YEREL HABERLER - 23 Mart 2012 Cuma 17:00

BELEDİYE ASKER VE AİLELERİNE KUCAK AÇTI

A
A
A
BELEDİYE ASKER VE AİLELERİNE KUCAK AÇTI

Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın`ın talimatlarıyla başlatılan ve Kültür ve Sosyal İşleri Müdürlüğü`nün koordinesinde devam eden ``˜Bir Asker Ailesini de Siz Misafir Etmek İster misiniz?` projesi kapsamında asker ve ailelerine konaklamada yardım ediliyor.
Isparta`da vatani görevini yapan binlerce acemi asker, aileleri ve yakınlarının da katıldığı bir törenle yemin etti. 40`ncı Piyade Er Eğitim Alayı önünde Isparta Belediyesi tarafından kurulan stantlarla, asker ve asker ailelerine konaklama noktasında yardımcı olunmaya çalışıldı. Konaklama sıkıntısı çeken asker ve aileleri belediyeye gelerek, daha önceden belediyeye müracaat eden gönüllü ailelerin yanlarına yerleştirildi. Yine bazı misafirlerin aynı şekilde şehirdeki bazı misafirhanelere ve pansiyonlara yerleştirilmesine öncülük edildi.
Isparta Belediyesi`nin sosyal belediyecilik anlamında yapmış olduğu çalışmalar arasında yer alan ``˜Bir Asker Ailesini de Siz Misafir Etmek İstemisiniz?` projesinden duydukları memnuniyeti dile getiren asker ve asker yakınları, Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın`a teşekkür etti. Asker aileleri, ``Ispartalıların bizlere kucak açması ve gönüllü ailelerin misafir etmeleri gerçekten bizlere çok güzel duygular yaşattı. Böyle bir organizasyonu sağlayan ve aileler ile bizler arasında köprü oluşturan başta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın olmak üzere tüm belediye çalışanlarına teşekkür ediyoruz`` dediler.
40`ncı Piyade Er Eğitim Alayı`nda gerçekleştirilen yemin törenine katılan ve burada asker ve ailelerinin bu mutlu günlerine ortak olan Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın da ülkenin çeşitli yerlerinden gelerek vatani görevlerini yapan askerlerin bu mutlu günlerine ortak olmaktan dolayı duyduğu memnuniyetini dile getirdi. ``Türk Milleti`nin en büyük özelliği misafirperverliğidir`` diyen Başkan Günaydın, vatani görevini yapmak için şehre gelen asker ve onların yemin törenlerinin mutluluklarına ortak olan ailelerini misafir etmek için birbirleriyle yarışan gönüllü aileler başta olmak üzere tüm Isparta halkına teşekkür etti. Başkan Günaydın, ``Vatani görevlerini yapan askerlerimizin bu kutsal görevlerini en iyi şekilde yerine getirmelerini temenni ediyor ve memleketlerine, yuvalarına mutlu şekilde dönsünler istiyorum`` diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana "İyilik" kuyruğu Adana’da öğrenciler lösemili çocuklara yardım etmek için harçlıklarını biriktirip, sınıflardaki sadaka kutusuna koymak için kuyruk oluşturdu. Millî Eğitim Bakanlığı’nın "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında 81 ilde hayata geçirdiği "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri, Adana’da anlamlı görüntülere sahne oldu. Seyhan ilçesindeki Gazi Ortaokulu’nda öğrenciler, Ramazan ayı bitmesine rağmen paylaşma ve dayanışma örneği sergileyip, sınıflarda oluşturulan sadaka kutularına bağış yapabilmek için adeta iyilik kuyruğuna girdi. Okulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Rukiye Niron öncülüğünde yürütülen etkinlikte, 6. sınıf öğrencileri harçlıklarını biriktirerek cami görünümlü sadaka kutularında topladı. Lösemili çocuklara bağışlanacak yardımlar için öğrencilerin gösterdiği hassasiyet dikkat çekti. Öğrenciler, bağış yapabilmek için sınıflarda sıraya girerken, paylaşma ve yardımlaşma ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi. Projeye ilişkin konuşan öğrenci Tuğba Beğendikyol, "Öncelikle bu projeyi yapmaktan hem mutluluk hem de gurur duyuyorum. Bizim din dersimizde Ramazan’da paylaşmayı ve empati yapmayı çok güzel öğrendik. Öğretmenimizle kararlaştırıp böyle bir proje yapmaya karar verdik. Her sınıf kendine özgü sadaka kutuları yaptı. Burada lösemili çocuklara bağışlanacak para hem onların hem de bizim yüzümüzü güldürecek. Çoğunu harçlıklarımızdan ayırdık. Ailemizden ve çevremizden de toplayıp sadaka kutumuza paraları koyduk" dedi. Öğrenci Nisa Yüce ise, "Birçok insanın yüzünü güldürmek ve hastalara yardım etmek için yaptık. Öğretmenimiz ve tüm sınıflar olarak düşünüp en uygununun lösemili çocuklar olduğuna karar verdik" ifadelerini kullandı. Öğrenci Nazmiye Nur Aygül de, "Lösemili çocuklara yaptığımız bağışlar hem o çocukların yüzünü güldürecek hem de bizim ailemizin yüzünü güldürecek. Hem kendi harçlığımı verdim hem de akrabalarıma ve komşularıma söyledim. Onlar da çok güzel karşıladılar ve projeye destek çıktılar. Bütün arkadaşlarımın bağışlarıyla beraber onlarca çocuk kurtulabilir" diye konuştu.
