GÜNDEM - 02 Mayıs 2026 Cumartesi 09:02

Lösemiyi yenen Zümra’nın balon uçurma hayali Vali Taşolar ile gerçek oldu

A
A
A
Lösemiyi yenen Zümra’nın balon uçurma hayali Vali Taşolar ile gerçek oldu

Iğdır’da ateş şikayetiyle başlayan zorlu süreçte lösemi teşhisi konulan ve uzun tedavinin ardından hastalığı yenen 7,5 yaşındaki Zümra Karakuş’un "balon uçurma" hayali, Vali M. Fırat Taşolar ve eşi Didem Taşolar’ın sürpriziyle gerçeğe dönüştü.


Iğdır’da yaşayan Zümra Karakuş’un hayatı, henüz 5 yaşındayken yükselen ateş şikayetiyle hastaneye götürülmesiyle değişti. İlk etapta ateş nedeniyle detaylı tetkik yapılmayan küçük Zümra’nın günlerce süren ateş, baş ağrısı, halsizlik ve solgunluk şikayetleri devam etti. Ailesinin ısrarı üzerine yapılan kan tahlillerinde değerlerin ciddi şekilde düşük olduğu tespit edildi. Durumun ağırlaşması üzerine Zümra, ambulansla Van’a sevk edildi. SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan kemik iliği incelemesi ve tedaviler sonucunda Zümra’ya halk arasında "kan kanseri" olarak bilinen lösemi teşhisi konuldu. Küçük Zümra, 10 ay hastanede, ardından 1,5 yıl boyunca ev ve hastane arasında süren zorlu bir tedavi süreci geçirdi. Şimdi 7,5 yaşında olan ve yaklaşık 1 ay önce yapılan kontrollerde kemik iliğinin temiz çıktığı belirlenen Zümra, hastalığı yenmenin mutluluğunu yaşıyor. Televizyonda lösemiyi yenen çocukların balon uçurduğunu gören Zümra, annesi Kader Karakuş’a "Keşke vali amca gelse birlikte balon uçursak" dedi. Ailenin bu isteği Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar’a iletildi. Küçük kızın hayaline kayıtsız kalmayan Vali Taşolar, eşi Didem Taşolar ile birlikte sürpriz hazırladı. Pasta yaptıran ve balonları temin eden Taşolar çifti, Zümra’nın yaşadığı binaya giderek aşağıdan seslendi. Dördüncü kattaki evinin penceresinden bakınca Vali Taşolar’ı karşısında gören Zümra, büyük bir heyecan ve sevinçle aşağı indi. Vali Taşolar’a sarılan Zümra’nın mutluluğu yüzüne yansıdı. Ardından Zümra, Vali Taşolar, eşi ve arkadaşlarıyla birlikte gökyüzüne balon bıraktı. Karakuş ailesinin evine de misafir olan Taşolar çifti, aileyle uzun süre sohbet etti. Hastalık sürecinin zorluğuna dikkat çeken Vali Taşolar, aileyi tebrik ederek Zümra ile yakından ilgilendi. Vali M. Fırat Taşolar, hastalık sürecinde yalnızca çocukların değil ailelerin de ciddi bir psikolojik yük altında kaldığını söyleyerek; "Annenin, babanın kendi gerginliği, psikolojik olarak yıpranmışlığı, birbirleriyle ve diğer çocuklarıyla olan ilişkileri… Aslına bakarsanız, bu durum yalnızca bedensel ya da fiziksel bir rahatsızlık değil. Ailenin kendi içinde ne kadar dayanabildiğiyle ilgili. Bu yüzden insanlar bu süreçte yıpranabiliyor. O yıpranmışlıkları yok saymamak lazım. İnsan bazen kırıyor, üzülüyor; bazen en küçük şeyden bile rahatsız olabiliyor. Gerçekten çok zor bir süreç. Ve siz bu süreci atlattınız sizi tebrik ediyorum" dedi. Aileye geçmiş olsun dileklerini ileten Taşolar, devlet olarak her zaman vatandaşların yanında olduklarını belirtti. Ziyaret, samimi sohbet ve iyi dileklerle sona erdi.


