EKONOMİ - 04 Eylül 2018 Salı 15:28

TÜRSAB ve TUREB’ten işbirliği

A
A
A
TÜRSAB ve TUREB’ten işbirliği

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği ve Türkiye Rehberler Birliği arasında kaçak acentecilik ve rehberlik faaliyetlerinin önlenmesi, Türkiye’nin tanıtımına destek sağlanması ve turizmde sunulan hizmet kalitesinin üst seviyelere çekilmesi amacıyla bir işbirliği protokolü imzalandı.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği ve Türkiye Rehberler Birliği arasında kaçak acentecilik ve rehberlik faaliyetlerinin önlenmesi, Türkiye’nin tanıtımına destek sağlanması ve turizmde sunulan hizmet kalitesinin üst seviyelere çekilmesi amacıyla bir işbirliği protokolü imzalandı.



Türk turizminin iki önemli kurumu Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ve Türkiye Rehberler Birliği (TUREB), kaçak acentecilik ve rehberlik faaliyetlerinin önlenmesi, turizmde sunulan hizmet kalitesinin üst seviyelere çekilmesi, Türkiye’nin tanıtımına destek sağlanması gibi hususları içeren bir işbirliği anlaşmasına imza attı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın öncülüğünde düzenlenen işbirliği protokol törenine; TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, TUREB Başkanı Ahmet Zeki Apalı ve tur rehberleri ile basın mensupları katıldı.



“İlk 7 aylık dönemde 21,6 milyon turist ağırladık”


Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizm sektörünün bu sene başarılı bir sezon geçirdiğine vurgu yaparak, “İlk 7 aylık dönemde 21,6 milyon turist ağırladık. Henüz rakamsal veriler açıklanmadı ancak 15 milyar doların üzerinde bir döviz girdisi sağlanmış olduğunu tahmin ediyoruz. Bu güzel tabloyu sürdürülebilir kılmak adına turizm, altyapı çalışmalarına daha da önem veriyoruz. Sektördeki ihtiyaçları da yakından takip ediyoruz. Ülkemize gelen misafirlerin doğru, eksiksiz ve sorunsuz bir şekilde hizmet alabilmesi, inisiyatif kullanarak önemli bir işbirliğini başlatıyoruz” diye konuştu.



“Rehberlik eğitimi alan öğrenciler staj yapmak için acente bulmakta zorlanmayacak”


Yaklaşık 7 bin 500 kayıtlı acentenin ve rehberlerin faydalanacağı bir sistem oluşturulduğunun altını çizen Başkan Bağlıkaya, işbirliği protokolünde yer alan hizmetlerden bahsederek, şu ifadeleri kullandı:


“Kanun dayanağı olan iki sektör kurum olarak turizm sektörünün gelişmesi, kurumlarımızın günün koşullarına uygun hale gelmesi, denetimler konusunda dijital altyapının oluşturulması ve sosyal sorumluluk alanında ortak projeler geliştirilmesi için bir araya geldik. Turizmin önemli sorunlarından biri olan nitelikli eğitim sorununu da bu anlaşma vesilesiyle bir nebze olsun çözmüş olacağız. Rehberlik eğitimi alan öğrencilerimizin üye acentelerimizde zorunlu staj konusunda da işbirliği yapacağız. Bunun yanında bir acentenin rehber arayıp, rehberin de acente aradığı bir süreç yaşadık. Bazen acenteler rehber bulamıyorlar; bazı rehberlerimiz de çalışacak acente bulamıyorlar. Bununla ilgili dijital bir platform oluşturduk. Bu platform da pazartesinden itibaren devreye girecek. Verilerin paylaşıldığı iş arayan veya tur arayan rehberin kendi adını yazdıracağı aynı zamanda acentenin de hangi konuda nerede rehber arıyorsa onu oraya yazacağı ve bu iki tarafı buluşturacak bir platform hazırladık. 7 bin 500 tane acente buraya girerek acente belge numarasını ve bizim belirleyeceğimiz platforma giriş yapabileceği bir kimlik bilgisi girerek kaç adet rehberimiz oraya kayıtlı olacaksa onların tamamına ulaşma şansına elde edecek.”