İzmir Fuar İzmir üç fuara birden ev sahipliği yaptı İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, bu hafta Fuar İzmir’de gerçekleştirilen üç ayrı fuar, farklı sektörleri aynı çatı altında buluşturarak kentin fuarcılık gücünü bir kez daha ortaya koydu. Optik, mobilya ve makine-endüstri alanlarında düzenlenen fuarlar, sektörler arası etkileşimi artırırken yeni iş birliklerine de zemin hazırladı. İZFAŞ tarafından düzenlenen Optic World İzmir - 3. Optik, Gözlük, Oftalmoloji ve Teknolojileri Fuarı, EFR Fuarcılık tarafından gerçekleştirilen İZFURNEX - İzmir Mobilya Fuarı ve İzgi Fuarcılık’ın düzenlediği IMATECH - 4. Endüstriyel Üretim ve Teknolojileri Fuarı, geçtiğimiz hafta Fuar İzmir’in üç ayrı holünde ziyaretçilerini ağırladı. Üç fuarın aynı anda düzenlenmesiyle oluşan yoğunluk, yüzlerce markayı ve binlerce profesyonel ziyaretçiyi bir araya getirdi. Sektör temsilcileri ile bir araya geldi Optic World İzmir’in açılışını gerçekleştiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, açılışın ardından katılımcılarla ve sektör temsilcileri ile bir araya geldi. Stantları ziyaret eden ve ürünleri yerinde inceleyen Tugay, gözlükleri de denedi. Başkan Tugay, programı kapsamında, B Holü’nde düzenlenen İZFURNEX İzmir Mobilya Fuarı’nı ziyaret ederek sektör temsilcileriyle görüş alışverişinde bulundu. A Holü’nde gerçekleştirilen IMATECH Fuarı’nı da gezen Tugay, sergilenen makine ve teknolojiler hakkında bilgi aldı. Başkan Tugay, fuarların yeni iş birliklerine ve güçlü ortaklıklara zemin hazırladığını belirterek, İzmir’in üretim ve ticaret potansiyelini büyüten bu tür organizasyonları desteklemeyi sürdüreceklerini ifade etti. Sektör temsilcileri, sahada kurulan doğrudan iletişimin sektörün ihtiyaçlarının doğru anlaşılması açısından önemli olduğunu vurgulayarak, fuara verilen destekten duydukları memnuniyeti dile getirdi ve Başkan Dr. Cemil Tugay’a teşekkür etti. Kent ekonomisine katkı Optic World İzmir Fuarı, 27 - 29 Mart tarihleri arasında 8 ilden 46 katılımcıyı bir araya getirerek sektörün önemli buluşma noktalarından biri oldu. Gözlük çerçevelerinden optik cam teknolojilerine, kontakt lenslerden oftalmolojik ekipmanlara kadar geniş bir ürün yelpazesinin sergilendiği fuar, sektör profesyonellerine yeni iş bağlantıları kurma imkanı sundu. İZFURNEX ise 25 - 29 Mart 2026 tarihlerinde 12 ilden 127 firma ve markanın katılımıyla yapılarak mobilyada tasarım, estetik ve marka odaklı üretimi öne çıkardı. IMATECH Fuarı da 26 - 29 Mart tarihleri arasında 221 markaya ev sahipliği yaptı. Fuarda; endüstriyel robotlar, metal işleme makineleri, endüstriyel otomasyon sistemleri ve lazer kaynak teknolojileri öne çıkan ürün grupları arasında yer aldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen üç fuar, Fuar İzmir’in ulusal ve uluslararası ölçekteki önemini bir kez daha ortaya koyarken hem düzenlendiği sektörlere hem de kent ekonomisine katkı sağladı.
