EKONOMİ - 12 Mart 2019 Salı 17:52

Endüstriyel kenevir tarımına özel gübre geliştirildi

A
A
A
Endüstriyel kenevir tarımına özel gübre geliştirildi

Son dönemde Türkiye’de üretim alanı genişletilmesine izin verilmesiyle gündeme gelen ıslah edilmiş endüstriyel kenevir bitkisi için özel bir taban gübresi geliştirdi.

Son dönemde Türkiye’de üretim alanı genişletilmesine izin verilmesiyle gündeme gelen ıslah edilmiş endüstriyel kenevir bitkisi için özel bir taban gübresi geliştirdi. Söz konusu gübre, kenevir tarımında ihtiyaç duyulan bitki besin elementlerini doğru oranda karşılayarak yüksek verim artışı sağlıyor.



Bilinçli tarımsal üretimi yaygınlaştırmak için gerçekleştirdiği çiftçi eğitim toplantıları, tarımsal danışmanlık hizmetleri ve model üretim alanlarıyla tarımda verimlilik ve kalitenin yükseltilmesi için çalışan GÜBRETAŞ, yenilikçi ürünler geliştirmeyi sürdürüyor.



GÜBRETAŞ’tan yapılan açıklamaya göre, son dönemde sıkça gündeme gelen ve 19 ilde üretiminin yaygınlaştırılmasına ruhsat verilen endüstriyel kenevir tarımında dengeli besleme sağlayacak formül için bir süredir yaptığı Ar-Ge çalışmalarını tamamlayarak, birim alandan en yüksek verim sağlayan özel bir gübreyi daha sektöre kazandırdı. Kenevir bitkisinin besin maddesi ihtiyaçları ve Türkiye topraklarının bitki besin maddesi varlığı dikkate alınarak geliştirilen taban gübresi, 12.16.12+12(SO3)+0,2 B formülasyonuna sahip. GÜBRETAŞ’ın endüstriyel kenevir yetiştiriciliği için geliştirdiği bu özel taban gübresi, K-EXPERT markasıyla pazara sunulacak.



“Tarımın diğer sektörlere katkısını artırmak için önemli bir adım”


Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan GÜBRETAŞ Genel Müdürü İbrahim Yumaklı, tarım alanında yüksek verim artışı sağlayan bitkiye ve bölgeye özel gübrelerle katma değer üretmeye devam ettiklerini belirterek, “Sahadaki uzman ziraat mühendislerimiz ile deneyimli Ar-Ge ekibimizin ortak çabaları sonucu ortaya çıkan, endüstriyel kenevir tarımına uygun özel gübreyle, tarımsal üretimin farklı sanayi sektörlerine katkısı için Türkiye’nin milli kaynaklarının kullanılması açısından önemli bir adım atmış olmaktayız” dedi.



Geliştirdikleri bu özel gübreyle lif ve tohum amaçlı ıslah edilmiş kenevir yetiştiriciliğinde maksimum verim ve kalite sağlanacağını belirten Yumaklı, “Kenevir, dengeli besleme ile yüksek verim ve üstün kaliteli ürün hasadına imkân veren bir bitkidir. Ekibimizin yaptığı araştırmaya göre klasik gübrelerle yapılan beslemede, yüksek tohum verimi ve kaliteli lif üretimi için bitkinin tükettiği potasyumun tamamen göz ardı edildiği anlaşılmaktadır. Kenevir bitkisinin sağlıklı gelişimi için gerekli besin maddelerini dengeli olarak bünyesinde bulunduran yeni ürünümüz ise azot, fosfor, potasyum ve kükürtün yanı sıra ülkemizin önemli yeraltı zenginliklerinden bor da içermektedir. Bu özel ürünümüz dengeli deseni ile kenevir dışında pek çok bitki için de önerilebilecek bir başlangıç gübresidir” diye konuştu.



