EĞİTİM - 15 Şubat 2021 Pazartesi 23:44

Isparta’da okullara kar tatili

A
A
A
Isparta’da okullara kar tatili

Isparta’da yoğun kar yağışı nedeniyle il genelindeki tüm okullar 16 Şubat Salı günü tatil edildi.

Isparta’da yoğun kar yağışı nedeniyle il genelindeki tüm okullar 16 Şubat Salı günü tatil edildi.


Isparta Valiliği’nden yapılan açıklamada, “Yoğun kar yağışı nedeniyle ilimiz genelindeki (il merkezi ve ilçeler) tüm okullarda eğitime 16 Şubat 2021 Salı günü bir gün ara verilmiş olup, eğitim uzaktan devam edecektir. Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarında engelli, hamile ve kronik rahatsızlığı olan personelimiz 16 Şubat 2021 Salı günü bir gün süre ile idari izinli sayılacaktır” denildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar: Tesislerimizle hemşehrilerimizin hayatına ve Kocasinan’a değer katıyoruz" Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar; insanı merkeze alan ve hizmet odaklı belediyecilik anlayışıyla ilçeye kazandırılan sosyal yaşam alanlarının şehrin çehresini değiştirmeye devam ettiğini söyledi. Kayseri’nin geleceğine yönelik hayata geçirilen projeler kapsamında ilçenin sosyal tesislerle donatıldığını belirten Başkan Çolakbayrakdar, bu doğrultuda bugüne kadar toplam 46 modern sosyal tesisin vatandaşların hizmetine sunulduğunu ifade etti. Kocasinan’ı her geçen gün daha modern ve konforlu bir ilçe hâline getirdiklerine dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, vatandaşların hayatına renk katmak amacıyla modern sosyal tesisler yaptıklarını vurgulayarak; "Kayserililerimize daha iyi imkânlarda hizmet verebilmek için durmadan çalışıyoruz. Yaptığımız modern sosyal tesisler, mahallelerin sosyal, kültürel ve sanatsal hayatına büyük bir canlılık katıyor. Mahallelerimizi cazibe merkezi hâline getiren tesislerimizin sayısını her geçen gün artırıyoruz. Vatandaşlarımızın tesislerimize olan yoğun ilgisi ve memnuniyeti, bizi yenilerini kazandırma konusunda teşvik ediyor. Bu çerçevede toplam 46 sosyal tesisi ilçemize kazandırdık. Özellikle iki yıl önce kazandırdığımız Erkilet Ertuğrulgazi Mahallesi’ndeki Kocasinan Akademi Sosyal Tesisi, Kayseri’nin en büyük ve her alanda hizmet veren tesisidir. Tesisimizde tam olimpik kadın ve erkek olmak üzere iki yüzme havuzu; fitness, pilates, aerobik gibi sporların yapıldığı bir spor merkezi ve çocuklar ile gençlerin farklı aktiviteler yaptığı alanlar bulunuyor. Ayrıca hizmete sunduğumuz Kuşçu Su Sporları Merkezi ile Kayseri’mizde su sporlarının yapılabildiği, nitelikli ve her türlü donanıma sahip tesisi kazandırdık. Geçen yıl ise Erkilet Hacı Mustafa Tarman Kültür Merkezi ile Uğurevler Aile Sağlığı Merkezi’ni hemşehrilerimizin hizmetine sunduk. Hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. "Gençlerimiz bizim göz bebeğimizdir. Gençlerimiz için ne yapsak azdır." diyen Başkan Çolakbayrakdar, ihtiyaç olan bölgelere Sinan Kütüphanesi kazandırdıklarının altını çizerek; "Fevziçakmak Mahallesi’nde açtığımız Sinan Kütüphanesi ile gençlerimizin ders çalışabilecekleri ve verimli vakit geçirebilecekleri bir tesis daha kazandırdık. Osmangazi Mahallemizdeki kültür merkezimiz de kütüphane olarak hizmet vermeye başladı. Ayrıca burada bebek ve çocuk kütüphanesi bölümleri ile farklı bir merkez oldu. Tesisle birlikte bir de Kafe Sinan’ı bölgeye kazandırmış olduk. Yenişehir Kütüphane’mizde ayrı bir bölgeye değer kattı. Yaptığımız hizmetlerle her bir mahallemize renk ve heyecan katıyoruz. Bütün gayretimiz, hemşehrilerimizin mutlu ve huzurlu vakit geçirebilecekleri mekânları inşa etmek ve hayata geçirmektir" diye konuştu. Başkan Çolakbayrakdar, Kocasinan’ı hak ettiği şekilde daha ileriye taşımak için yoğun gayret gösterdiklerini vurgulayarak, ’Kocasinan’da yaşamak ayrıcalıktır’ dedirtene kadar projeleri ve yatırımları artırarak devam edeceklerini sözlerine ekledi.