“Bugüne kadar bakanlığa 100’ün üzerinde belge iptali dosyası gönderdik”


TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, kaçak faaliyet gösteren acente ve rehberlere yönelik mücadelelerini de devam ettiklerini kaydederek bugüne kadar 100’ün üzerinde belge iptali dosyasını bakanlığa gönderdiklerini söyledi. Bağlıkaya, "Her meslek grubunda olduğu gibi seyahat acentesi olup, rehberlik yapanlar; rehber olup seyahat acenteciliği yapmaya çalışanlar var. Dolayısıyla bunları kendi aramızda sıkı bir işbirliğiyle daha tespit etme ve meslekten men etme imkanına sahibiz şuanda. 100’ün üzerinde belge iptaliyle bakanlığa dosya gönderdik. Devam da ediyoruz” dedi.



“İşbirliği protokolünü çok önemsiyoruz”


TUREB Başkanı Ahmet Zeki Apalı ise imzalanan protokolü çok önemsediklerini belirterek, şöyle konuştu: Biz turist rehberlerinin ülkenin tanıtımında daha etkin rol alması gerektiğini düşünüyoruz. Protokolün içerisinde bizim açımızdan dikkat çeken bir nokta var; turlarda misafirlerle bire bir temas halinde olan rehberler. Ülkenin tanıtımının ve turizmdeki gelişiminin sürdürülebilir olması, daha ileriye taşınabilmesi adına biz gruplarında olumlu intiba edinmiş olan misafirlerin kısa görüntülerini kendilerinden izin alarak rehberlerin almasını, iç ve dış tanıtım organizasyonlarında bunların kullanılmasını düşündük. İşbirliğimiz nerede eksik alan varsa onları tamamlamak eksiklikleri gidermek adına önemli olacak. Yani burada işin özü şu; işbirliği bence turizm sektöründe özellikle yasası olan iki kurum açısından çok önemliydi. Firuz Bey ve ekibi yönetime geldikten sonra biz bunu çok önemsedik. Biz de aynı şekilde düşünüyoruz. Dolayısıyla protokolü önemsiyoruz. Hayırlı olmasını diliyorum.”