Küçük Zümra Karakuş’un annesi, yaşadıkları zorlu süreci anlattı. Günlerce süren ateş ve halsizlik sonucu hastaneye sürekli gidip geldikten sonra hastalığın teşhis edildiğini söyleyen anne Karakuş, "Bizim çocuğumuz sürekli ateşleniyordu. Grip gibiydi ama antibiyotik kullanıyorduk, hiçbir fayda etmiyordu. Baygın gibiydi, rengi solmuştu. Bir türlü kan almıyorlardı. ‘Ateşliyken kan almıyoruz’ diyorlardı. Iğdır’da kaç doktora götürdüm, acile de götürdüm ama acildeki doktor da kan almıyordu. ‘Kan alın, öyle kızıma ilaç yazın’ dedim, yine yapmadı. Sonra başka bir doktora gittim, o da özel bir doktordu."


Yaşadıkları sürecin son anlarında kızının durumunun ağırlaştığını belirten anne, sözlerine şöyle devam etti:


"O da ‘Ateşi yüksekken kan alırsak değerler kötü çıkar’ dedi. En sonunda çocuk kendinden geçecek duruma geldi. Rengi tamamen solmuştu. Gece yarısı tekrar acile götürdük. Bu sefer başka bir doktor denk geldi. Hemen kanlarını aldılar. Kırmızı kan değeri 17 olması gerekirken 3’e düşmüştü. Hemen gerekli yerlere haber verildi ve ambulansla Van’a sevk edildik."


Van’da başlayan tedavi sürecinin uzun ve zorlu geçtiğini ifade eden anne Karakuş, yaklaşık 10 ay hastanede kaldıklarını söyledi. Bu süreçte Van’da ev kiraladıklarını belirten anne, "Ateşi düşürüldü, hemen kan takviyesi yapıldı. Kemik iliği incelendi. Üç gün sonra hastalığın ne olduğu söylendi ve tedavi süreci başladı. İki ay önce kemik iliği nakli yapıldı ve temiz çıktı. Buna göre ilaçları kesildi. Ancak önümüzdeki iki yıl içinde yüzde 20 tekrar riski bulunuyor" dedi.


Benzer süreçleri yaşayan ailelere de tavsiyelerde bulunan anne Karakuş, çocuklara yaklaşımın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bu hastalığı yaşayan ailelere en büyük tavsiyem, çocuğa sürekli hasta gibi davranmamaları. ‘Hastadır, uyumasın’, ‘Ne isterse yapalım’, ‘Ne isterse alalım’ gibi bir yaklaşım doğru değil. Bu şekilde çocuklar eve döndüklerinde psikolojilerini toparlayamıyor, kendilerini sürekli hasta hissediyorlar."



Küçük Zümra: "balonları hastalığım gibi gökyüzüne uçurdum"


Iğdır’da lösemi tedavisini tamamlayan küçük Zümra Karakuş, yaşadığı süreci ve kendisi için yapılan sürprizi anlattı. Zümra’nın duygusal sözleri yürekleri ısıttı. Kendisi için hazırlanan sürprizden büyük mutluluk duyduğunu belirten Zümra Karakuş, şunları söyledi:


"Ben Zümra Karakuş. Lösemi hastalığı geçirmiş bir çocuğum. Bugün oturuyordum, camdan biri ‘Zümra, Zümra!’ diye seslendi. Bir baktım, Vali amca gelmiş. Sonra balonlar, pastalar getirdiler."


Balon uçurmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Zümra, sözlerine şöyle devam etti:


"Balonları ne yaptın diye sorarsanız… Uçurdum. Sürpriz yaptıkları için çok mutlu oldum. Balonları, hastalığım gibi gökyüzüne uçurdum."


Bu anın kendisi için bir hayalin gerçekleşmesi olduğunu belirten küçük Zümra, şunları kaydetti:


"Geçen yıl bir çocuğun iyileştiğini görmüştüm. En büyük hayali gökyüzüne balon uçurmaktı. Oradan etkilenmiştim. ‘Keşke ben de yapabilseydim’ demiştim. Öğretmenim de ‘Belki bir gün sana da böyle bir sürpriz yapılır’ demişti."


