GENEL - 25 Aralık 2017 Pazartesi 10:13

Girişimciliğin yolunu küçükçekmece aydınlatıyor

A
A
A
Girişimciliğin yolunu küçükçekmece aydınlatıyor

Küçükçekmece Belediyesi tarafından İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA)’nın Girişimcilik Mali Destek Programı kapsamında kurulan ‘Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’ 27 Aralık Çarşamba günü girişimcilere kapılarını aralıyor.

Küçükçekmece Belediyesi tarafından İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA)’nın Girişimcilik Mali Destek Programı kapsamında kurulan ‘Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’ 27 Aralık Çarşamba günü girişimcilere kapılarını aralıyor.


20 girişimciye açık ofis imkanı sunacak olan KÜGİM; fiziki mekan olarak hizmete sunduğu laboratuvar, toplantı salonları, derslikler, kütüphane ve dinlenme odası ile konforlu çalışma ortamı sunarak, yararlanıcılarını pek çok yenilikçi hizmetle buluşturacak. KÜGİM’de aynı zamanda KOSGEB sertifikalı girişimcilik eğitimleri alacak olan Küçükçekmeceliler iş hayatında daha emin adımlarla kendilerini geliştirebilecek.


KÜGİM, Küçükçekmece’deki gençleri Android Mobil Programlama Eğitimi, IOS Mobil Programlama Eğitimi, Web Tasarımı Eğitimi gibi yeni teknolojilerle eğiterek iş gücüne kazandırmayı hedeflerken, genç girişimcilerin çalışma hayatına katkı sağlayacak bir merkez olarak iş geliştirme koçluğu ve mentorluk desteği ile Küçükçekmecelilere hizmet verecek.


Proje kapsamında Ekim 2017 tarihi itibariyle faaliyetlerine başlayan Küçükçekmece Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi (KUGİM) eğitimlerine yaklaşık bin kişi başvuruda bulundu. Bugüne kadar 85 kişiye IOS, Android Uygulama Geliştirme ve Web tasarım eğitimleri verilirken, 206 kişiye ise KOSGEB sertifikalı Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi verildi. Projede eğitimlerde başarılı olarak kendi şirketini kurmak isteyen girişimci adaylarına kurdukları işi geliştirmeleri için açık ofiste çalışma imkanı sunuluyor.


Proje bütçesi toplam 831.210,00 TL olan Merkez, Küçükçekmece Belediyesi tarafından tahsis edilirken, merkezin tefrişatı proje bütçesinden karşılanmıştır.