İstanbul SOLOTÜRK pilotları İstanbul’da vatandaşlarla bir araya geldi SOLOTÜRK Gösteri Ekibi, İstanbul’da vatandaşlarla bir araya geldi. SOLOTÜRK Kol Komutanı Hava Pilot Yarbay Murat Bakıcı ve Hava Pilot Binbaşı Erhan Aydemir söyleşi ve imza töreni yaptı. Vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Ayrıca, müzede ilk defa Cumhuriyet kuruluş döneminde İANE adı verilen yardımlarla alınan Türk Tayyare Cemiyeti uçaklarının hikayesi anlatıldı. Milli Savunma Bakanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde bulunan SOLOTÜRK Gösteri Ekibi, İstanbul Hava Müzesi Müdürlüğünde söyleşi ve imza töreni gerçekleştirdi. Aynı zamanda savaş pilotu da olan SOLOTÜRK Kol Komutanı Hava Pilot Yarbay Murat Bakıcı, ve Hava Pilot Binbaşı Erhan Aydemir ilk olarak vatandaşlarla söyleşi gerçekleştirdi. SOLOTÜRK pilotları söyleşinin ardından vatandaşlarla imza töreninde buluştu. Pilotlardan imza almak için vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. SOLOTÜRK ekibine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi ve imza töreni geç saatlere kadar devam etti. Hava kuvvetleri komutanın Cumhuriyetin kuruluş döneminde halkın havacılığa desteğinin ve İANE sandığı ile alınan uçak bilgilerinin askeri müzelerde sergilenmesi talimatıyla hazırlanan "İANE Bir Milletin Kanatlandığı Günler" sergisi ziyaretçilere açıldı. Sergide, iane sandığı ve Türk Tayyare Cemiyetine uçak almak için alınan biletler, bağış makbuzları, yine gelir elde etmek için satılan rozetler anahtarlıklar ve isim verme törenlerine ait resimler sergilendi. "Sergi Türk tayyare Cemiyetine yapılan yardımlarla satın alınan uçakların hikayesi" İANE Sergi hakkında bilgi veren sergi Küratörü Fatih Mehmet Bölükler, "Bugün SOLOTÜRK’ün çok güzel bir etkinliğini ziyaret etmek için buradayız. Bununla birlikte ayrı bir gurur verici İANE adlı sergimiz var. Sergi Türk Tayyare Cemiyetine yapılan yardımlarla satın alınan uçakların hikayesini anlatmakta. Müze envanterine kayıtlı bir İANE sandığıyla aslında bu sergi fikri ortaya çıktı, Sergi 1925 yılında kurulan Türk Tayyare Cemiyetinin o günkü kısıtlı imkanlarla halkın yardımına başvurarak, satın aldığı 300’e yakın uçağın hikayesini anlatmakta. O dönem, okullara, kamu kuruluşlarına yerleştirilen yardım sandıklarında toplanan paralarla 300’e yakın uçak satın alınıyor. Uçaklara satın alan kurum, kuruluş veya şehrin adı veriliyor, bu uçaklar halkla buluşturuluyor. Mesela bu sergide gördüğümüz İANE sandığı 1925-1928 yılları arasında yardım toplayan Lapseki şubesine bağlı bir sandık. Uçaklar o dönem halka götürülüyor ve aynı zamanda halkın uçuşu deneyimlemesi de sağlanıyor. Ziyaretçilerimiz bu serginin fotoğraflarında o dönemi görecekler. O dönem halkın uçaklara binmesine müsaade edilerek, uçuş denemesi yapılıyor bu o yılları düşündüğümüzde çok önemli konular. "Bir milletin birlik, bütünlük ve beraberliğini biz bu sergide ziyaretçilere anlatmak istedik" Serginin Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü simgelediğine vurgu yapan Bölükler, "Sergide altı çizilmesi gerekilen konu ise, bir millet isterse neleri başarabilir? İsterse kendi uçak kanatlarını da yapabilir, bu konuya değinmeye özellikle gayret ettik. O dönem satın alınan sadece bir motor veya