Konuşmaların ardından Türkiye Seyahat Acentaları Birliği ve Türkiye Rehberler Birliği arasında işbirliği protokolü imzalandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Caminin yardım kasasını kıran hırsız 15 bin TL çaldı Manavgat’ta bir caminin yardım kasasını çekiç yardımıyla kıran hırsız kasa içerisinde bulunan 15 bin TL civarındaki parayı aldı. Güvenlik kameralarını inceleyen ekipler şahsın daha öncede aynı cami ve çevredeki diğer camilerden hırsızlık yaptığını belirtti. Olay, Manavgat’ın Kavaklı Mahallesi’nde bulunan Kavaklı Camii’nde meydana geldi. Caminin kapısının kırılarak içeri girildiğini fark eden cami görevlisi 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak durumu Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen Asayiş Büro Amirliği ekipleri yaptıkları incelemede giriş kapısının üst kısmının kırılarak içeri girildiğini ve imam odasında bulunan ve yardımların toplandığı paraların bulunduğu kasanın çekiçle kırılarak açıldığını belirledi. Bozuk paralara dokunmamış Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekiplerinin incelemesi sonucu yardım kasasında bulunan 15 bin TL civarında ki nakit paranın çalındığı belirlendi. Hırsızın kasada bulunan bozuk paraları ise dokunmadığı görülürken, başta kırılan kapı olmak üzere çalınan parayla birlikte verdiği zararın 35 bin lirayı bulduğu belirtildi. Ekiplerin caminin güvenlik kameralarında yaptığı inceleme sonucunda şahsın Şahin Mert G. olduğu belirlendi. Daha öncede birçok camiden hırsızlık yapmış Şahin Mert G.’nin daha önce aynı camiye ve Manavgat’ta değişik camilere defalarca girerek hırsızlık yaptığı ve hırsızlıktan çok sayıda dosyası olduğu öğrenildi. Hırsızlık anına ait güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde Şahin Mert G.’nin cami avlusunda dolaşma ve camiye girme anları saniye saniye görüntülendi. Şahsın sırtındaki çantayla spor salonuna giden bir vatandaş izlenimi oluştururken, çantada kerpeten, tornavida, çekiç, keski gibi hırsızlıkta kullandığı malzemelerin olduğu bildirildi.
Ankara Kızılay, Gazze’de 10 bin kişi kapasiteli aşeviyle yeniden hizmet vermeye başladı Kızılay, Gazze’nin Refah kentine yönelik kara harekâtı nedeniyle faaliyetine ara veren günlük 10 bin kişilik sıcak yemek kapasiteli aşeviyle Deyr Belah bölgesinde yeniden hizmet vermeye başladı. 7 Ekim’den bu yana çatışmaların devam ettiği Gazze’deki insani yardım çalışmaları kapsamında günlük sıcak yemek ihtiyacını aşevi aracılığıyla karşılayan Kızılay, İsrail’in kara harekâtı nedeniyle savaş bölgesi ilan edilen Refah’taki aşevi faaliyetlerini 6 Mayıs 2024 itibarıyla durdurmak zorunda kalmıştı. Refah’taki El Meşru bölgesinde günde 10 bin kişiye sıcak yemek dağıtan aşevi, yaklaşık üç haftalık aranın ardından Gazze Şeridi’nin orta kesiminde yer alan Deyr Belah bölgesinde yeniden hizmet vermeye başladı. Aynı kapasiteyle kapılarını açan aşeviyle Kızılay, kıtlık riskinin her geçen gün arttığı Gazze’deki çatışma mağdurlarının en temel gıda ihtiyacını karşılamak üzere çalışmaya devam edecek. Kurban konserveleri Gazze’ye de gidecek Türk Kızılay, gelenekselleşen vekaletle kurban kesim kampanyası kapsamında bu yıl Gazze’deki çatışma mağdurları için de özel bir çalışma yürütüyor. ’Kurban Bereketini Yıl Boyu Yaşatıyorsan Hilal Olsun Türkiye’ sloganıyla yürütülen kampanya boyunca Kızılay, yurt içinde kesilen kurbanlardan hazırlanacak kavurma konservelerini Gazze için de hazırlayacak. Kızılay, insani yardımların geçişiyle ilgili aksamalar yaşanan Gazze’de kurban kesimi için şartların elverişli olmamasının yanı sıra yıl boyunca et ihtiyacının karşılanması için kavurma konservesi çözümünü ortaya koydu. Türkiye’de kesilecek kurban paylarından hazırlanacak yaklaşık 400 bin kavurma konservesi, Kızılay’ın bölgeye insani yardım gönderdiği İyilik Gemileri’yle Gazze’ye ulaştırılacak. Kavurma konserveleri, hem aşevinde sıcak yemek olarak hem de doğrudan dağıtımlarla yıl boyunca Gazze’deki ihtiyaç sahiplerinin sofralarında yer bulacak. Kızılay, Gazze’deki mağdurlar için kesimlerini Türkiye’de yapacağı kurbanların vekalet bedelini ise 11 bin 750 lira olarak belirledi.
