GENEL - 06 Kasım 2012 Salı 16:15

ZİRAİ İLAÇ VE GÜBRE KULLANIMI EОİRDİR GÖLÜ`NÜ KANSER ETTİ

A
A
A
ZİRAİ İLAÇ VE GÜBRE KULLANIMI EОİRDİR GÖLÜ`NÜ KANSER ETTİ

Isparta İl Genel Meclisi`nin bilim adamlarının görüşleri doğrultusunda hazırladığı raporda, zirai ilaç ve gübre kullanımı nedeniyle toksin madde biriken Eğirdir Gölü`nün kanser riski taşıyarak insan sağlığını tehdit ettiği bildirildi.
Isparta İl Genel Meclisi`nin kanser raporuyla ilgili görüşlerini açıklayan Vali Memduh Oğuz, Isparta`nın sağlık hizmetlerinde Avrupa ülkelerine göre çok ileri durumda olduğunu kaydetti. Çevre şartları itibariyle de çok iyi konumda olduklarını belirten Vali Oğuz, daha iyisini istediklerini söyleyerek, "Suda risk oranı milyonda bir olsa bile onun da olmasını istemiyoruz. Eğirdir Gölü kirlenmesin, bunu hep birlikte söyleyeceğiz. Gölün kirlenmemesi konusunda tabii ki hassas olacağız. Hiç kimsenin kanser olmasını istemeyiz. Isparta`nın meclisi, iddialı olan bu kentte muhtemel riskleri bertaraf etmemiz gerektiğini söylüyor. Bu konuda mutabıkız`` dedi.
Gazetecilerin göl etrafındaki tarımda kullanılan zira ilaç ve gübrelerin gölde kanserojen madde biriktirmesi tehdidine karşı alternatif tarım ürünleri konusunda bir çalışma olup olmadığı yönündeki sorusuna Vali Oğuz, ``Eğridir Gölü`nün özel hüküm belirleme çalışmalarında iyi tarım uygulamaları, ilaçlama konuları mevzuata bağlanmış durumda. Bugün dünden daha fazla hassasız. Ama abartı meydana getirerek oradaki halka hayatı zindan etmemek gerekir. Biz yaşamı kullanma ve koruma dengesini gözetmekten yanayız. Gölü insanımız hem koruyacak hem kullanacak. Halkımız da bu konuda çok hassas. Dünden kötü hiçbir şeyimiz yok. İyi tarım konusunda her geçen gün daha iyi tedbirler alınıyor. Halk endişeye kapılmasın`` diye konuştu.
Raporu kamuoyuna duyuran AK Partili İl Genel Meclisi Üyesi ve aynı zamanda Isparta Turizm Derneği Başkanı Fevzi Özdemir ise, Eğirdir Gölü`nün Isparta ve etrafındaki 81 yerleşim biriminin can damarı olduğunu söyledi. Meclis olarak uzmanların yol göstericiliğinde sunulan raporda Isparta için hoş olmayan konular ortaya çıktığını kaydeden Özdemir, ``Baş belası kanser hastalığının hava ve sudan geçtiğini biliyoruz. Uzmanların meclisimizde yaptığı sunumlarda bizleri hayrete düşüren açıklamalar olmuştur. Eğridir Gölü aynı zamanda içme suyu kaynağı. 1955`li yıllardan bu yana yapılan çalışmalarda arsenik ve toksin miktarının arttığını duymak bizleri endişelendiriyor. Bunların önlemlerini almadan bu şekilde ilaçlama yapmaya devam edersek bırakın içme suyu kaynağını, tarımla bile iştigal edemez hale geleceğiz`` dedi.
Tüm dünyada tatlı su kaynaklarını tehdit eden unsurların yosunlanma, asitlenme, toksin madde, kuruma gibi nedenler olduğuna dikkat çeken Özdemir, ``Bizler iyi tarım yapma bölgelerinde tarımla iştigal eden vatandaşa yardımcı olmalıyız. Gölün mutlak koruma alanında tarımın önüne geçerek, ama tarımla iştigal eden vatandaşa yardımcı olarak gölümüzü kurtarmak zorundayız. Göldeki ağır metal ve arsenik birikimi, kullanılan ilaç ve gübreden kaynaklanmakta. Ülkemizde türlerine az rastlanan kanser vaklarının bu bölgede çok olması bizleri endişelendirmektedir. Eğer gölümüzün etrafında tarımla uğraşanların ilaçlama yöntemlerine iyi yön veremezsek kanser vakalarının daha çok artacağını düşünüyoruz`` şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Çankırı’nın tescilli lezzeti: "Ehlibilir kurabiyesi" Çankırı’nın coğrafi işaretli "Ehlibilir kurabiyesi", hafif ve kıtırlığıyla kenti ziyaret eden vatandaşların vazgeçilmezi arasında yer alıyor. Binlerce yıllık bir kültür birikimi bulunan Çankırı, yöresel yemekleriyle de dikkat çekiyor. Çankırı’nın çok sayıdaki coğrafi işaretli yemekleri arasında yer alan "Ehlibilir kurabiyesi", lezzetiyle hayran bırakıyor. Lezzeti yüzyıldan fazla süredir evlerde yapılan "Ehlibilir kurabiyesi", restoranlarda da yapılıyor. 