“Üreticilere anlatılacak”


Sadece yeni bir ürün geliştirmekle kalmadıklarını ve bunun bilinçli tarımla yaygınlaşması için de çalıştıklarını vurgulayan Genel Müdür Yumaklı, “Ayrıca GÜBRETAŞ uzman ziraat mühendisleri üreticilerin endüstriyel kenevir bitkisini dengeli bir şekilde beslemesi için besleme programı da oluşturdu. Verimlilik artışı sağlayacak bu bitki besleme programını eğitim toplantıları, mobil uygulamamız EGP (Etkili Gübreleme Programları) ve basılı dokümanlar aracılığıyla üreticilere anlatacağız” dedi.



“Türkiye ıslah edilmiş kenevir üretiminde dünyada 17. sırada”


Islah edilmiş endüstriyel kenevirin lif veya tohumu ile ilaç, kağıtçılık, inşaat ve tekstil gibi farklı birçok sektörde hammadde olarak kullanılabilen önemli bir endüstriyel girdi olduğuna dikkat çeken İbrahim Yumaklı şunları söyledi:



“FAO verilerine göre Türkiye’nin 1960’lı yıllarda 200 bin dekar üzerinde olan kenevir ekim alanları, yıllar itibariyle azalmış ve TÜİK’in verilerine göre 2018 yılında ülkemizde kenevir tarımı sadece Samsun’un bir ilçesindeki 100 dekarlık alanda yapılmış. Yerli ve milli sanayi sektörüne katma değer sağlayabilecek böylesine önemli bir tarımsal bitkinin üretiminin tekrar artırılması önemli. Nitekim 2016 yılında Türkiye’nin 19 ilinde, ıslah edilmiş endüstriyel kenevirin kontrollü şekilde yetiştirmesiyle ilgili bir yönetmelik yayınlandı. Biz de sektörün ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak dünyadaki kenevir üretiminde 17. sırada bulunan Türkiye’nin bu alandaki verimliliğinin özel gübre kullanımıyla artırılmasını hedefliyoruz. Diğer tarımsal ürünlerde örnekleriyle ortaya koyduğumuz gibi kenevir tarımında da ülkemizde dekar başına 100-110 kg olan lif veriminin, dünya ortalaması olan 230 kg/dekar üzerine çıkarılmasına katkı vereceğiz.



