GENEL - 18 Temmuz 2014 Cuma 14:22

Barla'ya Bediüzzaman Müzesi

A
A
A
Barla'ya Bediüzzaman Müzesi

Said Nursi'nin Risale-i Nur'un önemli bir bölümünü yazdığı Isparta'nın Eğirdir ilçesi Barla köyünde Bediüzzaman Said Nursi Müzesi yapılacak.
Müze projesine yönelik Isparta Öğretmenevi'nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya, Kültür ve Turizm Bakanlık Müşaviri Abdurrahman Çelik, AK Parti Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç ve Barla Platformu Başkanı Said Yüce katıldı. Barla'da Kültür Bakanlığı olarak ne yapabilecekleri sorusunun yanıtını aramaya geldiklerini belirten Kültür ve Turizm Bakanlık Müşaviri Abdurrahman Çelik, "Barla'nın uzun devreli gelişim planının oluşturulması, bugünden itibaren de bu çalışmalara hız verilmesi üzerinde duruyoruz. Bu konuda teknik çalışma gerekiyor. Barla, Isparta ve Türkiye açısından çok önemli. Manevi açıdan da öyle. Barla'nın gelecek nesillere çok daha iyi bir şekilde aktarılması için bu tür planlamaların mutlaka yapılması gerekiyor. Bunun içinde öncelikle küçük çalışmalardan başlayıp, büyüğe doğru bir master planı ortayla konulması gerekiyor" dedi.
BARLA CİDDİ BİR ÇEKİM MERKEZİ
Barla Platformu Başkanı Said Yüce de Barla'nın hem Isparta, hem Türkiye için çok önemli bir yer olduğuna dikkat çekerek, "Manevi açıdan önemli bir atmosfere sahip. Barla'nın dünya çapında tanınmasına vesilen olan geçen asırda doğmuş, Said Nursi'nin 1927- 1934 yılları arasında Barla'da sürgünde kalması ve bütün dünyada bilinen, bugün 54 dile çevrilmiş eserlerinin, dörtte üçünü Barla'da telif etmiş olmasıdır. Bugün dünyanın her yerinden her yıl 500 -600 bin kişi Barla'yı ziyaret ediyor. Bu yoğunluğa fiziki alt yapısının müsait olmadığı görülüyor. Uzun yıllardır Barla'nın yerlileri, burayı sevenler, Bediüzzaman'ı takip edenler, buraya bir şeyler yapılması hep arzu ediyorlardı. Ama çok şükür ki bugünkü yöneticilerimiz kayda değer yaklaşımlar sergiledi ve inşallah Barla'nın ve civarının fiziki altyapısı ile geliştirilmesi, gelecek yoğunluğu karşılayacak kapasitenin oluşturulması için çalışmalar yapılacak. Isparta'nın manevi ve turizmi açısından da gerçekten ciddi bir çekim merkezi. Bizler de sivil toplum kuruluşları olarak, Bediüzzaman'ı takip edenler olarak da buraya yapılacak çalışmalardan, hem devletimizin katkısından, özel sektörün yapacağı çalışmalardan memnunuz" şeklinde konuştu.
MÜZEDE NELER OLACAK?
Bediüzzaman'ın hiç bir zaman iktidara talip olmadığını, ancak memleket yararına hürriyetlerin önünü açan iktidarları her zaman desteklediğin belirten, Yüce, müzeye ilişkin şunları söyledi:
"Yaklaşık 12 bin metrekarelik alanda içinde restoranı, kafeleri, otoparkı, abdest alma yerleri ile beraber 5 bin metrekare müze alanı olacak. Bediüzzaman, sadece bir din adamı değildir. 1. Dünya Savaşı'na katılmış yüzlerce talebesi şehit olmuş Rusya'ya esir düşmüş esarette kaldıktan sonra İstanbul'da Enver Paşa tarafından karşılanmış padişah adına devlet liyakat madalyası takdim edilmiş. Bu madalya da bu müzede sergilenecek. İstanbul'un İngiliz işgalinden kurtulmasında çok büyük yararları olmuş. Mustafa Kemal ve arkadaşları Bediüzzaman'ın bu tarafını bildikleri için Meclis'ten şifreli telgraflarla onu Ankara'ya davet etmişler. Milli Mücadele'ye çok büyük desteği olmuş bir şahsiyettir. Bunlarla ilgili bilgi belge ve dokümanlar da teşhir edilecek. Tabi yazdığı Risale-i Nurların yazılış safahatları, kendi kaleminden çıkan eserlerin orijinalleri var. Bunları teşhir etmenin ötesinde insanların hem dünya hem ahiret saadetini kazanmaları için yazdığı eserlerin mahiyetleriyle ilgili en az üç dilde olmak üzer görsel ve sesli tanıtımı yapılacak. Buraya gelenler Bediüzzaman hakkında ciddi bir kanaat sahibi olarak Barla'dan ayrılmış olacak. Proje hazırlandı. Yer tespiti yapıldı. İnşaata başlanacak."