2022 yılında coğrafi işaret belgesi alarak lezzetini Türkiye ve tüm dünyada tescilleyen "Ehlibilir kurabiyesi", Çankırı’ya gelen turistlerin en çok tercih ettiği yemekler arasında yer alıyor. Un ile fırında hazırlanan kurabiye, şehrin vazgeçilmez lezzeti olarak yer alıyor. Türkiye’nin dört bir yanından Çankırı’ya gelen turistlerden de yoğun ilgi görüyor. "Çocuğundan yaşlısına herkesin rahatlıkla ve severek tüketebildiği bir üründür" Çocuğundan yaşlısına herkesin rahatlıkla tüketebildiği bir kurabiye olduğunu söyleyen Aşçı Hatice Altın, "Çankırı’da genelde ’ehlibilir’ diye tabir edilen kurabiye yapılır. Ehlibilir kurabiyesi, Çankırı’nın coğrafi işaret almış özel lezzetlerinden biridir. Aslında un kurabiyesi olarak bilinir ve temel olarak undan yapıldığı için mideyi rahatsız etmeden rahatlıkla tüketilebilir. Hafif yapısıyla her yaştan insanın severek yediği bir tatlıdır. Bayramlarda ve özel günlerde sıklıkla yapılan bu tescilli kurabiye, şehrimizin önemli geleneksel lezzetleri arasında yer alır. Çankırı’ya gelen yerli ve yabancı turistlerden de yoğun ilgi görmektedir. Bir dönem unutulmaya yüz tutmuş olan bu lezzet, coğrafi işaret almasıyla birlikte yeniden değer kazanmış ve yaşatılmaya devam edilmektedir. Türkiye’nin dört bir yanından insanlar Ehlibilir kurabiyesini almak ve tatmak için Çankırı’ya gelmektedir. Ağızda kıtır kıtır bir lezzet bırakan bu kurabiye, çocuğundan yaşlısına herkesin rahatlıkla ve severek tüketebildiği bir üründür" dedi.
Çankırı Çankırı’nın tescilli lezzeti: "Ehlibilir kurabiyesi" Çankırı’nın coğrafi işaretli "ehlibilir kurabiyesi", hafif ve kıtırlığıyla kenti ziyaret eden vatandaşların vazgeçilmezi arasında yer alıyor. Binlerce yıllık bir kültür birikimi bulunan Çankırı, yöresel yemekleriyle de dikkat çekiyor. Çankırı’nın çok sayıdaki coğrafi işaretli yemekleri arasında yer alan "ehlibilir kurabiyesi", lezzetiyle hayran bırakıyor. Lezzeti yüz yıldan fazla süredir evlerde yapılan "ehlibilir kurabiyesi", restoranlarda da yapılıyor. 2022 yılında coğrafi işaret belgesi alarak lezzetini Türkiye ve tüm dünyada tescilleyen "ehlibilir kurabiyesi", Çankırı’ya gelen turistlerin en çok tercih ettiği yemekler arasında yer alıyor. Un ile fırında hazırlanan "ehlibilir kurabiyesi", şehrin vazgeçilmez lezzeti olarak yer alıyor. Türkiye’nin dört bir yanından Çankırı’ya gelen turistlerden de yoğun ilgi görüyor. "Çocuğundan yaşlısına herkesin rahatlıkla ve severek tüketebildiği bir üründür" Çocuğundan yaşlısına herkesin rahatlıkla tüketebildiği bir kurabiye olduğunu söyleyen Aşçı Hatice Altın, "Çankırı’da genelde ‘ehlibilir’ diye tabir edilen kurabiye yapılır. Ehlibilir kurabiyesi, Çankırı’nın coğrafi işaret almış özel lezzetlerinden biridir. Aslında un kurabiyesi olarak bilinir ve temel olarak undan yapıldığı için mideyi rahatsız etmeden rahatlıkla tüketilebilir. Hafif yapısıyla her yaştan insanın severek yediği bir tatlıdır. Bayramlarda ve özel günlerde sıklıkla yapılan bu tescilli kurabiye, şehrimizin önemli geleneksel lezzetleri arasında yer alır. Çankırı’ya gelen yerli ve yabancı turistlerden de yoğun ilgi görmektedir. Bir dönem unutulmaya yüz tutmuş olan bu lezzet, coğrafi işaret almasıyla birlikte yeniden değer kazanmış ve yaşatılmaya devam edilmektedir. Türkiye’nin dört bir yanından insanlar ehlibilir kurabiyesini almak ve tatmak için Çankırı’ya gelmektedir. Ağızda kıtır kıtır bir lezzet bırakan bu kurabiye, çocuğundan yaşlısına herkesin rahatlıkla ve severek tüketebildiği bir üründür" dedi.
Malatya Malatya’da üniversite yöneticilerine eğitim programı Malatya’da üniversite yöneticilerine yönelik eğitim programı düzenlendi. Programda liderlikten kriz yönetimine birçok başlık ele alındı. Malatya’da kamu hizmetlerinin etkinliğinin artırılması ve yönetsel kapasitenin güçlendirilmesi amacıyla üniversite yöneticilerine yönelik eğitim programı gerçekleştirildi. İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen programa, Seddar Yavuz, Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.Üniversitelerde görev yapan üst ve orta kademe yöneticilere yönelik planlanan program kapsamında; liderlik, kriz yönetimi, stratejik planlama, iletişim becerileri, kamu yönetiminde etik ilkeler ve değişim yönetimi gibi konularda eğitimler verildi.Programda konuşan Vali Yavuz, kamu yönetiminin temelinde devlet ile vatandaş arasındaki karşılıklı sorumlulukların yer aldığını belirterek, yöneticiliğin liderlik ve sorumluluk gerektirdiğini kaydetti.Kriz dönemlerindeki başarının olağan zamanlarda da sürdürülmesi gerektiğine dikkat çeken Yavuz, yöneticilerin risk alabilen doğru karar veren ve toplumu ortak hedefler etrafında birleştiren kişiler olması gerektiğini ifade etti. Kamu yönetiminde güven samimiyet ve iletişimin önemine değinen Yavuz, Türkiye’nin daha şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışına geçtiğini söyledi. Program, yapılan sunumların ardından sona erdi.