Ayrıca Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile oluşturulan proje kapsamında 13 Suriyeli mülteciye KOSGEB Sertifikalı Uygulamalı Girişimcilik eğitimi ve 15 Suriyeli mülteciye de CV Hazırlama ve Mülakat Teknikleri eğitimi verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa FK - Eyüpspor maçın ardından TFF 1. Lig’in 30. haftasında Manisa FK, sahasında Eyüpspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından her iki takımın teknik sorumluları maçı değerlendirdi. Mücadele sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Manisa FK Teknik Sorumlusu Nevzat Dinçbudak, “Maçın ilk 20 dakikasında maalesef istediğimiz gibi oyunumuzu sergileyemedik. Rakip takım iyi oyunculardan kurulu. Hafta içi analizlerimizde ön tarafta özellikle çok oyuncuyla rakipleri sıkıntıya sokan bir ekip. Biz de kazandığımız toplarla kenarlara oynayarak rakibi eksik yakalayıp skora gitmek istiyorduk. Ama maalesef 20. dakikaya kadar bunu çok yapamadık. 20. dakikadan sonra oyunu biraz daha dengeleyip geriye düşmemize rağmen oyuncularımız iyi reaksiyon verdi. Bu süreçte de pozisyonlara girdik. 2-0 geriden özellikle 2-2’yi yakaladık. Galip gelebilecek pozisyonları da bulup maalesef değerlendiremedik. Tabii böyle bir kuvvetle şampiyon olmuş bir ekibe karşı oyuncularımız iyi direnç gösterdi. Bu kısa sürede 5-6 günde iki maç oynadık üst üste. Bundan dolayı da burada içeride kazanıp ligdeki konumumuzu daha iyi yerlere taşımayı düşünüyorduk. Ama kaybetmeyip bir puan almak da bizim için kötü değil diye düşünüyorum” dedi. Eyüpspor cephesi Eyüpspor Teknik Sorumlusu Kerem Yavaş ise, “Zor bir karşılaşma bizi bekliyordu. Manisa çok kaliteli bir ekip. Kadro yapısıyla oynadıkları oyunla bugüne kadar bulundukları pozisyonu hak etmiyorlardı. Ayrıca maçın bir de psikolojik tarafı vardı. Ligi erken tamamlamış. Hedefine erken ulaşmış bir takım ve zor bir süreç geçiren bir takım. Psikolojik açıdan aslında maça baktığımızda biz karşılaşmaya iyi başladık. İstediğimiz gibi başladık. Daha sakin kalan taraf bizdik. İyi oyun oynayarak skoru da bulduk ve artırdık. Ancak sonrasında maalesef rehavet hastalığına kapıldık ve Manisa bundan sonra oyunda ivmelenmeye başladı. Skoru eşitlediler. Ondan sonraki süreçte 10 kişi kalmamızla bu maçı biraz bizim için zorlaştırdı. Ancak yaptığımız hamlelerle oyuncuların ekstra mücadelesiyle skoru korumayı bildik. 1 puan aldık. Maçın hakkı genel baktığımız zaman 1 puandı diyebilirim. Manisa iyi mücadele etti. Onları da tebrik ediyorum. Bundan sonraki süreçte de kendilerine başarılar diliyorum” diye konuştu.
İzmir Atık malzemelerden ‘çello’ Türkiye’de kanun yapımı ustası tek kadın olan Burçin Bayar Babaoğlu, topladığı atık malzemelerden geleneksel ve modern müzik enstrümanları yapıyor. Babaoğlu, son olarak atık malzemeleri kullanarak yaptığı kadın figürlü ‘çello’ heykeli ile dikkat çekiyor. Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuarı Çalgı Bölümü mezunu Burçin Bayar Babaoğlu, Türkiye’deki tek kadın kanun yapımı ustası olarak biliniyor. Çeşitli enstrümanların minyatür ve profesyonel hallerini de yapan Babaoğlu, son yıllarda atık malzemelerden müzik aletleri tasarlamaya başladı. Atölyesinde atık malzemelerden yapılan çok sayıda çeşitli enstrümanı bulunan Babaoğlu, son olarak disiplinler arası sanatçı ve eğitimci Fırat Karapınar ile birlikte, atık malzemelerden yaptıkları kadın heykelini ‘çelloya’ dönüştürdü. Babaoğlu ve Karapınar, ‘çelloyu’ açık artırmada satıp, kazanılan para ile ihtiyaç sahiplerine ve deprem bölgesine yardımda bulunmayı hedefliyor. ‘Umay’ figüründen esinlenildi Karşıyaka Belediyesi Mahmure Handan Hanım Müzik Aletleri Yapım Atölyesi’nde yaklaşık 4 aylık bir süre içerisinde yapılan ‘çello’ heykeli, Türk mitolojisindeki ‘umay’ figüründen esinlenildi. Kömür, patates çuvalı, halat ipi, plastik kasa, baza altı, mobilya dolap kapağı ve abiye kumaş atıklarından yapılan heykelin iskeleti ise pencere kasasından oluşuyor. Sadece atıklar kullanılıyor Metruk binaların üstlerine atılan atıkları