İstanbul Endometriozis etkinliğinde hastalar yaşadıkları sıkıntıları, uzmanlar tanı ve tedaviyi anlattı Mart ayı-Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde "Olağan Şüpheli: Endometriozis" etkinliği düzenlendi. Halk arasında ’çikolata kisti’ olarak bilinen endometriozis, ülkemizde üreme çağındaki 2 milyonu aşkın kadını, bir başka ifadeyle her 10 kadından birini etkileyen ve bazen organ kayıplarına ya da anneliğe engel olan önemli bir hastalık. Rahim iç dokusunun rahim dışına yayılmasıyla gelişen bu hastalık, farklı rahatsızlıklarla karıştırıldığı için tanısı çoğu zaman gecikiyor bazen yıllarca tanı konulamayabiliyor. Hastalığa karşı farkındalık oluşturmak için Mart ayı-Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde, "Olağan Şüpheli: Endometriozis" etkinliği düzenlendi. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen söyleşinin moderatörlüğünü sunucu ve televizyon programcısı Esra Erol yaptı. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, yıllarca teşhis konulamamasından dolayı, kadınlarda gelişebilen infekritilite (kısırlık) başta olmak üzere böbrek kaybına kadar ilerleyen önemli ve ciddi hastalığa, tedavisindeki en yeni yöntemlere yönelik önemli bilgiler verdi. Hastalar da geç tanı, şiddetli ağrılar ve zorlu süreçlerini içtenlikle paylaştı. Söyleşi sonrası yapılan atölye çalışmasında katılımcılar bahar çiçeklerinden süsler hazırladı. "Hastalık her 10 kadından 1’ini etkiliyor" Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, dünyada çok yaygın bir hastalık olan endometrioze tanı konulmasının çok uzun yıllar alabildiğini belirterek şöyle konuştu: "Rahmin iç zarının olmaması gereken yere yerleşip özellikle de yumurtalıklara yerleşip, bazen de komşu organlara yerleşip çok ciddi ağrılarla seyredebilen, kısırlık yapabilen ve kadınların 20’li ve 30’lu yaşlarında ortaya çıkabilen bir hastalık olmasıyla da önem arz ediyor. 10 kadından 1 tanesini etkileyen bir riskten bahsediyoruz. Kontrole kadın doğum uzmanına gitmeli ve akla özellikle çikolata kisti hastalığı geliyorsa bu konuyla ilgilenen kadın doğum uzmanının görmesi çok önemli. İlerleyince hastalık rahim, tüpler, yumurtalıklar birçok yeri çok etkilemiş oluyor. Bu grup hastada işimiz çok zor. Zaten aslında bu farkındalık etkinliklerinin en önemli amacı erken tanı koyalım, tedaviyle ilgili fırsat zamanını kaçırmayalım." Endometriozisin yol açtığı ağrıların, başka hastalıklarda da görülebildiğini belirten Prof. Dr. Taner Usta, bu nedenle tanı konulmasında gecikme yaşanabildiğini vurgulayarak, "Karındaki ağrılar birçok hastalıkta görülebiliyor. Mesela bel fıtığı hastalığıyla karışabiliyor veya hassas bağırsak sendromu ile karışabiliyor. Ama pelvik bölgede bir kadında adetlerle bağlantılı veya yumurtlamayla bağlantılı eğer bir ağrı durumu varsa mutlaka akla endometriozis gelmeli. Birçok durumda da karşımıza endometriozis çıkıyor" dedi. Prof. Dr. Taner Usta tedaviye yönelik şu bilgileri verdi: "Tedavide ilaç tedavilerinden çok faydalanıyoruz. Endometriozis eğer yumurtalık rezervini azalttıysa yumurtaları dondurma veya embriyo dondurma gibi tedavi seçeneklerini mutlaka düşünüyoruz ve hastayla münazara ediyoruz. Özellikle çok derin tutulumlar, organları tehdit eden tutulumlar var veya şüpheli bir görüntü varsa da böyle bir durumda cerrahi tedaviye başlıyoruz." "Endometriozisi de toplumda yüksek sesle konuşabilmeliyiz" Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen söyleşinin 2. kez moderatörlüğünü yapan sunucu ve televizyon programcısı Esra Erol da endometriozis hastalığı konusunda toplumsal farkındalık oluşmasının son derece önemli olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: "Kadın hastalıklarına dair toplumda çok yüksek sesle konuşamıyoruz. Bunun tabi kültürel yapıdan, kadının toplumdaki yerinden ve halk arasındaki önyargılardan kaynaklandığını düşünüyorum. Bazı hastalıklarda olduğu gibi bence endometriozisi