Antalya Çocuğunuzu obeziteden kurtarmak için bunlara dikkat edin Çocukluk çağında aşırı kilo ve obezitenin hem fiziksel hem de psikolojik sağlık üzerinde önemli etkileri olduğunu söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uz. Dr. Fatih Ay, kilo problemi olan çocukların yetişkinlikte de obeziteyle mücadele etme durumu olabileceğinin altını çizdi. Ay, “Çocuklukta obezite aynı zamanda özgüven eksikliğie ve depresyona da yol açabilir. Çocuklukta obeziteyi azaltmanın en iyi stratejilerinden biri, tüm ailenin yeme ve egzersiz alışkanlıklarını iyileştirmektir. Çocuk döneminde obeziteyi tedavi etmek ve önlemek, çocuğun sağlığının şimdi ve gelecekte korunmasına yardımcı olur.” dedi. Obezite, kalori ve yağ alımındaki artışın sonucu Çevresel faktörler, yaşam tarzı tercihleri ve kültürel çevre etkenlerinin, dünya çapında artan obezite oranlarında önemli rol oynadığına dikkat çeken Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Fatih Ay, genel olarak aşırı kilo ve obezitenin, kalori ve yağ alımındaki artışın sonucu olduğunu dile getirdi. Uz. Dr. Ay, “Öte yandan, alkolsüz içeceklerle aşırı şeker tüketiminin, porsiyon büyüklüğünün artmasının ve fiziksel aktivitedeki sürekli düşüşün, tüm dünyada artan obezite oranlarında önemli rol oynadığına dair destekleyici kanıtlar da vardır. Çocuklarda obezite, pek çok etkenin bir araya gelmesi ile ortaya çıkabilir. Bunlar, annenin çocuk dünyaya gelmeden karşılaştığı problemlerden aile içindeki çatışmaya kadar geniş bir yelpazede görülebilir. Araştırmalar obez çocukların dış görünüş açısından arkadaşları tarafından daha zor kabul edildiğini, aileleriyle daha çok tartıştıklarını, sosyal aktivitelerle ilgilenmediklerini veya arkadaş edinmekten korktuklarını, dolayısıyla psikolojik olarak kötü etkilendiklerini göstermektedir. Obezite aynı zamanda çocuğun zayıf akademik performans ve yaşadığı daha düşük yaşam kalitesiyle de ilişkilidir.” diye konuştu. Kilolu çocukların uzman kontrolünde olması gerekiyor Çocukluk çağı obezitesini, 2 yaş ve üzeri çocuklarda vücut kitle indeksinin (BMI) yaş ve cinsiyete göre yüzde 95’lik dilimde veya üzerinde olması şeklinde tanımlayan Uz. Dr. Fatih Ay, çocukların BMI faktörleri yetişkinlerden farklı olduğunu aktardı. Çocukların vücut kitle endeksinin yaşa ve cinsiyete göre belirlendiğini belirten Ay, şu şekilde devam etti: “Uzmanlar, çocuklar için sağlıklı bir BMI’yi değerlendirmek için özel büyüme çizelgeleri kullanır. Bu nedenle, fazla kilosu olan çocukların düzenli olarak uzman kontrolünde olması ve takiplerinin yapılması önem taşımaktadır. Çocukların büyüme ve gelişim süreci devam ettiği için çocuklara diyet önerilmemektedir. Onları sağlıklı ve dengeli beslenmeye yönelik davranış değişikliğine ve uygun bir egzersiz programına yönlendirerek, kilo kaybı sağlanmalıdır. Bu yöntemle tedavi süresince çocuklar kilo yüzünden stres altında kalmadan, sağlıklı diğer akranları gibi normal büyüme ve gelişme sürecini yakalayabilmektedirler. Ayrıca; obezitenin önlenmesi ve tedavi edilme sürecinde ebeveynlerin tutumu da çok önemlidir. Böyle bir durumda çocuklar kendilerini dışlanmış hissederler. Bu nedenle çocukta sorunun sadece kendi için kötü bir problem olmadığını anlamasına; ailenin kendisi için çaba harcadığını düşünmesini sağlamaya ve onu cesaretlendirmeye çalışmak gereklidir.” Ailelere düşen görevler Uzm. Dr. Fatih Ay, çocuklarda obezitenin önlenmesi için ailelere düşen görevleri ise şu şekilde açıkladı: “Kesinlikle “şişman çocuk sağlıklıdır, ileride boya gider” diye düşünmeyin. Çocuğunuzu kendiniz diyete sokmayın. Sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak için mutlaka bir beslenme ve diyet uzmanından yardım alın. Günde en az 30 dakika fiziksel aktivite yapmalarını sağlayacak ortam oluşturun. Çocuğunuzun okulun spor etkinliklerine katılmasını sağlayın. Beraberken basit yürüyüşler yapın, yürüme mesafesindeki yerlere arabayla değil yürüyerek gitmeye çalışın. Saatlerce televizyon ve bilgisayar önünde zaman geçirmesini önleyecek fiziksel aktivite içeren faaliyetler yapmaya özen gösterin ve gerektiğinde onlara eşlik edin. Yemek saatlerini düzene koyun ve beraber yemek masasına oturun. Çocuğunuza su içme alışkanlığı kazandırın. Çocuğunuzun tek tip beslenmesini önleyin, tabağında çeşitliliği sağlayın. Büyük porsiyonları azaltın ve ideal porsiyonlara alıştırın. Fast food, şeker, bisküvi ve çikolata gibi besinleri tamamen yasaklamayın, çünkü yasaklar onları daha çekici yapacağı için zaman zaman onları dengeli olarak tüketmesine izin verin. Çocuklarınızı ödüllendirirken pasta, tatlı, çikolata, şeker kullanmak yerine meyveyi tercih edin. Çocuğunuza beslenme çantası hazırlayın ve tercihiniz meyve, süt veya peynirli sandviç gibi kalorisi düşük, az yağlı besinler olsun.”