SPOR - 05 Mart 2026 Perşembe 11:03

Iğdır’da öğrenciler floor curling ile tanışıyor

A
A
A
Iğdır’da öğrenciler floor curling ile tanışıyor

Iğdır Gençlik Merkezi’nde açılan floor curling kursunda eğitim alan öğrenciler, hem sporu öğreniyor hem de düzenlenen yarışmalarla kendilerini geliştiriyor. Gençler, bu spor aracılığıyla Iğdır’ı Türkiye’de ve dünyada tanıtmayı hedefliyor.


Iğdır’da öğrencilerin farklı spor branşlarını tanıması ve gençlerin aktif yaşama teşvik edilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar devam ediyor. Bu kapsamda Iğdır Gençlik Merkezi’nde açılan floor curling kursu, gençlerin yoğun ilgisiyle sürdürülüyor. Kurs kapsamında öğrenciler, eğitmenler eşliğinde floor curling sporunun temel kurallarını öğrenirken aynı zamanda takım ruhu ve strateji geliştirme becerilerini de kazanıyor. Eğlenceli ve öğretici anların yaşandığı eğitimlerde gençler hem spor yapıyor hem de yeni bir branşı yakından tanıma fırsatı buluyor. Kurs sürecinde sporu öğrenen öğrenciler arasında zaman zaman yarışmalar da düzenleniyor. Yapılan bu yarışmalar sayesinde gençler hem öğrendiklerini uygulama imkanı buluyor hem de rekabet ortamında kendilerini geliştirme fırsatı elde ediyor.


Floor curling sporuna ilgi duyan öğrenciler ve sporseverler, bu branşın Iğdır’da daha da yaygınlaşmasını istediklerini belirterek, bu spor aracılığıyla Iğdır’ı Türkiye’de ve dünyada tanıtmayı hedeflediklerini ifade ettiler. Floor Curling oyununu Iğdır’a getirenlere teşekkür eden Sedanur Koç; "Floor curling oynamaya geldik, çok eğlendik. Takımları yeniyoruz. Gerçekten bayağı eğlenceli bir oyun. İyi ki ilimizde açılmış, iyi ki buraya getirmişler. Eskiden böyle bir spor yoktu. Şu anda yarı finaldeyiz, inşallah kazanacağız. Çok mutluyuz. Bu oyunu ilimize getirenlere de teşekkür ederiz. İyi ki varsınız. Ailem de arkamda, gerçekten kazanmamı istiyorlar. İnşallah biz de kazanacağız" dedi.


İller arası turnuvalara katılmak istediklerini belirten Yağmur Öğürce; "Bugün burada floor curling oynuyoruz. Heyecanlıydık, geldik ve takımları yendik. Şu anda yarı finaldeyiz. İnşallah kazanırız. Kazanıp okulumuza yeni bir kupa getirmek, kendi okulumu o kupayla temsil etmek istiyorum. Hedefim bu. Bugün yarı finali kazanacağız, sonra yarın kupa turnuvası var. Daha sonra diğer illerde de yarışıp kazanmak istiyoruz. Yarışmayanlara da öneririm; çok güzel bir spor. Herkes burada çok eğlendi. Yarı finale kalmak çok güzel bir duygu. Ben bu oyunu çok sevdiğim için tekrar oynamak ve kendimi bu sporda daha da geliştirmek istiyorum. Bu yüzden hedefim floor curlingde kendimi geliştirmek ve oyuna daha iyi adapte olmak. Daha önce bu oyunu hiç görmemiştim. Öğretmenlerimiz okulumuza bu sporu getirdi, onlara teşekkür ediyorum. İlk gördüğümüzde malzemeler biraz zor gelmişti ama oynadıkça eğlenceli olduğunu fark ettik. Buraya gelip kazanmak çok güzel bir duygu. Gelecekte de bu oyunu oynamaya devam etmek istiyorum. Zor görünüp de aslında kolay olan şeyler çok güzeldir. Burası başta çok zor görünüyordu ama geldik ve oynadıkça kolay olduğunu gördük. Takımları yendik. Şimdi yine yarı finali oynayacağız. İnşallah onu da kazanırız" diye konuştu.