de yüksek sesle konuşmalıyız." Kadınların yaşamını kabusa çevirebilen bu hastalığa yönelik toplumsal farkındalık oluşturabilmek için katkıda bulunmaya özen gösterdiğini vurgulayan Erol, sözlerine şöyle devam etti: "Bulunduğum konum itibariyle de bu konuda bir farkındalık oluşturabiliyorsak ne mutlu. Çünkü halk arasında endometriozis ile ilgili bu hastalığı bilmeyen insanlar genelde şunu söylüyorlar, ’yaa ne kadar nazlı niyazlı, sanki ağrıları birazcık abartıyor, sanırım senin ağrılarının bir psikolojik karşılığı var’ Aslında böyle değil, çok ciddi bir hastalık. Biz bu hastalığı ne zaman yüksek sesle konuşur farkında olursak sanırım erken teşhis ve tanı ve sürecin anlaşılmasını sağlayabiliriz." "7 yılda tanı aldım, keşke daha önce bilseydim" Etkinlikte konuşan 48 yaşındaki Aygen Yapıcıkardeşler de hastalığına 7 yıl tanı konulmadığını belirterek, bir yıl önce, bağırsağında da görülen ‘bağırsak endometriozisi’ tanısı aldığını söyledi. Bağırsağında 4,5 santimlik endometriozis nedeniyle geçtiğimiz ay Prof. Dr. Usta’ya ameliyat olan Yapıcıkardeşler, tanı konulana kadar yaşadığı zorlu süreci şöyle anlattı: "Bundan 8 sene kadar önce sol tüpümde tıkanıklık olduğu fark edildi, fakat o zaman teşhis konulmadı. Endometriozis kelimesini de aslında çok yakın bir zamanda duydum. 2024’ün aralık ayında yaptırdığım check-upta doktorlarımdan bir tanesi ‘çikolata kisti ama bu endometriozis olabilir’ dedi. Benim için kistti, çok bir şey ifade etmiyordu açık söyleyeyim bu konuda tabiri caizse cahil olduğumu düşünüyorum. Bu kelime ‘kist’ demek ki dedim ve çok önemsemedim ama doktorum üzerine gitti, 3 ay sonra tekrar kontrole çağırdı. Başka bir şikayetim var mı anlamaya çalıştı ama ben yine aynı şekilde rahimle bağırsak arasında bu kadar büyük bir ilişki olduğunu bir kadın olarak bilmiyordum. Benim teşhisim Derin Endometriozis olarak konuldu ama bağırsak endometriozisydi asıl, evet rahimde endometriozis vardı ama bağırsağa da sıçramıştı. Teşhis konulduğunda 4,5 cm kadar bağırsakta endometriozis vardı." 48 yaşında olduğunu ve her yıl check-up yaptırdığını belirten Yapıcıkardeşler, 8 yıl önce başlayan sorunlarına ancak bir yıl önce tanı alabildiğinden yakınarak şöyle konuştu: "Yaptırdığım checkuplarda sol tüpümün tıkalı olduğu fark edildi ama teşhis 8 yıl önce konulmadı. Dolayısıyla ben endometriozis kelimesini 8 yıl önce değil, son 1 sene içerisinde yaptığım görüşmelerde duydum. Bir ay önce olduğum ameliyatın sonucunda da aslında o tarihte tüpümün tıkalı olmasının sebebinin de endometriozis olduğu çok yeni ortaya çıkmış oldu. Belki 8 sene önce tanı konulsaydı farklı bir tedavi uygulanırdı, bağırsak yoluna gitmezdi, bağırsak endometrizoisi olarak sıçramayıp medikal tedaviyle sonuçlanırdı belki de." "Hamileliğimin 30. haftasında aldığım haberle şok oldum" Bir bebek annesi olan 28 yaşındaki Öykü Güncan da hiçbir şikayeti yokken 2023 yılında rutin kontrolde endometriozis tanısı aldığını ama bunu önemsemediğini söyledi. Evlendikten haftalar sonra çikolata kistinin patlamasıyla acil ameliyata alınan Güncan, hamileliğinde yaşadığı şoku da şöyle paylaştı: "Herhangi bir sorun yok diye düşünüyorduk fakat çikolata kisti büyümeye devam etmiş içerde. Kist hamile kalınca da büyümeye devam etti ve doktorum, o süreci takip eden doktorum yani sorun oluşturmadı en başta ama 30. Haftaya geldiğimizde ‘bu şekilde doğum yaptıramayacağım dedi. Daha sonra yeni bir doktor arayışına girdik ve Taner hocayı bulduk, sağ olsun kabul etti bizi." Prof. Dr. Taner Usta tarafından yakın klinik izleme alınan Güncan, doğuma kadar da herhangi bir müdahale yapılmadan izlendi. 30 haftalıkken 6 santim olan endometriozisin doğumda 8 santime ulaştığı görüldü. Bebeğini dünyaya getirmek için sezaryen ameliyatı olan Öykü Güncan’ın ameliyat sırasında çikolata kistinin içi boşaltıldı. Bebeğine kavuşan Öykü Güncan, endometriozisin oluşturduğu sağlık sorunundan da kurtuldu.