Zümra, kendisine yapılan ziyaretle hayalinin gerçekleştiğini belirterek, "Gerçekten de oldu. Vali amca geldi eve. Birlikte oturduk, balon uçurduk. Evde de bana yeni bir balon getirdiler. Vali amcaya ve eşine çok teşekkür ediyorum. Onları çok seviyorum" dedi.



Lösemiyi yenen Zümra’nın balon uçurma hayali Vali Taşolar ile gerçek oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da MESOB Genel Kurulu Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) 2026 yılı Olağan Genel Kurulu’nda mevcut başkan Şevket Keskin, tek listeyle girdiği seçimde yeniden başkanlığa seçildi. Sultan Sarayı Salonu’nda gerçekleştirilen genel kurulda delegelerin oylarıyla güven tazeleyen Keskin, genel kurul sonrası yaptığı konuşmada esnafın sorunlarını, deprem sonrası Malatya’daki çarşı sürecini, sanayi sitesi çalışmalarını ve kira fiyatlarını değerlendirdi. Esnaf teşkilatının hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmadığını belirten Keskin, esnaf ve sanatkar kesiminin toplumun temel taşı olduğunu ifade ederek, "Esnafı ayağa kaldırmadan memleketi ayağa kaldırmanız mümkün değil" dedi. 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın ağır bir süreçten geçtiğini belirten Keskin, esnafın sorunlarını hem yerelde hem de Ankara’da dile getirdiklerini söyledi. Eleştirilere de değinen Keskin, yapılan çalışmaların görmezden gelinmemesi gerektiğini ifade etti. Yeni yapılan çarşıya esnafın taşınmasının önemine dikkat çeken Keskin, iş yeri kira ve satış fiyatlarının yüksekliğine tepki göstererek, "Esnaf olmadan çarşı olmaz. Fahiş fiyatlar nedeniyle esnaf konteynerden çıkamaz" diye konuştu. Fiyatların kamu kurumları ve meslek odalarıyla birlikte makul seviyelere çekilmesi gerektiğini kaydetti. Sanayi sitesi sürecine de değinen Keskin, planlamaların esnaf temsilcilerine danışılmadan yapıldığını ileri sürerek mevcut iş yeri sayısının ihtiyacı karşılamadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a esnafın durumunu defalarca ilettiğini ifade eden Keskin, "Ticaret ayağa kalkmadan Malatya ayağa kalkmaz" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 30 yıldır Malatya’ya hizmet ettiğini belirten Keskin, birlik ve beraberlik mesajı vererek esnaf ve şehir için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Kurullar belirlendi Genel kurulda ayrıca yönetim, denetim ve disiplin kurulları da belirlendi. Şevket Keskin başkanlığındaki yönetim kurulunda Orhan Özbek, Bülent Karakoç, İlker Özan, Ramazan Toptaş, Nejdet Özyalın ve İzzet Demirci yer aldı. Denetim ve disiplin kurullarının asil ve yedek üyeleri de delegelerin oylarıyla kabul edildi.
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yıllıklandırılmış ihracatımız 275,8 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Yıllıklandırılmış ihracatımız 275,8 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği bir dönemde sürdürülebilir büyüme altyapısını sağlamlaştırmaya devam ediyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından dış ticaret verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, ihracatın küresel ekonomide artan belirsizlikler ve jeopolitik gerilimlere rağmen nisan ayında güçlü bir performans sergilediğini dile getirdi. "Yıllıklandırılmış ihracatımız 275,8 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştı" Nisan ayında ihracatın yıllık yüzde bazda 22,3 artışla 25,4 milyar dolar olarak gerçekleştiğini hatırlatan Yılmaz, "Yıllıklandırılmış ihracatımız 275,8 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği, küresel talep görünümünün zayıfladığı ve jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde; yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı yaklaşımımızla makroekonomik istikrarımızı güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme altyapısını sağlamlaştırmaya devam ediyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda üretimde dönüşümü hızlandıran, verimliliği ve rekabet gücünü artıran, yatırım ortamını iyileştiren ve ülkemize döviz kazandıran sektörleri destekleyen politikalarımızı güçlü bir koordinasyon içerisinde kararlılıkla uyguluyoruz. Böylece sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeyi destekleyerek vatandaşlarımızın refahını kalıcı olarak artırmayı hedefliyoruz" açıklamasında bulundu.