MASTER PLANI HAZIRLANACAK
AK Parti Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç de, "Barla'ya ziyaretçi geldiğinde onları istediğimiz gibi ağırlayamıyoruz. Onun için 3 ayaklı bir plan düşünüyoruz. Master planı çerçevesinde kamulaştırılması gereken alanların tespit edilmesi, koruma alanlarının belirlenmesi açısından bir master planı hazırlanacak. Hatta Isparta'daki bütün ziyaretle yerlerinin düzenlemesini içeren bir plan. Bunun dışında acil yapılması gereken şeyler var. Bugün onları tespitleri yapıldı. Otopark, şadırvan, abdesthane. Barla'ya gelenlerin namaz kılabilecekleri alanların yeniden belirlenmesi gibi acil yapılması gereken düzenlemeler var" şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da başladı, Mogadişu’da devam ediyor Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümünden 2024 yılında birincilikle mezun olan Somalili öğrenci Siham Ali Hussein, Rektör Prof. Dr. Akın Levent’i makamında ziyaret etti. Lisans eğitimini Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde tamamlayan Hussein, mezuniyetinin ardından bölüm öğretim üyelerinin kariyer planlaması ve yönlendirmeleri doğrultusunda Somali’nin başkenti Mogadişu’da Ziraat Katılım Bankasında göreve başladı. Çalıştığı kurum tarafından düzenlenen eğitim programı kapsamında İstanbul’a gelen Hussein, bu vesileyle Erzincan’a gelerek üniversitesini ve akademisyenlerini ziyaret etti. Ziyarette, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Volkan Baysal da hazır bulundu. Mezun öğrenci Siham Ali Hussein, üniversitede aldığı eğitimin mesleki hayatına önemli katkılar sağladığını belirterek, EBYÜ’nün kariyer yolculuğunda kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Rektör Prof. Dr. Akın Levent ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üniversitenin uluslararası öğrencilere verdiği nitelikli eğitimin mezunlar aracılığıyla farklı ülkelerde karşılık bulmasının gurur verici olduğunu söyledi. Levent, mezunların kendi ülkelerinde ve uluslararası kurumlarda görev almasının, Türkiye’nin yükseköğretimdeki gücünü ve üniversitenin uluslararası akademik etkileşime katkısını ortaya koyduğunu kaydetti.
Ankara "Mehmet Akif İnan Ödülleri" sahiplerini buldu Mehmet Akif İnan Vakfı ile Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından düzenlenen 7’nci Mehmet Akif İnan Ödülleri hak sahiplerini buldu. Mehmet Akif İnan Vakfı ve Memur-Sen iş birliğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenen Mehmet Akif İnan Ödül Töreni programı, edebiyat, düşünce ve sendikal mücadele alanlarında önemli katkılar sunan isimleri bir araya getirdi. Programda, Türk şair, yazar, araştırmacı ve Memur-Sen’in kurucusu Mehmet Akif İnan’ın fikir dünyasını, mücadelesini ve bıraktığı mirası yaşatmak amacıyla çeşitli kategorilerde ödüller takdim edildi. Program kapsamında Mehmet Akif İnan’ın düşünce hayatına ve sendikal mücadele anlayışına vurgu yapıldı. "Mehmet Akif İnan abi, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi" Ödül töreninde açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mehmet Akif İnan’ın Türkiye için önemli bir edebiyat insanı olduğunu belirterek, "Mehmet Akif İnan abi, kalemiyle tefekkür eden, kürsüde sözü inşa eden, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi. Ardında bıraktığı, Hakk’a yaslanan bir mizan, ölçüsü olan bir tavır, edebi olan bir mücadele terbiyesiydi. Hakk’ı talep ederken dili kirletmeyen, adaleti savunurken ölçüyü zedelemeyen, haysiyeti pazara düşürmeyen bir sebat çizgisi oluşturdu. Bu akşam o mizanın huzurunda duruyoruz. Kendi sözümüzün ağırlığını, kendi tavrımızın istikametini, kendi