Kenevir, tohumu ve lifi için yetiştirilmektedir. Ülkemizde kenevir bitkisinin kullanım alanlarının yaygınlaştırılması, kenevirin lif bitkisi özelliğinin daha verimli kullanımıyla alakalıdır. Özellikle kâğıt üretimindeki dışa bağımlılığı azaltmak ve istihdama katkı sağlamak amacıyla çok önemli bir hamledir. Kâğıt sektörünün tüm ihtiyaçları karşılanmakla birlikte diğer alanlarda da hammadde imkanıyla sanayi yatırımları gelecektir. Kenevirin üretim sonrası sanayisinin yaygın olmaması başlangıç için bir engeldir. Lif bitkilerinde pamuk dışındaki tüm türlerde sanayi yaygın değildir. Fakat bu tarımsal üründeki artış sonrasında, istihdam ve endüstriyel kalkınmada ciddi kazançlar olması beklenmektedir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da ‘Kalbin Emeği’ sergisi sanatseverlerle buluştu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla yürütülen Nallıhan İğne Oyası Projesi kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu. Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadoludakiler Kültürel Mirasın Korunması, Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi: Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, Arı Kültür Merkezi’nde açıldı. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin küratörlüğünü üstlendiği sergide, fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden yansıyan 60 eser yer aldı. "Kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi" ‘Nallıhan İğne Oyası Projesi’ kapsamında kadınlara çeşitli eğitimler verildiğini ve bu sayede küçük işletmelerin kurulmasına katkı sağlandığını belirten Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "2007 yılında Nallıhan’ı ziyaret etmiştim ve orada ipek iğne oyası üreticisi kadınlarla tanışmıştım. Orada kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi. O zaman kendime verdiğim bir söz vardı, bir gün mutlaka döneceğim ve Nallıhan için bir şey yapacağım demiştim. Bu proje çağrısı da buna vesile oldu. Öncelikle bir kadın kooperatifimiz var, birlikte çalışıyoruz. Onlara dijital pazarlamadan, muhasebeden, ürünlerini dijital zeminde satmaya kadar, çeşitli boyutlarda eğitimler vererek aslında iş yapma tarzlarını geliştirecek ve diğer taraftan Nallıhan’da yeni küçük işletmelerin kurulması vesile olmak üzere bir süreç başlattık. Üniversite olarak bunları destekledik ve akabinde tabii toplumsal farklılığını da arttırmak gerekiyor ki birileri ellerini daha tutsun, birileri iğne oyalarımızı çok daha fazla fark etsin" dedi. "Geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk" Projeye çeşitli büyük firmaların destek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Uslu, "İlk sergimizi emekçi kadınlarımızın ürünleriyle yaptık. Satış boyutuyla da çok iyi karşılık oldu. Ama bugün dedik ki o ürünlerin arkasındaki elleri görelim, bu hikayeleri görelim, hikayelere dokunalım. Bu sergide de Dilek Yurdakul sanatçımız defalarca emekçi kadınlarımızın o anını çekti ve sonrasında biz o anı alarak belki de dünyada bir ilke imza attık. Şöyle ki, iğne oyası yaparken kadınların duygu durumlarını yapay zeka ile analiz ettik, söze döktük. Oradan da dijital sanat eserleri oluşturduk. Böylece geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk. İnşallah ülkemizin insanlarında iğne oyasının güzelliğini, zarafetini ve kadın emeğinin kıymetini, hayata neler kattığını gösterme imkanımız olur" diye konuştu. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek.
Kırklareli Bakan Bayraktar: "Enerji, kalkınmanın ve milli güvenliğin temel unsurudur" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji geleceğinde nükleer projelerin kritik rol üstlendiğini belirterek, "Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde ENKA Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin açılışında yaptığı konuşmada enerjinin kalkınma, milli güvenlik ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin enerji alanında güçlü adımlarla ilerlediğini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını karşılamak ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla nükleer enerji yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, Türkiye’nin yeni enerji vizyonunda nükleer projelerin stratejik bir yere sahip olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmek adına doğal gaz, yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımları birlikte hayata geçirerek daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha bağımsız bir enerji sistemi inşa ettiklerini ifade etti. "Türkiye’nin bu yeni enerji mimarisinde" Bakan Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Kalkınıyoruz, refah seviyemiz yükseliyor. Bununla bağlantılı olarak da enerji talebimiz her geçen yıl artıyor. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendi ile karşı karşıyayız. Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli otomobiller Hepsi daha fazla, kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyuyor. Sürekli artacak olan bu elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyiz. Bugünden planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmak zorundayız. Bu yıl, Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye’nin bu Yeni enerji mimarisinde Yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da arttıracağız, Doğal gaz ve elektrik altyapımızı güçlendireceğiz, Nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, Enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, Dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye’yi enerjide bir merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Doğal gaz santralleri arz güvenliğimizin adeta güvencesi" Bakan Bayraktar, "Enerji politikalarımızı şekillendiren üç temel önceliğimiz var: Arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi. Bu doğrultuda son 20 yılda çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda. Bunun yüzde 63’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde tarihi bir hamle gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü neredeyse sıfırdan 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Biraz önce ifade ettiğim gibi önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek. Ancak burada altını çizmemiz gereken çok önemli bir şey var. Yenilenebilir enerji kaynakları, doğası gereği kesintili kaynaklardır. Geçtiğimiz yıl Avrupa’da yaşanan ve 60 milyon insanı etkileyen kesintiler, sadece yenilenebilir enerjiye bağlı risklerini göstermiş oldu. Dolayısıyla enerji sisteminin sağlıklı, dengeli ve kesintisiz çalışabilmesi için bu kaynakları destekleyecek güçlü bir altyapıya ihtiyaç var. İşte bu noktada doğal gaz çevrim santralleri devreye giriyor. Doğal gaz santralleri, 7 gün 24 saat, hava şartlarında bağımsız, kesintisiz üretim yapabilen, yenilenebilir enerjinin esnekliğini dengeleyen, arz güvenliğimizin adeta güvencesi olan santralleridir. Esnek üretim kabiliyetleri sayesinde sistemin sigortası konumundadır" şeklinde konuştu. "Türkiye enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor" Bakan Bayraktar, "Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, inançla enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor. Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyor, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kırklareli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimizin ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu önemli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı.