EĞİTİM - 20 Şubat 2026 Cuma 15:27

Iğdır’da ilkokulda veli krizi: 26 aile çocuklarını okula göndermek istemiyor

A
A
A
Iğdır’da ilkokulda veli krizi: 26 aile çocuklarını okula göndermek istemiyor

Iğdır’da bir ilkokulda sınıfa sonradan alınan öğrenci nedeniyle yaşandığı iddia edilen sorunlar üzerine 26 veli tepki gösterdi. Olayla ilgili idari ve hukuki sürecin sürdüğü bildirildi.


Iğdır’da Hüsnü Özyiğen İlkokulu’nda 26 öğrencinin velisi, sınıfa sonradan alınan bir öğrenci nedeniyle çocuklarını okula göndermek istemediklerini açıkladı. Veliler, başka bir sınıfta sorun yaşadığı öne sürülen öğrencinin kendi sınıflarına alınmasının ardından şiddet içerikli davranışlar sergilendiğini, sık sık kavga çıktığını ve bazı öğrencilerin tehdit edildiğini iddia etti. Çocuklarının psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini belirten veliler, durumu okul yönetimi ile Iğdır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ilettiklerini ancak kalıcı bir çözüm sağlanamadığını savundu. Aynı öğrencinin velisinin izinsiz şekilde sınıfa girerek öğrencilere tehditte bulunduğu iddiası da gündeme geldi. Okulda güvenlik amacıyla personel görevlendirildiği öğrenildi.


Veliler adına konuşan Serpil Biçer, "26 velinin adına konuşuyorum. Halihazırda sorunlu bir öğrenciydi. Daha önce bulunduğu sınıfta da çocuklara tehdit, teneffüslerde sıkıştırma ve öğretmene müdahale gibi olaylar yaşandı. Ardından bu öğrenci bizim sınıfımıza geldi ve aynı sorunları biz de yaşamaya başladık. Çocuklarımız tehdit altında kalıyor, korkuyorlar. Gün içerisinde sürekli bizi arayıp ’gelin bizi alın’ diyorlar. Ya gidip sakinleştiriyoruz ya da almak zorunda kalıyoruz. Veliyle sağlıklı bir iletişim kuramıyoruz. Sadece bir kez muhatap olduk; onda da ’ses kaydı aldım’ diyerek bize bağırdı. Kimseyi dinlemiyor, anlamıyor. Bu nedenle kendisiyle iletişim kuramıyoruz. Dilekçelerimizi yazdık, okula verdik ve gerekli tüm yerlere şikayetlerimizi ilettik. 26 veli olarak talebimiz net: Okul değişikliği ya da sınıf değişikliği yapılsın. Bizden memnun değilse farklı bir çözüm üretilsin. Okul açıldığından beri huzur yok, sağlıklı bir eğitim ortamı yok" dedi.


Diğer veliler de tepki göstererek, "Öğretmenimizi dinliyoruz ancak çocuklarımız tehdit ediliyor. Bir velinin sınıfa girip öğrencileri tehdit edebilecek konumda olması kabul edilemez. ’Benim oğlum ağa, paşa, kimse dokunamaz’ şeklinde ifadeler kullanılıyor. Bu durum çocuklarımızın okula gelmekten korkmasına neden oluyor" dedi.


Yetkililerle görüşüldüğü halde bir çözüm üretilmediğini savunan veliler, "Hepsiyle görüştük. Müdürümüz o sözde toplantıda bize dedi ki ’Veliyi ben içeri almayacağım.’ Dün biz buradaydık. Gene veli okuldan çıktı. Veli okulun içeresine kadar gidiyor çocuklarımızı tehdit ediyor. Yani kendi çocuğuyla alakalı çocuklarımıza tehditler savuruyor" dedi.


Öte yandan, Eğitim Bir-Sen Iğdır Şubesi Başkanı Erkan Çiğdem, aynı velinin öğretmenlerin bulunduğu ortamda izinsiz ses kaydı aldığını ve konunun yargıya taşındığını açıkladı. Çiğdem, eğitim ortamlarında huzur ve güvenliğin korunmasının önemine dikkat çekerek, " Bugün öğretmenimizin talebi üzerine buradayız. Öğretmenimizin bize anlattığı kısmı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bir veli, sınıfa girerek ya da öğretmenle öğrencisi hakkında yapılan genel bir görüşme sırasında, öğretmenimizin konuşmasını izni olmadan ses kaydına almış. Öğretmenimiz, yanılmıyorsam salı akşamı, bu veli hakkında emniyete ve savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kendi ifadesine göre, bilgisi ve izni dışında sesi kaydedilmiş; ayrıca bu kaydın diğer velilerle paylaşılacağı ve kendisinin şikayet edileceği söylenerek şantaj unsuru olarak kullanıldığı belirtilmiştir. Bu veliyle ilgili olarak birkaç ay önce de burada bir basın açıklaması yapmıştık. Söz konusu öğrenci daha önce öğretmenimiz Meltem hanımın sınıfındaydı. Veli, Meltem hanımın sınıfına girerek kendisini tehdit etmiş ve kamu görevini yerine getirmesine engel olmuştu. Bunun üzerine Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuş, tehdit nedeniyle öğretmene yönelik veliye bir aylık uzaklaştırma kararı verilmişti. Bu süreçte velinin dilekçesiyle öğrencinin sınıfı değiştirilmişti. Ancak sınıf değişmiş olsa da sorun bitmedi. Bugün gelinen noktada, farklı bir öğretmenimizin sınıfında benzer bir süreç yaşanıyor. Sürecin kökten çözümü için öğrencinin rehabilite edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Velilerin iddia ettiği gibi bir şiddet ya da akran zorbalığı söz konusuysa, bunun rehberlik servisi ve rehber öğretmenler tarafından detaylı şekilde incelenmesi gerekir. Eğer öğrenci Rehberlik ve Araştırma Merkezi’ne yönlendirilmesi gerektiği halde bu engelleniyorsa ya da varsa bir rahatsızlığının tedavisi yaptırılmıyorsa, bu durum ayrıca değerlendirilmelidir. Bu noktada Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü’nün devreye girmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bildiğimiz kadarıyla okul müdürlüğü; öğrenci velisiyle, rehber öğretmenle ve sınıf öğretmeniyle yapılan tüm çalışmaları Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü’ne iletti. Ancak şu ana kadar istenilen ya da somut bir sonuca ulaşılamadı. Süreci yakından takip etmeye devam ediyoruz" dedi.