kanat değil, bir milletin birlik, bütünlük ve beraberliğini biz bu sergide ziyaretçilere anlatmak istedik. En önemlisi Atatürk’ün 1925 yılında ‘İstikbal göklerdedir’ şiarıyla kurduğu Türk tayyare cemiyeti gelişerek, büyüyerek günümüze ne kadar büyük bir kurum olarak geldiğinin hikayesi aslında, milli mücadele yıllarında bu millet çok yorgun düşmüş, ama buna rağmen bu yardımları toplayarak 300’e yakın uçak satın alarak tekrar küllerinden doğmuş ve yer meydanlarında savaşlarda at koşturan Türk milleti, kendine gök meydanlarında bir yer edinebilmek için azami gayret göstermiş ve bunu başarmış. O nedenle 1925 yılı Türkiye genelinde havacılık seferberliğinin başladığı yıl diyebiliriz" dedi. "Böyle etkinlikler daha da çok olursa bizim için güzel olur" SOLOTÜRK’ün ilk kez bir etkinliğine katıldığını ifade eden bir vatandaş, "Burada uçakları gezerken baya heyecanlandım ve gurur duydum. Herkesin böyle bir etkinlikte yer almalarını tavsiye ederim. Çok güzel bir duygu daha da iyilerini hak ediyoruz. Böyle etkinlikler daha da çok olursa bizim için güzel olur diye düşünüyorum. Bu gurur hepimizin" diye konuştu. İmza için sırada bekleyen Ahmet Mete Eliaçık, "Heyecanla karışık adrenalin dolu çok garip duygular hissediyorum" dedi.
Kastamonu Genç sanatçı alçıyla duvarları resim tablosuna dönüştürüyor Kastamonu’da uzun yıllardır resimle ilgilenen 22 yaşındaki genç sanatçı, rölyef çalışmasıyla duvarları tabloya dönüştürüyor. Bir çalışma için günlerini harcayan sanatçı, yaptığı eserlerin yapay zeka ürünü sanıldığını ifade etti. Kastamonu’da yaşayan 22 yaşındaki Alperen Karaahmetoğlu, küçük yaşlardan itibaren resime duyduğu ilgiyi duvarlara yansıtıyor. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde son sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam eden Alperen Karaahmetoğlu, kabartma ve oyma teknikleriyle duvarlara rölyef çalışmaları yapıyor. İlk olarak çalıştığı bir kafenin duvarını rölyef sanatıyla buluşturan Karaahmetoğlu, gelen olumlu dönüşlerin ardından sanatını profesyonel hale getirmeye karar verdi. Daha sonra iş yerlerine, evlere, binalara alçı kullanarak kabartma ve oyma tekniğiyle rölyef çalışması yapmaya başlayan Karaahmetoğlu, günlerce uğraşarak yaptığı çizimleri tuval yerine duvara çiziyor. Karaahmetoğlu, günlerce uğraşarak yaptığı çalışmaları gören birçok kişinin yapay zeka ya da kalıp kullanılarak yapıldığını düşündüğünü ifade etti. "Ekmek hamuru, sakızlara şekil verme çabasındaydım" Kardeşlerinin de kendisi gibi resimle ilgilendiğini söyleyen Alperen Karaahmetoğlu, "Küçükken elime geçen ekmek hamuru, sakızlara şekil verme çabasındaydım. Resime de ilgim hep devam etti. Liseyi de Güzel Sanatlar Lisesi’nde bitirdim, üniversite eğitimimi de Güzel Sanatlar Fakültesinde sürdürüyorum. Duvar resmi sektörüne yaklaşık 5 sene önce girdim. Çalıştığım kafenin duvarına resim yapmıştım. O zaman ki şartlarında çok bilinen bir teknik olmadığı için fazla talep görmedi. Daha sonra farklı alanlarda çalışma sürecim oldu, kafelerde ve farklı sektörlerde çalıştım. Ama sanatım için vakit yeterli olmadı" dedi. "Benim yaptığım işe de ’yapay zeka’ diyorlar" Yaptığı sanata vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini söyleyen Karaahmetoğlu, "Günümüzde yoğun