiz enerji sunmanın gururunu yaşıyoruz" dedi.


Aydınlatma ve çevre odaklı projelere de değinen Kılıç, "Son yıllarda özellikle alpek kablo dönüşümüne ağırlık verdik. Bu sayede hem enerji hatlarımızı modernize ettik hem de ağaç kesimlerinin önüne geçerek doğayı koruduk. Iğdır için çalışmaya ve yatırımlarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Burdur Burdur’daki diyaliz olayında hastaların vücuduna antifrizli su girmiş Burdur Devlet Hastanesi’nde 25 Mayıs 2024’te tedavi olan 33 kişinin rahatsızlandığı ve farklı hastanelere sevk edildikten sonra 2 kişinin öldüğü olay sonrası hazırlanan iddianame tamamlandı. Savcılık tarafından 3 şüphelinin ’taksirle ölüme sebebiyet verme’ ve ’taksirle yaralama’ suçlarından yargılanması istendi. Hazırlanan bilirkişi raporlarında ise hastaların vücuduna diyaliz sırasında hastanenin kazan dairesinden gelen antifrizli suyun girdiğinin tespit edildi. Burdur Devlet Hastanesi’nde 25 Mayıs Cumartesi günü 08.00-12.00 ile 12.00-16.00 seansında diyalize giren hastalardan bazıları baş dönmesi, mide bulantısı, şuur bulanıklığı ve nakil aracından inememe tarzı şikayetlerle hastaneye geri dönmüştü. Bunun üzerine hastane yönetimi gün içinde diyalize giren tüm hastaları hastaneye çağırıp yapılan tetkiklerin ardından, gün içinde diyaliz merkezinde tedavi olan 33 hastayı Afyonkarahisar, Isparta, Antalya, Bucak’ta bulunan devlet hastaneleri ve özel diyaliz merkezlerine sevk etti. Sevk edilen hastalardan 23’ü Antalya’da, 6’sı Afyonkarahisar’da, 3’ü Isparta’da, 1’i ise Denizli’de tedavi altına alınmıştı. Antalya’da entübe halde olan hastalardan Mustafa Demir (70), Saniye Aksöz (88) ve Somali uyruklu Amina Abas Jama (67) hayatını kaybetti. Hastaneye gelerek incelemelerde bulunan Sağlık Bakanlığı’na bağlı bilirkişilerin raporu sonrasında ihmali olduğu değerlendirilen Burdur Devlet Hastanesi’nde görevli elektrik teknisyeni İ.S., tekniker M.C. ve hastane yapımında ve proje aşamasında görevli taşıyıcı şirket makine mühendisleri G.A.S. ve Y.A., ’taksirle ölüme sebebiyet verme’ ve ’taksirle yaralama’ suçlarından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 4 şüpheli adliyeye sevk edildi. Adliyeye çıkarılan şüphelilerden hastane personeli İ.S. ve M.C. savcılıkta ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılırken mahkemeye çıkarılan hastane yapımında ve proje aşamasında görevli olan yüklenici firma makine mühendisleri G.A.S. ve Y.A. ’taksirle ölüme sebebiyet verme’ ve ’taksirle yaralama’ suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hastaların vücutlarına diyaliz sırasında antifiriz girdiği tespit edildi Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma hazırlanan iddianame çerçevesinde, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda tedavi gören hastaların vücuduna diyaliz sırasında hastanenin kazan dairesinden gelen antifrizli suyun girdiğinin tespit edildiği aktarıldı. Bilirkişi raporunda ayrıca, olayın sistemde antifrizli suyun varlığı, by-pass hattı üzerinde küresel vananın açık unutulması ve hidrofor sisteminin arıza vermesine rağmen müdahale edilmemesi nedeniyle gerçekleştiği belirtildi. Hazırlanan iddianame tamamlandı Savcılık tarafından yapılan soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede elektrik teknisyeni İ.S., tekniker M.C., hastane yapımında ve proje aşamasında görevli taşıyıcı şirket makine mühendisi Y.A. için ’taksirle ölüme sebebiyet verme’ ve ’taksirle yaralama’ suçlarında yargılanması talep edildi. Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamenin ardından yargılama sürecinin başlayacağı öğrenildi. Diğer ölümler için ‘ek kovuşturmaya yer olmadığı’ kararı İddianamede, Osman Ali Gönüllü’nün ölümüne ilişkin tıbbi evrakların incelenmesinde ölüm nedeninin pankreas kanseri olduğunun ifade edilirken, Burdur Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda Gönüllü’nün 16 Temmuz 2024’te hayatını kaybetmesi ile 25 Mayıs 2024’te meydana gelen olay arasında illiyet bağının bulunmadığına dair rapor düzenlendiği belirtildi. Olayın ardından Antalya’da tedavi altına alınan Saniye Aksöz ve Amına Abas Jama’nın ölümleri hakkında ise iddianamede, "Kanlarında yapılan incelemelerde toksik maddelerin bulunmadığı, bilinç değişikliği, asidoz, aritmi gibi bulguların gelişmemesi, kişilerde mevcut diyabet, hipertansiyon, akut ve kronik böbrek yetmezlikleri, kalp yetmezliği, kalp hastalıkları ve kanlarında diyaliz cihazlarında bulunan ’etilen glikol’ bulunmaması nedenleriyle 25 Mayıs 2024’te meydana gelen olayla aralarında illiyet bağının bulunmadığının oy birliği ile mütalaa edildiği" denildi. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporlarda da ’illiyet bağının bulunmadığı’nın tespit edildiği kaydedilen iddianamede, bu sebepten dolayı sanık G.A.S., Y.A., İ.S. ve M.C. hakkında ’ek kovuşturmaya yer olmadığı’ kararı verildiği belirtildi.