Iğdır’da ilkokulda veli krizi: 26 aile çocuklarını okula göndermek istemiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Vali Tavlı: "Ne yaparsak yapalım aziz şehitlerimize şükran borcumuzu layıkıyla ödeyemeyiz" Samsun Valisi Orhan Tavlı, "Ne yaparsak yapalım aziz şehitlerimize şükran borcumuzu layıkıyla ödeyemeyiz" dedi. Vali Orhan Tavlı, eşi Ayşe Tavlı, AK Parti Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı, Bafra Kaymakamı Dr. Mustafa Altınpınar, eşi Şule Altınpınar ve ilçe protokol üyeleriyle birlikte; Bafra Kaymakamlığı tarafından düzenlenen iftar programında Türkiye Muharip Gaziler Derneği Bafra Temsilcisi Rahmi Şahin, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Bafra Şube Başkanı Arife Gülal, Bafra Şehit Aileleri ve Gaziler Dayanışma Derneği Başkanı Mümine Ersin, şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi. Orhan Tavlı, iftar programında yaptığı konuşmada, "Yüce Türk Milleti, aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin emanetini muhafaza ederek, milli ve manevi değerlerimizden aldığı güçle her bakımdan müreffeh bir Türkiye Cumhuriyeti hedefine ulaşmak; Samsun’dan Ankara’ya, Edirne’den Kars’a, İzmir’den Van’a, Rize’den Diyarbakır’a, Hakkari’den İstanbul’a, Hatay’dan Ordu’ya birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu içerisinde, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için hep birlikte çalışmaya gayret ediyor. Bizim inancımızda ve kültürümüzde şehitlik ve gazilik mertebeleri çok önemli olduğu gibi aynı şekilde şehit yakını olmak da büyük bir gurur ve iftihar vesilesidir. Aziz şehitlerimizin, kıymetli şehit yakınlarımızın ve kahraman gazilerimizin aziz milletimizin kalbindeki müstesna yerleri elbette her zaman her türlü takdirin ve övgünün katbekat üzerindedir. Ne yaparsak yapalım, şehadet şerbeti içerek mertebelerin en yükseğine erişen aziz şehitlerimize şükran borcumuzu layıkıyla ödeyemeyiz. Aynı şekilde gazilik payesini kuşanarak, aziz milletimizin gönlündeki en büyük rütbelerden birine nail olan kahraman gazilerimize de minnettarlığımızı hakkıyla ifade edemez, sizlerin hakkınızı hiçbir zaman ödeyemeyiz" diye konuştu. Şehit aileleri ve gazilerin her zaman baş tacı olduğunun altını çizen Vali Tavlı, "Ancak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da millet olarak aziz şehitlerimizin emanetlerini ve uğruna fedayı can eyledikleri değerleri baş tacı etmeyi samimiyetle sürdüreceğimizi, sizleri daima bağrımıza basmaya devam edeceğimizi her fırsatta olduğu gibi bir kez daha huzurlarınızda özellikle ifade ederek, şükranlarımı da sizlere arz ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle; Cumhuriyet’imizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin kıymetli mensuplarını, Gazi milletvekillerimizi, ordumuzun kahraman askerlerini, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de, Kurtuluş Savaşı’nda, Kore’de, Kıbrıs’ta, Pençe Kilit, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı gibi tüm harekatlarda, yurt içi ve sınır ötesi terörle mücadele operasyonlarında ve 15 Temmuz’da istiklalimiz ve istikbalimiz uğruna gözlerini kırpmadan şehadete koşan aziz şehitlerimizi, İstiklal Madalyalı Samsun Mavnacılar Loncası’nın yiğit ve kahraman evlatlarını, Samsunlu Milli Mücadele kahramanlarımızı ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi sonsuz minnet, şükran ve rahmetle yâd ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet, makamları âli olsun inşallah. Hayatta olan kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyor; sağlık, afiyet ve huzur dolu uzun ömürler diliyorum. Samsun’umuz, aziz milletimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olması, barış, huzur ve esenlik getirmesi temennisiyle on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’inizi can-ı gönülden tebrik ediyorum. Cenab-ı Allah’ım tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri kabul eylesin inşallah. Cenab-ı Allah’ım sağlık, huzur ve afiyetle Ramazan-ı Şerif’e kavuşturduğu gibi bizleri bayrama da kavuştursun inşallah. Cenab-ı Allah’ım birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi daim eylesin; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin ve Aziz milletimizin yar ve yardımcısı olsun inşallah. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun. Hayırlı Ramazanlar diliyorum" şeklinde konuştu.
Uşak Uşak Belediyesi personeli, hasta iki kardeş için harekete geçti Uşak Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli, DMD hastası olan Can ve Berat Kozak kardeşler için duygulandıran bir yardım kampanyası başlattı. Hizmet İş Sendikası Uşak İl Başkanı Cihan Aras öncülüğünde hayata geçirilen kampanya, Uşak halkının vicdanına ve dayanışma ruhuna seslendi. DMD hastası olan Can ve Berat Kozak’ın anneleri Sibel Kozak’ın dokuz aydır İsmetpaşa Caddesi’nde yaptığı çağrılar nihayet karşılık buldu. Belediye çalışanları adına kamuoyuna açıklamada bulunan Hizmet İş Sendikası Uşak İl Başkanı Cihan Aras, toplumsal yardımlaşma kültürüne dikkat çekerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Toplumun geçmişten bugüne uzanan dayanışma mirasına vurgu yapan Aras, ihtiyaç sahiplerine destek olmanın ortak sorumluluk olduğunu ifade etti. Aras, kampanyanın büyük bağışlardan ziyade küçük ama sürekli desteklerle başarıya ulaşabileceğini belirterek, "İçmesem de olur diyebileceğiniz bir bardak kahve, almasan da olur diyebileceğiniz bir paket sigara, takmasan da olur diyebileceğiniz küçük bir takı Bunların her biri Can ve Berat için bir damla olacak" sözleriyle çağrıda bulundu. İsmetpaşa Caddesi’nde aylardır süren yardım arayışını hatırlatan Aras, tüm Uşaklıları kampanyaya katkı sunmaya davet etti. Açıklamada söz alan anne Sibel Kozak ise yaşadığı süreci duygusal ifadelerle anlattı. Dokuz aydır iki evladı için mücadele ettiğini dile getiren Kozak, kampanyanın hayata geçirilmesinde emeği bulunanlara teşekkür etti ve Ramazan ayının dayanışma ruhuna dikkat çekti. "Bu Ramazan Can ve Berat’ı inşallah tedaviye gönderelim. Hep beraber vereceğiniz fitre iki evladıma umut olur musun?" ifadeleriyle destek isteyen anne, kampanyanın başarıya ulaşmasının Uşak halkının katkısıyla mümkün olacağını belirtti. "Sizler olmadan bu mücadeleyi kazanamayız" diyerek çağrısını yineleyen Kozak, destek veren ve dua eden herkese teşekkür ederek açıklamasını tamamladı.