Adana Uzmanından vatandaşa ’ucuz sucuk’ uyarısı Adana Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, piyasada artan sahte sucuk üretimine karşı vatandaşları uyardı. Sucuk alırken mutlaka etiket ve karekod kontrolü yapılması gerektiğini belirten Yağmur, ucuz ürünlerden uzak durulması çağrısında bulundu. Tarım ve Orman Bakanlığı her ay taklit ve tağşiş listesini güncelliyor. Bakanlık, tespit edilen işletmelerin isimlerini ve ilgili ürünlerin detaylarını kamuoyuyla paylaşıp vatandaşları uyarıyor. Genelde bakanlığın her paylaştığı listede ülke genelinde kötü niyetli kişilerin sucukta ’sakatat, tek tırnaklı eti veya kanatlı eti’ kullandığı tespit ediliyor. Türkiye’nin en çok et ve sucuk tüketen illerinden olan Adana’da ise Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, piyasada artan sahte sucuk üretimine karşı vatandaşları uyardı. Piyasada taklit ve tağşiş ürünlerin çoğaldığını belirten Yağmur, vatandaşların sağlığını koruması için dikkat etmesi gerekenleri anlattı. "Karekod sistemi çok önemli" Yağmur, "İçerisinde başka maddeler, başka etler olan sucukları üreten firmaların isimlerinin açıklanmasını istiyoruz. Adana Valimiz ile görüştük, denetimlerin artırılacağını belirttiler. Ancak vatandaşlarımız da mutlaka etiketsiz ürünlerden kaçınmalı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın uygulamaya koyduğu karekod sistemi çok önemli. Bakanlığımız karekod sistemini çıkardı. O karekodu okuttuğunuzda sucuğun içinde ne varsa; tavuk eti mi, büyükbaş eti mi, sakatat mı hepsini görebiliyorsunuz. Vatandaşlarımız etiketsiz, tanımadıkları yerlerden ve özellikle ucuz satılan sucuklardan uzak durmalı" ifadelerini kullandı. "Sucuğun kilosu 800-850 lira bandında" Sucuk fiyatları üzerinden de uyarılarda bulunan Yağmur, maliyetin altındaki satışların şüpheli olduğunu belirterek şunları söyledi: "Ortalama bir sucuğun kilosu şu anda 800-850 lira arasında seyretmektedir. İlerleyen günlerde havaların ısınmasıyla fiyatlarda bir miktar düşüş olabilir ancak çok ucuz ürünlere kanmamak lazım. Sahte ürünler tüketildiğinde ishal, kusma ve ateş gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Böyle bir durumla karşılaşan vatandaşlarımız mutlaka Tarım İl Müdürlükleri’ne şikayette bulunsun." Vatandaşlar uygulamadan memnun Kasaplar Çarşısı’ndan alışveriş yapan vatandaşlardan Ahmet Bektaş ise güvenilir yerlerden alışveriş yapmaya özen gösterdiğini anlatarak, "Bildiğimiz yerden, markalı yerlerden sucuk almalıyız. Ben bilmediğim yerden sucuk almam, normal sucuk dururken eşek eti almam. Bakanlığın bu uygulaması çok güzel" diye konuştu.