Trabzon Kanuni Sultan Süleyman doğumunun 531. yıldönümünde Trabzon’da anılıyor Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman, doğumunun 531. yıl dönümünde Trabzon’da düzenlenen etkinliklerle anılıyor. Türk-Macar Dostluk Parkı’ndaki Kanuni Anıtı’na çelenk sunulmasının ardından Kanuni Evi’nde düzenlenen programa Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis de katıldı. Anma etkinliklerinde konuşan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Bu şehir kadim bir şehirdir, tarihi bir şehirdir, fetih şehridir. Ecdadımız Fatih Sultan Mehmet’in fetih yolculuğuna şahit olmuş, Yavuz Sultan Selim’in şehzadelik ve valilik yaptığı, Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın doğup büyüdüğü şehirdir. Aynı zamanda Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de üç kez ziyaret ettiği özel bir şehirdir. Böylesine kıymetli bir şehrin belediye başkanı olmaktan büyük bir onur ve gurur duyuyorum" dedi. "İki ülke arasında barışın sembolü" Kanuni Sultan Süleyman’ın Trabzon’da doğduğunu ve 17 yaşına kadar burada yaşadığını vurgulayan Başkan Genç, şöyle devam etti: "Şehrimizde onun ismini taşıyan birçok kurum, okul, yol, köprü ve tesis bulunmaktadır. Ayrıca Kanuni Parkı’nda Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman’ın heykelleri yer almaktadır. Ancak Fatih Sultan Mehmet’in de burada temsil edilmesi gerektiğini düşünüyoruz ve bu konuda ilgili kurumlarımıza görüşlerimizi iletiyoruz. Dikkat çekici bir hususu da paylaşmak isterim: Kanuni Sultan Süleyman’ın kılıcında hamsi figürü yer almaktadır. Bu da Trabzon’a özgü bir simgedir. Bu yönüyle Kanuni, gücünü ve karakterini bu topraklardan almış bir cihan padişahıdır. Kanuni sadece Türkiye’de değil, Avrupa’dan Amerika’ya kadar birçok ülkede hukukçu kimliğiyle, ’kanun yapan hükümdar’ olarak anılmaktadır. Biz de bu yönüyle onun meslektaşları sayılırız. Böylesine büyük bir mirasa sahip olmak hepimiz için büyük bir gururdur. Bu mirası yaşatma noktasında Kanuni Vakfı’nın ortaya koyduğu gayret ve sorumluluğu da ayrıca takdir ediyorum. Bu tür çalışmalar idareciler olarak bizim için bir lütuf değil, bir görevdir. İnşallah dostluk ve kardeşlik ilişkileri daha da güçlenecek, Kanuni Sultan Süleyman’ın mirası iki ülke arasında barışın ve dostluğun sembolü olmaya devam edecektir" diye konuştu "İKİ ülke arasındaki ilişkiler gelişiyor" Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis ise "Bugün bizim için gerçekten muhteşem bir gün. Bunu birçok nedenle söylüyorum. Bunlardan ilki, az önce Ganita sahilinde gerçekleştirdiğimiz çelenk sunma törenidir. Orada, Kanuni Sultan Süleyman’ın heykelinin hemen yanında anıt yaptık. Bu anıtta Zigetvar’daki Dostluk Parkı’nı görebilirsiniz. Orada Kanuni Sultan Süleyman ile Macar milli kahramanı Zrinyi yan yana duruyor. Hayatta birbirlerini hiç görmeyen bu iki tarihi figür, artık orada barışın sembolü olarak yan yana bulunmaktadır. Ayrıca, yine çok anlamlı bir gelişme olarak bugün Kanuni Evi’nde Macar milli kahramanı Zrinyi’nin büstünün açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu da bizim için son derece özel bir andır. Macar tarihinin ve kültürünün Trabzon’da yaşatılması, bu bağın güçlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Kanuni Evi’nde Hırvat asıllı Macar Komutan Miklos Zrinyi’nin büstünün açılışı gerçekleştirildi. Programın sonunda katılımcılara geleneksel Kanuni pilavı ikram edildi.