da toplayarak onlardan faydalandıklarını belirten disiplinler arası sanatçı ve eğitimci Fırat Karapınar, heykelin içeriğinde Karabağlar ve Gaziemir çevresindeki mobilya atıklarının kullanıldığını söyledi. Atık malzemeleri toplama aşamasını ekip halinde gerçekleştirdiklerini aktaran Karapınar, şunları kaydetti: “Dolap kapağı, ağaç kasası, plastik şişeler, vitrin mankenleri, denize atılmış ipler, kumaşlar, portakal kasaları, çöp kovaları ve çeşitli gemilerden atılan ipler kullanıldı. Toplama aşaması biraz uzun. Üretim aşamasında da bunlar parçalanıyor ve daha küçük hallere getiriliyor. Sonra iskelet halinde kurulup birleştiriliyor. Sıfır malzeme kullanılmadı. Çalışmayı Karşıyaka Belediyesi işbirliği ile gerçekleştiriyoruz.” Heykelin ortaya çıkış hikayesini anlatan Burçin Bayar Babaoğlu, “Avrupa Hareketleri Haftası’nda Fırat Hocamızla bir sergi durumlarımız vardı, orada tanıştık. Müzik aletleri hep doğadan ya da farklı şeylerden etkilenerek yapılmıştır. Ben de bu heykele baktığımda, bir kadın hatlarını gösterdiğini ve bunu bir müzik aletine nasıl çevirebilirim diye düşündüm. Bu heykel için Fırat Hocama ‘bu heykeli bana bırakın ve ben bunu bir müzik aletine çevirmek istiyorum’ dedim” diye konuştu. Kullandığı çoğu malzemeyi sokakta yürürken buldu Heykelde bulunan çiçek süslemelerinin, düğün salonlarından toplanan atık çiçeklerden oluştuğunu vurgulayan Babaoğlu, “Heykelin bir yerinde ahşap kullanacaktım ama heykelin orijinalliğini kapatacağı için yavana atılmış bir pleksi malzemeyi kullandım. Kullandığım çoğu malzemeyi sokakta yürürken buldum. Bulduğum vidayı bile kavanozumun içine atıyorum ve müzik aletini ya da yapacağım ürünlerde kullanmaya çalışıyorum. İki sanatı birleştirdik. Şu an sahnede istediğiniz gibi icra edebileceğiniz bir çello oldu. Aslında kontrbas olarak düşünmüştüm ama bazı müzik aletlerinin malzemelerini çok rahat bulamıyoruz” ifadelerini kullandı. Yaptıkları heykel ile ilgili ortak bir fikirlerinin bulunduğunu kaydeden Babaoğlu, şu sözlere yer verdi: “Çelloyu açık artırmada satıp kazanılan parayla da ihtiyacı olan birilerine yardım olsun isteriz. Ya da deprem bölgesine gönderilsin. Buradan gelen gelirle de kime ne kadar dokunursak biz çok mutlu oluruz.”
Trabzon Abdullah Avcı: "İki kulvarda yolumuza devam ediyoruz" Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Sivasspor mağlubiyetinin ardından yaptığı açıklamada, iki kulvarda da yollarına devam ettiklerini belirterek, yedikleri golün ise yumuşak bir takım olmaktan kaynakladığını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında sahasında seyircisiz oynadığı maçta Sivasspor’a 1-0 mağlup olan Trabzonspor’da teknik direktör Abdullah Avcı, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Avcı, "Tüm vatandaşlarımızın ve taraftarlarımızın bayramını kutluyorum. Ocak ayında 9 maç yaptık, 17 Mart’tan sonra ise 2 maç oynadık. Bu tarz planlamalar takımların ritmi için iyi olmuyor. Bülent Hoca geldikten sonra yarı yarıya 5’li oynamayı duruma göre tercih etti. Biz de böyle bir format bekliyorduk. Ona göre net bir şekilde çalıştık. Gerekli pozisyonlara ilk yarı itibarıyla girdik. Böyle maçlarda öne geçersen maç farklı bir boyuta geçiyor. Geçemezsen farklı bir boyuta geçiyor. Yediğimiz gole baktığımızda 4 kişi arasında oyuncu çıkıyor. Yumuşak takımız. Temaslı oyunda iyi değiliz bizim en zayıf noktalarımızdan biri bu. Rakip öne geçince direnç arttı. Biz de zaman zaman oyun disiplininden koptuk. İki forvete döndük ama gerçekleşmedi istediklerimiz. Topa çok fazla sahip olduk ama bu sonuç almak için yeterli değil. Geri düştüğümüzde bu tarz sıkıntılar yaşayabiliyoruz" dedi. Ligde üçüncülük ve kupa şanslarının devam ettiğini belirten Avcı, "Bugün kazanabilseydik büyük bir avantaj yakalayacaktık. Üçüncülük için büyük bir adım atacaktık. Bugün gerçekleşmedi. Buradan kafamızı kaldırıp önümüzdeki haftaki maça hazırlanmamız gerekiyor ve sonra da kupa maçımız var" diye konuştu. Avcı, Trezeguet’i sakatlık riskinden dolayı oyundan aldıklarını da sözlerine ekledi.