Iğdır’da öğrenciler floor curling ile tanışıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Etin kalitesini bozup proteinini düşürmeyin Kurban Bayramı’nda kurbanlıkların kesiminin ardından hemen dolaplara alınan etlerin kalitesinin düştüğünü belirten uzmanlar, etlerin 5-6 saat bekletilmesinin son derece önemli olduğunu kaydetti. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi 2. Başkanı Önder Yıldız, kurban kesiminin ardından etin nasıl saklanması gerektiğine ilişkin bilgiler verdi. Vatandaşların kesim sonrası en büyük hatasının etleri hemen dolaplara kaldırmak olduğunu söyleyen Yıldız, "Kesimden sonrası bizim için son derece önemli. Kesimden sonra etlerin uygun ortamlarda 5-6 saat süreyle güneş almayan yerde küçük parçalara ayırılmış şekilde bekletilmesi gerekir. Bu, etin olgunlaşmasını sağlayacak, bakterilerin üremesini engelleyecek. Hem de insanlarımızın sağlıklı bir şekilde et tüketimini sağlayacaktır" dedi. Etlerin hemen dolaba atılmasının birçok kayıplara neden olduğuna değinen Yıldız, "Halkımızın yaptığı en büyük hata şu; kesimden sonra etlerin hemen buzdolabı ya da derin donduruculara konularak muhafaza edileceğini düşünüp uygulaması. Bu uygulama etin kalitesini bozuyor. Ölüm sertleşmesi ve orada oluşabilecek olumsuz bakterilerin yok edilmesi noktasında etlerin küçük parçalara ayrılarak güneş almayan yerlerde 5-6 saat muhafaza edilerek olgunlaşmasını sağlaması gerekir. Bu ortamların oluşturulmasının ardından paketlenerek ya buzdolabına ya da derin donduruculara konulabilir. Eğer ki böyle yapılmazsa buradaki risk başta etin kalitesini düşürür, bozulur. Olgunlaşma bakterileri orada görev yapmadığı için lezzetinde, kokusunda ve sertliğinde bazı sıkıntılar oluyor. Tüketiminde de hem damak tadı olarak hem kalite olarak hem de protein ile besleyici değerler yönünden kayıplara neden oluyor. Bunlara dikkat etmemiz son derece önemli" diye konuştu.
Eskişehir Eskişehir’de geleneksel el sanatları ev hanımlarının elinde hayat buluyor Eskişehir’de yaşayan 66 yaşındaki Elvida Ertaş, ev hanımıyken hobi olarak başladığı el işlerini 6 yıl önce ticarete dönüştürdü. Patikten şala, yazmadan eldivene kadar pek çok ürünü ilmek ilmek işleyen Ertaş, "Annemizden ne gördüysek onu yapıyoruz, şimdi el emeğimizle aile ekonomisine katkı sağlıyoruz" dedi. Eskişehir’de kadınların el emeği göz nuru ürünleri, hem gelenekleri yaşatıyor hem de ev bütçesine can suyu oluyor. Yaklaşık 6 yıldır profesyonel olarak örgü ve çeyiz işleriyle uğraşan 66 yaşındaki Elvida Ertaş, ilerleyen yaşına rağmen üretmeye devam ediyor. "Annemizden öğrendiğimizi işe çevirdik" Yıllarca ev hanımlığı yaptıktan sonra el işine yöneldiğini belirten Ertaş, "Bu işi annemden, evde kendi kendimize öğrendik. Ev hanımı olunca her şeyi yapmak zorundasınız. Biz de bu becerimizi hobiden işe çevirdik" diye konuştu. Çeyizlikten hediyelik eşyaya geniş ürün yelpazesi Ürettiği ürünlerin tamamen el emeği olduğunu vurgulayan Ertaş, ürün gamı hakkında şu bilgileri verdi: "Çeyiz işi, patik, eldiven, havlu, yazma ve şal gibi ürünler yapıyorum. Hepsi kendi el emeğim. Fiyatlarımız ise oldukça makul; patik ve yazmalar 100-150 liradan başlıyor, şal ve büyük işler 250-300 lira civarında seyrediyor. Müşterilerimizin bütçesini zorlamamak için fiyatları 400 liranın üzerine çıkarmıyoruz." Mevsime göre satış, düğüncüye özel ilgi Satışların mevsime göre değişiklik gösterdiğini ifade eden Elvida Ertaş, "Kışın daha çok patik ve şal gibi sıcak tutan ürünler, yazın ise tülbentler ve yazmalar rağbet görüyor. Müşterilerimiz genellikle düğün yapacak olanlar veya sevdiklerine el emeği hediye almak isteyenlerden oluşuyor" dedi.