mesuliyetimizin hududunu tartıyoruz. Zira bu terbiye, insanın iç nizamını da dünyanın hengamesini de aynı terazide okur. Mazlumun ahını duyan vicdanı diri tutar, zalimin kabalığı karşısında eğilmeyen vakar talim eder, hak hatırını her şeyin fevkinde görmeyi öğretir. Genel olarak büyüklerimizin ve özel olarak da Akif İnan abinin bizlere emanet ettiği çizgi, bugünün gürültüsü içinde sözü ve duruşu muhkem kılan bir muhasebe kapısıdır. İçinden geçtiğimiz zaman, bu muhasebeyi daha ağır ve daha zaruri kılıyor" diye konuştu. "Hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada; güçlü olmak bir mecburiyettir" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle birlikte gençlerin vizyonunu daha da üst sıralara çıkaracaklarının altını çizen Bakan Tekin, "Kontrol ve denge mekanizmalarının zayıfladığı, hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada güçlü olmak bir mecburiyettir. Bu güç, zulmetmenin imkanı değil; zulümden korunmanın, haysiyeti muhafaza etmenin, hakkı savunmanın dayanağıdır. Kendi güvenliğimiz kadar, mazlumların hukukuna omuz verebilmenin de şartıdır. Bu yüzden teknolojide güçlü, ilimde güçlü, stratejik akılda güçlü, en önemlisi maneviyatı güçlü nesiller yetiştirmek zorundayız. Dünyayı bilen ama kendini de bilen; kökünü inkar etmeden ufkunu büyüten, tarihini ve kültürünü bir hamaset malzemesi değil, bir istikamet kaynağı olarak taşıyan bir nesil yetiştirmek zorundayız. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, işte bu nesli yetiştirecek modeldir" şeklinde konuştu. "Mehmet Akif İnan, Türkiye’nin emek tarihine yön veren kurucu akıldır" Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, Mehmet Akif İnan’ın sadece bir fikir adamı olmadığını, sendikalaşmanın kurucusu olduğunu da ifade ederek şunları söyledi: "Mehmet Akif İnan, yalnızca bir edebiyatçı değildir. O; şair, yazar, öğretmen, sendikacı, fikir ve aksiyon adamıdır. Tüm bu vasıfları tek bir kimlikte buluşturmuş, aydın sorumluluğuyla hareket etmiş bir münevverdir. Anadolu’nun vicdanından süzülüp gelen bir duruşun adı, isminin hakkını veren, medeniyet davamızın yiğididir. ‘Hiçbir ülke, yeniden ayağa kalkma potansiyeline bizim kadar sahip değildir’ derken, bu millete özgüven aşılayan, inancı dirilten bir öncüdür. Türkiye’nin emek tarihine yön veren, sendikal dünyaya Eğitim Bir-Sen’i, Memur-Sen’i armağan eden kurucu akıldır. Emek, ekmek ve medeniyet mücadelemizde, sivil toplum alanında attığımız her adımı haykırıyoruz. Hamdolsun bugün çatısı altında bulunduğumuz Memur-Sen kurucu liderinin vasfıyla kuşanmış, bir sendikadan fazlası olmayı kendine şiar edinmiş bir örgütlenmedir. Dün, milletin tepesine çöken yasakçılara, başörtüsünü turnikelerde boğmak isteyenlere, 28 Şubat’ın hadsizliğine, 27 Nisan’ın aymazlığına, 15 Temmuz’un hainliğine karşı ‘pabuç o kadar ucuz değil’ diyerek bir yumruk gibi meydanlara indiysek, biliniz ki bu duruşun arkasında, mayası yerli, mefkuresi milli Akif İnan’ın halis fikirleri vardı." Tören kapsamında ödül hak sahiplerinin isimleri ve aldıkları ödüller ise şöyle: "Dr. Dilek Gürsoy - Jüri Özel Ödülü, Prof. Dr. Mustafa Büyükada - Çalışma Hayatı ve Emek Ödülü, Tahta Kılınç - Başarı ve Teşvik Ödülü, Ebubekir Eroğlu - Kültür Sanat Edebiyat Ödülü, Prof. Dr. Bekir Karlığa - Üstün Hizmete Vefa Ödülü, Sumud Filosu - Uluslararası Değer Ödülü." Eğitim, kültür ve sendikal alanda emek veren kişi ve kuruluşların ödüllendirildiği programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ÖSYM Genel Başkanı Bayram Ali Ersoy ile sendika üyeleri katıldı. Program, ödül töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.