talep görüyor, insanlar ilgi gösteriyorlar. El yapımı sanat malzemelerine hasret kaldık. Günümüzün belası yapay zeka, benim yaptığım işe de ’yapay zeka’, ’kalıptan çıkartmış, oraya yapıştırmış’ dediler. Yapay zekaya yetişebildiysek ne mutlu bana" diye konuştu. "Bu işin en uzun süren safhası tasarım" Yaptığı eserlerin yapılma sürecini anlatan Karaahmetoğlu, "Bu teknik, Rönesans’tan, Orta Çağ’dan nasıl devam ediyorsa biz de ham maddeleri biraz değiştirerek aynı şekilde devam ediyoruz. O zaman mermer tozu kullanılıyorsa şu an alçı kullanılıyor, o zaman yumurta akı kullanılıyorsa şu an tutkallar ve akrilikler kullanılarak aynı emekle işliyoruz. Bu çalışmanın yapımında tasarımını da kendim yapıyorum. Bu işin en uzun süren safhası tasarım. Bu işi bir kez yaptıktan sonra bina yıkılana kadar göz önünde olacak. Toplum olarak el emeğine gereken değeri veren bir millet olduğumuzu düşünüyorum. Bir defa yapıldıktan sonra o eser orada hep kalacak. Tasarımdan sonra işçiliği başlıyor. Her çalışmada teknik değişiyor. Yüzeyler birbirini tutmuyor. Kastamonu’da yılın büyük kısmında havanın soğuk olmasından dolayı alçının kuruması zaman alıyor. Alçı kurumadığı için zaman istiyor" şeklinde konuştu. Türkiye’yi sanat dünyasında iyi bir yere taşımayı hedeflediğini dile getiren Karaahmetoğlu, "Oturduğum bir kafelerde, gittiğim bir yerde yaptığım tablonun olması, rölyefin olması beni çok mutlu ediyor. Yaptığım işten dolayı çok mutluyum. İnsanların olumlu dönüşleri beni çok mutlu ediyor. İnsanlar görmese sadece ben bile görsem seviniyorum. Çünkü bir duvara ruh katıyorsunuz. Tamamen zihninizden tasarladığınız işleri ortaya koymak mutlu ediyor. Bu işi mesleğim haline getirmek istiyorum. Amacım sanat adına ülkemizde ve ülkemiz dışında bir şeyler yapmak" ifadelerini kullandı.
Rize "Açılışa kuruyacak çiçeklerle değil çocukları sevindirecek oyuncaklarla gelin" çağrısı Rize’nin Ardeşen ilçesinde işletme sahibi Songül Önder, açılışa çiçek yerine oyuncak getirilmesini isteyerek 2 günde solacak çiçekler yerine sevgi evindeki çocuklar için birbirinden güzel oyuncaklar topladı. Rize’nin Ardeşen ilçesinde yeni açılışı yapılan bir mağaza için işletme sahibi Songül Önder farklı bir uygulamaya imza attı. Açılışın öncesinde sosyal medya hesabından bir video yayınlayan Önder "Çok fazla çiçek şimdiden gelmeye başladı. Bu çiçekler kuruyacak ve artık koyacak yer yok. Bu nedenle biraz faydalı bir şey olsun diye açılışa gelirken çiçeklerle değil oyuncaklarla gelin. Sonrasında bu oyuncakları sevgi evindeki çocuklara hediye etmek işitiyorum" diyerek işletmesinin açılışı için çiçek değil oyuncak istedi. Bu çağrısı karşılık buldu ve açılış günü vatandaşlar işletmeye birbirinden güzel oyuncaklarla geldi. Tereddütle yaptığı çağrının sonucunda insanların geri dönüşlerinin kendilerini çok mutlu ettiğini kaydeden Songül Önder "Aslında ilk başta tereddütle başlamıştım ama çok güzel tepkiler aldım. Çok güzel oyuncaklar geldi. Başka insanlar için nasıl katkıda bulunabilirim diye düşündüğümde sevgi evinde kalan çocuklarımız için böyle bir kampanya aklıma gelmişti. Zaten muhteşem de geri dönüşler aldık. İnşallah bundan sonra yapılacak açılışlarda bu uygulama açılışı yapacak kişilere örnek olur" ifadelerini kullandı.